39. Bölüm: Babanın Sustukları

Yazar: Buz Ankası

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 40Şu an: 39. Bölüm: Babanın Sustukları
  1. 1 Bölüm 1 — On Dört Gün609 kelime
  2. 2 Bölüm 2 — Kırmızı Turnike308 kelime
  3. 3 Bölüm 3 — İlk Hamle389 kelime
  4. 4 Bölüm 4 — Başlangıç356 kelime
  5. 5 Bölüm 5 — Saha564 kelime
  6. 6 Bölüm 6 — Sessiz Av281 kelime
  7. 7 Bölüm 7 — Av ve Avcı1.351 kelime
  8. 8 Bölüm 8 — Kırmızı Nokta1.150 kelime
  9. 9 Bölüm 9 - BENİM ADIMLA763 kelime
  10. 10 Bölüm 10 - Hayalet Ortak514 kelime
  11. 11 Bölüm 11 - Şifreli Hafıza958 kelime
  12. 12 Bölüm 12 - Eksik Kareler482 kelime
  13. 13 Bölüm 13 - Siyah Klasörün İzinde378 kelime
  14. 14 Bölüm 14 - Kilitli Depo581 kelime
  15. 15 Bölüm 15 - Son Müttefik732 kelime
  16. 16 Bölüm 16 - TANIK789 kelime
  17. 17 Bölüm 17 - SON TANIK1.204 kelime
  18. 18 Bölüm 18 - ÇİZİKLİ SAAT996 kelime
  19. 19 BÖLÜM 19 - TETİĞİN ARDINDA992 kelime
  20. 20 Bölüm 20 - Kırılan Tetik483 kelime
  21. 21 Bölüm 21 — Çift Taraflı Ayna694 kelime
  22. 22 Bölüm 22 - Sol Sağ Çapraz598 kelime
  23. 23 Bölüm 23 - Tek Cümlelik Hafıza390 kelime
  24. 24 Bölüm 24 - Mirasçı450 kelime
  25. 25 Bölüm 25 - Dokunulmayan Hesap406 kelime
  26. 26 Bölüm 26 — Geriye Kalan Ses979 kelime
  27. 27 Bölüm 27 - Kaçış Rotası Siyah669 kelime
  28. 28 Bölüm 28 - Karartılmış Rapor682 kelime
  29. 29 Bölüm 29 - Plakanın Gölgesi555 kelime
  30. 30 Bölüm 30 - Vardar Ailesi638 kelime
  31. 31 Bölüm 31 - Kasanın İçindeki Sessizlik626 kelime
  32. 32 Bölüm 32: Küllerin Sahibi548 kelime
  33. 33 Bölüm 33: Kör Nokta481 kelime
  34. 34 Bölüm 34: Kapıdaki Gölge304 kelime
  35. 35 Bölüm 35: Gölgelerin Efendisi391 kelime
  36. 36 Bölüm 36: Bekleyen Ev1.035 kelime
  37. 37 37. Bölüm: Kan Bağı1.164 kelime
  38. 38 38. Bölüm: Kan ve Yalan1.382 kelime
  39. 39 39. Bölüm: Babanın Sustukları1.299 kelime · Okuduğun bölüm
  40. 40 40. Bölüm: Derin Toprak1.471 kelime

Aracın içindeki sessizlik, Saye'nin telefon ekranında açık duran doğum kaydından daha ağırdı.

BİYOLOJİK BABA: KAYIT DIŞI

Bu üç kelime, yirmi yedi yıllık hayatının üzerine çekilmiş bir perde gibiydi.

Saye telefonu Muzaffer'e doğru kaldırdı.

"Bir daha söyle."

Muzaffer gözlerini belgeden ayırmadı.

"Saye..."

"Hayır. Bu kez adımı söyleyerek zaman kazanmaya çalışma. Az önce ne dedin? Beni nüfusa kaydettirdiğin gün kimin kızı olduğumu sen de bilmiyormuşsun."

Muzaffer yavaşça başını kaldırdı.

"Evet."

Saye'nin dudakları aralandı. Birkaç saniye konuşamadı. Sonra acı bir gülüş çıktı ağzından.

"Yani yirmi yedi yıldır babam olduğunu düşündüğüm adam, benim kimin çocuğu olduğumu bilmiyordu."

"Sana babalık yaptım."

"Ben sana biyolojik babam mısın diye sordum."

Muzaffer sustu.

"Bu kadar basit bir soruya cevap veremiyorsun."

"Çünkü elimde kesin bir cevap yok."

Saye telefonu koltuğa bıraktı.

"Annem biliyor muydu?"

"Hayır."

"Yalan."

"Annenin bildiğini gösteren bir kanıtım yok."

"Annem öldüğünde kaç yaşındaydım?"

"On iki."

"On iki yaşındaki kızına, annesinin ölümünden sonra gerçeği anlatmayı hiç düşünmedin mi?"

Muzaffer'in yüzü sertleşti.

"Annenin ölümünden sonra seni korumak zorundaydım."

Saye başını iki yana salladı.

"Yeter. Bu cümleyi bir daha kullanma."

"Ne?"

"Her yaptığın kötülüğün arkasına sakladığın o cümleyi. Beni korumak zorundaydın. Beni saklamak zorundaydın. Beni öldü göstermek zorundaydın. Beni yalanlara inandırmak zorundaydın. Peki ben ne yapmak zorundaydım Muzaffer? Senin kurduğun hayatın içinde nefes almak dışında ne yapmam gerekiyordu?"

Muzaffer cevap vermedi.

Saye'nin gözleri dolmuştu ama ağlamadı. Bu kez gözyaşlarını tutmak için değil, karşısındaki adamın kendisini yine zayıf görmesini istemediği için sustu.

"Annemin ölümünü anlat."

Muzaffer önündeki karanlık yola baktı.

"Annen, Vedat'la görüşüyordu."

"Ne zamandan beri?"

"Tam olarak bilmiyorum."

"Yine bilmiyorsun."

"Bu konuda sana söyleyebileceğim tek şey, ölümünden birkaç ay önce aralarında bir anlaşmazlık çıktığı."

"Nasıl bir anlaşmazlık?"

"Vedat, annenin elinde bazı belgeler olduğunu düşünüyordu."

"Ne belgeleri?"

"Karahan şirketlerinin kuruluş dönemine ait kayıtlar. Bazı ortaklıkların gerçek sahiplerini gösteren belgeler."

Saye'nin zihni hızla çalışmaya başladı.

"Annem şirketin hesaplarını mı tutuyordu?"

"Hayır. Ama bazı kayıtları saklıyordu."

"Kimden?"

Muzaffer'in bakışları kızına döndü.

"Benden de."

Bu kez Saye gerçekten şaşırdı.

"Senin bile bilmediğin şeyler mi vardı?"

"Annenin her şeyi bana anlattığını sanıyordum."

"Demek annem senden de bir şeyler saklıyordu."

Muzaffer başını hafifçe eğdi.

"İnsan sevdiği kişiyi tanıdığını düşünür. Sonra bir gün, onun senden sakladığı bir hayatı olduğunu öğrenirsin."

Saye'nin yüzü değişti.

"Annemle aranızda ne oldu?"

Muzaffer cevap vermeden önce uzun bir nefes aldı.

"Onu koruyamadım."

"Bu bir cevap değil."

"Annenin ölümünden önce bana bir zarf bıraktığını biliyordum. Fakat zarfın içindekileri hiç göremedim."

"Kim aldı?"

"Bulamadım."

"Vedat mı?"

"Olabilir."

"Selçuk?"

"Olabilir."

Saye gözlerini kapattı.

"Seninle konuşmak insanın aklını kaybettirir."

Muzaffer ilk kez başını eğdi.

"Annenin ölümünden sonra seni yanıma aldım. O sırada Vedat'ın çevresindeki insanlar seninle ilgilenmeye başlamıştı. Sana yaklaşmalarını istemedim."

"Ben zaten senin yanındaydım."

"Bir süre sonra bunun yeterli olmadığını anladım."

"Ne yaptın?"

"Doğum kaydını değiştirdim."

Saye'nin bakışları yeniden ona döndü.

"Ne?"

"İlk kayıtta annenin verdiği bilgiler vardı. Sonrasında kayıt yeniden düzenlendi. İkinci nüsha oluşturuldu."

"Sen mi yaptın?"

"Evet."

"Babamın kim olduğu yazan kısmı mı değiştirdin?"

Muzaffer bir an durdu.

"Hayır. O bölüm ilk kayıtta da boştu."

Saye'nin yüzü gerildi.

"Öyleyse neden ikinci nüsha oluşturuldu?"

"Çünkü ilk kaydın birilerinin eline geçtiğini öğrendim."

"Ve sen de ikinci bir kayıt oluşturarak onu sakladın."

"Evet."

"Kimden sakladın?"

"Vedat'tan."

Saye acı bir kahkaha attı.

"Yani senin çözümün, benim kimliğimi değiştirmekti."

"Hayatta kalmanı sağlamaya çalıştım."

"Benim hayatımın nasıl olacağına yine sen karar verdin."

Muzaffer'in sesi ilk kez sertleşti.

"Başka seçeneğim yoktu."

Saye silahı eline aldı ve namluyu ona çevirdi.

"Bir daha böyle konuşursan gerçekten başka seçeneğin kalmayacak."

Muzaffer sustu.

Bir süre sonra Saye telefonu yeniden eline aldı. Dosyanın ayrıntılarını açtı. Belgenin altında küçük bir dijital imza ve arşiv numarası vardı.

ARŞİV: 17/09/2019 — EK DOSYA 02

Saye numarayı birkaç kez okudu.

"Bu dosya 2019'da mı oluşturuldu?"

"Evet."

"Benim doğum kaydım yıllar önce düzenlendiyse neden bu kadar geç?"

Muzaffer ekrana yaklaştı.

"Çünkü bu ikinci nüsha değil."

Saye başını kaldırdı.

"Ne demek?"

"Bu, ilk iki kaydın karşılaştırılması için oluşturulmuş bir inceleme dosyası."

Saye'nin gözleri daraldı.

"Kim oluşturmuş?"

Muzaffer belgeyi büyüttü.

Alt bölümde bir isim görünüyordu.

İNCELEMEYİ TALEP EDEN: SELÇUK DEMİRCİ

Saye'nin yüzü buz kesti.

"Selçuk."

Muzaffer yavaşça başını salladı.

"Demek o da biliyormuş."

"Ne zamandır?"

"Bilmiyorum."

"Yeter artık!"

Saye'nin sesi yükseldi.

"Senin bilmediğin şeyleri öğrenmek için neden sürekli başkalarının peşinden koşuyorum? Senin avukatın, senin ortağın, senin hemşiren... Herkes benden daha fazla şey biliyor!"

"Selçuk'un bunu neden yaptığını öğrenmeliyiz."

"Hayır. Sen öğreneceksin."

Muzaffer ona döndü.

"Ne demek istiyorsun?"

Saye telefonunu cebine koydu.

"Benimle geleceksin. Selçuk'u arayacaksın. Ve bu kez onun karşısında tek kelime bile saklamayacaksın."

"Selçuk'a güvenemezsin."

"Ben sana da güvenemiyorum."

Muzaffer itiraz etmedi.

Saye aracı yeniden hareket ettirdi.

---

Yaklaşık yirmi dakika sonra eski bir otoparkın girişinde durdular.

Saye aracı kapalı alana sürdü. Telefonunu çıkarıp Nare'nin numarasını yeniden aradı. Hâlâ ulaşılamıyordu.

Bu kez Vural'ı aradı.

Telefon iki kez çaldı.

"Sonunda."

Vural'ın sesi her zamanki gibi sakindi.

Saye'nin bakışları Muzaffer'e kaydı.

"Muzaffer yanımda."

Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu.

"Demek buldun."

"Sen zaten biliyor muydun?"

"Onun hayatta olduğunu biliyordum."

"Ne zamandır?"

"Bu sorunun cevabı, şu an konuşmamız gereken şey değil."

Saye'nin sabrı tükendi.

"Benim için tam olarak konuşmamız gereken şey bu."

Vural derin bir nefes aldı.

"Muzaffer'in yanında olduğuna göre ona sor. Annenin bıraktığı zarfı bulabildi mi?"

Saye'nin yüzü değişti.

"Ne zarfı?"

Bu kez Vural sustu.

Muzaffer telefonu Saye'nin elinden aldı.

"Vural."

"Muzaffer."

"Zarf nerede?"

"Ben nereden bileyim?"

"Karımın ölümünden sonra senin eline geçtiğini biliyorum."

Vural'ın sesi sertleşti.

"Benim elime geçen şey zarf değildi."

"Ne geçtiyse onu soruyorum."

"Bir anahtar."

Muzaffer'in gözleri daraldı.

"Nereye ait?"

"Onu da bilmiyorum."

Saye telefonu yeniden aldı.

"Yeter. Bu konuşmayı yüz yüze yapacağız."

Vural kısa bir kahkaha attı.

"Seninle mi?"

"Benimle."

"Yanında kim var?"

Saye gözlerini Muzaffer'den ayırmadı.

"Yedi yıldır ölü bildiğim adam."

Vural'ın sesi ilk kez değişti.

"Onu benden uzak tut."

Saye'nin yüzünde soğuk bir ifade belirdi.

"Artık kimseyi kimsenin yanından uzak tutmuyorum. Hepiniz aynı yerde toplanacaksınız."

Telefonu kapattı.

Muzaffer ona baktı.

"Vural'a güvenme."

Saye arka koltuktaki çantayı aldı.

"Senin güvenme dediğin herkesin benden sakladığı bir şey var. Artık kimin güvenilir olduğuna kendim karar vereceğim."

Çantanın içinden eski kasadan aldığı fotoğrafı çıkardı. Fotoğrafta Muzaffer, Vural ve Selim yan yana duruyordu. Arka tarafta yüzü yarı karanlıkta kalan dördüncü kişi vardı.

Fotoğrafı Muzaffer'e uzattı.

"Bu adamı tanıyorsun."

Muzaffer fotoğrafı aldı.

"Yüzünü seçemiyorum."

"Az önce tanıdığını söyledin."

"Yanındaki kişiyi tanıyorum."

Saye'nin gözleri fotoğrafa kaydı.

"Kim?"

Muzaffer parmağını fotoğrafın arka tarafındaki karanlık siluete götürdü.

"Bu adam, annenin ölümünden sonra evimize gelen son kişiydi."

Saye'nin boğazı kurudu.

"Ne zaman?"

"Annenin cenazesinden üç gün sonra."

"Adı neydi?"

Muzaffer fotoğrafı indirdi.

"Adını bana hiç söylemedi."

Saye'nin yüzü gerildi.

"Senin evine gelen bir adamın adını bilmiyor muydun?"

"Onu Selçuk getirmişti."

Saye'nin zihninde her şey yeniden birbirine bağlandı.

Selçuk'un elindeki metal anahtar.

Annesinin kayıp zarfı.

Doğum kaydındaki değişiklik.

Hastanenin silinen kayıtları.

Ve yedi yıl sonra ortaya çıkan Vedat.

Saye telefonunu yeniden açtı. Bilinmeyen numaradan gelen dosyaya bir kez daha baktı. Belgenin son sayfasında küçük bir not vardı. İlk bakışta dikkatinden kaçmıştı.

EK NOT: BİYOLOJİK EBEVEYNLİK TESPİTİ İÇİN REFERANS ÖRNEK ALINAMAMIŞTIR.

Saye'nin nefesi kesildi.

"Muzaffer."

"Ne oldu?"

"Bu dosyada biyolojik ebeveynlik tespiti yapılmamış."

Muzaffer ekrana baktı.

"Evet."

"Yani sen de benim kimin kızı olduğumu bilmiyorsun."

"Hayır."

Saye telefonu kapattı.

"Öyleyse bunu öğreneceğiz."

Muzaffer ona baktı.

"Nasıl?"

Saye'nin yüzünde kararlı, soğuk bir ifade vardı.

"Önce annemin zarfını bulacağız. Sonra Selçuk'un anahtarını. Ardından Vedat'ı bulacağız."

"Ya Nare?"

Saye'nin gözleri bir anlığına doldu.

"Nare'yi de."

Muzaffer başını salladı.

Saye kapıyı açmak üzereyken telefonu yeniden titredi.

Bu kez gelen mesaj Vural'dandı.

ANAHTAR BENDE DE. AMA ONU KULLANACAĞIN YERİ ÖĞRENİRSEN, ANNENİN NEDEN ÖLDÜĞÜNÜ DE ANLAYACAKSIN.

Mesajın hemen altında bir konum vardı.

Saye ekrana baktı.

Sonra Muzaffer'e döndü.

"Annemin zarfı nerede?"

Muzaffer'in yüzü karardı.

"Son gördüğümde..."

Bir an durdu.

"Annenin mezarının altındaydı."

Saye'nin eli kapının üzerinde dondu.

"Ne?"

Muzaffer gözlerini kızından kaçırmadı.

"Annen, bir gün onu bulmamız gerekirse oraya bakmamızı istemişti."

Saye yavaşça başını çevirdi.

Yedi yıldır annesinin mezarına gidiyordu.

Ama mezarın altında ne olduğunu hiç düşünmemişti.

Şimdi ilk kez, annesini gerçekten kaybettiği günden beri saklanan bir şeyin varlığını öğreniyordu.

Ve bu kez gerçeğin peşinden gitmek için babasının iznine ihtiyacı yoktu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…