21. bölüm · Kırık Künye

Zorlukların sonu her zaman mutluluğa ulaşır

Sena Şahin

Gece...

Karargâh sessizdi.

Demir'in zoruyla revire gitmiş, pansumanını yeniletmişti.

Ama uyuyamıyordu.

Odasının ışığı yanıyordu.

Masasının üzerindeki dosyalar açık olmasına rağmen hiçbirini okumuyordu.

Bakışları boşluğa dalmıştı.

Çünkü başındaki darbe değil...

Aklındaki düşünceler canını yakıyordu.

Yavaşça çekmecesini açtı.

En alttaki eski bir zarfı çıkardı.

Kenarları yıpranmıştı.

Asena birkaç saniye ona baktı.

Sonra derin bir nefes verdi.

"Yıllar geçti..."

Ama bazı şeyler geçmiyordu.

---

Çocukluğundan beri insanlara güvenmekte zorlanıyordu.

Bunun sebebini ise karargahta kimse bilmiyordu.

Ne Demir.

Ne Serdar.

Ne Emirhan.

Hiç kimse.

Çünkü anlatmamıştı.

Anlatmak istememişti.

Bazı yaralar görünmezdi.

Ve görünmediği sürece daha kolay saklanırdı.

---

Asena küçükken...

Evin içi hiçbir zaman güvenli bir yer olmamıştı.

Babasının sesi duyulduğunda ev sessizleşirdi.

Kapının açılma sesi bile bazen kalbinin hızlanmasına yetiyordu.

Bu yüzden yıllar boyunca güçlü olmayı öğrenmişti.

Ağlamamayı.

Korkmamayı.

Kimseye ihtiyaç duymamayı.

En azından öyle görünmeyi...

---

Masadaki fotoğrafa baktı.

Fotoğrafta genç bir Asena vardı.

Yanında annesi.

Gülümsüyorlardı.

Asena parmağını fotoğrafın üzerinde gezdirdi.

"Keşke sen kalsaydın anne..."

Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.

Odadaki sessizlik tekrar çöktü.

---

Bir süre sonra telefonu titredi.

Asena'nın yüzündeki ifade anında değişti.

Ekrana baktı.

Numara kayıtlı değildi.

Ama o numarayı ezbere biliyordu.

Yıllardır değişmeyen bir numara...

Bir an donup kaldı.

Telefon çalmaya devam etti.

Sonra sustu.

Asena'nın eli istemsizce titredi.

Telefon yeniden çaldı.

Bu kez direkt kapattı.

Ardından numarayı engelledi.

Ama yüzündeki sert ifade geri gelmemişti.

Çünkü biliyordu.

Bazı insanlar engellenince hayatından çıkmıyordu.

---

Kapının dışından ayak sesleri geldi.

Asena hızla zarfı çekmeceye koydu.

Yüzündeki bütün duyguları sildi.

Kapı tıklandı.

"Komutanım?"

Demir'in sesiydi.

Asena birkaç saniye gözlerini kapattı.

Sonra her zamanki güçlü ses tonuyla cevap verdi.

"Gir."

Demir içeri girdiğinde karşısında yine aynı Asena vardı.

Soğukkanlı.

Sert.

Kontrollü.

Ama bilmediği şey...

O maskenin altında yıllardır kimseye anlatılmamış bir hikâye olduğuydu.

Ve Asena o sırrı korumaya kararlıydı.

Ne pahasına olursa olsun...

Demir masanın üzerine dosyaları bıraktı.

"Asena."

"Hm?"

"Doktor yarın tekrar kontrol istiyor."

"Giderim."

"Gitmezsin diye söylüyorum."

Asena hafifçe gülümsedi.

"Çıkabilirsin Demir."

Demir birkaç saniye daha ona baktı.

Sanki bir şeylerin ters gittiğini hissetmiş gibiydi.

Ama bir şey söylemedi.

"İyi geceler komutanım."

"İyi geceler."

Kapı kapandı.

Oda yeniden sessizliğe gömüldü.

---

Birkaç dakika sonra telefon tekrar çaldı.

Bu kez farklı bir numaraydı.

Asena kaşlarını çattı.

Bir süre ekrana baktı.

Sonra çağrıyı cevapladı.

"Alo."

Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi.

Ardından tanıdığı o ses duyuldu.

Asena'nın yüzündeki bütün ifade dondu.

"Demek sonunda açtın."

Asena'nın eli istemsizce sıkıldı.

"...Ne istiyorsun?"

Adam alaycı şekilde güldü.

"Bu mu babanla konuşma şeklin?"

Asena ayağa kalktı.

"Benim babam yıllar önce öldü."

Telefondaki ses sertleşti.

"Hâlâ aynı inat."

Asena cevap vermedi.

Çünkü ne söylerse söylesin değişmeyeceğini biliyordu.

---

Adam konuşmaya devam etti.

"Küçükken de böyleydin."

"Hatırlıyor musun?"

Asena'nın çenesi gerildi.

"Konuşma."

"Kapını kilitlerdin."

"Annen araya girerdi."

"Sonra yine odana saklanırdın."

Asena gözlerini kapattı.

Yıllardır unutmaya çalıştığı görüntüler zihninin köşesinden çıkıyordu.

"Asena daha 6 yaşındaydı. Küçüklükten beri askerliğe zaafı vardı. Fakat her zaafın önüne geçen bir engel vardı. Onunda engeli babasıydı... Küçük bir peluş ayıcığı vardı. Her gece ona sarılır uyurdu. Ta ki o kişi odaya girene kadar. Babası bir hışımla odaya dalmıştı. Annesi arkadan çığlıklar atıyordu ama odaya gelemiyordu. Asena kapının açılmasıyla yataktan fırladı. Gözlerini babasına dikip bağırdı. "ANNEME NE YAPTIN YİNE." Adam dinlemeden Asena'nın kolundan tutup yine şiddet uygulamaya başladı. Her gece Asena normalde kapısını kilitlerdi. Çünkü... Babası baba gibi değildi her gece sanki zevk alıyormuş gibi kızına c!nsel istismar uyguluyordu. Asena tüm bunlardan kaçmak için kapısını kilitler ayıcığına sarılır ve o odada saklanmaya çalışırdı. Okulda çoğu kişiyle konuşmaz, sürekli uyurdu. Geceleri rahat vermeyen babası yüzünden sürekli okulda uyurdu. Öğretmenleri onu sürekli tembel bir kız olarak görmüştü. Okul çıkışı parkta babalarıyla oynayan kızları gördükçe içinden bir şeyler kopardı. O ise kucağındaki ayıcıkla oynardı her zaman..."

Karanlık bir oda.

Sıkıca kapanmış bir kapı.

Ve annesinin sesi...

Derin bir nefes aldı.

"Yeter."

Adam durmadı.

"Şimdi de asker olmuşsun."

"Komutan olmuşsun."

"Demek sonunda güçlü olduğunu düşünüyorsun."

Asena'nın sesi buz gibiydi.

"Ben senden çok daha güçlüyüm."

Telefonda kısa bir sessizlik oldu.

Sonra adam tekrar konuştu.

"Öyle mi?"

"Öyle."

"Bakıyorum etrafında insanlar var artık."

Asena'nın gözleri kısıldı.

"Ne demek istiyorsun?"

"Demir Kurt."

O isim duyulunca Asena'nın kalbi bir an duracak gibi oldu.

Telefonu tuttuğu el sertleşti.

Adam bunu fark etmiş gibi güldü.

"Asıl zayıf noktanı bulmuşsun."

"Asla."

"Emin misin?"

Asena artık tamamen ciddileşmişti.

"Onun adını ağzına alma."

---

Karşı taraftaki adam birkaç saniye sustu.

Sonra daha alçak bir sesle konuştu.

"Bir gün karşıma çıkacaksın Asena."

"Asla."

"Çıkacaksın."

"Asla."

Telefon bir anda kapandı.

Oda sessizliğe gömüldü.

---

Asena birkaç saniye olduğu yerde kaldı.

Sonra telefonu masaya bıraktı.

Ellerinin titrediğini fark etti.

Yıllardır ilk kez...

Gerçekten korkmamıştı.

Ama öfkelenmişti.

Çünkü bu kez mesele kendisi değildi.

Demir'in adını duymuştu.

Ve bu hoşuna gitmemişti.

Tam o sırada kapı yeniden tıklandı.

Asena hızla yüzünü toparladı.

"Gel."

Kapı açıldı.

Demir başını içeri uzattı.

"Komutanım, bir dosyayı unutmuşum."

Asena ona baktı.

Birkaç saniye.

Normalden biraz daha uzun.

Demir kaşını kaldırdı.

"Ne oldu?"

Asena başını iki yana salladı.

"Hiçbir şey."

Ama ilk defa...

Bunun bir yalan olduğunu hissediyordu.

Ve Demir de bunu fark etmiş gibiydi.

Yanında kalmak istiyordu içeri girdi ve kapıyı kilitledi.

Asena ona baktı ve gözlerini kıstı.

"Ne yapıyorsun deli."

Demir sırıtarak yanına yaklaştı.

"Deli ama sana deli Asena'm."

Asena o eki duyunca gülümsedi.

Demir gülümsemeyi farkedince sevindi.

"Evet artı puan aldım."

"Ne?"

"Artı puan. Seni güldürdüm."

Asena'nın az önceki soğuk yüzü yerine şimdi Gülen bir insan gelmişti.

Kimse onu güldürmeyi beceremezken o sadece Demir'e gülüyordu.

Geç saatler olduğu için Asena Demir'e kitlendi.

"Demir bu saatte uyumam gerekir aşağıya in ve uyu sabah uyanamıyorsun sonra."

Demir omuz silkti.

"Banane ben sevdiğimin yanında olmak istiyorum."

Demir Asena'nın yanına yaklaştı yüzüne yapışan saçlarını kulağının arkasına itti.

“Nice meydan gördüm, nice fırtına atlattım; lakin senin kehribar gözlerinin karşısında düştüğüm kadar müşkül vaziyete düşmedim.”

Asena hayran hayran bakıyordu.

Demir başını eğerek Asena'nın yanağından öptü.

"Bir kitap okudum şiir kitabını sanki ordaki her satır sana yazılmış gibiydi."

Asena şaşkınlıkla yüzüne baktı.

"Demir Kurt ve romantizm hiç aklımın işi değil."

Demir kendinden emin bir şekilde cevapladı:

"Resmiyette karım burda sevgilim seni sevdiğim kadar kimseyi sevmedim."

Asena utanarak yüzü kıpkırmızı oldu. Ama normalde hiç kızarmazdı.

Demir gülmeye başladı.

"Utandın mı?"

Bir anda kapı tıklatıldı.

Demir iç çekti.

"Hay senin zamanlama hareketini sikim."

Asena gülmeye başladı.

Demir söve söve pencereye yöneldi.

Camı açıp camdan aşağıya atladı.

Asena direk pencerenin oraya koştu.

"MANYAK MISIN GERİZEKALI."

Demir üstünü temizledi.

"Askeri alışkanlık çok takılma."

Asena eline aldığı saksıyı Demir'e fırlattı.

"GERİZEKALI."

Demir yana çekildi.

"Çok ayıp çok kınıyorum bu davranışı."

Asena iyice sinirlendi.

"GEBERTİRİM SENİ DEMİR MANYAK MISIN."

Demir yine gülerek arka bahçeye ilerledi elini sallayarak.

"Bir sana manyağım be asenam."

Asena sabır çeke çeke pencereyi kapattı ve üniformasını düzeltti...

~20. Bölüm Sonu~