Bölümler 31Şu an: Şarkılar ve ilkler
- 1 Karanlığa Yürüyenler2.491 kelime
- 2 Boş Beynin Cefası: Sünger Nöbeti2.615 kelime
- 3 Akılsız başın cezasını ayaklar çeker1.770 kelime
- 4 Yerli Sevdalılar1.474 kelime
- 5 Operasyon kızıl şafak1.737 kelime
- 6 Kızıl Şafak çıkışı2.758 kelime
- 7 Sessiz Gecenin İtirafları2.705 kelime
- 8 İlk çarpışma1.433 kelime
- 9 İlk sarılış1.344 kelime
- 10 Yuva2.285 kelime
- 11 Anlaşmalı evlilik1.616 kelime
- 12 Yeni Evli2.673 kelime
- 13 Görev bitişi1.774 kelime
- 14 Operasyondan teklife2.790 kelime
- 15 Planlama hazırlıkları1.093 kelime
- 16 Evliliğin içindeki kaos2.557 kelime
- 17 Ayaklı gazete ve Haber bülteni1.410 kelime
- 18 Bir Sen, Bir Ben, Bir de Bu Vatan2.268 kelime
- 19 Kaybetme korkusu1.617 kelime
- 20 Zorlukların sonu her zaman mutluluğa ulaşır1.086 kelime
- 21 Yılların Eveti1.355 kelime
- 22 Sessiz Çığlık1.316 kelime
- 23 İlk2.589 kelime
- 24 Bir Yudum Çay, Bir Ömür Sen3.605 kelime
- 25 Şarkılar ve ilkler1.522 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 Küçük süpriz1.345 kelime
- 27 Kırılma noktası2.197 kelime
- 28 Bir daha kaybetme korkusu1.583 kelime
- 29 Sessiz Bekleyiş1.035 kelime
- 30 Hayatın döngüsü1.337 kelime
- 31 Korkular ve yanındakiler3.712 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aradan haftalar geçmişti...
Operasyonların, çatışmaların geride kaldığı o gün gelmişlerdi...
𝓐𝓼𝓮𝓷𝓪 𝓿𝓮 𝓓𝓮𝓶𝓲𝓻’𝓲𝓷 𝓶𝓾𝓽𝓵𝓾𝓵𝓾ğ𝓾𝓷𝓾𝓷 𝓼𝓲𝓶𝓰𝓮𝓼𝓲...
~Düğünleri~
(Bu bölüm karakter ağzından:Demir)
Sabah erkenden yola çıkmıştık Asena'nın o yüzündeki gülümseme her açıdan kusursuz güzeldi.
Bir gamzeleri vardı...
Orası benim mezarın olsun isterdim.
Öyle güzel bir çukur oluşurfukş yanağın yanında.
İnsanın içini ısıtan cinstendi.
Düğünü Ordu'da yapıcaktık her şey hazırdı.
Girişimiz nasıl olucaktı haberimiz yoktu.
Ama şarkıları Asena seçmişti.
Girişimiz hüznün gemileri şarkısı ile olacaktı.
Asena Ankara'lıydı fakat Karadeniz'e aşık bir insandı.
Ordu lafı geçince direk kabul etmişti.
Arabaların o korna sesleri yükseldikçe mutlu oluyordu.
Ben deli Ordu'lu o ise şehir kızıydı.
Yani biz öyle zannediyorduk.
Asena benle deli olmayı kabul eden ilk insandı ve son insan olacaktı.
Konvoy baya uzundu karargahta Asena'yı seven bir çok asker ve devreler vardı.
Ordu'ya girdiğimizde bizi karşılayan Alya'nın timi oldu.
F-16'ları ile resmen havada dans ettiriyolardı.
Girişe geldiğimizde sağ tarafta askerler elinde kılıçları havaya kaldırmış, sol tarafta ise güzelce hazırlanmış ellerinde beyaz gğlleri havaya kaldıran kızlar vardı.
Asena koluma girip beraber ilerliyorduk.
Şarkının bir kısmı kulağıma zincirlenmişti.
Demir atar limana,
Hüznün gemileri,
Yüreğimde...
Yar sancım var.
Uyumam geceleri...
Bu şarkı sanki tamda bizim yaşantımız gibiydi.
Ben hayatım boyunca birçok yere gittim, birçok insana rastladım ama hiçbirinde kendimi Asena’nın yanında hissettiğim kadar ait hissetmedim. O benim ilk sevdiğim kadındı ve sonuna kadar da öyle kalacaktı; çünkü benim yüreğimde ondan önce kimse olmadı, ondan sonra da kimse olmayacaktı. Her gidişimde ardımda bıraktığım şey yalnızca bir şehir ya da bir ev değildi, Asena’nın gözlerindeki o bekleyişti. Benim adım Demir’di; belki hayat beni sertleştirdi, belki görevler, yollar ve ayrılıklar üzerime ağır geldi ama Asena benim limanımdı. Ne kadar uzaklaşırsam uzaklaşayım, dönmek istediğim yer hep onun yanıydı. Geceleri uyuyamadığımda aklıma gelen tek insan oydu. Yüreğimdeki sancının da, huzurun da adı Asena’ydı. Ben onu bir gün sevip sonra vazgeçmedim; ben onu bir kez sevdim ve ömrüm boyunca o sevgiyi taşıdım.
O şarkıdaki Liman benim için hep Asena'mdı...
İlerlemiştik Ordu'nun yeşili ve mavisi birbirine karışmıştı.
Dans edeceğimiz yere geldiğimizde şarkı değişmişti.
Yine Karadeniz şarkılarıdandı...
Diz dize...
Yine sanki şarkı bizi betimliyordu.
Ritim ilerledikçe birbirimize kenetlenmiştik...
Evumuzun önünden,
Dere akar denize,
Yaşlansayduk sevduğum...
Senun ile diz dize.
Şarkı biraz daha ilerlerken Asena bana bakmıştı sanki herşey planlıydı tam o an şarkının o parçası geçmişti...
Gelmeyelim göz göz ağlarumda dayanamam...
Gerçekten o gözleri toprak gibiydi içine çekerde çekerdi...
Herkes çok mutluydu her şey mükemmeldi ve öyle olmaya devam edecekti...
---
Düğün artık sona ermişti artık Asena hem ilk sevdam hem son sevdam olmuştu.
Asena belliki çok yorulmuştu her halinden belliydi ama hâlâ yüzündeki o gülümseme solmamıştı.
---
Ertesi gün nihayet Ankara'ya geri gelmiştik evlilik izni için 1 haftamız vardı.
Benim için çok azdı ama yapacak bir şey yoktu Asena hem gönlümün komutanı hem de karargahın komutanıydı.
O bir haftayı onunla deli dolu geçirmek istiyordum.
Aynı evin çatısı altındaydık.
Sabah kalktığımda mutfaktan mis gibi kokular geliyordu.
Uyanıp mutfağa ilerlediği de Asena masayı hazırlıyordu.
Geldiğimi görünce yine gülümsedi ve son tabağı koyup bana döndü.
"Günaydın hayatım."
Dedi.
"Hayatım" sözündeki sesi aklımda dolanıyordu.
Yanına yaklaşıp alnından öptüm.
"Günaydın güzelim."
Üstündeki önlüğü çıkarıp masayı gösterdi.
"Otursana."
Masaya bakıp derin bir şekilde kokuyu içime çektim.
"Döktürmüş yine benim güzelim."
Sandalyeye oturdum ve Asena direk tabağımı hazırladı.
Kahvaltımızı yaptıkdan sonra Asena tekrar bana baktı.
"Dışarı mı çıksak."
Dedi.
Başımla onayladım.
"Olur bana farketmez."
Asena ayağa kalkıp içeri yöneldi.
"Hazırlanıp geleyim bekle."
Onun hazırlanmasını beklerken salonda koltuğa uzandım.
Yaklaşık 10-15 dakika sonra elbisesini giyip gelmişti.
Tam karşımda durup bana baktı.
"Ben hazırım çıkalım mı?"
Dedi yine o yüzündeki gülümsemeyle.
---
Beraber dışarı çıkıp saatlerce komutan-asker gibi değilde Demir-Asena gibi takıldık.
Orda barut kokusu yerine huzur vardı.
Sahile gelmiştik.
Kumların üzerinde oturuyorduk.
Asena başını omzuma yaslamıştı, ben ise elimi beline dolamıştım.
Saçları dağınık bir şekilde topluydu.
Saçlarının kokusunu içime çektim.
Huzur veriyordu resmen saçlarının kokusu.
Diğer elimle yüzüne gelen saçını kulağının arkasına ittim.
"Bir kere açık bırak saçlarını güzelim ya."
Saçındaki tokayı direk çıkardı.
Dalgalı saçlarını eliyle düzeltip gözlerimin içine baktı.
Elindeki tokayı alıp koluma taktım.
Bakışları bir an sorgulayıcı oldu.
Kolumdaki tokatı işaret ederek konuştu.
"Ne yapıcan tokatı Demir saçların uzun desek oda değil."
Omuz silktim.
"Banane saçının kokusu benle olsun."
Elini uzattı bana doğru.
"Demir saçımı geri bağlıyacağım."
Kolumu geri çektim.
"Hayır bu artık benim başka tokan mı yok senin?"
Asena bu sefer kahkaha atmaya başladı.
"Demir ne yapacaksın tokatı ya?"
Tekrar omuz silktim.
"Banane."
Gülmeye devam ederek cebinden bir toka daha çıkardı.
Bağlanmasına izin vermeden elimi saçlarına koydum.
"Bağlamasan."
"Saçlarımı düzleştirmem gerek dalgalı hallerini sevmiyorum Demir."
Elimi saçlarından yine çekmedim.
"Olsun ben seviyorum."
Tokatı geri cebine koydu.
Bir süre öylece gün batımını izledik.
Farketmediğim bir şekilde ellerim sürekli saçlarında geziyordu.
Sonra bir an Asena'ya baktığımda kucağımda o kadar huzurlu bir şekilde uyuyorduki.
Bir eli göğsümün üstündeydi.
Ben ise hâlâ saçlarıyla oynuyordum. Nedensiz bir şekilde saçları aynı annemin saçları gibiydi.
Kucağıma alıp arabaya getirip arka koltuğa rahat edeceği şekilde yatırdım.
Bende binip eve doğru arabayı sürdüm.
Her dakika her saniye dikiz aynasından Asena'ya baktım.
Hiçbir kadın beni bu kadar etkilememişti.
Hayatım boyunca kimseye sevdanlanmamıştım.
Ta ki o güne kadar.
---
Karargahta ilk günümdü dışarıda Serdar ile beraber oturuyorduk. Karşımıza gelip bir teğmen dikildi. O zamanlar Asena teğmendi. O zamanlar ilk askerlik yıllarımız olduğu için ben subaydım onu görünce duruşundan bile komutan olduğu belliydi direk asker selamı moduna geçmiştik. Bir anda gür bir kadın sesiyle irkildik ikimizde. Asena yüzümüze bakarak "ARTIK PENÇE TİMİNDESİNİZ BEŞ DAKİKA İÇİNDE HANGARDA OLUN." Dedi ve arkasını dönüp ilerledi. Serdar ile birbirimize baktıktan sonra direk hangara geçtik. bizim gibi 2 kişi daha vardı. Ardından Asena içeri girdi ve herkes sıraya geçip selam verdi. Önümüzde ellerini arkasında birleştirmiş dolaşırken bana döndü. "Sen." Dedi. Askeri selam verip "SUBAY DEMİR KURT ORDU EMREDİN KOMUTANIM." Dedim. Asena gözlerini kısarak yüzüme baktı ve teker teker herkesi süzdü. Orada nedense kalbime bir ağrı girmişti. Ama ne acı ne de acısız bir ağrıydı. Serdar fark edip koluyla beni dürttü "Komutana bu kadar kitlenip bakma Demir." Dedi. Farkında bile değildim. O gün pençe timi kurulurken Asena'da benim gönlüme taht kurmuştu."
...
---
1 haftamız boyunca karı-koca olarak geçsede artık karargaha dönme vaktimiz gelmişti.
Sabah yine karargahtaydık.
Asena'nın yine yoğun günlerinden biriydi.
Serdar ile beraber otuyorduk bahçede.
Yanımıza elinde çaylarla Hakan ve Emirhan geldi.
İkimize uzattı sohbet ede ede içiyorduk ki nöbetçi asker yanımıza geldi.
Asker selamı verip emri söyledi.
"Komutanım Asena komutan hepinizi toplanma odasına bekliyor."
Dedi ve hızla içeri girdi.
Serdar ile birbirimize baktık.
Bunun iki anlamı vardı ya operasyon ya da sıradan bir toplantı.
4'müz de toplantı odasına çıktık.
Kapıyı çalıp içeri girdiğimizde albay ve Asena bizi karşılamıştı.
Asena'nın gözlerinden ve gülümsemesinden gurur duyduğu anlaşılıyordu.
Albay kollarını birleştirip o da aynı gururla bize baktı.
"Gelin evlatlar."
Hepimiz Asena'ya baktık ve başıyla onaylayınca içeri girdik.
Albay devam etti.
"Tebrik ederim hepinizi yarın töreniniz var son görevden sonra başarınız üzerine rütbe artımınız gerçekleştirildi."
Hepimiz birbirimize baktıktan sonra söz Asena girdi.
"Tebrikler arkadaşlar tebrikler pençe timi."
Hepimiz aynı anda askeri selam verdik ve yüksek sesle cevapladık.
"Şereftir komutanım."
---
Ertesi gün hepimiz tören için hazırlanmıştık.
Asena karşımda durup yakalarını düzeltti.
Sonra gözlerimin içine baktı.
"Üsteğmenden yüzbaşıya ha?"
Gülümsedim.
"Yüzbaşıdan binbaşıya ha."
Parmak uçlarına yükselip dudağımın kenarına hafif bir buse kondurdu.
O an sanki dünyalar benim olmuştu.
Elim direk Asena'nın beline kitlendi.
"Ama sen böyle yaparsan olmaz."
Gözlerini kırpıştırdı.
"Ne olmaz."
Sakinlikle cevap verdim.
"Demir rahat durmaz."
Beraber gülerek tören alanına geldik ve rütbelerimiz takılmıştı.
Hepimiz bir masaya oturup baklava yemeye başladık.
Karşı masadan Yusuf denen teğmen bizim masaya doğru bakıyor gibi gözüküyordu fakat bes belli ki Asena'ya bakıyordu.
Asena bana bakıp kolumu sıktı.
"Kime bakıyorsun Demir böyle?"
Cevap vermemiştim aklım tek bir yere odaklıydı o yüzden duymamıştım.
Daha fazla bakmaya devam edince ayaklanmıştım.
Asena'da hemen kalkıp önüme geçti.
"Demir albay var otur yerine hadi."
Yine duymamıştım ama o eliyle yüzümü ona çevirdi.
"Bana bak boşver hadi."
Onu dinlemeyince kolumdan tutup otoparka çekti.
Otogara geldiğimizde sinirlerim tepeme çıkmıştı.
"Ben sana bakan adama neden dokunamıyorum?"
Asena sakindi.
"Albay var Demir o rütbeleri sana boşuna takmadım."
Sinirden kendimi yiyecektimki.
Asena postallarıma basıp elini boynuma yerleştirdi ve dudaklarıma izini bıraktı.
O an benim için sanki cennetin ya kendisiydi.
O anı hiç bir şeye değişmezdim.
Sinirimi tekte silen o iz...
Geriye çekildiğinde yüzümde hafif bir sırıtış oldu.
"Görevimi üstlendiniz sanırım."
Otogarda hemen yan tarafımızda güvenlik kabini vardı.
Asena'ya kendime çektiğim gibi kabine yasladım.
"Kaşınıyorsun yüzbaşı."
Elini göğsüme yerleştirdi.
"Yüzbaşı değil hayatım."
"Her neyse burda karımsın."
Asena öyle bir gülümsediki düşmandan kurşun yesem daha iyiydi.
"Sana ne dedim ben evlenince görürsün demedim mi kara kartal?"
Asena dudağını büzdü.
"Öyle mi dersin Demir Kurt?"
"Öyle derim."
Orda kabinde tam olarak bir şeyler yaşanmıştı.
Malum şeyler...
İlk o an.
Çok sürmemişti direk çıkmıştık.
Asena işaret parmağını yüzüme doğru uzatarak konuştu.
"Dua et yakalanmadık yoksa..."
Omuz silktim.
"Ne yoksa?"
"Hakan'ın ajandasına yeni bir olay Serdar'ın gündemine yeni haber çıkardı Demir."
Kahkaha atmaya başladım.
"Sence burdaki konu onlar mı?"
"Hızlıymışsın."
Dedi tekrar dudak büzerek.
Hemen cevapladım.
"İş sana gelince oluyor öyle şeyler."
Asena'da sırıtmaya başladı.
"Beğendim bu halini Demir Kurt."
Göz kırptım.
"Sen iste her gün Asena 'Kurt'"
Kurt soy adını imzayla söylemiştim.
Asena şaşırmış bir ifadeyle konuştu.
"Yok artık Demir bizde insanız bir yerde yani."
"Sana demiştim görürsün diye tenini tenimden ayrırsam şerefsizim."
Göz devirdi ve önden ilerledi.
Bu bir trip değil yapacağımı bildiği içindi...
~25. Bölüm Sonu~
Bölüm etkileşimi
