6. bölüm · Muhafazakar Kalp
Ümay’ın kaleminden kesit
Bir zamanlar…Bir kız varmış.Küçücük omuzlarına, yaşından büyük acılar yüklenmiş.Herkes onun sessiz olduğunu sanırmış.Oysa içinde hiç susmayan çığlıklar varmış.Her gece gökyüzüne bakar,annesi yıldızların arasında onu duyuyor mu diye düşünürmüş.Bir gün…O kız bir mezarlığın kapısından içeri girmiş.Aslında mezarlığa değil,geçmişine yürüyormuş.Çünkü bazı insanlar sevdiklerini toprağa gömer.Bazıları ise cevaplarını…Ve o gece,toprağın altında yatan yalnızca ölüler değilmiş.Yıllardır saklanan sırlar,yarım bırakılmış cümleler,ve bir annenin kızına ulaştıramadığı son umut da oradaymış.Kız bunu henüz bilmiyormuş.Bilmediği bir şey daha varmış.Kader, bazen insanın karşısına bir yabancı çıkarır.Öyle bir yabancı ki…İlk bakışta yalnızca bir gölge sanırsın.Ama yıllar sonra anlarsın;o gölge, hayatının en aydınlık yerine dönüşecekmiş.Ve masalların anlattığı gibi…Her prens beyaz atla gelmezmiş.Bazıları gecenin karanlığında,bir mezarlığa tek bir çiçek bırakırmış.Belki de bazı hikâyeler,aşkla başlamazmış.Önce acıyla tanışır,sonra umutla yürür,en sonunda da sevgiye dönüşürmüş.Ümay’ın hikâyesi de işte tam burada başlıyormuş.Çünkü bazen bir insanın kaderi,ilk adımını attığı yerde değil…İlk kez korkusuna rağmen yürümeye devam ettiği yerde yazılırmış.
Devam edecek… 🌙
&
“🤍 Okuyucunun Kaleminden…
Eğer buraya kadar benimle birlikte geldiysen, artık bu hikâyenin yalnızca bir okuyucusu değil, bir parçasısın.Ümay’ın korkularını, sessizliğini, umutlarını ve içinde büyüyen o karanlığı birlikte hissettik. Belki bazı satırlarda “Ben de böyle hissettim.” dedin. Belki de hiç yaşamadığın duyguların içine kısa bir yolculuk yaptın.Şimdi sıra sende…Kalbinin derinliklerinde sakladığın bir cümle varsa, bu sayfanın altına bırak. Bir şiir, kısa bir hikâye, birkaç satır ya da sadece tek bir kelime…Çünkü bazen insan, en çok hiç tanımadığı birine anlatabilir içindekileri.Belki senin yazacağın bir cümle, bu hikâyeyi okuyan başka birinin yarasına merhem olacak.Belki de yıllardır söyleyemediğin bir sözü ilk kez burada yazacaksın.Unutma…Her insanın içinde kimseye anlatamadığı bir hikâye vardır.Kimi bunu gözyaşlarıyla anlatır, kimi susarak…Kimi ise kalemi eline aldığında.Ben Ümay’ın hikâyesini yazıyorum.Şimdi sen de kendi hikâyenden küçük bir parça bırak.Kim bilir…Belki yıllar sonra dönüp baktığında, bugün yazdığın o birkaç cümle sana ne kadar güçlendiğini hatırlatacak.Yorumlarını, düşüncelerini ve hissettiklerini okumayı gerçekten çok isterim. Burada yazılan her satırı tek tek okuyacağım. Çünkü bu hikâye artık sadece benim değil; senin, benim ve bu satırlarda kendinden bir parça bulan herkesin hikâyesi…Kalemine, yüreğine ve burada bıraktığın her duyguya şimdiden teşekkür ederim.
🤍”
