26. bölüm · Karanlığın Mührü
Bölüm 26 O Ses
Aşağıdan gelen ses hâlâ kulaklarımdaydı.
"Beni duyuyorsan aşağı in."
Kımıldayamıyordum.
Bu sesi tanıyordum.
Ama bu mümkün değildi.
Karan yanıma yaklaştı.
"Lara."
Gözlerimi ona çevirdim.
"Bu... Mert'in sesi."
Karan'ın yüzü bir anda değişti.
"Ne?"
"Sesinden eminim."
Murat başını eğdi.
Selim ise gözlerini kapatmıştı.
Karan ikisine birden baktı.
"Ne saklıyorsunuz?"
Hiçbiri cevap vermedi.
Aşağıdan yeniden ses geldi.
"Lara, korkmana gerek yok."
Bir adım geriye çekildim.
"Bu Mert."
Karan kolumu tuttu.
"Tek başına aşağı inmiyorsun."
Murat araya girdi.
"Onu görmek istiyorsan benimle gel."
Karan sertçe baktı.
"Sen hiçbir yere götürmüyorsun."
Murat bir süre Karan'a baktı.
Sonra gözlerini bana çevirdi.
"İnanmıyorsan kendi gözlerinle gör."
Merdivenlere doğru ilerledik.
Karan önde, ben hemen arkasındaydım.
Murat ise birkaç adım gerimizden geliyordu.
Aşağı indikçe ses kesildi.
Salon boştu.
Kapı açıktı.
Ama kimse yoktu.
Karan etrafa baktı.
"Kimse yok."
Tam o sırada masanın üzerinde bir telefon fark ettim.
Telefonun ekranı açıktı.
Ekranda tek bir video vardı.
Üzerinde bir isim yazıyordu.
MERT.
Kalbim hızlandı.
Karan telefonu eline aldı.
"Bu onun telefonu."
"Nasıl?"
Karan cevap vermedi.
Videoyu açtı.
Ekranda Mert belirdi.
Yüzü yorgundu.
Ama gözleri kararlıydı.
"Lara..."
Nefesimi tuttum.
Mert kameraya bakıyordu.
"Eğer bu videoyu izliyorsan, bazı şeyler istediğim gibi gitmemiş demektir."
Karan videoyu durdurdu.
"Devamını dinlemeliyiz."
Tekrar oynattı.
Mert konuşmaya devam etti.
"Kimseye hemen güvenme."
Bir an sustu.
"Özellikle de sana her şeyi anlattığını söyleyen kişiye."
Video aniden kesildi.
Ekran karardı.
Odaya sessizlik çöktü.
Karan bana baktı.
"Bu video ne zaman çekilmiş?"
Murat cevap verdi.
"Mert'in kaybolmasından iki gün önce."
Donup kaldım.
"Kaybolması?"
Karan hemen Murat'a döndü.
"Sen Mert'in öldüğünü söylemedin."
Murat gözlerini kaçırdı.
"Çünkü ne olduğunu ben de bilmiyorum."
Selim sonunda konuştu.
"Ben biliyorum."
Hepimiz ona döndük.
Selim'in yüzünde yıllardır taşıdığı bir korku vardı.
"Mert ölmedi."
Kalbim duracak gibi oldu.
Karan'ın sesi kısıldı.
"Ne dedin?"
Selim bana baktı.
"Mert yaşıyor."
Tam o anda üst kattan bir şeyin yere düştüğünü duyduk.
Hepimiz başımızı kaldırdık.
Ardından yavaş ayak sesleri geldi.
Birisi yukarıda yürüyordu.
Karan hemen merdivenlere yöneldi.
Ben arkasından gittim.
Ama merdivenin başına geldiğimizde...
Koridor bomboştu.
Yalnızca yerde küçük bir kâğıt vardı.
Karan eğilip aldı.
Kâğıtta tek bir cümle yazıyordu:
"Mert'i arıyorsanız, önce Lara'nın neden seçildiğini öğrenin."
Karan kâğıdı bana uzattı.
Gözlerim cümlede takılı kaldı.
"Neden ben?"
Arkamızdan Murat'ın sesi geldi.
"Çünkü Lara..."
Bir an sustu.
"...bu hikâyenin ortasında doğdu."
