4. bölüm · Karanlığın Mührü
Bölüm 4 Beyaz Koridorlar
Üzerime ne giydiğimi bile hatırlamıyordum.
Elime geçen ilk montu alıp evden çıktım. Yağmur öyle şiddetli yağıyordu ki birkaç saniye içinde sırılsıklam olmuştum.
"Ne olur..." diye fısıldıyordum durmadan. "Allah'ım, ne olur onları bana bağışla."
Taksi hastanenin önünde durur durmaz kapıyı açıp koşmaya başladım.
Acil servisin kapısından içeri girdiğim anda keskin ilaç kokusu burnuma doldu.
Bembeyaz koridorlar...
Koşuşturan hemşireler...
Ağlayan insanlar...
Yedi yıl önce yaşadığım o korkunç gün gözlerimin önüne geldi.
"Hayır..." dedim kendi kendime. "Bu sefer sonu aynı olmayacak."
Danışmaya koştum.
"Afedersiniz! Annem ve babam... Trafik kazası geçirdi. Nerede olduklarını söyler misiniz?"
Görevli bilgisayara baktı.
"Lara Karahan?"
"Evet."
"İkinci kattaki ameliyathanelerin önünde bekleyebilirsiniz."
Merdivenleri koşarak çıktım.
Kalbim göğsümden çıkacak gibiydi.
Ameliyathanenin önüne geldiğimde doktorlar içerideydi.
Koridorda tek başıma beklerken birkaç metre ileride siyah gömlekli, uzun boylu bir adam dikkatimi çekti.
Yüzü sertti ama bi yandan da yumuşak gibiydi.
Kollarını göğsünde birleştirmiş, tek kelime etmeden ameliyathane kapısına bakıyordu.
Kim olduğunu bilmiyordum.
Ama onun da gözlerinde benimkine benzeyen bir korku vardı.
İkimiz de aynı koridorda, aynı sessizliğin içinde, sevdiklerimizden gelecek haberi bekliyorduk...
