88. bölüm · Kafesteki Son Yaz

✨Yusuf ve Duru

Astra Faye

Bölümler
1 Bir başlangıç lazım 2 Ufak detaylar 3 Gizli konuşmalar ve duyumlar 4 Vatan uğrunda düşenler. 5 Kafese bağlı ruh 6 Anlamsızlık hissinin harmanlandığı mutluluk 7 Belli anlar 8 Tehlike 9 Suçluluk 10 Güneş 11 Ani teklif 12 Karakol 13 Geçmişin gölgesinde nefes alamaya çalışan çiçek. 14 Karanlığın, aydığınlığa olan sevgisi. 15 Kanamaya yüz tutmuş manolya 16 İki yol, tek son 17 Sessiz haykırış 18 Yaradılışına inat 19 Nefesim 20 Aşk sarhoşu 21 Eğlensek mi? 22 Elfida; Anlamı fedakarlık olan, Elfida. 23 Yaralanan manolya 24 Tutunamazsak? 25 Tutulan sözler 26 Vazgeçişlere inat kalanlar 27 Gitmek mi? Kalmak mı? 28 Yeniden bağlanan düğümler 29 Vicdan 30 Arda’nın Günlüğü 31 Aşk; ne eksik ne fazla 32 Şımartılmamış aşkın en güzeli; Elfida 33 Geçmişin Acısı 34 Tozlu anıların arasından acı bir tutam. 35 Eskiden bir parça mutluluk 36 Denizler; fırtına öncesi sessizlik ve ya huzurdur 37 Baba… 38 Kaybedilenler ve kaybedilme ihtimali olanlar. 39 Kıskançlık 40 Geçmişten bi misafir 41 Büyük an; Ya yıkım ya ölüm 42 Bilmek ama susmak 43 Belkiler ve ya Keşkeler 44 Çaresiz bir veda mı? 45 Yalancı Kader 46 Boş bir mezar, bitmeyen hasret var 47 Araf 48 Anıtkabir 49 Değer mi? 50 Dönüş 51 Yaşanması istenilen zorluklar. 52 Kaderin ilk hamlesi 53 Gel desem de gelme 54 Tutku 55 Kaderin son satırı 56 Ölüm yakın mı? 57 Bilinmeyenler ve görünenler 58 Aşk İle Yap 59 Ya öl ya da kazan 60 Mektup 61 Yoğun aşk 62 Son veda mı? 63 Yak ve Yık 64 Sevmek; iyileştirmek. 65 Masal gibi bi gece 66 Muğla’ya veda 67 Tanışma 68 İyi ki biz 69 Cehenneme son bir adım 70 Esaretin Gölgesi 71 Elfida Alkan; Hiç olan 72 Geriye kalanların kaybı 73 Zeval 74 Yin ve Yang 75 Kaderden bahsetmediler 76 Yarım kalan her şey 77 Seçimler ve sonuçlar 78 Bırakılan yıkım 79 Yirmide bir enkaz 80 Bir şans daha 81 ÖZEL BÖLÜMM 82 Belki manolyalar yeniden açar? 83 Geçmişe yanmak 84 Zaman akıyor 85 Geçecek 86 Yeniden açan manolyalar 87 ✨Yusuf ve Duru 88 🌸 Elfida ve Arda 89 FİNAL 90 💞ÖZEL BÖLÜMMM 2 91 Özel Bölüm 3 92 Paralel Evren 🥀 93 ÖZEL BÖLÜÜÜM 4 🍼

Mutluluk bu hayatta bir çok şeyi ifade edebilirdi. Bazen sadece bir insanı, bazen bir olayı bazense bütün sevdiklerini. Zaman ilerler, insanlar değişir, dünya dönmeye devam ederdi. Her karanlık elbet biter bütün çiçekler yeniden açardı. Şimdi ise aylar önce yapılan o teklif sonunda bir anlam kazanmıştı.
Her şeyin başladığı o ilk yerde. Muğla’da Duru’nun evinin önündeydiler.
Arda, Yusuf, Elfida, Hilal ve Beren.
Elfida artık iyiydi. tek başına hareket edebiliyor, Kâbus görmeden uyuyabiliyordu. Eski neşesini ise yeniden kazanıyordu.
Beren ise tamamen iyileşememiş olmasına rağmen eskisi kadar geçmişe gitmiyor, hayatına devam edebiliyordu.
“Ay durun çok heyecanlandım.” Dedi Elfida neşeyle. Son kez üzerindeki sarı uzun, sırt dekolteli elbiseyi düzeltti. “Güzel görünüyor muyum?”
Arda baştan aşağı sevgilisini süzüp çapkınca gülümsedi. “Sen hep güzelsin rapunzel.” Artık Elfida’nın saçları uzamış yaraları kapanmıştı. Lakin yüzündeki iz geçmemişti. Bir ömür de onunla kalacaktı.
“Kızım bi rahat ol. Sanki gelin sensin.” Dedi annesi tatlı bir sitemle.
“Bayılmam değil mi?” Diye soran Yusuf’tu. Üzerinde şık bir takım elbise, elinde bir demet beyaz gülle kapının önüne doğru bir adım attı.
Arda göz devirmeden edemedi. “Yeter ama birader çal şu kapıyı.” Yusuf ona hak vererek kapıyı çaldı.
Evin içinde Duru’nun da sevgilisinden çok bi farkı yoktu. Çalan kapıyı duyar duymaz son kez aynaya döndü. Kumral saçlarını düzeltti, üzerindeki beyaz elbiseye çeki düzen verdi. “Açıyorum.” Dedi anne ve babasına bakarak.
Ve kapı açıldığı anda Yusuf’un mavi gözleri karşısındaki kadında hayranlıkla gezindi. Kalbi hiç olmadığı kadar hızlanırken ne yapacağını bilemedi. Arkadan Arda’nın sırtına dokunması ile kendinde bir güç hissetti. Yusuf ne zaman tökezlese Arda şunaki gibi bir adım arkasında olacaktı. En sonunda içeriye bir adım attı.
“Hoş geldiniz.” Dedi Duru kocaman gülümseyerek çiçekleri alıp Yusuf’a ve tek tek hepsine sarıldı. Elfida gözlerine sakin ol dercesine baktığında başını iki yana salladı. İstese de olamazdı.
“Çok güzel olmuşsun.” Yusuf kulağına mırıldanıp kenara çekildiğinde Duru daha da kızardı.
“Beren hanım hoş geldiniz.” Dedi annesi sıkıca sarılırken. “Buyurun salona.” Arif ve annesi Zeliha ile kısaca sarılıp salona ilerlediler.
Zeliha ve Beren bir köşe de sohbet ediyor, erkekler kendi aralarında bir konu hakkında tartışıyorlardı. O sırada Duru, Hilal ve Elfida da mutfağa geçmişlerdi.
“Ya dökersem?” Duru kahve makinasını çıkartıp fincanlara uzandı. “Rezil olacağım kesin.”
Hilal dostça sırtına dokundu. “Sakin ol ilk önce. Rahatla bi.” Elfida, Duru’nun elindeki fincanları alıp kahveyi yapmaya başladı.
“Sen abiminkini yap gerisi bizden yengecim.” Son kelimeyi bilerek bastırarak. Hilal buna gülerken Duru’nun yüzü asıldı.
“Yenge deme bana ya.” Ama içindeki heyecan buna da engel olurken yeniden gülümsedi ve Yusuf’un kahvesini hazırlamaya başladı.
“Tuz atacaksın değil mi?” Hilal’in sorusu ile bir an öylece kaldı.
“Yok kıyamam ki.” Dedi tatlı bir dille kahveyi karıştırırken. “Bal koyalım.”
Ama Elfida bu öneri ile göz devirdi. “Kızım ne balı. Dök tuzu işte.” Masanın üzerindeki tuzu zorla Duru’nun eline tutuşturdu. “Bu kadar da tatlı değil benim kaslı civcim.”
Ama Duru bunu yapamayacağını bildiğinden tuzu bıraktı. “Yok yok.”
“Aman ne aşkınız varmış sizinde bi ben bulamadım.” Diye söylenen Hilal’i ise kimse umursamamıştı.
On dakikanın sonunda her şey hazırdı. Duru önüne gelen saçları arkaya atarak derin bir nefes aldı ve elindeki fincanla salona ilerledi peşinden ise Elfida’yla Hilal girdi.
Herkes kahvelerini aldığında ortam fazlasıyla gergin duruyordu. Ya da Duru kendi gerginliğinden öyle hissediyordu. İçindeki aşkın fazla geldiğini hissettiği dakikalardaydı. Yusuf için yanıp tutuyor fakat bunu belli etmememeye çalışıyordu.
Yusuf ise dışarıdan göstermese de kalbi göğüs kafesini delmek istercesine hızlı atıyordu. Elleri titriyor, Duru’yu düşünmekten bir şey yapamıyordu. Uzatmadan elindeki kahveyi tek yudumda bitirdi ve sehpanın üzerine bıraktı.
“O zaman direkt konuya girelim yoksa ikisi de gerginlikten bayılıp kalacaklar.” Dedi Beren kocaman bir gülümseme ile. Herkesin tek temennisi Beren’in hafızasının geçmişe kaymamasıydı.
“Bence de bence de.” Dedi Arif oturduğu yerde dikleşerek.
“Gönül isterdi ki burada Ahmet’im olsun. O istesin Duru’yu ama yapacak bir şeyimiz yok.” Belli etmemeye çalışsa da Beren’in kalbine derin bir sızı girmişti. Özlemekten ölünse bir saniye bile yaşayamazdı.
Ahmet’in adı ile kısa bir sessizlik sardı salonu. Elfida dolan gözlerini gizlemeye çalışsa da Arda onu anlayarak elini tuttu. Her şeye kafa tutabilen Elfida Alkan bir babasının yokluğuna yenilirdi.
“Allah’ın emri peygambarin kavliyle kızınız Duru’yu oğlum Yusuf’a istiyoruz.”
Arif ve Zeliha kısa bir an birbirleri ile bakıştılar sonra Duru’ya döndüler. “Kızım sen istiyor musun?” Diye sordu Arif.
Duru ise hiç beklemeden “İstiyorum baba.” Dedi.
“Peki madem. Gençler birbirlerini sevdiyse bize de yuvalarını kurmak düşer. Verdim gitti.”
Yusuf duyduğu cümle ile ne yapacağını bilemeyerek ayaklandığında bütün gözler ona döndü. Yüzünde kocaman bir sırıtış ile Duru’ya baktı sonra ne yaptığını fark ederek yeniden oturdu. “Pardon ben heyecan yaptım sanırım.”
Arda, Elfida’nın kulağına eğilerek. “Yusuf oldu mecnun.” Diye mırıldandığında Elfida gülmemek için dudaklarını dişledi.
Yusuf’un yüzündeki sırıtışa bakıp herkes gülmeye başladı. Duru ise utancından başını eğmişti. Zeliha, kahve fincanlarını toplarken gülümseyerek, “Ee, kızımızı da verdik. Şimdi sıra yüzüklerde.” dedi.
Yusuf hemen Duru’ya baktı. “Ben hazırım.”
“Sen sus birader.” Arda kahkahayı basmamak için zor tuttu kendini. “Kız daha ne olduğunu anlayamadı.”
Duru gülerek Yusuf’a baktı. “Ben de hazırım” Yusuf’un yüzündeki gülümseme biraz daha büyüdü.
O akşam evin içinde kahkahalar, sarılmalar ve güzel dilekler eksik olmadı. Aylar önce edilen o teklif, sonunda bir yuvanın ilk adımına dönüşmüştü.
Yıllar geçecek, saçlarına aklar düşecekti ama bir an olsun bu tuttukları eli bırakmayacaklardı. Birbirlerinin en büyük şansları ve en büyük iyikileri olarak kalacaklardı. Kader onlar için mutlu bir son yazmıştı, mutlu bir sonsuzluk bahşetmişti.
Yusuf ve Duru’nun aşkı için bir şarkı.