Kırmızı bereli kitap kapağı

11. bölüm / 19

Kırmızı bereli

YARALI

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: YARALI

BÖLÜM 10

— Beni duyuyorsan… buradayım.

Kaan'ın sesi Alara'nın kulağına çok uzaktan geliyordu.

Sanki kalın bir duvarın arkasından konuşuyordu.

Alara cevap vermek istedi.

Ama gözlerini açamıyordu.

Kaan'ın elinin kendi elini tuttuğunu hissediyordu.

Güvende olduğunu bilmek istiyordu.

Ama karanlık onu yeniden içine çekiyordu.

Efe ayağa kalktı.

— Onu hemen hastaneye götürmeliyiz.

Kaan başını salladı.

— Tamam.

Baran ve Bora çevreyi kontrol ederken Mert kapıya yöneldi.

— Araç hazır.

Doruk telsizi kontrol etti.

— Bölgeden uzaklaşmadan önce başka bir çıkış yolu olmadığından emin olalım.

Kaan Alara'ya baktı.

— Ben taşıyacağım.

Efe itiraz etti.

— Omzunu düşün.

— Düşünüyorum.

— Kaan—

— Efe.

İkisinin bakışları kesişti.

Efe sonunda başını salladı.

— Tamam. Ama dikkatli.

Kaan Alara'yı mümkün olduğunca dikkatli şekilde kaldırdı.

Alara'nın başı Kaan'ın omzuna düştü.

Kaan birkaç saniye kıpırdamadan kaldı.

— Alara…

Cevap yoktu.

Kaan'ın sesi fısıltıya dönüştü.

— Dayan.

---

Araçta Efe Alara'nın yanında oturuyordu.

Kaan ise karşısındaydı.

Gözlerini bir saniye bile ondan ayırmıyordu.

Mert bu kez sessizdi.

Baran da öyle.

Herkes Alara'nın durumunu düşünüyordu.

Bir süre sonra Efe konuştu:

— Nefesi düzenli.

Kaan'ın yüzündeki gerginlik biraz olsun azaldı.

— İyi.

Efe ona baktı.

— Kaan…

— Ne?

— Kendini suçlama.

Kaan gözlerini Alara'dan ayırmadı.

— Onu koruyamadım.

— Onu buldun.

Kaan sustu.

Efe devam etti:

— Bu da önemli.

Kaan başını eğdi.

— Daha önce onu kaybettiğimi düşündüm.

Mert sessizce araya girdi.

— Hepimiz düşündük.

Kaan ilk kez ekibe baktı.

Mert'in gözleri ciddi görünüyordu.

— Ama bulduk.

Baran başını salladı.

— Hayalet Timi kimseyi geride bırakmaz.

Kaan derin bir nefes aldı.

— Evet.

Sonra tekrar Alara'ya baktı.

— Kimseyi.

---

Hastaneye ulaştıklarında sağlık görevlileri Alara'yı hemen içeri aldı.

Kaan kapının önünde kaldı.

Dakikalar geçiyordu.

Bir dakika.

Beş dakika.

On dakika.

Kaan'ın sabrı tükeniyordu.

Mert yanına geldi.

— Komutan…

— Ne?

— Otur biraz.

— Oturamam.

— Ayakta durunca kapı daha hızlı açılmıyor.

Kaan ona baktı.

Mert omuz silkti.

— Denedim.

Kaan istemeden güldü.

— Sen gerçekten…

— Biliyorum.

Tam o sırada kapı açıldı.

Doktor dışarı çıktı.

Kaan hemen ayağa kalktı.

— Nasıl?

Doktor sakin bir şekilde konuştu.

— Şu anda durumu iyi. Bir süre gözlem altında tutacağız. Uyandığında dinlenmesi gerekecek.

Kaan gözlerini kapattı.

İlk kez rahat bir nefes aldı.

— Görebilir miyim?

— Kısa süreliğine.

Kaan odaya girdi.

Alara hâlâ uyuyordu.

Kaan yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra başını eğdi.

— Seni buldum.

Alara'nın parmakları hafifçe hareket etti.

Kaan başını kaldırdı.

— Alara?

Alara'nın kaşları hafifçe çatıldı.

Gözlerini yavaşça açtı.

İlk gördüğü kişi Kaan oldu.

— Kaan…

Kaan'ın yüzünde büyük bir rahatlama belirdi.

— Buradayım.

Alara birkaç saniye etrafına baktı.

— Hastane mi?

— Evet.

Alara gözlerini kapattı.

— Beni buldunuz.

— Bulduk.

Alara'nın gözleri doldu.

— Geleceğinizi biliyordum.

Kaan'ın sesi titredi.

— Ben de seni bulacağımı biliyordum.

Alara hafifçe gülümsedi.

— Çok beklediniz mi?

Kaan kısa bir kahkaha attı.

— Hayır.

Alara ona baktı.

— Yalan.

Kaan başını iki yana salladı.

— Biraz.

Alara'nın bakışları yumuşadı.

— Korktunuz mu?

Kaan cevap vermeden önce birkaç saniye sustu.

— Çok.

Alara şaşırdı.

— Komutanlar korkmaz sanıyordum.

Kaan gözlerini ondan ayırmadan konuştu.

— Komutanlar da korkar.

— Neyden?

Kaan'ın cevabı çok sessizdi.

— Seni kaybetmekten.

Alara'nın gözleri doldu.

İkisi de bir süre konuşmadı.

Sonra Alara yorgun bir sesle:

— Ben buradayım.

Kaan başını salladı.

— Biliyorum.

— O zaman gülümseyin.

Kaan istemeden gülümsedi.

— Sen önce dinlen.

Alara gözlerini kapattı.

— Tamam.

Kaan elini yatağın kenarına bıraktı.

Alara'nın eli yavaşça ona doğru kaydı.

Parmakları Kaan'ın eline dokundu.

Kaan elini çekmedi.

Alara birkaç saniye sonra yeniden uykuya daldı.

Kaan ise elini bırakmadan yanında kaldı.

Koridorun dışında Hayalet Timi bekliyordu.

Fakat onların bilmediği bir şey vardı.

Örgüt lideri kaçmıştı.

Ve geride bıraktığı tek şey tehdit değildi.

Doruk'un elindeki dosyada yeni bir isim vardı.

Kaan Karahan'ın geçmişinden biri.

Ve bu isim, bütün bu olayların aslında çok daha önceden başladığını gösteriyordu.

Hayalet Timi'nin savaşı daha yeni başlıyordu.