30. bölüm / 50
Kanlı Mühür29. BÖLÜM: ZİFTİN SAHİBİ VE KARANLIK SÜRÜ
Bölümler 50Şu an: 29. BÖLÜM: ZİFTİN SAHİBİ VE KARANLIK SÜRÜ
- 1 GİRİŞ BÖLÜMÜ574 kelime
- 2 1 BÖLÜM1.369 kelime
- 3 2. BÖLÜM: EŞİK VE SİS1.040 kelime
- 4 3. BÖLÜM: YANLIŞ SOKAK911 kelime
- 5 4. BÖLÜM: BAZALT VE İLTİHABİ SUNAK867 kelime
- 6 5. BÖLÜM: PAS VE BAZALT773 kelime
- 7 6. BÖLÜM: KEMER VE DİKİŞ781 kelime
- 8 .7. BÖLÜM: SIS VE ADIM SESLERİ854 kelime
- 9 8. BÖLÜM: YALANCI SÜKÛNET683 kelime
- 10 9. BÖLÜM: YANKILAR VE BARUT939 kelime
- 11 10. BÖLÜM: DİKENLİ DEMİR767 kelime
- 12 11. BÖLÜM: KURŞUN VE ET730 kelime
- 13 12. BÖLÜM: ATEŞ, MÜHÜR VE KÜL936 kelime
- 14 13. BÖLÜM: IŞIĞIN KIRILDIĞI YER815 kelime
- 15 14. BÖLÜM: KARANLIĞIN ALFABESİ742 kelime
- 16 15. BÖLÜM: PASLI FİŞEKLER VE SOĞUK ET800 kelime
- 17 16. BÖLÜM: BARIŞSIZ GEÇİT VE ET YAĞMURU868 kelime
- 18 17. BÖLÜM: KÖR YONTUCUNUN KİTABI921 kelime
- 19 18. BÖLÜM: ERİMİŞ MÜHÜR VE BALMUMU DEHŞETİ786 kelime
- 20 19. BÖLÜM: DERİYE KAZINMIŞ CANEVİ1.045 kelime
- 21 20. BÖLÜM: KEFENSİZ VAİZ VE SAHTE DUA818 kelime
- 22 21. BÖLÜM: YANGIN VE KÜL955 kelime
- 23 22. BÖLÜM: KANLA ÇİZİLEN SEMBOLLER VE KÖR İTAAT950 kelime
- 24 23. BÖLÜM: PASLI NEŞTERLER VE DİŞLİ METAL753 kelime
- 25 24. BÖLÜM: BİZİM KANUMUZ, BİZİM MÜHRÜMÜZ806 kelime
- 26 25. BÖLÜM: YANIK ET VE KOR KOKUSU668 kelime
- 27 26. BÖLÜM: İKİ ATEŞ ARASINDA697 kelime
- 28 27. BÖLÜM: TERMAL ŞOK VE DONAN KOR874 kelime
- 29 28. BÖLÜM: YERALTININ GİZLİ ARŞİVİ711 kelime
- 30 29. BÖLÜM: ZİFTİN SAHİBİ VE KARANLIK SÜRÜ690 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 30. BÖLÜM: KARANLIKTA BİR KIVILCIM776 kelime
- 32 31. BÖLÜM: BEYAZ MAGNEZYUMUN GAZEBİ817 kelime
- 33 32. BÖLÜM: KATRAN CEHENNEMİ VE MAGNEZYUM ATEŞİ835 kelime
- 34 33. BÖLÜM: KARANLIĞIN İÇİNDEKİ GANİMET873 kelime
- 35 34. BÖLÜM: SARNIÇTAKİ GÖLGE VE MUHAFIZ771 kelime
- 36 35. BÖLÜM: DERİNLİKLERDEN GELEN SES VE 7. MÜHÜR967 kelime
- 37 36. BÖLÜM: BİTMEYEN KÂBUS VE NİHAİ MÜHÜR981 kelime
- 38 37. BÖLÜM: KİLİSE DEPOSUNDAKİ PUSU VE SİLÂHLI MÜRİTLER903 kelime
- 39 38. BÖLÜM: MABEDİN ZİNCİRLİ KORUYUCULARI822 kelime
- 40 39. BÖLÜM: ZİNCİR VE ÇELİK578 kelime
- 41 40. BÖLÜM: YANAN MÜHÜR VE KÜLLER1.109 kelime
- 42 41. BÖLÜM: YERALTI KULESİ VE GÖLGELERİN SESSİZLİĞİ799 kelime
- 43 42. BÖLÜM: BEYAZ MASKELER VE KAN KUZGULARI680 kelime
- 44 43. BÖLÜM: KANLI MAZEN VE MASKELİ GÖLGELER887 kelime
- 45 44. BÖLÜM: BEYEFENDİNİN MASKESİ VE DİŞLİ VİCDAN1.044 kelime
- 46 45. BÖLÜM: KARANLIĞIN İÇİNDE SON ŞARJÖR862 kelime
- 47 46. BÖLÜM: ZAMANIN DİŞLİLERİ VE ALEVLER747 kelime
- 48 47. BÖLÜM: ÇUVAL KAFALILAR VE MÜLKÜN EŞİĞİ974 kelime
- 49 48. BÖLÜM: İLK KAPININ GÖLGESİ VE NİHAİ MÜHÜR979 kelime
- 50 49. BÖLÜM: IŞIĞA DÖNÜŞ VE SESSİZLİK678 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Siyah döküm demir kapının ağır, buz kesmiş kolu Cem'in avucunu adeta donduruyordu. Kapının altındaki daracık aralıktan dışarıya doğru sızmakta olan simsiyah, yapışkan ve koyu kıvamlı zift tabakası, postallarının burun kısmını yavaş yavaş bir sarmaşık gibi kaplarken; ortalığı genzi yırtan, gözleri sulandıran, insanı nefessiz bırakan çok ağır bir ham petrol ve çürümüş kimyasal katran kokusu sarmıştı.
Cem omzuyla kapıya yüklenip yavaşça ileriye doğru itti ve araladı.
Önünde uzanan devasa tünel, daha önce geçtiği hiçbir Bizans galerisine ya da su şaftına benzemiyordu. Taş duvarların yüzeyi baştan aşağı, sanki canlı ve nefesten ibaret birer organmışçasına simsiyah, erimiş ve katılaşmış katran tabakalarıyla kaplanmıştı. Tünelin yüksek taş tavanından zeminine doğru ip gibi süzülen koyu kıvamlı zift damlaları, aşağıdaki balçık havuzlarına düştükçe tok, insanın midesini altüst eden "şıp-şıp" sesleri çıkarıyordu. Tünelin içindeki hava o kadar kalındı ki, fenerin beyaz ışık huzmesi bile katran buharının arasında kırılıp zayıflıyordu.
Tünelin birkaç yüz metre ilerisinde, zifiri karanlığın ve katran buharının tam ortasında devasa, tehditkar bir gölge yükseliyordu.
6. Mühür — *Ziftin Sahibi*...
Yaratık, boyu tünelin taş tavanına neredeyse değen, insansı hatlara sahip ama tamamen erimiş simsiyah ziftten ve parıldayan ham petrolden oluşmuş dehşet verici bir kütleydi. Yüzü yoktu; başının durduğu yerde sadece iki çukur ışık noktası ve dikey açılan gırtlağından aşağıya sicimler halinde süzülen katran akıntıları mevcuttu. Bedeninin göğüs kısmına, daha önce bu tünellerde avlanan ve yaratık tarafından yutulan kurbanların paslı boş kovanları, tüfek parçaları ve mühür sembolleri tıpkı birer yara izi gibi saplanıp kalmıştı.
Cem, omzundaki kırık kayışlı AKM'yi sağ elinde hazır tutup sol eliyle bel kılıfından o emektar, siyah 9mm tabancasını çekti. Şarjörü kontrol etmeye vakit yoktu; biliyordu ki içinde tam 15 adet mermi duruyordu.
Sol elindeki tabancayı iki eliyle birden kavramış vaziyette ileriye, tünelin ortasında yükselen o erimiş katran kütlesine doğru kilitledi. Göğsü bir körük gibi inip kalkarken, gırtlağından yükselen son bir cesaretle fısıldadı:
— "Durduğun yerde kal ulan... Yaklaşma!"
**TAK! TAK! TAK!**
Tabancadan fırlayan 9mm’lik pirinç çekirdekler karanlığı bir alev dili gibi yırtarak Ziftin Sahibi'nin tam göğsüne ve boyun hizasına saplandı. Ancak mermiler yaratığın bedenine ulaştığında beklenen kemik ya da et sesi duyulmadı. Mermiler, o yoğun ve son derece yapışkan katran dokusunun içine sanki koyu bir balçığa fırlatılmış küçük taşlar gibi sessizce gömüldü. Ziftin Sahibi ne sarsıldı ne de adımlarını aksattı; bedenine saplanan mermileri emip anında üzerlerini simsiyah bir katran katmanıyla yeniden örttü.
Yaratık, tüneldeki tüm havayı titreten ağır, boğuk ve derin bir gurultu çıkardı. Ağır ve ağdalı bir hareketle sağ kolunu havada bükerek parmaklarını öne doğru kaldırdı.
O an, yaratığın etrafında biriken katran göletleri ve taş duvarlardan süzülen simsiyah balçık havuzları fokurdamaya başladı. Ziftin Sahibi'nin parmak işaretinden zemine dökülen koyu sıvılar taş taban üzerinde korkunç bir biçim almaya başladı.
Katranın içinden sıyrılan, derileri baştan aşağı ziftle kaplı, gözleri kör ve ürkütücü beyaz bir ışıkla parıldayan devasa, çürümüş üç adet köpek silueti açığa çıktı. Yaratıklar canlı etten değil, doğrudan o mühürlü yapışkan katrandan biçim almıştı. Sivri dişlerinin arasından yere süzülen katran damlalarıyla birlikte, gırtlaklarından çıkan hayvani ve yırtıcı bir havlamayla Cem’in üzerine doğru hamle yaptılar.
— "Kahretsin! Yok artık!"
Cem tabancayı hızla üzerlerine doğru kırıp parmağını seri halde tetiğe bastı.
**TAK-TAK-TAK-TAK-TAK!**
Mermiler en önde koşan zift köpeğinin kafasına ve göğüs kafesine fırladı. Çekirdekler köpeğin katrandan bedenini delip geçti ama yaratık ne yavaşladı ne de dengesini kaybetti. Mermilerin açtığı delikler anında arkadan gelen cıvık balçık sıvısıyla kapanıyor, köpekler adeta sıvı bir kütle gibi formunu koruyarak saniyeler içinde aradaki mesafeyi kapatıyordu.
Cem panik içinde geriye doğru iki adım atıp kalan mermileri de fırlattı:
**TAK-TAK-TAK-TAK-TAK!**
Şarjör boşaldı, sürgü mandalı geride kilitlendi. **ŞAK!**
Mermilerin hiçbiri bu karanlık ve sıvı sürüye en ufak bir zarar verememişti. Mermiler katranın içinde kaybolup gidiyordu.
Cem boşalan tabancayı beline fırlatıp topuklarına kuvvet, ziftle kaplı tünelde geriye doğru var gücüyle koşmaya başladı.
— "Koş Cem, durursan diri diri yutacaklar!"
Postallarının altında cıvık cıvık ezilen zift tabakası her adımda ayağını bir vakum gibi geriye çekiyor, koşmasını ve dengesini korumasını inanılmaz derecede zorlaştırıyordu. Attığı her adımda tabanından ayrılan ziftin "şlakk-şlakk" sesleri tünelde yankılanıyordu. Arkasında ise dökülen yoğun katran sesleri, şapırtılar ve mühürlü zift köpeklerinin taş tabana vuran pençe gürültüleri adım adım yaklaşıyordu.
Cem, akciğerleri katran ve ham petrol kokusundan patlama noktasına gelmiş vaziyette, fenerin titrek ışığında tünelin daralan karanlık bir virajına doğru ölümüne bir koşunun tam ortasındaydı.
Bölüm etkileşimi
