11. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı
Bölümler 34Şu an: ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İyi okumalar
~9.Bölüm~ küçük bir karın ağrısı
Başak'tan
Terapiden iki gün geçmişti. Ben hala aynı hissediyordum . Pars abim beni yormamak için seansları haftada iki defa yapacaktık . Ve üç-dört gün aralıklarla olacaktı.
Karnım ağrıyordu . Sanırım regli günüm yaklaşıyordu .
Burcu hanıma söylemeye utanıyordum . Zaten abilerim seçenekler arasında bile değil çünkü kulaklarıma kadar kızarmak istemiyordum.
Evde yoğurt az kaldı bahanesiyle markete gitmem lazımdı . Hızla yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkadım. Üzerime siyah eşofman takımımı giyip aşağıya indim.
"Burcu hanım , evde yoğurt az kalmıştı ben bir çırpıda alıp geleyim " dediğimde
" Olur kızım , geç kalma kendine dikkat et "
"Tamam "
Tam arkamı dönmüş gidiyordum ki
"Bekle Başak ben de geleyim yalnız gitme " dedi Meriç abim . Hayır şuan olamaz ya
"Benimde bekleyin ben de limonata alacağım evde kalmamış " dedi Ege. Birdi iki oldular ya
"Gerek yok ben bir koşu alıp gelirim " diye ikna etmeye çalışıyordum ama nafile , ikisi de gelecekti
"Olur mu öyle şey " dedi Meriç abim. Hadi ama.
Birlikte evden çıktık. Ben ne yapacağımı düşünürken çoktan markete varmıştık bile ben daha fazla stres yaparken bunlar görmeden nasıl almaya çalışacaktım. Mükemmel fikir değil mi (!)
Ege limonata reyonundaydı . Meriç abim de telefondan konuşuyordu.
Fırsat bu fırsat
Hızlı şekilde iki paket alıp gidiyorken Meriç abim yanıma geldi. kahretsin
Elime hiç bakmadan "başka bir şeye ihtiyacın var mı? Sıcak su torbası, çikolata falan?" Dediğinde yerin dibine girdim .
Fark etmişti işte ya
Kulaklarıma kadar kızarırken
"Yok... Abi . Sağol " dedim .
Başıyla onaylayıp kasaya yöneldi . Beni daha fazla utandırmamak için gitmişti rahat bir nefes alıp bende arkasından gittim paketleri alışveriş sepetine koyup Meriç abimin arkasında durdum .
Bana dönüp
"Sen burada bekle ben geliyorum" deyip gitti .
O sırada Ege gelip seçtiği limonataları sepete koydu . Hayır ya kesin fark etti .
Göz ucuyla bana baktı ama hiçbir şey söylemedi .bir kaç dakika sonra Meriç abim elinde birbirinden farklı birçok çikolatayla yanımıza geldi . Hayır sadece çikolata değil bir de sıcak su torbası vardı .
Onları da sepete koyup ödeme işlemine geçti .
Aslında utanılacak bir şey yoktu ama hem onları daha yeni tanımaya başlıyordum hem de ne tepki vereceklerini bilmiyordum.
Sessiz bir şekilde eve geldikten sonra Ege aldıklarını mutfağa götürdü . Bende çaktırmadan kendi malzemelerimi alıp odaya çıktım .
Lavaboda işimi hallettikten sonra aşağıya indim . Karnım baya ağrıyordu . Kesin şuan yüzüm kireç gibi olmuştu . Her seferinde o kadar ağır geçiriyordum ki bazen serum bile taktırdığım oluyordu.
Kahvaltıya indim . Herkes yerlerini almıştı. Bende yerine geçtikten sonra yemek yemeye başladık. Pars abim bana bakıp
"Başak , iyi misin ? Yüzün bembeyaz olmuş. Kalbin mi ağrıyor?"
Şimdi gelde cevap ver Başak
"Yok abi ... Ondan değil " dediğimde
Ege Pars'a uzanıp kulağına birşeyler söyledi. Pars dikkatle dinledi sonrasında kaşlarını çattı. Başını ağır bir şekilde salladı.
Yemeğin geri kalanı da Mirza'nın şakalarıyla devam etti . Kahvaltıdan sonra direkt odama çıkıp yorganın içine girip ağrının geçmesini bekledim ama geçmiyordu.
Gözlerimden yaş gelirken kapı çaldı fakat cevap verebilecek durumda bile değildim.
Birisinin gelmesini hem istiyordum hem de istemiyordum.
Kapı hızla açıldı . Gelen Pars abimdi. Hızla yanıma geldi .
"Ağrın çok mu ?" Dedi.
Karnımada ki sancı bir bıçak gibi saplanırken cevap veremedim . İki büklüm olmuştum . Pars abim bunu anlayınca
"Doktora gidelim mi ?" Dedi.
Başımı 'hayır ' anlamında salladım.
" Bekle. Birazdan geliyorum " dedi ve odadan çıktı. Belimin de ağrısıyla birlikte yorgana daha sıkı sarıldım . Bir yandan da göz yaşlarım akıyordu . İlk bir-iki gün yataktan zar zor kalkıyordum.
Birkaç dakika sonra abim geldi elinde sıcak su torbası vardı. Yorganı açıp karnımın üstüne koydu sonra yorganı tekrar üstüme örtü. Gözümden akan göz yaşlarımı sildi.
" Mirza'ya söyledim biraz çikolata alıp gelecek ama çok yeme , tamam mı?" Dedi .
Başımla yavaşça onaylayıp yorgana daha fazla sarıldım. Sıcak su torbası biraz iyi gelmişti ama hâlâ karnım ağrıyordu.
"Bir şeye ihtiyacın olursa bana seslen " dedi ve gitti.
Kapı çalındı. Bu sefer kendimi zorlayıp "gel " dedim. Açılınca içlerine hızla Mirza girdi. Rahat bir nefes verip
" İyi misin Başak, hastasın diye duydum . Bende de dedim ki şimdi bu kızın canı çikolata çeker " dedi ve elindeki poşeti yatağın yanındaki sehpaya koydu sonra içinden bir tane çikolata alıp ambalajını çıkarttı ve bana uzattı .
Çikolatayı alıp iştahla yemeye başladım . Bu yaptığını gülümseyerek izledi . Saçımı okşayıp Pars abim gibi 'bir şeye ihtiyacın olursa haber ver 'deyip gitti . Biraz olsun acıyı unutmak için uyumaya çalıştım .
🍀💔❤️🩹
Uyandığımda biraz daha az ağrı bana eşlik etti. Ama yinede iyi olduğum söylenemezdi. 10-15 dakika yatakta dönüp durdum. Yavaş yavaş ağrım artarken kapı açıldı.
Gelen Pars abim'di .Bana yaklaşıp yüzüme örttüğüm örtüyü nazikçe yüzümü görebilecek şekilde açtı.
" Başak , iyi görünmüyorsun. Bi' hastaneye gidelim. Abi olarak değil doktor olarak söylüyorum. En azından bir serum takarız."
Reddedeceğimi fark etmiş olmalıydı ki bu kadar ısrar etmişti.
Beni kucağına alıp odadan çıkardı. Salon tarafına gittiğimizde
"Mirza kalk , arabanın kapısını aç " dedi
Mirza ikiletmeden direkt kalktı .
Tabi ben o sırada konuşacak halim bile olmadığı için başımı iyice abimin sıcak göğsüne yaslamıştım. Mis gibi kokuyordu. Hangi parfümü sıktığını sonra sormayı aklımın bir kenarına not ettim .
Hastaneye gittiğimizde bir tane serum takıldı. Serum'dan sonra biraz daha iyi hissetmiştim .
Eve dönüş yolunda benim iyi olduğunu fark ettiklerinde biraz daha rahatladılar ama ben herkesin anladığını anladığımdan dolayı utançtan kimseye bakamıyorum . Sabahleyin kimse öğrenmeden markete gitmeye çalışırken şimdi herkes biliyordu.
Neyse ki kimse ne olduğunu açık açık dile getirmedi .
Hızla odama çıkıp yorganın altına girdim . Zaten sonrası uykuya dalmıştım.
🍀💔❤️🩹
Sabahleyin kalktığımda hâlâ ağrım vardı ama dün gibi ağır değildi . Biraz kendime gelmek adına lavobaya gidip kendime bir çeki düzen verdim . Üzerime siyah bir crop ve siyah bir eşofman giydim üzerime de bir hırka alıp salona yürümeye başladım.
(Yukarıdaki fotoğraf)
Tekli koltuğa oturup yayıldım. Başımı geriye atıp biraz gözlerimi dinlendirdim. Ne kadar böyle kaldım bilmiyorum ama Pars abimin sesiyle gözlerimi açtım.
" Bugün biraz daha iyi misin? "
Gözlerimi baktığım tavandan ayırıp ona doğru baktım .
" İyiyim sağol" dedim .
"Yine ağrın başlarsa söyle. Birde parol kullanmak sana iyi gelir . Yemekten sonra içersin "
Dedikleriyle birlikte yanağıma hücum eden kanla birlikte kıpkırmızı olduğuma yemin edebilirim.
" İyi . Ama senin bu kadar bilgiye sahip olman..." Deyip devamını getiremedim .
Derin bir nefes alıp karşımdaki koltuğa oturdu.
" Başak , ben bir doktorum . Bu yüzden utanıp sıkılmana gerek yok . Ayrıca içine kapanmanı istemiyorum daha rahat ol."dedi. Söyledikleriyle birlikte biraz ddaha rahatladım.
🍀💔❤️🩹
Pars abim'le o konuşmamız sonrasında Parol ilacının yanında birkaç ilaç daha önerdi . Ve sadece bir tane içmenin yeterli olacağınıda ekledi.
Kahvaltıdan sonra mutfağa ilaç içmeye gittim . Burcu hanımda buradaydı . İlacın kutusunu açmaya başladığımda bana doğru döndü
"İlaç mı içeceksin , kızım"
" Evet "
Diyebildim sadece utancımdan önüme döndüm .
Arkamdan gelip yanıma yanaştı
" Kızım , seni anlıyorum . Böyle bir evde... Onca erkek arasında. Bende gençliğimde senin gibiydim . Evdeki tek kız olunca utanıyorsun ister istemez ama bir şeye ihtiyacın olursa ben buradayım " dedi .
Benim yüzümü tam görmüyordu ama benim gözlerim dolmuştu. Önceki annem 'ne halin varsa gör ' derken gerçek annem ' ben buradayım ' diyordu.
"Teşekkür ederim" dedim fısıltıyla yakın sesimle
" Bir defasında okulda ağırdan dolayı hastaneye kaldırıldım. Utanmaya gerek yok . İnan bana bu evdeki herkes senin iyiliğini istiyor. Kardeşlerin... Özellikle Pars ,seni senden daha fazla önemsiyor. "
Bu seferki ses tonu daha güven vericiydi .
İkinci defa " ben herşey için size teşekkür ederim " dedim.
Burcu hanım dolapta daha önce yapılmış portakal suyu çıkartıp bir bardağa doldurdu.
" ilaçları la birlikte iç , mideni rahatlatır"
Gülümseyerek elindeki portakal suyunu aldım .
'O sabah ilk defa bir annem olduğunu hissettim '
🍀💔❤️🩹
O sabahtan bir gün geçmişti. Aksam üzeri balkonda oturuyordum.
Biraz temiz hava iyi gelir diye düşünmüştüm
O sırada Ege yanıma geldi
"Biraz limonata getirdim belki içeriz diye " deyim elindeki iki bardaktan bir tanesini bana uzattı .
Gülümseyerek elinden aldım
" Teşekkür ederim"
Bana 'rica ederim ' anlamında bir gülümseme sundu.
Yanına oturup birlikte temiz havayı içimize çektik .
Bir sure sonra aramızdaki sessizliği bozdum
" Markette... Fark ettin değil mi ?" Diye içimde tutamadığım soruyu sordum .
" Hımm..."
" Evet ya , anladın" dedim isyan edercesine
Bunu denemek birlikte kahkaha attı isyan etmem hoşuna gitmişti. Samimi bir şekilde gülüyordu.
" Ben olsaydım bende utanırdım ama biz kardeşiz o yüzden utanmana gerek yok " dedi kibar bir sesle
" Beni kardeşin gibi mi görüyorsun"
" Yani ... Evet . Senin canın acıyınca benim de canım acıyor. Garip ama sana bu kadar kısa sürede nasıl bağlandığımı inan bende bilmiyorum"
"Beni ilk defa ne zaman kabullendin peki, yada kabullenmek kolay mıydı?"
Bir iç çekip
" Kolay değildi ama ilk defa bir kız gerçekten kardeşim gibi hissettirdi . Mesela... O ... Eski kardeşim olarak bildiğim kız , o hiçbir zaman gerçek kardeşimmiş gibi hissettirmedi... Beni ilk ne zaman kabullendin dedin ya hani ... O gece , kabus gördüğün zaman ... İşte o zaman dedim ki bu kız benim kardeşim ve ben onu ne olursa olsun yanında olmalıyım . "
Ege cümlelerini bitirmesiyle birlikte yüzümde bir tebessüm oluştu.
Ege'ye sormadan sarıldım . Başta şaşırdı ama sonra oda bana sarıldı .
Ayrıldığımız da cebinden bir çikolata uzatıp
" Bu da bugünkü ilacın olsun. Kıymetimi bol genellikle çikolatalarımı kimseye vermem. " deyip elindeki çikolatayı uzattı .
Çikolatayı alıp
" Teşekkür ederim. Doktor Pars bitti birde sen mi başladın " dedim ortamdaki kasvetli havayı dağıtmak için
" Benim reçetem şirin" dedi göz kırparak
" Öyle olsun " deyip çikolatayı yemeye başladım .
Hayatımda yediğim en güzel ikinci çikolataydı. Birincisini benim için özel olan biri almıştı. Aslında yediğimiz çikolata değil bizi düşünüp çikolata alanlar bizim için kıymetliydi...
🍀💔❤️🩹
İlahi bakış açısı
Başak dinlenmek için odasına çıktı. Her ne kadar alıştığını kabullenmese de içten içe kendiside biliyodu ki gerçek ailesine alışmıştı .
Ev halkı ise bahçedeki masada oturmuş çay içiyorlardı. Mirza tabletinden sesi sona vermiş bir şekilde short video kaldırıyordu . Bu durumdan herkes rahatsızdı. En sonunda Pars
" Mirza , şunu biraz kıs " dediğinde Mirza
"Tamam, abi " dedi
Ama kısmak yerine kulaklıkları taktı .
Korhan bey Pars'ın her zamankinden daha sessiz olduğunu fark edince
" Bir sorun mu var oğlum ? " Deyip Pars'a doğru baktı
" Aslında var ... Başak... Onunla ilgili sizinle konuşmak istiyorum"
Bunu söylemesiyle birlikte herkes pür dikkat ona baktı .
" Regli olduktan sonra biraz daha içine kapandı. Utanıyor ve bu onun daha fazla bizden uzaklaşmasına sebep olur diye korkuyorum ."
Pars'ın sözleriyle herkesin içinde biraz daha hüzün çöktü.
Burcu hanım sözü devralarak
" Pars bu çok normal . Birkaç gün sonra tekrar kendi haline döner sadece ilk defa bu kadar erkeğin yanında böyle bir durumla karşılaşınca biraz yalnız kalmak istemiş olabilir . Ona biraz daha anlayış gösterseniz eminim ki size yakınlaşır. Ben onunla rahatlaması adına konuştum ama tabiki de bunun hızlıca olmasını beklemek ona haksızlık olur "
Bunu demesiyle Korhan bey gözlerini kendisi için dünya güzeli karısına çevirdi. Gözlerinde hayranlık vardı.
Pars söze girerek
"İşte bu yüzden ona biraz daha hassas yaklaşmanızı istiyorum. O kendi kabuğuna çekilmeden ona daha yakın davranmalı ama aynı zamanda ihtiyacı olduğu zaman da yalnız bırakmalıyız "
Ege
" İyi de abi o nasıl olacak ?"
Mirza
" Ege , hem her daim yanımızda olduğumuzu anlayacak hem de yalnız kalmak istediğinde izin vereceğiz ama tek bir farkla yalnız kaldığı zaman yalnız olduğunu hissetmeyecek sadece kafa dinlemek için yalnız kalacak "
Mirza ilk defa bu kadar ciddi bir cümle kurmasından dolayı tüm aile şaşırmıştı . Mirza bunu takmadan kulaklıklarından birini takıp tablete bakmaya devam etti .
Pars Mirza'nın dediklerini hafif bir tebessümle izledi sonrasında
" Aynı Mirza'nın dediği gibi . Hem alan tanıyacağız hem de güven vereceğiz" dedi.
Korhan bey bir iç çekip
" Başak. Burcu'ya çok benziyor . Sessiz ama sessizliği onu anlatmaya yetiyor . Bağırmasa bile bağırdığıdan daha fazla etki bırakabilir. Aynı annesi gibi ... Ona daha yumuşak davranmalıyız."
Bunu demesiyle birlikte herkes başını salladı ve konuşmanın son noktası bu oldu .
🍀💔❤️🩹
Sonraki bölümde görüşmek üzere 😇
Bölüm etkileşimi
