2. bölüm · Karanlığın Mührü
Bölüm 2 Son Veda
Hastanenin kapısından içeri girdiğimde nefes nefeseydim.
Yağmurdan sırılsıklam olmuştum. Islak saçlarım yüzüme yapışmıştı ama umurumda değildi. Gözlerim sadece bir kişiyi arıyordu.
Annem...
Babam...
Ablam...
Kardeşim...
Koridorun sonunda annem ve babamı gördüm. İkisinin de yüzü bembeyazdı. Annem beni görür görmez sarıldı ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
"Lara..."
"Anne... Neredeler? İyi olacaklar değil mi?"
Annem cevap veremedi.
Babam gözlerini yere indirdi.
İçime tarif edemediğim kötü bir his çöktü.
Dakikalar geçmek bilmiyordu.
Koridorda sadece yağmurun camlara vuran sesi ve insanların sessizce ağlayışı vardı.
Sonra ameliyathanenin kapısı açıldı.
Doktor yavaş adımlarla bize doğru geldi.
Yüzündeki ifade her şeyi anlatıyordu.
"Başınız sağ olsun..."
O an dünya durdu.
Kulaklarım hiçbir şeyi duymuyordu.
Doktorun dudakları hareket ediyordu ama söyledikleri bana ulaşmıyordu.
Dizlerimin üzerine çöktüm.
"Hayır..." diye fısıldadım.
"Ne olur... Bu doğru olmasın..."
Annemin çığlığı hastanenin koridorunda yankılandı.
Babam ise gözyaşlarını sessizce silerken ilk defa bu kadar çaresiz görünüyordu.
O gün iki tabut omuzlarda taşındı.
Yağmur, mezarlıkta da durmadı.
Toprağa düşen her damla, sanki içimde kopan parçaların sesi gibiydi.
Ben ise mezarlarının başında sadece tek bir cümle söyleyebildim.
"Sizi asla unutmayacağım..."
