1. bölüm / 35
Kızıl Gözler1. Bölüm
Bölümler 35Şu an: 1. Bölüm
- 1 1. Bölüm379 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm193 kelime
- 3 3. Bölüm566 kelime
- 4 4. Bölüm499 kelime
- 5 5. Bölüm921 kelime
- 6 6. Bölüm635 kelime
- 7 7. Bölüm644 kelime
- 8 8. Bölüm642 kelime
- 9 9. Bölüm835 kelime
- 10 10. Bölüm842 kelime
- 11 11. Bölüm657 kelime
- 12 12. Bölüm935 kelime
- 13 13. Bölüm866 kelime
- 14 14. Bölüm878 kelime
- 15 15. Bölüm959 kelime
- 16 16. Bölüm1.001 kelime
- 17 17. Bölüm1.138 kelime
- 18 18. Bölüm948 kelime
- 19 19. Bölüm1.099 kelime
- 20 20. Bölüm1.086 kelime
- 21 21. Bölüm1.120 kelime
- 22 22. Bölüm1.162 kelime
- 23 23. Bölüm1.064 kelime
- 24 24. Bölüm1.281 kelime
- 25 25. Bölüm1.402 kelime
- 26 26. Bölüm1.388 kelime
- 27 27. Bölüm1.603 kelime
- 28 28. Bölüm1.514 kelime
- 29 29. Bölüm1.655 kelime
- 30 30. Bölüm1.682 kelime
- 31 31. Bölüm1.035 kelime
- 32 32. Bölüm1.714 kelime
- 33 33. Bölüm1.599 kelime
- 34 34. Bölüm1.832 kelime
- 35 35. Bölüm2.007 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Genç kız her zamanki gibi odasında ders çalışıyordu. Ancak bu kez onu izleyen ailesinden haberi yoktu. Doğum gününün gelmesine yakın iyice stresleri artmıştı çiftin. Ona anlatacakları durumun yaratacağı etkisinden korkuyorlardı. Keşke doğduğu günden itibaren bilseler diye düşündü çift. Fakat o zaman çocukların o masumluğu kalmazdı. Reşit olana kadar saklamaları zorunluydu. Yoksa kızlarından bir şey saklamak isteyecekleri son şeydi. O esnada akıllarına büyük kızına anlattıkları zaman gelmişti. Ne kadar da üzülmüştü... Ancak yapabilecekleri bir şey yoktu çiftin. Krallık ile insanların arasındaki antlaşma bu şekildeydi...
Genç kız kafasını dersten kaldırdığında vücudunu esnetmek amacıyla ayağa kalkmıştı. O esnada annesi ve babasının odanın kapısından ona baktıklarını fark edince hafif kaşlarını çatmıştı. Bir şey mi oldu diye düşünürken annesinin sesi hemen düşüncelerinden ayrılmasını sağlamıştı.
-Kusura bakma güzelim. Çay almışken sana da getireyim dedim. O esnada baban da kızımın yüzünü gören cennetlik diye senin odana giriyormuş. Kapıda denk geldik. Tabi sen farketmeyince biz de seni izlemeye dalmışız.
-Sorun değil validem. Çay içinde teşekkür ederim. Benim en sevdiğiniz kızınız olduğumun farkındayım.
-Ablan duymasın bak! Hem o bizim ilk göz ağrımız. Ayrıca çocuklarım arasında ayrım yapmam ben.
-Ne yani Ahmet ben yapıyor muyum!? Aşk olsun valla darıldım!
-Aylin güzel karım ben öyle demek ister miyim hiç? Hep bu fare ortalığı karıştırıyor! Ayıp değil mi Simay?
-Ya ben fare miyim baba ya? Hem ortalığı mı karıştırdım dalga geçiyordum. Biliyorum çocuklarınızın arasında ayrım yapmadığınızı. Eğleniyordum kendimce. Özür dilerim...
-Ahmet! Üzme kızımı!
-Güzelim, özür dilemene gerek yok. Biliyorum şaka yaptığını. Ben de şakayla karşılık vereyim dedim. Ama olmadı biraz sanki.
-Hiç olmadı Ahmet. Simay al sen bu çayını... Ya da alma soğumuştur. Buz gibi olmuştur içme şimdi ben sana bir tane daha getiririm. Ahmet sen de doğru içeriye hadi!
-Tamam güzelim.
-Tamamdır valide sultan. Ben alırdım çay-
-Sen otur dersine dedim! Terlik istiyorsun galiba! Hadi git üniversiteye girdikten sonra alırsın kendi çayını! Şimdi çalış. Allah zihin açıklığı versin minnoşum benim.
-Amin anne...
Bu yaşadıkları ufak ama tatlı tartışmanın belki de son tartışma olduğunu bilmeyerek içeriye gitmişti Ahmet. Kızını uzun bir süre tekrar mutlu olmayacağını bilmeyerek gitmişti... Son kez kızına ders çalışırken çay getirmeye gitmişti Aylin... Son kez ailesiyle güzelce eğlenmişti Simay... Uzun bir süre bu durumu bir daha yaşayamayacaktı...
Hepinize merhabalar öncelikle. Bu kitabı kitappadda paylaşıyorum ayrıca burada da paylaşmak istedim. Kitappadda şuan 9k okumaya sahip.
Hepinize iyi okumalar dilerim...
Bölüm etkileşimi
