Muhafazakar Kalp kitap kapağı

17. bölüm / 24

Muhafazakar Kalp

BÖLÜM 15 – Yeni Bir Umut

Vaveyla Yazarı: Tuba Avcı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: BÖLÜM 15 – Yeni Bir Umut

Bir ay…
Bir ay önce bu hastane odasına ilk girdiğim günü dün gibi hatırlıyordum.O gün, hayatımın bir anda altüst olduğunu öğrenmiştim.
Akut lösemi…
İlk duyduğumda o iki kelime bana yalnızca korkuyu hatırlatmıştı.
Ardından başlayan tedaviler…
Bitmek bilmeyen kan tahlilleri…Serumlar…İlaçlar…Gece yarısı ateş ölçümleri…Mide bulantıları…Yemek yiyemediğim günler…Saçlarımı her taradığımda avuçlarımda kalan teller…
Hepsi bir ayın içine sığmıştı.Ama bu bir ay boyunca yalnız değildim.Barış Bey…Bir gün bile beni tek başıma bırakmamıştı.Mesaisi olduğunda bile mutlaka uğruyor, akşam olunca yine yanıma geliyordu.Bazen saatlerce hiçbir şey konuşmadan aynı odada oturuyorduk.Bazen bana çocukluğundan komik anılar anlatıyordu.
Bazen de sadece…“Güzel olacak.”diyordu.
Belinay ise okuldan çıkar çıkmaz soluğu hastanede alıyordu.Ders notlarını getiriyor…Bana okulda olanları anlatıyor…Öğretmenleri taklit ediyor…Kendince beni güldürmeye çalışıyordu.
Meliha Teyze…Murat’ın bütün engellemelerine rağmen fırsat buldukça yanıma gelmişti.Evde yaptığı çorbaları…Kurabiyeleri…Ve annemden kalan anıları…Hepsini bana getiriyordu.
Tuğkan…Başta haftada bir geliyordu.Sonra iki günde bire düştü.En sonunda ise neredeyse her gün uğramaya başlamıştı.Bazen sadece on dakika kalıyordu.Bazen saatlerce kitap okuyorduk.Konuşuyorduk.Sessizce pencerenin önünde oturuyorduk.Hiç fark etmeden…Hastane odası bana eskisi kadar soğuk gelmemeye başlamıştı.O sabah yine rutin kan tahlillerim alınmıştı.Şimdi ise…Sonuçları bekliyorduk.Odanın içinde ben, Barış Bey ve Belinay vardık.Belinay heyecandan yerinde duramıyordu.
“Kesin güzel çıkacak.”Barış Bey gülümseyerek ona baktı.
“Nereden biliyorsun?”
“İçime doğuyor.”
“Senin içine çok şey doğuyor.”
“Bu sefer doğru.”Ben ikisini izlerken istemsizce gülümsedim.Tam o sırada kapı çalındı.Doktor elindeki dosyayla içeri girdi.Hepimiz aynı anda ayağa kalktık.
“Merhaba.”
“Merhaba hocam.”Doktor her zamanki gibi sakin bir ifadeyle dosyayı açtı.Birkaç saniye boyunca sonuçlara baktı.Sonra gözlüğünü çıkarıp bana döndü.
“Ümay…”
Kalbim hızla atmaya başlamıştı.
“Evet hocam?”Doktorun yüzünde yavaşça bir tebessüm belirdi.
“Sana güzel haberlerim var.”Belinay nefesini tuttu.Ben ise sadece doktora bakıyordum.
“Kan değerlerin…beklediğimizden daha iyi toparlanıyor.”Bir an söylediklerini anlayamadım.
“Yani…”
“İlk tedaviye çok güzel cevap verdin.”Barış Bey derin bir nefes verdi.Sanki haftalardır omuzlarında taşıdığı yükün bir kısmı o an hafiflemişti.Doktor konuşmaya devam etti.
“Elbette tedavi bitmedi.Önümüzde daha uzun bir süreç var.Ama en zorlu ilk dönemi başarılı bir şekilde atlattın.”
Gözlerim dolmaya başlamıştı.
Gerçekten…İlk kez içimde korkudan daha büyük bir umut vardı.Doktor dosyayı kapattı.
“Bir iki gün daha seni gözlem altında tutacağız.Kan değerlerin bu şekilde devam ederse…taburculuğunu planlıyoruz.”
Şaşkınlıkla doğruldum.
“Taburcu…”
“Evet.”
“Artık tedavinin bir kısmına evden devam edebileceğiz.”Belinay sevinçle benim elimi tuttu.
“Çıkıyoruz!”Doktor gülerek başını salladı.
“Ama bunun bir şartı var.”Üçümüz aynı anda doktora baktık.
“Evde çok dikkat edeceksin.”
“Kalabalık ortamlardan uzak duracaksın.İlaçlarını aksatmayacaksın.Kontrollerini kaçırmayacaksın.”
Başımı hiç düşünmeden salladım.
“Hepsine söz veriyorum.”Doktor hafifçe gülümsedi.
“Bir güzel haberim daha var.”Hepimiz merakla ona baktık.
“Kan değerlerin böyle devam ederse…mezuniyet balona gitmene de izin vereceğim.”Belinay öyle bir çığlık attı ki doktor bile gülmeye başladı.
“Biliyordum!Biliyordum!”Ben ise sadece şaşkınlıkla doktora bakıyordum.
“Gerçekten gidebilir miyim?”
“Birkaç saat.Maske takarak.Ve kendini yormadan.Sonra doğruca evine döneceksin.”Barış Bey gülümseyerek bana baktı.
“Sanırım artık elbise bakmamız gerekecek.”Belinay hemen atıldı.“Ve ayakkabı!”“Ve kuaför!”“Ve makyaj!”Barış Bey kahkaha attı.
“Dur bakalım.Hepsini sırayla hallederiz.”
Doktor kapıya yönelmeden önce son kez bana baktı.
“Ümay…”
“Evet hocam?”
“Bir ay önce bu odaya giren kızla…şu an karşımda oturan kız aynı kişi değil.Sen sadece hastalığınla değil…korkularınla da mücadele etmeyi öğrendin.”
O cümle…Kalbimin en derin yerine dokunmuştu.Çünkü haklıydı.Ben artık sadece hayatta kalmaya çalışan biri değildim.Ben…Yeniden yaşamayı öğreniyordum.

Doktor odadan çıktıktan sonra hepimiz birkaç saniye boyunca olduğumuz yerde kaldık.Sanki az önce duyduklarımızın gerçek olduğuna inanmakta zorlanıyorduk.Sessizliği ilk bozan Belinay oldu.
“Çıkıyoruz!”diye bağırıp boynuma sarıldı.
“Gerçekten çıkıyoruz!”Kahkahalar arasında ona sarıldım.
“Tamamen değil.”dedim gülerek.
“Kontroller devam edecek.”
“Olsun.Yine de hastane odasından kurtuluyorsun.”Barış Bey de gülümseyerek yanıma geldi.
“Doktorun dediği gibi…Artık bizim eve gidiyoruz.Bir süre tedavin oradan devam edecek.”Başımı salladım.
“Biliyorum.Teşekkür ederim.”Barış Bey saçlarımı okşadı.
“Teşekkür edeceğin hiçbir şey yok.Biz artık aileyiz senden tek ricam bana abi de sen benim için belinaydan farksızsın unutma bunu” minnet dolu bakışlarımla kafamı salladım kolarımla sarıldım.
Tam o sırada kapı çaldı.İçeri Tuğkan girdi.Elinde her zamanki gibi küçük bir kahve bardağı vardı.
“Ooo…Burada kutlama havası var.”Belinay hemen yerinden fırladı.
“Çünkü güzel haberimiz var.”Tuğkan merakla bana baktı.
“Ne oldu?”Gözlerimin içi istemsizce parladı.
“Kan değerlerim düzelmeye başlamış.Bir iki güne taburcu oluyorum.”Tuğkan’ın yüzündeki gülümseme büyüdü.
“Gerçekten mi?”Başımı salladım.
“Evet.”Hiç düşünmeden yanıma geldi.
“Çok sevindim.”Sesinde öyle içten bir mutluluk vardı ki…Ben de gülümsedim.
“Ben de.”Belinay heyecanla söze karıştı.
“Daha bitmedi.Doktor mezuniyet balosuna da izin verdi.”Tuğkan şaşkınlıkla bana baktı.
“Demek mezun oluyorsun.”
“Evet.İnşallah.”Barış Bey gülerek araya girdi.
“İnşallah değil.Olacak.Biz buna izin vermeyiz.”Hepimiz güldük.Bir an sessizlik oldu.Sonra elim istemsizce saçlarıma gitti.Son günlerde her taradığımda biraz daha dökülüyordu.Bunu fark eden Barış Bey yavaşça konuştu.
“Doktorun bir önerisi daha vardı.”Merakla baktım.
“Neymiş?”
“İstersen baloya kadar bir peruk kullanabilirmişsin.”Belinay’ın gözleri yine parladı.
“Harika olur.Birlikte seçeriz.”Ben sessiz kaldım.
Saçlarım…Aynaya her baktığımda hastalığımı bana hatırlatıyordu.Tuğkan bunu anlamış olacak ki usulca konuştu.
“Ümay.”Başımı kaldırdım.
“Peruk taksan da…Takmasan da…sen yine sensin.”
O cümleyi beklemiyordum.Gözlerim doldu.
“Ama…Saçların seni güzel yapan şey değil.Asıl güzel olan…vazgeçmemen.”Odanın içi sessizleşti.
Belinay bile ilk kez konuşmamayı seçmişti.Barış Bey hafifçe gülümsedi.
“Bu konuda Tuğkan’a katılıyorum.Peruk takmak istersen takarsın.İstemezsen takmazsın.Bu tamamen senin kararın.”Derin bir nefes aldım.
“Sanırım…baloda takacağım.”Belinay hemen alkışladı.
“O zaman alışveriş var!Güzel bir elbise…Peruk…Ayakkabı…Makyaj”
Barış Bey kahkahasını tutamadı.
“Dur bakalım.Daha eve çıkmadan kız bütün programı yaptı.”Hepimiz gülerken Tuğkan bana döndü.
“Balon ne zaman?”
“Yaklaşık iki hafta sonra.”Başını salladı.
“Tamam.”
“Neden?”Yüzünde hafif mahcup bir ifade oluştu.
“Eğer davetliler arasında yer varsa…ben de gelmek isterim.”Şaşkınlıkla ona baktım.
“Gerçekten gelir misin?”
“Gelirim.Sonuçta bir söz vermiştim.Yanında olacağım demiştim.”Belinay hemen araya girdi.
“Tamamdır.Davetiye işini bana bırakın.”Barış Bey gülümseyerek Tuğkan’ın omzuna dokundu.
“Bizim misafirimiz olursun.”Tuğkan teşekkür ederek başını eğdi.Ben ise…İlk kez mezuniyet balosunu düşündüğümde korku yerine heyecan hissetmiştim.Belki de…Hayat bana yavaş yavaş, kaybettiklerimin yerine yeni umutlar vermeye başlıyordu.
&
Geçen iki günün ardından Doktorun odasından çıktıktan sonra odanın içinde tatlı bir telaş başlamıştı.Belinay çoktan bavulumu toplamaya koyulmuştu.
“Diş fırçan…”“
Şarj aletin…”
“Kitapların…”
“Ümay, şu peluş ayıyı da alıyorum.”Gülümseyerek ona baktım.
“Onu da mı?”
“Tabii.Hastanede yalnız bırakacak değiliz.”
Barış Bey dolabın kapağını açıp kalan eşyaları tek tek kontrol ediyordu.
“Bir şey unutmayalım.”Meliha Teyze de yatağın üzerindeki kıyafetleri katlıyordu.
Odaya ilk geldiğim gün…Her şey ne kadar yabancıydı.Şimdi ise bu dört duvar bile bana alışmış gibiydi.Bir süre sonra kapı çalındı.Hemşire elinde birkaç evrakla içeri girdi.
“Güzel haber.Taburcu işlemleriniz hazır.”Belinay sevinçle ellerini birbirine vurdu.
“Yaşasın!”
Hemşire gülümseyerek bana döndü.
“Doktorumuz son kez sizi görmek istiyor.”Başımı salladım.
“Tamam.”
Birkaç dakika sonra doktor odaya geldi.Elindeki dosyayı kapatıp bana baktı.
“Ümay.”
“Evet hocam.”
“Bugün seni taburcu ediyoruz.”Kalbim heyecandan hızlanmıştı.“
Ancak…”Sözünün devamını dikkatle bekledim.
“Bu, tedavinin bittiği anlamına gelmiyor.Haftalık kontrollerine geleceksin.Kan tahlillerin düzenli yapılacak.İlaçlarını saatinde kullanacaksın.Ve kendini kesinlikle yormayacaksın.”
“Hepsine uyacağım.”Doktor gülümsedi.
“Buna inanıyorum.”Sonra Barış Bey’e döndü.
“Barış Bey.”
“Buyurun hocam.”
“Size de büyük görev düşüyor.”
“Merak etmeyin.Kendi evladım gibi ilgileneceğim.”Doktor memnuniyetle başını salladı.
“Bunu zaten gördüm.” Ardından bana yeniden baktı.
“İki hafta sonra balo günününden hemen önce kontrolün var.Eğer değerlerin bu şekilde devam ederse…mezuniyet balona gitmene izin vereceğim.”Belinay heyecandan neredeyse yerinde zıplıyordu.
“Az kaldı!”
Doktor gülerek odadan ayrıldı.Taburcu evraklarını imzaladıktan sonra hemşire serumu çıkarmak için yanıma geldi.İğneyi dikkatlice çıkardı.Koluma küçük bir pamuk bastırdı.
“Geçmiş olsun.İlk geldiğiniz günü hatırlıyorum.Çok korkuyordunuz.”
Gülümsedim.
“Hâlâ korkuyorum.Ama artık umut da var.”Hemşire göz kırptı.
“İşte en güzel ilaç da o.”Ayağa kalktım.Bir ay sonra…İlk kez serum askılığı olmadan yürüyordum.Biraz yavaş…Biraz güçsüz…Ama özgürdüm.Kapıya doğru yürürken istemsizce arkamı döndüm.
Boş yatağa baktım.Pencereye…Komodine…Gece boyu bana arkadaşlık eden o sessiz odaya…İçimden sessizce fısıldadım.
“Bir daha seni bu şekilde görmek istemiyorum.”Barış Bey bavulumu eline aldı.
“Hazır mıyız?”Belinay hemen koluma girdi.
“Her zamankinden daha hazırız.”
Koridora çıktık.Birkaç hemşire bizi görünce gülümsedi.
“Geçmiş olsun Ümay”
“Kendine dikkat et.”
“Kontrolleri aksatma.”
Hepsine tek tek teşekkür ettim.Asansörün kapısı açıldı.Hep birlikte aşağı indik.Hastanenin ana giriş kapısı önünde durduğum an…Temiz havayı derin derin içime çektim.Güneş yüzüme vuruyordu.Uzun zamandır ilk kez…Kendimi gerçekten dışarıda hissediyordum.
Barış Bey arabanın bagajına bavulu yerleştirirken Tuğkan da sessizce yanımıza geldi.
“Yardım edeyim.”
“Sağ ol evlat.”Birlikte eşyaları yerleştirdiler.Sonra Tuğkan arka kapıyı açtı.Buyur eder gibi gülümsedi.
“Hanımefendi.”İstemsizce güldüm.
“Teşekkür ederim.”Arabaya bindim.Belinay yanıma oturdu.Barış Bey direksiyonun başına geçti.Tuğkan ise ön koltuğa oturdu.Araba yavaşça hastanenin otoparkından çıkarken camdan dışarı baktım.Bir ay önce…Bu kapıdan içeri korkuyla girmiştim.Bugün ise…Aynı kapıdan umutla çıkıyordum.Ve içimde ilk kez güçlü bir his vardı.Bu sadece bir taburculuk değildi.Hayat…Bana ikinci bir başlangıç veriyordu.

Barış Bey’in kullandığı araba yavaşça sokağa girdiğinde kalbim yeniden hızlanmaya başlamıştı.Camdan dışarı bakıyordum.
Bir ay…Tam bir ay sonra ilk kez hastane dışında bir eve gidiyordum.Yanımda Barış Bey vardı.Belinay vardı.Meliha Teyze vardı.Ve ön koltukta sessizce camdan dışarıyı izleyen Tuğkan…Hiçbiri beni yalnız bırakmamıştı.Barış Bey arabayı evin önüne park etti.
“İşte geldik.”Belinay emniyet kemerini çıkarırken heyecandan yerinde duramıyordu.
“Hadi ama!Hemen inelim.”Barış Bey gülümseyerek başını salladı.
“Sabır.Önce bavullar.”
Tuğkan çoktan arabadan inmişti.Bagajı açıp bavulumu kolayca dışarı çıkardı.
“Ben alırım.”Barış Bey de diğer poşetleri eline aldı.
“Sağ ol evlat.”
Meliha Teyze bana dönüp koluma girdi.
“Yavaş.Doktor ne dedi?Kendini yormayacaksın.”Gülümseyerek başımı salladım.
“Emredersiniz.”Hep birlikte kapıya doğru yürüdük.Belinay anahtarı çıkarıp kapıyı açtı.
“Üç…”“İki…”“Bir…”Kapıyı açar açmaz iki elini havaya kaldırdı.
“Hoş geldin!”Şaşkınlıkla içeri baktım.Salonun duvarına renkli harflerle bir yazı asılmıştı.
“HOŞ GELDİN ÜMAY.”
Yazının etrafı küçük papatyalarla süslenmişti.Sehpada rengârenk kurdeleler vardı.Masanın üzerinde ise küçük bir pasta duruyordu.Üzerinde tek bir cümle yazıyordu.
“Yeni başlangıçlara…”
Gözlerim doldu.
“Belinay…”
Belinay mahcup bir şekilde gülümsedi.
“İki gündür hazırlanıyorum.Babamla birlikte yaptık.”Barış Bey omuz silkti.
“Asıl fikir bunun.Ben sadece yardım ettim.”İçeri girdim.Sanki hastaneden çıkıp başka bir hayata adım atmış gibiydim.
Belinay bir anda kolumdan tuttu.
“Dur.Daha bitmedi.”
“Nereye?”
“Odana.” Merdivenleri yavaş yavaş çıktık.Tuğkan bavulumu taşırken Barış Bey de arkamızdan geliyordu.Belinay odamın kapısının önünde durdu.
“Gözlerini kapat.”Gülerek söylediklerini yaptım.
“Tamam.”
Kapı açıldı.
“Şimdi aç.”
Gözlerimi yavaşça açtım.Bir an konuşamadım.Yatağımın üzerine açık mavi renkli yeni bir nevresim serilmişti.Başucunda küçük bir ayıcık duruyordu.Masam düzenlenmişti.Kitaplarım tek tek dizilmişti.Pencerenin kenarına beyaz saksıda papatyalar konmuştu.Dolabın kapağına ise küçük renkli notlar yapıştırılmıştı.“Bugün dünden daha güzel olacak.”
“Vazgeçme.”
“İki hafta sonra balo!”
Ve en altta…Kalp şeklinde bir kâğıdın üzerinde tek cümle vardı.
“Artık burası senin de odan.”
Gözlerim dolup taştı.Belinay’a sarıldım.
“Bunu sen mi yaptın?”Başını salladı.
“Babam yardım etti.”Meliha Teyze perdeleri seçti.
”Barış Bey gülümseyerek kapıya yaslandı.“Biz sadece…kendini evinde hissetmeni istedik.”O sırada Tuğkan bavulu sessizce yatağın yanına bıraktı.Odayı birkaç saniye dikkatlice inceledi.Sonra hafifçe gülümsedi.
“Bence başarmışsınız.”Barış Bey gülerek,“Öyle mi diyorsun?”Tuğkan başını salladı.
“İnsan bir odaya bakınca…orada sevildiğini hissediyorsa…o yer zaten ev olmuştur.”O cümleden sonra odanın içinde sessizlik oluştu.Çünkü hepimiz aynı şeyi hissediyorduk.Ben artık…Yalnız değildim.Ve ilk kez…Gerçekten eve gelmiştim.

BÖLÜM SONU…
Canlarım bundan sonraki bölümlerin sonrlarına ümay’ın defterinden alıntılar olacak onları kaçırmayın öpülüyorsunuz Meleklerim🤍🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18