24. bölüm / 31
Kırık Künyeİlk
Bölümler 31Şu an: İlk
- 1 Karanlığa Yürüyenler2.491 kelime
- 2 Boş Beynin Cefası: Sünger Nöbeti2.615 kelime
- 3 Akılsız başın cezasını ayaklar çeker1.770 kelime
- 4 Yerli Sevdalılar1.474 kelime
- 5 Operasyon kızıl şafak1.737 kelime
- 6 Kızıl Şafak çıkışı2.758 kelime
- 7 Sessiz Gecenin İtirafları2.705 kelime
- 8 İlk çarpışma1.433 kelime
- 9 İlk sarılış1.344 kelime
- 10 Yuva2.285 kelime
- 11 Anlaşmalı evlilik1.616 kelime
- 12 Yeni Evli2.673 kelime
- 13 Görev bitişi1.774 kelime
- 14 Operasyondan teklife2.790 kelime
- 15 Planlama hazırlıkları1.093 kelime
- 16 Evliliğin içindeki kaos2.557 kelime
- 17 Ayaklı gazete ve Haber bülteni1.410 kelime
- 18 Bir Sen, Bir Ben, Bir de Bu Vatan2.268 kelime
- 19 Kaybetme korkusu1.617 kelime
- 20 Zorlukların sonu her zaman mutluluğa ulaşır1.086 kelime
- 21 Yılların Eveti1.355 kelime
- 22 Sessiz Çığlık1.316 kelime
- 23 İlk2.589 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 Bir Yudum Çay, Bir Ömür Sen3.605 kelime
- 25 Şarkılar ve ilkler1.522 kelime
- 26 Küçük süpriz1.345 kelime
- 27 Kırılma noktası2.197 kelime
- 28 Bir daha kaybetme korkusu1.583 kelime
- 29 Sessiz Bekleyiş1.035 kelime
- 30 Hayatın döngüsü1.337 kelime
- 31 Korkular ve yanındakiler3.712 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Her şeyin üzerinden bİlkir hafta geçmişti...
Karargâh...
Sabah 06.40...
Asena masasındaki raporları incelerken kapısı sertçe çalındı.
"Komutanım."
"Gir."
Kapı açıldı.
İçeri Albay girdi.
Asena hemen ayağa kalkıp selam verdi.
"Komutanım."
Albay başıyla selamını aldı.
"Rahat."
Asena tekrar yerine geçti.
Albay masanın üzerine kırmızı damgalı bir operasyon dosyası bıraktı.
"Az önce istihbarattan bilgi geldi."
Asena dosyayı açtı.
Haritada kırmızıyla işaretlenmiş dağlık bölgeyi görünce yüzü ciddileşti.
"Terör örgütüne ait silahlı grup."
"Sayıları yaklaşık on beş."
"Bölgede sivil yerleşime yaklaşmadan etkisiz hâle getirilmeleri gerekiyor."
Asena dosyayı kapattı.
"Operasyon saati?"
"İki saat."
"Tim hazır olur."
Albay başını salladı.
"Bir şey daha var."
Asena gözlerini kaldırdı.
"Bu operasyonda ben de sizinle geleceğim."
Asena kısa süre duraksadı.
"Emredersiniz komutanım."
"Timini hazırla."
"On dakika içinde brifing odasında ol."
"Emredersiniz."
---
Albay odadan çıkar çıkmaz Asena telsize uzandı.
"Bütün Pençe Timi..."
"...beş dakika içinde teçhizatlı şekilde brifing odasında."
"Tekrar ediyorum."
"Tam teçhizat."
---
Beş dakika sonra...
Brifing odası.
Demir, Serdar, Emirhan ve Hakan aynı anda içeri girdiler.
Hakan daha kapıdan girerken mırıldandı.
"Kesin yine başımıza iş açıldı."
Emirhan dirseğini geçirdi.
"Sus lan."
Demir ise sessizce haritaya bakıyordu.
Asena içeri girince herkes hazır ola geçti.
"Rahat."
Asena haritayı açtı.
"Yeni görev."
"Oyalanacak vaktimiz yok."
"Lazımlık kontrolünden başlayın."
Hakan kaşını kaldırdı.
"Lazımlık mı komutanım?"
Serdar kafasına hafifçe vurdu.
"Lan teçhizat diyecekti."
Hakan sırıttı.
"Ben de diyorum operasyonda lazımlık ne alaka."
Emirhan kahkahayı zor tuttu.
"Asıl sana lazım."
Asena ikisine sertçe baktı.
"Hakan."
"Emirhan."
"Operasyona gidiyorsunuz."
"Pikniğe değil."
İkisi aynı anda ciddileşti.
"Emredersiniz komutanım."
Asena tekrar konuşmaya başladı.
"Demir."
"Keskin nişancı desteği ve sağ kanat güvenliği."
"Emredersiniz."
"Serdar."
"Sol kanat ve haberleşme."
"Emredersiniz."
"Emirhan."
"İleri keşif."
"Emredersiniz."
"Hakan."
"Arka emniyet."
Hakan başını salladı.
"Emredersiniz."
Tam o sırada kapı yeniden açıldı.
Albay içeri girdi.
Bütün tim yeniden hazır ola geçti.
Albay tek tek hepsine baktı.
"Bu görevde ben de sizinle olacağım."
Odada kısa bir sessizlik oluştu.
Hakan usulca Emirhan'a eğildi.
"Lan..."
"Albay da geliyor."
Emirhan fısıldadı.
"Bu sefer sıçtık."
Demir ikisine dönmeden konuştu.
"Fısıldamıyorsunuz."
"Bağıra bağıra konuşuyorsunuz."
İkisi birden sustu.
Albay haritayı işaret etti.
"Hedefe sessiz yaklaşacağız."
"Çatışma çıkarsa sivillere zarar gelmeyecek."
"Anlaşıldı mı?"
Tim hep bir ağızdan cevap verdi.
"ANLAŞILDI KOMUTANIM!"
Asena son kez timine baktı.
"Silahlarınızı kontrol edin."
"On dakika sonra araçlara biniyoruz."
"Vatan beklemez."
"Emredersiniz komutanım!"
---
On dakika sonra...
Pençe Timi tam teçhizatlı şekilde helikopter pistinde sıraya geçmişti.
Demir, Serdar, Emirhan ve Hakan...
Üzerlerinde tam donanımlı kamuflajları...
Çelik yelekleri...
Miğferleri...
Silahları omuzlarında hazır bekliyorlardı.
Kimse konuşmuyordu.
Operasyon öncesindeki o sessizlik...
Her askerin alışık olduğu sessizlikti.
---
Hakan usulca Emirhan'a eğildi.
"Lan."
"Ne?"
"İçimde garip bir his var."
Emirhan omzuna hafifçe vurdu.
"İyi his."
"Kötü his."
"Operasyon öncesi hep oluyor."
Hakan derin bir nefes verdi.
"İnşallah."
Demir ikisine dönüp baktı.
"Son kontrollerinizi yapın."
"Şarjör."
"Emniyet."
"Telsiz."
İkisi aynı anda ekipmanlarını yeniden kontrol etti.
Serdar gülümsedi.
"Demir Komutan yine kontrol manyağı oldu."
Demir soğukkanlılıkla cevap verdi.
"Kontrol etmeyen eve dönemeyebilir."
Serdar'ın gülümsemesi kayboldu.
"Haklısın."
---
Tam o sırada...
Karargâh binasının kapısı açıldı.
Önde Albay...
Arkasında ise Asena yürüyordu.
Asena'nın yüzünde her zamanki ciddi ifade vardı.
Rüzgâr saçlarını hafifçe savuruyordu.
Albay timin önünde durdu.
"Günaydın asker."
"GÜNAYDIN KOMUTANIM!"
Albay başıyla onayladı.
"Asker..."
"Bu görev kolay olmayacak."
"Ama bu tim bugüne kadar hangi görevi yarım bıraktı?"
Kimse cevap vermedi.
Çünkü cevap belliydi.
Hiçbirini.
Asena öne çıktı.
Bakışlarını tek tek timin üzerinde gezdirdi.
"Herkes hazır mı?"
Demir yüksek sesle cevap verdi.
"Pençe Timi göreve hazır komutanım!"
Asena başını salladı.
"Güzel."
"Bugün de..."
"...hep birlikte gidiyoruz."
"...hep birlikte döneceğiz."
Tim hep bir ağızdan bağırdı.
"EMREDERSİNİZ KOMUTANIM!"
---
Helikopterin pervaneleri dönmeye başladı.
Rüzgâr giderek şiddetlendi.
Görev başlamıştı.
Albay ilk olarak helikoptere bindi.
Ardından Asena.
Sonra Demir...
Serdar...
Emirhan...
Ve en son Hakan.
Kapı kapandı.
Pilot telsizden seslendi.
"Herkes hazır mı?"
Asena kulaklığını taktı.
"Hazır."
Helikopter yavaşça yerden yükseldi.
Karargâh gittikçe küçülüyordu.
Kimse konuşmuyordu.
Sadece motorun uğultusu vardı.
Demir karşısında oturan Asena'ya baktı.
Asena da kısa bir an göz göze geldi.
Hiçbir şey söylemediler.
Ama ikisi de aynı şeyi düşünüyordu.
Görev bitmeden...
Hiçbir şey bitmiş sayılmazdı.
Helikopter bulutların arasına doğru ilerlerken Pençe Timi bir kez daha vatan görevi için operasyon bölgesine doğru yola çıktı.
---
Operasyon bölgesi...
Helikopter, belirlenen iniş noktasına yumuşak bir şekilde indi.
Pilot kapıyı açar açmaz soğuk rüzgâr içeri doldu.
Asena ilk inen kişi oldu.
Arkasından Demir...
Yanında Albay...
En arkada ise Serdar, Hakan ve Emirhan.
Asena çevreyi dikkatlice süzdü.
"Telsiz kontrol."
Demir kulağındaki kulaklığa dokundu.
"Temiz."
Serdar da cevap verdi.
"Sol kanal açık."
Emirhan diz çökerek toprağı inceledi.
"Bölgede yeni ayak izleri var komutanım."
Albay haritaya kısa bir göz attı.
"İstihbarat doğru."
"Yakınlardalar."
Asena elini kaldırdı.
"Tek sıra."
"Aralıkları koruyun."
"Kimse birbirinin görüşünü kapatmasın."
"Emredersiniz komutanım."
Tim sessizce ilerlemeye başladı.
En önde...
Asena.
Hemen arkasında...
Demir.
Asena'nın sağ tarafında Albay yürüyordu.
Biraz geride Serdar...
Onun yanında Hakan...
En arkada ise sürekli çevreyi gözetleyen Emirhan vardı.
Orman alışılmadık derecede sessizdi.
Sadece rüzgârın ağaç dallarını sallayan sesi duyuluyordu.
Demir gözlerini bir an bile çevreden ayırmıyordu.
Silahı hazırdı.
Her kayanın...
Her ağacın...
Her çalının arkasını dikkatle inceliyordu.
Asena da zaman zaman el işaretleriyle timi yönlendiriyordu.
Bir süre sonra yumruğunu havaya kaldırdı.
Tim aynı anda durdu.
Demir hemen diz çöküp dürbününü çıkardı.
Yaklaşık iki yüz metre ileride eski bir taş kulübe görünüyordu.
Kulübenin yanında yeni söndürülmüş bir ateşin dumanı hâlâ yükseliyordu.
Demir fısıldadı.
"Komutanım..."
"Yakın zamanda buradalarmış."
Emirhan da toprağı gösterdi.
"Ayak izleri taze."
"Hâlâ sıcak."
Albay gözlerini kıstı.
"Teması her an bekleyin."
Asena başını hafifçe salladı.
"Dikkatli ilerliyoruz."
"Kimse gereksiz ateş açmayacak."
"Öncelik çevre güvenliği."
Demir sessizce cevap verdi.
"Emredersiniz."
Tim yeniden harekete geçti.
Her adımları kontrollüydü.
Parmaklar tetikte...
Bakışlar çevrede...
Nefesler bile sessizdi.
Çünkü hepsi aynı şeyi hissediyordu.
Birileri...
Onları izliyordu.
Sessizlik...
Bir saniye...
İki saniye...
Sonra...
**TAK! TAK! TAK!**
İlk silah sesleri ormanı inletti.
"TEMAS!"
Asena hiç vakit kaybetmeden elini kaldırdı.
"SİPER!"
Pençe Timi aynı anda farklı noktalara dağıldı.
Demir kalın bir ağacın arkasına geçti.
Serdar sol kanada açıldı.
Emirhan ile Hakan sağ taraftan ilerleyerek mevzi aldı.
Albay ise Asena'nın bulunduğu büyük kayanın arkasına geçti.
Kurşunlar kayanın üzerinden geçiyor, taş parçaları etrafa saçılıyordu.
"Asena!"
"Komutanım!"
"Sağ kanadı baskı altında tut!"
"Emredersiniz!"
Asena kayanın kenarından kontrollü şekilde bakıp timine işaret verdi.
"Demir!"
"Sağ taraftaki yüksek kayalığı kontrol et!"
"Emredersiniz!"
Demir hızla mevzi değiştirirken Emirhan da bağırdı.
"Komutanım!"
"Karşı yamaçta hareket var!"
Asena hemen yönünü çevirdi.
"Serdar!"
"Sol kanadı bırakma!"
"Emredersiniz!"
Çatışma birkaç dakika boyunca yoğun şekilde devam etti.
Tam o sırada...
Uzakta panikle kaçmaya çalışan siviller görüldü.
Albay dürbününü kaldırdı.
Yüzündeki ifade bir anda sertleşti.
"Hayır..."
Bir sivil, çatışma hattına çok yakın kalmıştı.
Albay yumruğunu sıktı.
Öfkeyle Asena'ya döndü.
"O örgütün başındaki adamın kellesini..."
Sesi bütün çatışmanın içinde bile net duyuluyordu.
"...ayaklarımın dibinde istiyorum, Kara Kartal!"
Asena'nın gözleri kararlılıkla sertleşti.
Başını tek hareketle salladı.
"Emredersiniz komutanım!"
Hemen telsize uzandı.
"Pençe Timi!"
"Öncelik sivillerin güvenliği!"
"Hedef kaçarsa peşine düşeceğiz."
"Kimse sivillere yaklaşmasına izin vermeyecek!"
"Emredersiniz komutanım!"
Tim, koordineli şekilde mevzilerini değiştirerek sivillerin güvenli şekilde bölgeden uzaklaşmasını sağlayacak pozisyonlara geçti.
Operasyon artık daha da kritik bir hâl almıştı.
Asena kayanın arkasından başını uzattığı anda hedefi gördü.
Siyah montlu adam...
Diğerlerini geride bırakmış, vadinin üst kısmına doğru kaçıyordu.
Asena dişlerini sıktı.
"Hedef kaçıyor..."
Hemen telsizine bastı.
"Demir!"
"Dinlemedeyim."
"Ben hedefe gidiyorum."
"Arkamı sen toplayacaksın."
Demir hiç tereddüt etmedi.
"Emredersiniz."
Asena son kez baktı.
"Kafanı kaldırma."
"Ben dönene kadar beni sen koruyacaksın."
Demir başını salladı.
"Kimse sana yaklaşamayacak."
Asena tek kelime etti.
"Biliyorum."
---
Asena bulunduğu kayadan fırladı.
Kurşunlar etrafındaki toprağa saplanıyordu.
Ama durmadı.
İlk örgüt mensubu önüne çıktığı anda...
Adam silahını doğrultmaya çalıştı.
Asena bileğini yakalayıp sert bir dirsek darbesiyle silahını düşürdü.
Ardından omzundan iterek yere yatırdı.
Silahı tekmeyle uzağa savurdu.
Tam o sırada ikinci kişi sağ taraftan çıktı.
Asena dönerek tekmeyle dengesini bozdu.
Adam yere düşerken silahını aldı.
Üçüncü kişi kayaların arasından ateş açtı.
"Asena!"
Demir'in sesi telsizden geldi.
"Eğil!"
Asena refleksle yere kapandı.
**TAK!**
Kayalığın tepesinden Demir'in keskin nişancı tüfeği ateş aldı.
Asena'ya yönelen saldırganın hemen yanındaki kayaya isabet ederek onu mevzi değiştirmeye zorladı.
Demir dürbününden gözünü ayırmadan konuştu.
"İlerlemeye devam et."
"Sağın temiz."
Asena yeniden ayağa kalktı.
Nefesini düzenledi.
Koşmaya devam etti.
---
Demir yüksek kayalığın üzerinde diz çökmüş durumdaydı.
Dürbününden bütün alanı tarıyordu.
Her hareketi takip ediyordu.
Serdar'ın bulunduğu mevzi...
Emirhan'ın ilerlediği hat...
Hakan'ın arka güvenliği...
Ve en önemlisi...
Asena.
Demir kısık sesle mırıldandı.
"Seni kimseye bırakmam..."
---
Kaçan adam ormanın içine girmeye çalışıyordu.
Tam önündeki patikaya ulaştığı anda...
Karşısına biri çıktı.
Asena.
Adam irkildi.
Silahını kaldırmaya çalıştı.
Ama geç kalmıştı.
Asena bileğini yakaladı.
Silah namlusunu yana çevirdi.
Bir diz darbesiyle dengesini bozdu.
Adam sendeledi.
Asena kolunu omzunun üzerinden çevirerek kontrol altına aldı.
Adam kurtulmaya çalıştı.
Dirseğini savurdu.
Asena geri çekilmedi.
Belinden kavrayıp ağırlığını kullanarak sert bir savurma hareketi yaptı.
Adam sırtüstü yere düştü.
Ayağa kalkmaya çalışırken...
Asena dizini göğsüne bastırdı.
Kolunu arkaya alıp etkisiz hâle getirdi.
"Bitirdiğin yer burası."
Adam öfkeyle bağırdı.
"Bırak beni!"
Asena kelepçesini çıkarırken sakin ama sert bir sesle konuştu.
"Kaçış bitti."
O sırada Demir de bulunduğu tepeden dürbününü indirdi.
Dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme belirdi.
"Kara Kartal..."
"Hedefi aldı."
Ardından telsizine bastı.
"Komutanım."
"Hedef kontrol altında."
"Askerleriniz yanınıza geliyor."
Asena kısa ve net cevap verdi.
"Anlaşıldı."
Ve kaçmaya çalışan örgüt liderini kelepçeleyerek ayağa kaldırdı.
Dizlerine ayağıyla darbe vererek yere diz çöktürtdü.
Asena adamın saçına elini geçirdiği gibi cebinden çıkardığı hançeri adamın boğazının altına dayadı.
"Sen o sivile dokunduysan bende senin bu kelleni ayaklarımızın altına sererim."
Hançerin tek bir darbesiyle adamın kellesini aldı ve sözünü yerine getirdi.
---
Albay ve timin yanına geldiğinde adamın kellesini Albay'ın ayaklarının dibine attı.
Demir sırıtarak Asena'ya baktı.
Asena'da Demir'e göz kırptı.
Onlar için yetmişti timde kimse onlar nasıl anlaşır bilmezdi ama sorgulamazdı.
Çünkü herkes bilirdiki Asena'nın bildiğini Demir bilir Demir'in bildiğini Asena bilirdi fakat aralarındakini onlar dışında kimse bilmezdi.
Albay şaşkınlıkla Asena'nın yüzüne baktı.
"Yüzbaşım buda nedir böyle?"
Demir Asena'nın yanına geçti.
"Karımın mükemmel marifetleri."
Asena Demir'e bakıp cevapladı.
"Birlik marifeti."
Göz kırptı ve bu görevde başarıyla tamamlandı.
---
Aradan 1-2 saat geçti ve tim yine karargaha döndüler...
Demir Asena'nın odasına çıktı.
Asena odasında oturmuş, günün raporlarını tamamlıyordu.
Kapı iki kez tıklandı.
"Gel."
Kapı açıldı.
İçeri Demir girdi.
Bu kez ne elinde dosya vardı...
Ne de operasyon haritası.
Asena kaşını kaldırdı.
"Hayırdır?"
Demir kapıyı kapattı.
Derin bir nefes aldı.
"Neden bu kadar resmî duruyorsun?"
Asena gülümseyerek sandalyesine yaslandı.
"Çünkü sen bu hâlinle kesin önemli bir şey söyleyeceksin."
Demir birkaç adım yaklaştı.
"Evet."
Asena dikkatle ona baktı.
"Söyle."
Demir birkaç saniye sustu.
Sonra gözlerinin içine bakarak konuştu.
"Biz..."
"...zaten birbirimize söz verdik."
Asena'nın dudaklarında küçük bir tebessüm oluştu.
"Evet."
"Yüzüğü taktık."
"Birbirimizi seçtik."
Demir başını salladı.
"Ama..."
"Ben bunun sadece ikimizin arasında kalmasını istemiyorum."
Asena merakla sordu.
"Ne demek istiyorsun?"
Demir usulca elini tuttu.
"Sana bir şey soracağım."
"Asena Korkmaz..."
"Benimle..."
"... memlekette, bütün timin önünde düğün yapar mısın?"
Asena birkaç saniye donup kaldı.
Gözleri büyüdü.
"Ne?"
Demir hafifçe gülümsedi.
"Orduda."
"Bizim ailemiz gibi olan insanların yanında."
"Serdar..."
"Emirhan..."
"Hakan..."
"Alya..."
"Herkes orada olsun."
"Çünkü ben..."
"...hayatımın en güzel gününü bizi biz yapan insanlarla yaşamak istiyorum."
Asena'nın gözleri dolmaya başladı.
Demir konuşmaya devam etti.
"Operasyonlarda ölümün ne kadar yakın olduğunu ikimiz de biliyoruz."
"Bu yüzden..."
"Mutluluğu ertelemek istemiyorum."
"Her sabah uyandığımda..."
"...'İyi ki eşim.' diyebilmek istiyorum."
Asena artık gözyaşlarını tutamıyordu.
İki elini yüzüne koydu.
"Sen..."
"...insanı ağlatmayı çok iyi biliyorsun."
Demir utangaç bir gülümsemeyle omuz silkti.
"Askerlikte öğretmiyorlar bunu."
Asena güldü.
Sonra hiç düşünmeden boynuna sarıldı.
Sıkıca...
Demir de onu aynı sıcaklıkla sardı.
Asena gözlerini kapatıp fısıldadı.
"Evet."
Demir hafifçe geri çekildi.
"Evet mi?"
Asena gülerek başını salladı.
"Evet Demir."
"Ordu'da da olur."
"Dağın başında da olur."
"Yeter ki..."
"...sen yanımda ol."
Demir kahkaha attı.
"Asena..."
"Hı?"
"Seni çok seviyorum."
Asena usulca alnını onun alnına yasladı.
"Ben de seni çok seviyorum."
Demir eğilip alnına yumuşak bir öpücük kondurdu.
Asena gülümseyerek geri çekildi.
"Bir dakika!"
Demir şaşkınlıkla baktı.
"Nereye?"
Asena heyecanla kapıya yöneldi.
"Alya!"
"Bu haberi ilk ona söyleyeceğim."
Demir arkasından seslendi.
"Koşma!"
"Askerî disiplin diye bir şey var!"
Asena kapıyı açarken arkasına dönüp kahkaha attı.
"Bugünlük izinliyim!"
Koridorda hızlı adımlarla Alya'nın odasına doğru giderken yüzündeki mutluluk gizlenemiyordu.
Kapıyı heyecanla çaldı.
"Alya!"
"Aç şu kapıyı!"
"Çok büyük bir haberim var!"
İçeriden Alya'nın şaşkın sesi duyuldu.
"Ne oluyo şekerim?"
Asena'nın yüzündeki kocaman gülümseme her şeyi anlatıyordu.
"Ben..."
"...evleniyorum."
Alya şaşkınlıkla boynuna atladı.
"Lan kardeşim evleniyor!"
Asena'da ona sarıldı ve kolidorun ortasında beraber çocuk gibi zıpladılar.
Emirhan ve Hakan uzaktan onları gördüler.
Emirhan şaşkınlıkla elini ağzına götürdü.
"Lan ne olmuş bunlara?"
Hakan'da aynı şaşkınlıkla cevapladı.
"Oğlum Asena komutan çocuk gibi zıplıyormu yoksa ben uyuyorumda rüyalarım mı gerçek oldu?"
"Kafayı mı üşüttüler yoksa Demir etkisi mi?"
Serdar'ın sesi geldi arkalarından.
"Demir etkisi."
İkiside aynı anda korktu.
Hakan bağırdı.
"Oğlum her delikten çıkma öküz herif!"
Bir anda tüm bakışlar ona döndü ama kimse aldırmadı.
Alya direk Asena'yı kolundan tuttuğu gibi odaya çekti.
"Güzelce hazırlanıcaz ve bu gün kız gecesi yapalım lütfen son kez ya lütfennnn."
Asena iç çeker.
"Tamam tamam bakma bana içli içli."
Alya havalara uçar.
"TAMAM TAMAM BEN AYLİN VE NAZLI'YA HABER VERİRİM."
Asena sakince cevapladı.
"Dur kız ben gider alırım onları onlarıda Demir benim yanımdan ayrılmaz ki."
Alya iç çeker.
"Hadi ya sen ikna edersin onu."
Asena düşünerek odadan çıktı ve Demir'in yanına gitti.
Demir gülerek gelen Asena'ya baktı.
Asena Demir'in tam karşısında durdu.
"Demir bişe diyeceğim."
Demir gülerek karşısında duran çocuksu Asena'ya bakmaya devam etti.
"De bakalım."
"Şey Alya dedi ki kızlarla gece yapalım evde ama dışarı çıkmayacağız."
Demir iki eliyle Asena'nın yüzünü tuttu.
"Yapın güzelim nasıl olsa bundan sonra aynı ev, aynı gece bizim olucak."
Asena yine çocuk gibi sevinerek parmak uçlarına kalkar ve Demir'in dudağına küçük bir buse kondurdu.
"Seni çok seviyorum çok."
Tekrar sımsıkı sarılır ve içeri koşar.
Demir olduğu yerde kalır ve elini dudağına götürür.
Serdar hemen arka duvardan yine elinde kahvesiyle çıkar ve elini Demir'in omzuna koyar.
"Ben bile şaşırdım."
Demir bir anda yanındaki Serdar'a şapalağı geçirir.
"Bismillahirrahmanirrahim."
Serdar yerde iki gözünü açıp kapatır.
Başını sağa sola sallar sanki ayılmaya çalışıyor gibiydi.
Demir kolundan tutup kaldırır.
"Her yerden çıkılır mı lan gerizekalı."
Serdar ters ters bakar ve bir tane de o geçirir.
"Ne vuruyon mal."
Demir bocalamamıştı bile.
"İyi geldi bu sağol."
Serdar sabır çekti.
"Salak adam ya."
Demir banka oturup sırıtıyordu.
"Valla şuan keyfimi kimse bozamaz."
Serdar'da yanına oturdu.
"Yani benim sevdiğim kızda beni öpse bende mutlu olurdum."
Demir bir anda gözlerini büyütüp Serdar'a döner.
"Ne gördün lan sen!?"
Serdar sırıtarak kahvesinden bir yudum aldı.
"Valla çok iyi şeyler gördüm."
Demir elini yüzüne kapattı.
Serdar gülmeye başladı.
"Seni de 'görücez' Demir Kurt."
Demir Serdar'a ters ters baktı.
"Siktir lan oradan çarparım ha."
Demir homurdanarak kalktı.
"Bunu görmedin Serdar."
"Tamam tamam hadi git bekletme 'Asena' komutanı."
Demir gülümsedi.
"Dur gidip diyim içimde kalmasın aklım onda kalır benim."
İçeri girip Asena'nın odasına gelip kapıyı tıklayyı ve "gel" komutuyla içeri girdi.
"Şey bişe diyeceğim ama kızma."
Asena yüzündeki tatlı gülüşüyle cevapladı.
"Söyle bakalım."
Demir içeri girip kapıyı kapattı.
"Ya Asena mümkünse evden çıkmayın bir şey olursa beni ara vay bir şey lazım olursa beni ara dışarı çıkmayın dışarısı it kopuk dolu hatta biz serdarla bahçede bile otururuz bişe yapmayız."
Asena sabır çekti.
"Demir sakin tek nefeste bu kadar kelime nasıl edebilsin."
"Konu sen olunca olur öyle şeyler."
Asena Demir'e yaklaştı.
"Ne diyon lan sen biz kendimizi koruyamaz mıyız?"
Demir elini havaya kaldırdı.
"Bu gün ayın kaçı lan ne bu agresiflik ve ani ruh değişimleri?"
Asena iyice sinirlenmişti ki Demir belinden tutup duvara yasladı ve kolunuda aynı şekilde duvara koydu.
Asena yine sinirli bir şekilde tepki verdi.
"Napıyon lan sen?"
Demir diğer eliyle çenesini tutup dudağına küçük bir buse kondurdu.
Asena'nın bütün sinirinin yerini utangaçlık kapladı.
"Demir sinirliyken yapılır mı bu?"
Demir piç gülüşüyle sırıttı.
"Karımı öpemez miyim?"
"Sinirliyken yapılır mı bağırsana sende niye öpüyon?"
Demir gülmeye başladı.
"Domates gibi oldun kızardın mı sen?"
Asena bişe diyemez sadece gülümser.
Demir uzatmaz.
"Tamam tamam ama bu daha başlangıç evlendikten sonra görürsün sen."
Asena başıyla onayladı.
"Ona ne şüphe canım."
...
~23. Bölüm Sonu~
Bölüm etkileşimi
