64. bölüm · KÜLLERDEN DOĞUŞ
İDİL VE İNCİ
UTKU YILDIZ
Ben hayatım boyunca birçok zor görevde bulunmuştum.
Operasyonlar.
Baskınlar.
Çatışmalar.
Ama hiçbirisi...
Çocuklara isim bulmak kadar zor değildi.
Akşam olmuştu.
Ev sessizdi.
Asya koltuğa uzanmıştı.
Karnı artık iyice belli olmaya başlamıştı.
Ben ise elimde telefonla ciddi ciddi araştırma yapıyordum.
Asya bana baktı.
Sonra gözlerini kıstı.
"Ne yapıyorsun?"
"İsim bakıyorum."
"Allah yardımcımız olsun."
Telefonumu kaldırdım.
"Hazır mısın?"
"Hayır."
"Başlıyorum."
"Utku yapma."
"Mercan."
Asya gözlerini kapattı.
"Hayır."
"Daha dinlemedin."
"Hayır."
"Ama güzel."
"Hayır."
Ben pes etmedim.
"Pelin."
"Hayır."
"Lalin."
"Hayır."
"Masal."
"Hayır."
"Arya."
"Hayır."
Sinirlenmeye başladım.
"Sen hiçbir şeyi beğenmiyorsun."
"Çünkü isim önerisi yapmıyorsun."
"Ne yapıyorum?"
"Roman karakteri seçiyorsun."
Kahkaham salona yayıldı.
Tam o sırada kapı açıldı.
Ahu içeri girdi.
Arkasından Mete.
Onların arkasından da Asena ve Alparslan.
Ahu montunu çıkarırken sordu.
"Ne oluyor?"
Asya eliyle beni gösterdi.
"Bebeklere isim bulmaya çalışıyor."
Ahu'nun yüzü değişti.
"Geçmiş olsun."
Herkes gülmeye başladı.
Ben hemen savunmaya geçtim.
"Gayet güzel isimler buluyorum."
"Mesela?"
dedi Mete.
"Mercan."
Mete sessizce bana baktı.
Sonra Ahu'ya döndü.
"Ben gidiyorum."
"Nereye?"
"Bunlar çıldırmış."
Salon kahkahaya boğuldu.
Asya elindeki yastığı bana fırlattı.
"Mercan ne ya?"
"Güzel isim."
"Balık gibi."
"Mercan balık değil."
"Fark etmez."
Tam o sırada Asena konuştu.
"Ben olsam isimleri doğmadan belirlerdim."
Ben hemen ona döndüm.
"Tamam."
"Sen söyle."
Asena düşündü.
Bir dakika.
İki dakika.
Sonra omuz silkti.
"Ben de bulamadım."
Bu sefer Alparslan güldü.
"Konuşması kolay."
Ahu çayını içerken bizi izliyordu.
Doktor olduğu için belli ki eğleniyordu.
"Bir liste yapın."
dedi.
"İkinizin de sevdiği isimleri yazın."
"Mantıklı."
dedi Asya.
Telefonu elime aldım.
Yeni bir liste açtım.
İlk isim:
"İnci."
Bir anda sessizlik oldu.
Ben durdum.
İsmi içimden tekrar ettim.
İnci.
Asya bana baktı.
Biraz çekinerek konuştu.
"Nasıl?"
Başımı kaldırdım.
"Güzel."
Asya şaşırdı.
"Gerçekten mi?"
"Gerçekten."
İsmi birkaç kez daha söyledim.
"İnci Yıldız."
Nedense kulağa çok güzel geliyordu..
Ahu gülümsedi.
Asena da başını salladı.
"Bence de güzel."
dedi.
Asya'nın yüzü aydınlandı.
"Tamam."
"Birinci kızımızın adı İnci."
Bir anda herkes alkışlamaya başladı.
Ben kahkaha attım.
"Durun daha ikinci var."
Yine sessizlik oldu.
Bu sefer herkes düşünmeye başladı.
Mete:
"Defne?"
"Olmaz."
dedi Asya.
Ahu:
"Eylül?"
"Olmaz."
Asena:
"Ela?"
"Olmaz."
Yaprak olsaydı kesin elli tane isim söylerdi diye düşündüm.
Tam o sırada aklıma bir isim geldi.
Bir anda doğruldum.
"Buldum."
Asya hemen şüphelendi.
"Korkmalı mıyım?"
"Hayır."
"Emin misin?"
"Bu sefer eminim."
Herkes bana bakıyordu.
Ben yavaşça söyledim.
"İdil."
Bir anda salon sustu.
Asya'nın gözleri bana döndü.
"İdil?"
"Evet."
Sessizlik.
Sonra yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
"İdil Yıldız."
Bu sefer ben de gülümsedim.
"Yakıştı."
Ahu başını salladı.
"Gerçekten yakıştı."
Asena da aynı fikirdeydi.
"İkisi de çok güzel."
Ben zafer kazanmış komutan gibi arkama yaslandım.
"Gördünüz mü?"
"Sonunda güzel isim buldum."
Asya kahkahaya boğuldu.
"Evet."
"Ama öncesinde kırk tane saçma isim söyledin."
"Onlar denemeydi."
"Mercan mı denemeydi?"
Salon yine kahkahalarla doldu.
O sırada Asya elini karnına koydu.
Yüzünde o yumuşak gülümseme vardı.
Ben de refleksle elimi onun elinin üstüne koydum.
Henüz onları görmemiştik.
Seslerini duymamıştık.
Yüzlerini bilmiyorduk.
Ama artık bir şey kesindi.
Onlar bizim kızlarımızdı.
Ve ilk kez...
İsimleri vardı.
İnci Yıldız.
İdil Yıldız.
O akşam evin içinde kahkahalar yükselmeye devam etti.
Ama herkesin yüzünde aynı duygu vardı.
Mutluluk.
Çünkü aileleri her geçen gün biraz daha büyüyordu.
ASENA GÖK
2-3 saat sonra eve gelmiştik
Asyanın ikizlerinin ismi çok güzeldi inci ve İdil tatlı isimlerdi.
Odama doğru ilerledim ve pijamalarımı hazırladım havlumu alıp banyoya yürüdüm duşa girdim.
ALPARSLAN BOZKURT
Asena duşa girmişti bende yatağa usanmadan önce altıma şort üstüme bişey giymemiştir sevmiyordum.
Yatağa uzandım karımı bekliyordum saçlarını kurutucaktım.
ASENA GÖK
Duştan çıkmıştım alparslan yatakta uzanıyordu ve uzandığı yerden kalktı yanıma geldi boynuma sokuldu belini sardı.
Gülümsedim"aslan yerinde dur"
Dedim.
"Ben zaten yerimdeyim güzelim"
Boynumu öptü beni kendine çekti kafamdaki havluyu aldı.
"Çok güzel kokuyorsun maviş"
Utanmıştım bişey diyemedim yanaklarım kızarmıştı.
Alparslan sırıtıyordu bu sırıtış pekte iyiye işaret değil gibiydi .
Beni kucağına aldı şaşkınlıkla ona baktım"napıyosun indir beni!"
"Hiç bir şey yapmıyorum sadece yatağa götürüyorum"dedi.
Beni yavaşça yatağa koydu üstümde duruyordu hala ne yapmak istediğini anlamamıştım.
Aslan beni öpmeye başlamıştı durduk yere noluyırdu anlamadım ama onun öpmesi o kadar hoşuma gidiyor du ki karşılık verdim.
"Aslan noldu bi garipsin" Dedim.
"Mavi senana süpriz" Dedi ve öpmeye devam etti bu çok tuhaftı aslan hiç böyle değildi.
Ama hoşuma gitmişti gözleri havluyu kaydı işte o zaman anlamıştım benimle s#v#i#mek istiyordu izin vermem için gözlerimin içine bakıyordu.
İstiyordum aslında yalan diyemezdim kim istemezdiki kocası ile yapmayı?
Evet biz aslan'la nilanlıyız ama evlenicez az kaldı ve evet izin verdim başımı izin verir ve başımı salladım.
Oda anlamış olacak ki hınzır bir sırıtışla havluyu hızla alıp yere attı
Dudağımı öptü anladım o an geri dönüşüm yoktu bende dönmek istemiyordum zaten.
Ellerimi onun boynuna götürdüm
O altındaki şortu çıkartı altında boxser de yoktu adam bu günü beklemiş gibiydi.
Heycanlıydım çünkü ilkimdi ve evleneceğim geleceğim olan biri ile yapıyordum çok güzel bir histi.
-64.BÖLÜM SONU-
