10. bölüm / 19
Kırmızı bereliATEŞ HATTI
Bölümler 19Şu an: ATEŞ HATTI
- 1 Karakter kartı98 kelime
- 2 KIRMIZI BERELİ1.405 kelime
- 3 YENİ ĞÖREV1.053 kelime
- 4 İLK KARŞILAŞMA1.307 kelime
- 5 AYNI TİM1.253 kelime
- 6 SESSİZ BAKIŞLAR1.632 kelime
- 7 İLK OPERASYON bölüm 61.264 kelime
- 8 GERİ DÖNÜŞ YOK609 kelime
- 9 PUSU1.401 kelime
- 10 ATEŞ HATTI1.456 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 YARALI635 kelime
- 12 BENİ BIRAKMA720 kelime
- 13 KAYIP782 kelime
- 14 GÖLGEDEKİ İZ757 kelime
- 15 SİPER1.817 kelime
- 16 GEÇMİŞİN GÖLGESİ1.819 kelime
- 17 KURTARMA EMRİ1.807 kelime
- 18 SESSİZCE YAKLAŞAN FIRTINA2.655 kelime
- 19 OYUNUN İÇİNDE1.137 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM 9
— Dayan, Alara.
Kaan'ın sesi araçtaki sessizliği böldü.
Telefon hâlâ elindeydi.
Videonun son görüntüsü ekranda donmuştu.
Alara'nın yüzü.
Yorgun gözleri.
Ama o son cümlesi…
“Beni bul.”
Kaan o iki kelimeyi zihninden çıkaramıyordu.
Mert ön koltuktan arkasına baktı.
— Bulacağız.
Kaan cevap vermedi.
Doruk bilgisayarın başında çalışmaya devam ediyordu.
Parmakları klavyenin üzerinde hızla hareket ediyordu.
— Videoyu tekrar açıyorum.
Kaan hemen ona döndü.
— Bir şey bulabildin mi?
— Henüz kesin değil.
Görüntü tekrar açıldı.
Doruk videoyu yavaşlattı.
Alara'nın arkasındaki duvara baktı.
— Şuna bak.
Bora öne eğildi.
— Ne?
— Duvarın kenarında bir işaret var.
Kaan ekrana yaklaştı.
Gerçekten de görüntünün arka tarafında küçük, neredeyse fark edilmeyecek bir sembol vardı.
Baran kaşlarını çattı.
— Eski depo işareti olabilir.
Doruk başını salladı.
— Aynı sembolü daha önce gördüm.
Kaan hemen sordu:
— Nerede?
Doruk haritayı açtı.
— Şehrin dışında üç eski depo bölgesi var. İkisinde bu sembol daha önce raporlara girmiş.
Mert'in yüzü gerildi.
— Üç tane mi?
— Evet.
Kaan düşünmeye başladı.
Bora konuştu:
— Bizi yanlış yere yönlendirmek için olabilir.
— Olabilir.
Kaan videoyu yeniden izledi.
Bu kez başka bir ayrıntı fark etti.
Alara'nın arkasında küçük bir pencere vardı.
Pencerenin dışında karanlık görünüyordu.
Fakat çok uzakta bir ışık yanıp sönüyordu.
Kaan başını kaldırdı.
— Doruk.
— Efendim?
— Görüntüyü durdur.
Doruk durdurdu.
— Sağ üst köşe.
Görüntüyü büyüttüler.
Bir kule görünüyordu.
Baran'ın gözleri açıldı.
— Eski su kulesi.
Doruk hemen haritaya baktı.
— O zaman depo bölgesi belli.
Kaan hiç düşünmeden:
— Oraya gidiyoruz.
---
Aynı saatlerde Alara başını duvara yaslamıştı.
Odanın sessizliği ağırdı.
Kapının dışında ayak sesleri duyuluyordu.
Alara gözlerini kapattı.
Kaan'ın yüzünü düşündü.
Hastanedeki geceyi.
Kendisine ceketini verdiği anı.
“Buradayım,” deyişini.
Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
— Gelecek…
Bunu söylerken kendi sesine bile inanmak istiyordu.
Kapı açıldı.
Örgütün lideri yeniden içeri girdi.
Alara'nın karşısına geçti.
— Hâlâ bekliyorsun.
Alara cevap vermedi.
Adam devam etti:
— Seni kurtarmaya geleceklerini mi düşünüyorsun?
Alara başını kaldırdı.
— Evet.
— Ya gelemezlerse?
Alara birkaç saniye sustu.
Sonra kararlı bir sesle:
— Gelir.
Adam alaycı bir şekilde güldü.
— Ona çok güveniyorsun.
— Güveniyorum.
— Neden?
Alara gözlerini ondan ayırmadı.
— Çünkü o, geride kimseyi bırakmaz.
Adamın yüzündeki ifade değişti.
— Bunu göreceğiz.
Kapı yeniden kapandı.
Alara derin bir nefes aldı.
Korkuyordu.
Ama artık korkusunun yanında başka bir şey vardı.
Umut.
---
Araç eski depo bölgesine yaklaşırken Kaan elindeki silahı değil, telefonunu kontrol ediyordu.
Alara'nın son mesajı hâlâ oradaydı.
“Ben iyiyim.”
Kaan acı bir şekilde gülümsedi.
— Yalan söylemeyi de öğrenmiş.
Mert ona baktı.
— Kime çekmiş acaba?
Kaan kaşını kaldırdı.
— Mert.
— Tamam.
Mert birkaç saniye sustu.
— Ama gerçekten çok korkmuş görünüyordun.
Kaan camdan dışarı baktı.
— Korkuyorum.
Mert şaşırdı.
Kaan devam etti:
— Çünkü bu kez karşımızdaki insanlar beni hedef almıyor.
Bora tamamladı:
— Seni Alara üzerinden vuruyorlar.
Kaan başını salladı.
— Evet.
Baran derin bir nefes aldı.
— O yüzden sakin kalmalısın.
Kaan ona baktı.
— Sakinim.
Doruk arkadan konuştu:
— Hayır.
Herkes Doruk'a döndü.
Doruk son derece sakin bir ifadeyle:
— Sakin görünmeye çalışıyorsun.
Mert gülümsedi.
— Doruk yine nokta atışı yaptı.
Kaan ilk kez hafifçe gülümsedi.
Sonra telsizden ses geldi.
— Yaklaşıyoruz.
Herkes ciddileşti.
Kaan:
— Herkes dikkatli olsun.
Araç yavaşladı.
Eski depo bölgesine girmişlerdi.
Etraf sessizdi.
Fazla sessiz.
Bora camdan dışarı baktı.
— Birileri burayı terk etmiş gibi.
Doruk:
— Ya da özellikle boş bırakmış.
Kaan hemen anladı.
— Tuzak olabilir.
Mert'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Alara içerideyse?
Kaan kapıyı açtı.
— O zaman içeri gireriz.
---
Depoda Alara başını kaldırdı.
Uzaklardan bir ses gelmişti.
Motor sesi.
Sonra tekrar sessizlik.
Alara'nın kalbi hızlandı.
Ayağa kalkmaya çalıştı.
Omzu ağrıdığı için hareketi yavaştı.
Duvara tutundu.
Ses tekrar geldi.
Bu kez daha netti.
Araçlar.
Alara'nın gözleri doldu.
— Kaan…
Kapının dışındaki adamlardan biri bağırdı:
— Birileri geliyor!
Alara'nın kalbi hızlandı.
Lider içeri girdi.
— Demek sonunda geldiler.
Alara ona baktı.
İçinde küçücük bir umut büyüdü.
Adam kapıya yöneldi.
— Ama buradan çıkman o kadar kolay olmayacak.
Alara korktu.
Fakat bu kez yüzünde korkudan başka bir ifade vardı.
Kaan gelmişti.
---
Dışarıda Kaan elini kaldırdı.
Hayalet Timi durdu.
Doruk sessizce konuştu:
— İçeride hareket var.
Kaan gözlerini binaya dikti.
— Alara burada.
Bora başını salladı.
— Emin misin?
Kaan cevap verdi:
— İçimde öyle bir his var.
Mert:
— O zaman gidiyoruz.
Kaan birkaç saniye binaya baktı.
Sonra ekibe döndü.
— Kimse tek başına hareket etmeyecek.
Herkes başını salladı.
Kaan son kez binaya baktı.
İçeride Alara vardı.
Ve onu oradan çıkarmak için ne gerekiyorsa yapacaktı.
Ama binanın içinde onları bekleyen şey yalnızca örgüt değildi.
Duvarların ardında…
Hayalet Timi'nin geçmişine uzanan çok daha büyük bir sır vardı.
Ve Kaan bunu henüz bilmiyordu.
Kapıya doğru ilerledi.
— Alara…
Sesi neredeyse fısıltıydı.
— Geliyorum.Kapının önünde Kaan bir anda durdu.
İçeriden bir ses gelmişti.
— Bir adım daha atarsanız…
Ses, depoda yankılandı.
Kaan'ın yüzü buz kesti.
Ardından lider Alara'yı önüne alarak ortaya çıktı.
Alara'nın yüzü solgundu.
Omzundaki yaradan dolayı hareketleri kısıtlıydı. Buna rağmen başını dik tutmaya çalışıyordu.
Lider silahını Alara'nın başına doğrultmuştu.
Kaan'ın nefesi kesildi.
— Alara…
Alara gözlerini ona çevirdi.
Kaan'ı gördüğü anda gözlerinde bir anlığına rahatlama belirdi.
— Kaan…
Mert'in eli istemsizce sıkıldı.
Bora sessizce:
— Sakin.
Kaan elini kaldırarak ekibine durmalarını işaret etti.
— Herkes olduğu yerde kalsın.
Lider güldü.
— İşte şimdi istediğim görüntü.
Kaan gözlerini ondan ayırmadı.
— Onu bırak.
— Bırakacağım.
Lider başını yana eğdi.
— Ama önce senin ne kadar ileri gidebileceğini görmek istiyorum.
Alara sessizdi.
Kaan onun yüzündeki korkuyu görüyordu.
Ama Alara'nın bakışlarında başka bir şey daha vardı.
Kaan'a anlatmak istediği bir şey.
Kaan bunu fark etti.
— Alara, bana bak.
Alara gözlerini ondan ayırmadı.
— Buradayım, dedi Kaan.
Alara'nın dudakları titredi.
— Biliyorum.
Lider araya girdi.
— Ne kadar güzel. Birbirinize güveniyorsunuz.
Kaan'ın sesi sertleşti.
— Bu senin meselen değil.
— Yanılıyorsun.
Lider, Alara'yı biraz daha kendisine çekti.
Alara irkildi.
Kaan'ın yüzündeki ifade bir anda değişti.
— Ona dokunma.
Lider gülümsedi.
— İşte bunu duymak istiyordum.
Mert Kaan'a baktı.
Kaan'ın gözlerinde öfke vardı ama kontrolünü kaybetmiyordu.
Doruk sessizce:
— Komutan…
Kaan başını hafifçe çevirdi.
Doruk'un bakışları Alara'daydı.
Alara, Kaan'a belli belirsiz başını salladı.
Sanki:
“İyiyim.”
demeye çalışıyordu.
Kaan onu anladı.
— Alara, sakın korkma.
Lider güldü.
— Hâlâ ona cesaret veriyorsun.
Kaan'ın cevabı sakindi.
— Çünkü o sandığından daha güçlü.
Alara gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
Sonra liderin elinden kurtulmaya çalışmadan dimdik durdu.
— Kaan…
— Buradayım.
— Seni bekleyeceğimi biliyordum.
Kaan'ın gözleri doldu ama sesini belli etmedi.
— Ben de seni bulacağımı biliyordum.
Bir anlık sessizlik oldu.
Lider ikisinin arasındaki bakışmayı izledi.
Sonra yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Demek gerçekten onun için her şeyi yaparsın.
Kaan hiç tereddüt etmedi.
— Evet.
Alara şaşkınlıkla Kaan'a baktı.
Kaan gözlerini ondan ayırmadı.
— Ama onu kurtarmak için senin istediğin oyunu oynamayacağım.
Liderin kaşları çatıldı.
Kaan devam etti:
— Çünkü Alara yalnız değil.
Bora, Baran, Efe, Mert ve Doruk aynı anda Kaan'ın yanında durdu.
Hayalet Timi.
Alara'nın gözleri doldu.
Lider etrafına baktı.
İlk kez yüzündeki kendinden emin ifade kaybolmuştu.
Kaan bir adım öne çıktı.
— Onu bırak.
Lider silahı hâlâ Alara'ya doğrultuyordu.
— Yoksa?
Kaan'ın cevabı tek kelimeydi.
— Yoksa seni buradan çıkaracağımızdan emin ol.
Alara, Kaan'ın gözlerine baktı.
Ve o anda anladı.
Kaan ne olursa olsun onu orada bırakmayacaktı.
Hayalet Timi geri dönmek için değil, Alara'yı eve götürmek için gelmişti.Lider, Kaan'ın gözlerinin içine baktı.
Bir saniye boyunca kimse hareket etmedi.
Sonra her şey çok hızlı oldu.
Lider, Alara'yı kendisine doğru çekti.
— Kaan!
Alara'nın sesi depoda yankılandı.
Kaan bir adım atacak oldu.
— ALARA!
Fakat lider elindeki silahın kabzasıyla Alara'ya sert bir darbe indirdi.
Alara'nın gözleri bir anda kapandı.
Vücudunun bütün direnci kayboldu.
— ALARA!
Kaan'ın sesi depoyu doldurdu.
Lider, Alara'yı yere bırakıp arkasındaki kapıya yöneldi.
Bora hemen peşinden hareketlendi.
— Kaçıyor!
Kaan ise Alara'nın yanına koştu.
— Alara! Beni duyuyor musun?
Cevap yoktu.
Kaan dizlerinin üzerine çöktü.
Efe hemen yanına geldi.
— Geri çekil, Kaan.
— Hayır.
— Kaan, bana alan bırak.
Kaan birkaç saniye direndi.
Sonra geri çekildi.
Efe Alara'yı kontrol etmeye başladı.
— Nefes alıyor. Şimdilik durumu stabil.
Kaan'ın gözleri Alara'nın yüzündeydi.
— Uyanacak mı?
Efe sakin kalmaya çalıştı.
— Büyük ihtimalle. Ama hastanede değerlendirilmesi gerekiyor.
Kaan başını kaldırdı.
— Bora!
Bora kapıya ulaşmıştı ama lider çoktan ortadan kaybolmuştu.
Baran çevreyi kontrol etti.
— Kaçış yolu hazırlanmış.
Doruk hemen yaklaştı.
— Araç sesi geliyor.
Kaan'ın çenesi gerildi.
Bir an için liderin peşinden gitmek istedi.
Ama yerde yatan Alara'ya baktı.
Kararını verdi.
— Peşinden gitmiyoruz.
Bora şaşırdı.
— Ama—
— Önceliğimiz Alara.
Kaan tekrar onun yanına döndü.
Alara'nın elini tuttu.
— Buradayım.
Sesi bu kez öfkesizdi.
Sadece korku vardı.
— Beni duyuyorsan… buradayım.
Alara cevap vermedi.
Kaan başını eğdi.
— Seni buldum.
Gözlerini kapattı.
— Bir daha seni kaybetmeyeceğim.
Hayalet Timi sessizce etraflarında toplandı.
Bu görev artık sadece bir operasyon değildi.
Örgüt lideri kaçmıştı.
Ama Alara kurtarılmıştı.
Ve Kaan'ın içinde tek bir düşünce vardı:
Bu iş burada bitmeyecekti.
