1. bölüm / 35
ÖLMESİ GEREKEN KADINBölüm 1 — On Dört Gün
Bölümler 35Şu an: Bölüm 1 — On Dört Gün
- 1 Bölüm 1 — On Dört Gün609 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Bölüm 2 — Kırmızı Turnike308 kelime
- 3 Bölüm 3 — İlk Hamle389 kelime
- 4 Bölüm 4 — Başlangıç356 kelime
- 5 Bölüm 5 — Saha564 kelime
- 6 Bölüm 6 — Sessiz Av281 kelime
- 7 Bölüm 7 — Av ve Avcı1.351 kelime
- 8 Bölüm 8 — Kırmızı Nokta1.150 kelime
- 9 Bölüm 9 - BENİM ADIMLA763 kelime
- 10 Bölüm 10 - Hayalet Ortak514 kelime
- 11 Bölüm 11 - Şifreli Hafıza958 kelime
- 12 Bölüm 12 - Eksik Kareler482 kelime
- 13 Bölüm 13 - Siyah Klasörün İzinde378 kelime
- 14 Bölüm 14 - Kilitli Depo581 kelime
- 15 Bölüm 15 - Son Müttefik732 kelime
- 16 Bölüm 16 - TANIK789 kelime
- 17 Bölüm 17 - SON TANIK1.204 kelime
- 18 Bölüm 18 - ÇİZİKLİ SAAT996 kelime
- 19 BÖLÜM 19 - TETİĞİN ARDINDA992 kelime
- 20 Bölüm 20 - Kırılan Tetik483 kelime
- 21 Bölüm 21 — Çift Taraflı Ayna694 kelime
- 22 Bölüm 22 - Sol Sağ Çapraz598 kelime
- 23 Bölüm 23 - Tek Cümlelik Hafıza390 kelime
- 24 Bölüm 24 - Mirasçı450 kelime
- 25 Bölüm 25 - Dokunulmayan Hesap406 kelime
- 26 Bölüm 26 — Geriye Kalan Ses979 kelime
- 27 Bölüm 27 - Kaçış Rotası Siyah669 kelime
- 28 Bölüm 28 - Karartılmış Rapor682 kelime
- 29 Bölüm 29 - Plakanın Gölgesi555 kelime
- 30 Bölüm 30 - Vardar Ailesi638 kelime
- 31 Bölüm 31 - Kasanın İçindeki Sessizlik625 kelime
- 32 Bölüm 32: Küllerin Sahibi548 kelime
- 33 Bölüm 33: Kör Nokta481 kelime
- 34 Bölüm 34: Kapıdaki Gölge305 kelime
- 35 Bölüm 35: Gölgelerin Efendisi391 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
21.47 Saye Karahan, ekrandaki son satıra yeniden baktı. 12.840.000 TL. Tutarın kendisi dikkat çekici değildi. Dikkat çekici olan, paranın nereye gittiğiydi. Arven Lojistik A.Ş. → Mira Danışmanlık Ltd. Açıklama: stratejik danışmanlık hizmet bedeli. Saye fareyi birkaç kez hareket ettirdi. İşlem tarihini açtı. 14 gün önce. Aynı şirket. Aynı açıklama. 11.970.000 TL. Bir önceki kayıt: 14 gün önce. 10.840.000 TL. Bir önceki: 14 gün. Bir önceki: 14 gün. Saye sandalyesinde geriye yaslanmadı. Şaşırmadı da. Sadece Excel dosyasını kapatmak yerine yeni bir çalışma sayfası açtı. İlk sütuna şirket isimlerini yazdı. İkinciye vergi numaralarını. Üçüncüye işlem tarihlerini. Dördüncüye tutarları. Beşinci sütuna ise normalde kimsenin bakmadığı bir bilgiyi ekledi: Yetkili imza kayıtları. Şirketler farklıydı. Faaliyet alanları farklıydı. Adresler farklıydı. Hatta bazı şirketlerin birbirleriyle aynı sektörde bile olması gerekmiyordu. Ama vergi numaralarının bağlı olduğu kayıtları çaprazladığında tablo değişti. Saye ekrana biraz daha yaklaştı. İlk şirketin yetkilisi başka bir isimdi. İkinci şirketinki başka. Üçüncüde yine başka. Fakat üç ayrı şirketin kuruluş işlemlerinde kullanılan mali müşavir aynıydı. Dördüncü şirketin banka hesabındaki ilk yüksek tutarlı transfer, ikinci şirketin hesabından çıkmıştı. Beşinci şirketin faturaları üçüncü şirketin kullandığı aynı yazılım üzerinden kesilmişti. Altıncı şirket... Saye durdu. Yedinciyi açtı. Aynı kalıp. Bu kez ekrana değil, not defterine baktı. Kalemini eline aldı. Sayfanın ortasına tek bir şey yazdı: 14 Altına ikinci bir satır ekledi. 14 Sonra üçüncü. 14 Paranın miktarı değişiyordu. Şirketler değişiyordu. Açıklamalar değişiyordu. Ama süre değişmiyordu. On dört gün. Saye, finans departmanında geçirdiği yıllar boyunca bir şeyi öğrenmişti: İnsanlar hata yapardı. Sistemler ise alışkanlık geliştirirdi. Ve alışkanlıklar, paradan daha fazla şey anlatırdı. Bilgisayarın saatine baktı. 21.56. Ofiste ondan başka kimse kalmamıştı. Saye bunu fark etmiyordu bile. Ekrandaki kayıtların arasında ilerlemeye devam etti. İşlemlerin tamamı tek bir hesaba gitmiyordu. Para farklı şirketlerde dolaşıyor, birkaç gün bekliyor, başka bir açıklamayla yeniden hareket ediyor ve sonunda ilk bakışta birbirinden tamamen bağımsız görünen hesaplara dağılıyordu. Paranın kaynağı kaybolmuyordu. Sadece görünmez hâle geliyordu. Saye yeni bir pencere açtı. Şirketlerin ortak bağlantılarını çıkarmaya başladı. Adres. Mali müşavir. Banka şubesi. Kuruluş tarihi. Yetkili değişiklikleri. Fatura düzenleme sıklığı. Her yeni eşleşme, ekranda küçük bir çizgi oluşturuyordu. Bir süre sonra yedi şirket, tek bir ağın farklı noktaları gibi görünmeye başladı. Saye kalemini masaya bıraktı. İşte bu, artık tesadüf değildi. Dosyanın tamamını kaydetmek için klavyeye uzandı. Ekran dondu. Saye bekledi. Beş saniye. On saniye. Sonra ekranın ortasında küçük bir pencere belirdi. Erişim yetkiniz bu kayıt için bulunmamaktadır. Saye kaşlarını hafifçe çattı. Tekrar denedi. Aynı uyarı. Dosyadan çıktı. Ana sisteme döndü. Aynı kayıtları yeniden arattı. Sonuç vardı. Dosya oradaydı. Ama artık açılmıyordu. Saye kullanıcı bilgilerinin bulunduğu bölümü kontrol etti. Kendi hesabı. Kendi departmanı. Kendi yetki seviyesi. Her şey normal görünüyordu. Normal olan tek şey, dosyaya artık erişememesiydi. Telefonu masanın üzerinde titredi. Saye bakmadı. Bir kez daha işlem numarasını yazdı. Sistem bu kez hiçbir sonuç göstermedi. Saye birkaç saniye ekrana baktı. Sonra arama kriterlerini değiştirdi. Sonuç yok. İşlem numarasının yalnızca son sekiz hanesini yazdı. Sonuç yok. Şirket adına göre aradı. Arven Lojistik A.Ş. Sonuçlar geldi. Fakat o işlemler yoktu. Sanki birkaç dakika önce ekranda duran kayıtlar hiç var olmamıştı. Saye sandalyesinden kalktı. İlk kez saate baktı. 22.03. Masasının üzerindeki not defterini kapattı. Sayfayı koparmadı. Çantasına da koymadı. Sadece defteri kapatıp bilgisayarını kilitledi. Ekran karardı. Karanlık ekranda kendi yansımasını gördü. Yüzünde korku yoktu. Henüz. Kartını aldı. Çantasını omzuna geçirdi. Ofisin kapısından çıkmadan önce geri dönüp masasına baktı. Her şey yerli yerindeydi. Kahve fincanı. Kalem. Dosyalar. Bilgisayar. Normal bir iş gününün sonunda bırakılabilecek her şey. Saye ışığı kapattı. Koridora çıktı. Kartını okuttu. Kapı açıldı. İki adım attı. Sonra durdu. Telefonunun ekranı yandı. Bir sistem bildirimi. Saye başparmağıyla ekranı açtı. Yetki değişikliği Altında tek satır vardı: Erişim yetkiniz güncellenmiştir. Saye ekrana birkaç saniye daha baktı. Sonra telefonunu kilitledi. Ve hiçbir şey sormadan binadan çıktı.
Bölüm etkileşimi
