13. bölüm / 19
Kırmızı bereliKAYIP
Bölümler 19Şu an: KAYIP
- 1 Karakter kartı98 kelime
- 2 KIRMIZI BERELİ1.405 kelime
- 3 YENİ ĞÖREV1.053 kelime
- 4 İLK KARŞILAŞMA1.307 kelime
- 5 AYNI TİM1.253 kelime
- 6 SESSİZ BAKIŞLAR1.632 kelime
- 7 İLK OPERASYON bölüm 61.264 kelime
- 8 GERİ DÖNÜŞ YOK609 kelime
- 9 PUSU1.401 kelime
- 10 ATEŞ HATTI1.456 kelime
- 11 YARALI635 kelime
- 12 BENİ BIRAKMA720 kelime
- 13 KAYIP782 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 GÖLGEDEKİ İZ757 kelime
- 15 SİPER1.817 kelime
- 16 GEÇMİŞİN GÖLGESİ1.819 kelime
- 17 KURTARMA EMRİ1.807 kelime
- 18 SESSİZCE YAKLAŞAN FIRTINA2.655 kelime
- 19 OYUNUN İÇİNDE1.137 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
12. BÖLÜM —
Günler geçmişti.
Hastanenin beyaz duvarları artık Alara'ya eskisi kadar yabancı gelmiyordu.
Ama en sonunda beklediği gün gelmişti.
Doktor son kontrolünü yaptıktan sonra dosyayı kapattı.
— Omzun beklediğimizden iyi toparladı. Birkaç gün daha dikkatli olman gerekecek ama görevine kontrollü şekilde dönebilirsin.
Alara'nın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
— Gerçekten mi?
— Gerçekten.
Alara derin bir nefes aldı.
Sonunda...
Tekrar timine dönebilecekti.
---
Hayalet Timi'nin bulunduğu üsse geldiğinde kapıda onu ilk karşılayan Mert oldu.
Alara daha arabadan iner inmez Mert kollarını iki yana açtı.
— Bakın kim gelmiş!
Bora arkasından baktı.
— Sonunda.
Efe hemen Alara'nın omzuna göz attı.
— Nasıl?
Alara gözlerini devirdi.
— İyi.
— Ağrı?
— Çok az.
— Hareket kısıtlılığı?
— Yok denecek kadar.
Efe başını salladı.
— Güzel. Ama zorlamıyorsun.
Mert hemen araya girdi.
— Efe, kız daha kapıdan girdi. Biraz nefes alsın.
— Sen sus.
Baran gülerek Alara'nın çantasını aldı.
— Hoş geldin kızım.
Doruk da başını kaldırıp sakin bir şekilde konuştu.
— Ortam sen yokken fazla sessizdi.
Alara şaşırdı.
— Beni özlediniz yani?
Mert hemen cevap verdi.
— Ben özledim.
Bora ona baktı.
— Sen sadece Kaan'ın sinirini bozacak birini özledin.
Mert kahkaha attı.
— O da doğru.
Tam o sırada arkadan bir ses geldi.
— Ne bu gürültü?
Herkes sustu.
Kaan.
Alara ona döndü.
Kaan birkaç saniye hiçbir şey söylemeden ona baktı.
Sonra yavaşça yaklaştı.
— Hoş geldin.
Alara gülümsedi.
— Hoş buldum komutanım.
Kaan'ın bakışları omzuna kaydı.
— İyi misin?
— İyiyim.
— Gerçekten?
Alara hafifçe başını salladı.
— Gerçekten.
Mert hemen Bora'nın kulağına eğildi.
— Beş dakika içinde omzunu üçüncü kez sorar.
Bora ciddi ciddi cevap verdi.
— Üç değil. Dört.
Kaan ikisine sertçe baktı.
— Duyuyorum.
Mert sırıttı.
— Biz de seni duyuyoruz komutanım.
Alara ilk kez uzun zamandır içtenlikle güldü.
Ve o anda Kaan'ın yüzündeki gerginlik biraz olsun dağıldı.
Alara geri dönmüştü.
---
O gece Alara yatağına uzandığında günün yorgunluğu üzerine çöktü.
Uzun zamandır ilk kez kendini ait olduğu yerde hissediyordu.
Timindeydi.
Kaan yakındaydı.
Her şey normal görünüyordu.
Gözlerini kapattı.
Uykuya daldı.
Fakat gece ilerledikçe nefesi değişmeye başladı.
Kaşları çatıldı.
Ellerini istemsizce sıkmaya başladı.
Rüyasında yine o eski ev vardı.
Kapılar...
Karanlık...
Uzaklardan gelen sesler...
Alara kaçmaya çalışıyor ama ayakları hareket etmiyordu.
Sonra birden her şey karardı.
— Hayır...
Uykusunda fısıldadı.
— Hayır...
Nefesi hızlandı.
Korkuyla başını iki yana çevirdi.
— Bırakın beni...
Tam o sırada odanın kapısı açıldı.
Kaan koridordan gelen sesi duymuştu.
Alara'nın odasına geldiğinde onu uykusunda huzursuz görünce hemen yatağın yanında durdu.
— Alara.
Alara onu duymadı.
— Hayır...
Kaan sesini biraz daha yumuşattı.
— Alara, uyan.
Alara bir anda gözlerini açtı.
Nefes nefeseydi.
Bir süre nerede olduğunu anlayamadı.
Sonra Kaan'ı gördü.
Kaan hemen geri çekildi.
— İyi misin?
Alara etrafına baktı.
— Ben...
Sesini toparlamaya çalıştı.
— Rüyaymış.
Kaan başını salladı.
— Evet.
Alara gözlerini kapattı.
— Yine gördüm.
Kaan sessizce sandalyeye oturdu.
— Aynı rüya mı?
Alara cevap vermeden önce birkaç saniye düşündü.
— Tam olarak değil.
Sonra yavaşça konuştu.
— Ama hep aynı his.
Kaan onu zorlamadı.
— Anlatmak istemiyorsan anlatma.
Alara ona baktı.
— Sen neden buradasın?
Kaan omuz silkti.
— Sesini duydum.
Alara hafifçe gülümsedi.
— Her şeyi duyuyorsun zaten.
Kaan da küçük bir tebessüm etti.
— İşim.
Alara yorganını biraz daha üzerine çekti.
— Gitme.
Kaan bir an sustu.
Sonra sandalyesinde arkasına yaslandı.
— Gitmiyorum.
Alara gözlerini kapattı.
Kaan odada sessizce oturdu.
Birkaç dakika sonra Alara'nın nefesi yeniden düzene girdi.
Bu kez uykuya daha sakin daldı.
Kaan ise bir süre onu izledi.
Alara güçlüydü.
Bunu biliyordu.
Ama güçlü olmak, insanın hiç korkmadığı anlamına gelmiyordu.
Kaan bunu herkesten iyi biliyordu.
---
Ertesi sabah Alara erkenden uyandı.
Geceyi düşündü.
Kabusunu...
Kaan'ın odada oturmasını...
Ve söylediği tek cümleyi:
Gitmiyorum.
Üzerini giyip tim odasına girdiğinde herkes çoktan oradaydı.
Mert elindeki bardağı kaldırdı.
— Günaydın, uykucu.
Alara şaşkınlıkla baktı.
— Uykucu mu?
Doruk araya girdi.
— Mert'in herkese taktığı anlamsız lakaplardan biri.
— Benim lakabım ne?
Mert düşündü.
— Kırmızı Bela.
Alara güldü.
— Fena değilmiş.
Kaan içeri girdi.
Herkes toparlandı.
Kaan masanın üzerine bir dosya bıraktı.
— Hazır olun. Yeni görev var.
Alara'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Kaan dosyayı açtı.
— Son olayla bağlantılı yeni bir iz bulduk.
Doruk ekrana bir görüntü yansıttı.
Aynı sembol.
Aynı işaret.
Ve birkaç gün önce bulunan gizemli isim.
Kaan ekrana bakarken Alara'nın omzuna göz ucuyla baktı.
Alara bunu fark etti.
— İyiyim.
Kaan kaşını kaldırdı.
— Daha bir şey söylemedim.
Alara gülümsedi.
— Söyleyeceğini biliyorum.
Mert araya girdi.
— İşte şimdi gerçekten geri döndü.
Bora başını salladı.
— Evet.
Kaan dosyayı kapattı.
— Hayalet Timi, hazırlanıyoruz.
Alara ayağa kalktı.
Omzu hâlâ geçmişin izini taşıyordu.
Geceleri gördüğü kabuslar da tamamen bitmemişti.
Ama artık kaçmıyordu.
Çünkü yeniden timindeydi.
Ve önlerinde yeni bir görev vardı.
Bu kez geçmişin kapısını biraz daha aralayacaklardı.
