16. bölüm / 20
Şah ve mat : kalbin oyunu16.bölüm- jest
Bölümler 20Şu an: 16.bölüm- jest
- 1 1.bölüm- stajın ilk günü465 kelime
- 2 2.bölüm- not defteri319 kelime
- 3 3.bölüm - satranç taşları1.035 kelime
- 4 4.bölüm- mesaj654 kelime
- 5 5.bölüm- toplantı sonrası712 kelime
- 6 6.bölüm- yarım kalan dans1.271 kelime
- 7 7.bölüm- ilk tanışma859 kelime
- 8 8.bölüm- ilk adım535 kelime
- 9 9.bölüm- yolculuk976 kelime
- 10 10.bölüm- anı kalsın607 kelime
- 11 11.bölüm- sorular1.441 kelime
- 12 12.bölüm- ziyaret1.086 kelime
- 13 13.bölüm- deli gibi atan kalp1.740 kelime
- 14 14.bölüm- iş kazası955 kelime
- 15 15.bölüm-kıskançlık1.064 kelime
- 16 16.bölüm- jest613 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 17.bölüm- Hazır Hissedilmemiş Duygular1.202 kelime
- 18 18.bölüm- yıl başı gecesi2.235 kelime
- 19 19.bölüm- ertesi gün782 kelime
- 20 20.bölüm- yeni şef1.841 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
HAKAN YALÇIN –
Aslı ile mutfakta konuştuklarımızın üstünden iki gün geçmişti. Hafta sonuydu. Bugün mutfakta onu görmeyecektim. Hiçbir şey yaşanmamış gibi davransam da benim de aklımdan o konuşma ve yakınlaşmamız hiç çıkmıyordu. Uzun zaman sonra ilk defa birine karşı bu kadar adını bile bilmediğim duygular beslemiştim. Doğruyu söylemek gerekirse ben ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Ama şunu iyi biliyordum: Uzak durmak zorundayım. Sonuçta eğitim için gelmiş olan stajyerime anlam vermediğim şeyler hissetmem doğru bir davranış değildi.
…
Bugün restorana öğlene doğru gideceğim için biraz olsun evde durabiliyordum.
Kendime yulaflı yumurta yapmıştım. Yanına klasik domates, salata, peynir ve zeytin koymuştum. Bir Rizeli olarak kendime güzel bir çay koydum. Tam oturacağım sırada telefonuma mesaj bildirimi geldi. İlk umursamadım ama üst üste gelince önemli bir şeydir diye düşünüp telefonumu alıp ekrana baktım.
Mesaj Aslı’dandı, doğrusu şaşırmıştım. İlk defa bana yazmıştı.
Aslı: “Hakan Bey kusura bakmayın rahatsız ediyorum ama…”
Aslı: “Ben sizinle konuşmak istiyorum yüz yüze önemli.”
Kaşlarım merakla çatılmıştı ama tahmin edebiliyordum. Hiçbir şey olmamış gibi davranmak ona göre değildi. Sanırım içini dökme ihtiyacı vardı ama eğer konuşursak duygularımız ortaya çıkardı ve bu çok hata yapmamıza sebep olurdu. Aslı gibi birine bunu ona yaşatamazdım.
Ben: “Eğer tahmin ettiğim konusuyla lütfen bu konuyu kapatalım Aslı. Eğer açarsak daha da yanlış ilerleyecek konuşma.”
Aslı anında cevap verdi.
Aslı: “Ben ne olursa olsun konuşmak istiyorum eğer konuşmazsak ben kafayı yiyecek gibi olacağım.”
Bıkkınlıkla iç çektim.
Ben: “Anlıyorum anlamıyorum değil Aslı ama bu konuyu hiç konuşmasak daha iyi.”
Mesajı attıktan sonra biraz bekledim. Bir süre Aslı cevap verdi.
Aslı: “Hakan Bey lütfen…”
Ben: “Aslı lütfen konuyu kapat artık unut gitsin bence aklın o gecede değil aklın derslerinde ve kariyerinde olsun.”
Ben: “Hadi görüşmek üzere lütfen bir daha o konuyu açma.”
Mesajı yazdıktan sonra telefonu bıraktım. Ne kadar diyeceklerini merak etsem de Aslı’dan ne kadar uzak durursam o kadar onun için iyi olacaktı.
…
ASLI YÜCER –
18:30 –
Ablam ile yemek yedikten sonra çay koymuştuk. Daha doğrusu ablam koymuştu. Restoranda çok yorulduğumu bildiği için mutfakta bana hiçbir şeye dokundurtmamıştı. Ocağı öyle bir odaklanıp dalıp gitmiştim. Aklım Hakan Bey’e sabah yazdığım mesajdaydı.
Ablam elini gözüne doğru gösterip kendime gelmem için ellini salladı.
“Aslı… İyi misin dalıp gittin?”
Gözlerimi ablama doğru çevirerek…
“İyiyim.”
Ablam elini omzuma atarak okşadı.
“Emisin biraz durgun gibisin.”
Güçlükle gülümsedim.
“Eminim… Yok bir şey.”
Ablam fazla üstüme gelmemek için konuyu kapatmıştı. Çayı demlerken telefonuma mesaj bildirimi gelince baktım. Yazan Aslan’dı. İster istemez iç çektim.
Aslan: “Nasılsın stajyer hanım?” İstemsizce tebessüm oluşmuştu yüzümde. Ama ablam anlamasın diye hemen gülüşümü gizledim.
Ben: “Eh işte idare eder sen şef adayıyı?”
Aslan: “İyiyim de bir şey mi oldu? Moralin mi bozuk?”
Ben: “Yani pek keyfim yok yorgunluktan sanırım.”
Ben: “Ve bana tek iyi gelen şey elma çayım bitmiş günüm şuan hiç iyi gitmiyor.”
Sonda gülümseyen ama tek göz yaşı akan emojisi attım.
Bir süre sonra Aslan cevap verdi.
Aslan: “hm o zaman ben moralini yerine getirecek küçük bir şey yapmaya gidiyorum sonra hemen geliyorum.”
Merakla kaşlarımı çattım.
Ben: “Ne gibi bir şey?”
Aslan: “biraz görünce anlayacaksın biraz bekle.”
Ben: “Aslan valla gerek yok hiç!”
Ben: “Aslan lütfen benim için bir şey yapma.”
Üst üste yazmama rağmen hiç mesajıma bakmıyordu.
Biraz tahmin ediyordum ama merak da ediyordum.
…
“Ben bir lavaboya gidip geliyorum.” Dedi ablam yavaşça ayağa kalkarken. Yarım saat olmuştu ama Aslan’dan ses soluk yoktu. Meraktan çatlamak üzereydim. Tam Aslan’a mesaj yazacağım sırada o benden öne davranıp yazdı.
Kısa ve özdü.
Aslan: “kapı aç seni bir şey karşılayacak.”
Sonda göz kırpan emoji koymuştu.
Heyecanlanmıştım ses çıkartmadan dış kapıyı açtım etrafa baktığımda kimse yoktu. Başımı aşağı eğdim de koyu pembe renkte küçük bir kutu karşıladı. Yüzümde sıcak bir gülümseme belirdi.
Kutuyu alıp kapıyı sessizce kapattım. “ABLA BEN ODAMA GEÇİYORUM HEMEN İNERİM GERİ!” diye seslendim…
Bölüm etkileşimi
