Kırmızı bereli kitap kapağı

8. bölüm / 19

Kırmızı bereli

GERİ DÖNÜŞ YOK

Vaveyla Yazarı: Bahar Koyuncu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: GERİ DÖNÜŞ YOK

BÖLÜM 7

Hastanenin koridorundaki saat gece yarısını çoktan geçmişti.

Kaan hâlâ aynı sandalyede oturuyordu.

Mert birkaç kez yanına gelip bir şey söylemek istemiş, sonra Kaan'ın yüzünü görünce vazgeçmişti.

Baran sessizce kahve içiyordu.

Bora koridorun diğer ucunda ayakta bekliyordu.

Doruk ise telefonundaki raporlara bakıyordu.

Efe, doktorla konuşmak için içeri girmişti.

Sonunda kapı açıldı.

Efe dışarı çıktı.

Kaan hemen ayağa kalktı.

— Nasıl?

Efe sakin bir nefes verdi.

— Durumu iyi. Kurşun omzunda kalmıştı ama doktorlar gerekli müdahaleyi yaptı. Şimdilik gözlem altında tutulacak.

Kaan'ın omuzları biraz gevşedi.

— Ne zaman görebiliriz?

Efe gülümsedi.

— Şimdi.

Kaan kapıya yöneldi.

Mert arkasından seslendi:

— Komutanım.

Kaan durdu.

— Ne?

Mert sırıttı.

— Yalnız gideceğinizi tahmin etmiştim.

Kaan gözlerini kıstı.

— Mert…

— Tamam. Bir şey demedim.

Kaan odaya girdi.

Alara yatağın başında oturuyordu.

Omzu bandajlıydı.

Yüzü yorgundu ama gözleri açıktı.

Kaan kapıda birkaç saniye durdu.

Alara onu görünce hafifçe gülümsedi.

— Geldiniz.

Kaan yanına yaklaştı.

— Tabii ki geldim.

Alara kaşlarını kaldırdı.

— Sanki başka seçeneğiniz varmış gibi.

Kaan hafifçe güldü.

— Sen yaralandığın sürece yok.

Alara birkaç saniye sustu.

Sonra gözlerini kaçırdı.

— Omzum biraz ağrıyor.

— Normal.

— Yarın göreve dönebilir miyim?

Kaan'ın yüzündeki ifade anında değişti.

— Hayır.

Alara şaşkınlıkla ona baktı.

— Daha sormadan cevap verdiniz.

— Çünkü cevabını biliyorum.

— Ama ben iyiyim.

— Alara.

— Kaan.

İkisi birkaç saniye birbirlerine baktı.

Sonunda Alara gülümsedi.

— Çok inatçısınız.

— Sen de.

Kapının dışından Mert'in sesi geldi:

— İkiniz de!

Alara kahkahayı bastı.

Kaan kapıya döndü.

— Mert!

— Ne yaptım?

— Koridorda bekle.

— Zaten bekliyorum.

Baran'ın sesi geldi:

— Mert, gel de şu kahveyi iç.

— Geliyorum!

Kaan başını iki yana salladı.

Alara gülmeye devam ediyordu.

Ve Kaan, onun böyle gülmesini görünce içinden bir kez daha aynı şeyi geçirdi:

İyi ki.

---

Sabah olduğunda Hayalet Timi yeniden üsse dönmüştü.

Alara ise hastanede kalmıştı.

Timin odası her zamanki gibi gürültülüydü.

Mert masanın üzerine oturmuştu.

— Alara olmayınca burası çok sessiz.

Bora ona baktı.

— Sen varsın.

— Evet ama tek başıma eğlenceli değilim.

Doruk başını kaldırmadan konuştu:

— Yanlış.

Mert elini kalbine götürdü.

— Beni kırdın.

Efe içeri girdi.

— Alara birkaç gün dinlenecek.

Kaan hemen sordu:

— Birkaç gün mü?

Efe başını salladı.

— Doktor öyle söyledi.

Kaan sessiz kaldı.

Mert onu izliyordu.

— Komutanım…

— Ne?

— Alara'nın birkaç gün gelmeyeceğini duyunca yüzünüz düştü.

Kaan sertçe baktı.

— Yüzüm düşmedi.

Bora kahvesinden bir yudum aldı.

— Düştü.

Doruk:

— Hem de bayağı.

Kaan sandalyesine yaslandı.

— Hepiniz bugün çok konuşuyorsunuz.

Mert güldü.

— Çünkü siz sustukça biz konuşmak zorunda kalıyoruz.

Tam o sırada telsizden ses geldi.

Odadaki bütün gülüşler kesildi.

— Hayalet Timi, hazırlanın. Yeni görev emri geliyor.

Kaan ayağa kalktı.

Bir anda bütün tim ciddileşti.

Doruk cihazını kapattı.

Bora ayağa kalktı.

Baran kahvesini masaya bıraktı.

Efe ise Kaan'a baktı.

— Alara olmadan mı?

Kaan birkaç saniye düşündü.

Sonra telsize cevap verdi.

— Hayalet Timi hazır.

Telsizden yeni görev bilgileri gelmeye başladı.

Kaan'ın yüzündeki ifade değişti.

Görev sıradan değildi.

Bu kez karşılarında sadece şüpheli bir hareketlilik yoktu.

Uzun süredir takip ettikleri bir grubun izine ulaşılmıştı.

Ve ellerindeki bilgiler, bunun daha büyük bir olayın başlangıcı olabileceğini gösteriyordu.

Kaan masadaki haritaya baktı.

— Hazırlanın.

Mert başını salladı.

— Alara?

Kaan durdu.

Gözleri birkaç saniye boşluğa daldı.

Sonra kararlı bir sesle konuştu:

— O hastaneden çıkana kadar bu görevi tamamlayacağız.

Bora başını salladı.

— Ya görev uzarsa?

Kaan'ın cevabı gecikmedi.

— Geri döneceğiz.

Mert gülümsedi.

— Hepimiz?

Kaan ona baktı.

— Hepimiz.

Ama hiçbiri o anda bilmiyordu.

Bu görevin, Hayalet Timi'nin şimdiye kadarki en tehlikeli görevlerinden biri olacağını.

Ve Alara'nın hastaneden çıkmasının ardından…

Kendini bir anda bu görevin tam ortasında bulacağını.

Çünkü bazı görevler başladığında…

Artık geri dönüş yoktu.