14. bölüm · Karanlığın Mührü

Bölüm 14 Sıradaki Kurban

Sudenaz Karataş

Aras'ın telefon görüşmesinden sonra odada kimse konuşmadı.
Karan hâlâ telefonu elinde tutuyordu.
Ben ise masanın üzerindeki kâğıda bakıyordum.
"Sıra onda."
Bu üç kelime, zihnimde dönüp duruyordu.
"Aras neden 'ailemi koru' dedi?" diye sordum.
Karan gözlerini kâğıttan ayırmadan cevap verdi.
"Çünkü kardeşinin ölümünün tesadüf olmadığını biliyor."
"Yani bir sonraki kişinin kim olduğunu tahmin ediyor olabilir."
Karan başını kaldırdı.
"Belki."
Tam o sırada kapı açıldı.
Karan'ın adamlarından biri içeri girdi.
"Karan Bey, Aras'ın evinin önünde bir araba görülmüş."
"Ne arabası?"
"Siyah bir araç. Plakası görünmüyor."
Karan hemen ayağa kalktı.
"Ne zamandır orada?"
"Yaklaşık yarım saattir."
Karan ceketini aldı.
"Gel."
Şaşkınlıkla ona baktım.
"Ben de mi?"
"Evet."
"Ben avukatım, polis değilim."
"Biliyorum."
"Öyleyse?"
Karan kapıya doğru ilerledi.
"Çünkü bu dosyanın içindesin."
İstemeden peşinden gittim.
Arabanın içinde sessizlik hâkimdi.
Dışarıdaki sokak lambaları camdan içeri vuruyor, sonra kayboluyordu.
Bir süre sonra Karan'a baktım.
"Bir şey soracağım."
"Sor."
"Aras gerçekten masum mu?"
Karan hiç düşünmeden cevap verdi.
"Evet."
"Bu kadar emin olmanızın sebebi ne?"
"Çünkü onu yıllardır tanıyorum."
"İnsan bazen en yakınına bile güvenemez."
Karan gözlerini yoldan ayırmadı.
"Ben Aras'a güveniyorum."
Bu cümleden sonra tekrar sessizliğe gömüldük.
Bir süre sonra araba yavaşladı.
Karan önümüzdeki siyah aracı gösterdi.
"İşte o."
Kalbim hızlandı.
Araç birkaç saniye sonra hareket etti.
Karan hemen peşine takıldı.
Sokaklar gittikçe tenhalaşıyordu.
Siyah araç bir köşeyi döndü.
Biz de döndük.
Ama araç yoktu.
Karan arabayı durdurdu.
Etrafımıza baktık.
"Kaybettik."
Tam o sırada telefonuma bir bildirim geldi.
Ekrana baktım.
Bilinmeyen bir numaradan mesaj gelmişti.
Mesajı açtığımda tek bir cümle yazıyordu:
"Avukat hanım, davayı bırakın."
Karan telefonumu elimden aldı.
Yüzündeki ifade bir anda değişti.
"Artık seni de hedef aldılar."
Boğazım düğümlendi.
"Ne yapacağız?"
Karan telefonu bana geri verdi.
"Bu davayı bırakmayacağız."
Ve o gece ilk kez, bu davanın yalnızca Karan'ın ailesini değil, benim hayatımı da değiştireceğini anladım.