33. bölüm · Karanlığın Mührü

Bölüm 33 Çocuk

Sudenaz Karataş

Fotoğrafa bakarken ellerim titriyordu.
Boynundaki kolye...
Benim kolyemle aynıydı.
“Bu çocuk kim?” diye fısıldadım.
Mert cevap vermedi.
Karan fotoğrafı elimden aldı ve dikkatlice inceledi.
“Bu fotoğraf ne zaman çekilmiş?”
“Lara'nın doğduğu gece.”
Aras başını eğdi.
“Ben o çocuğu gördüm.”
Ona döndüm.
“Sen gördün mü?”
“Evet.”
“Kimdi?”
Aras bir süre sustu.
Sonra gözlerini bana kaldırdı.
“Senin yanında duran çocuktu.”
Kaşlarımı çattım.
“Benim yanımda mı?”
Mert araya girdi.
“Lara, o gece hastanede iki çocuk vardı.”
Kalbim hızlandı.
“Biri bendim.”
“Evet.”
“Diğeri?”
Mert cevap vermedi.
Karan sertçe sordu:
“Kimdi?”
Aras gözlerini fotoğrafa çevirdi.
“Demir ailesinin çocuğu.”
Bir an sessizlik oldu.
“Peki neden kayboldu?”
Mert derin bir nefes aldı.
“Çünkü o çocuk üç ailenin yaptığı anlaşmanın en büyük sırrıydı.”
“Ne anlaşması?”
Mert başını kaldırdı.
“Çocuğun kimliği gizlenecekti.”
“Niye?”
“Çünkü çocuk büyüdüğünde mirasın ve aileler arasındaki anlaşmanın gerçek sahibi olacaktı.”
Karan şaşkınlıkla baktı.
“Yani bütün bunlar bir çocuk yüzünden mi başladı?”
“Hayır.”
Mert’in sesi sertleşti.
“Bütün bunlar, o çocuğun kim olduğunu kimsenin bilmemesi için başladı.”
Fotoğrafa tekrar baktım.
“Peki o çocuk şimdi nerede?”
Aras cevap vermedi.
Mert de sustu.
Bu kez Karan konuştu.
“Bunu biliyorsunuz.”
Mert gözlerini kapattı.
“Evet.”
“Kim?”
Mert bana baktı.
“Lara…”
“Kim?”
Mert sonunda gerçeği söyledi.
“Çocuk yıllarca kayıp değildi.”
Kalbim hızlandı.
“Peki neredeydi?”
Mert’in gözleri doldu.
“Bizim sandığımız yerde.”
“Yani?”
Mert fotoğrafı işaret etti.
“Bu fotoğraftaki çocuk…”
Bir an durdu.
“…sana yıllardır sandığından çok daha yakındı.”
O anda aklıma tek bir kişi geldi.
Gözlerim Aras’a çevrildi.
“Hayır…”
Aras başını kaldırdı.
“Lara…”
“Hayır. Bu mümkün değil.”
Mert sessizce konuştu.
“Gerçeği yarın sana göstereceğim.”
Karan ona baktı.
“Neden şimdi değil?”
Mert’in cevabı hepimizi susturdu.
“Çünkü o kişinin bunu öğrendiğini fark ettim.”
“Ne öğrendi?”
Mert’in yüzü gerildi.
“Bizim onu bulduğumuzu.”