33. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~24.Bölüm Toprak~
Bölümler 34Şu an: ~24.Bölüm Toprak~
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhabalar arkadaşlar, uzun zamandır yoktum. Kusura bakmayın. Bazı şeyler yüzünden sürekli bölüm ertelendi. Neredeyse 1 aydır bölüm atmıyorum. Hakkınızı helal edin 🙏🏻. Umarım bölümü beğenirsiniz
Keyifli okumalar 😇
~24. Bölüm~
Başak'ın bakış açısı
Üzerime doğru düzgün bir şeyler geçirdikten sonra odamdan çıkıp aşağıya indim. Annemi gördüğüm zaman
" Şey ben çıkıyorum. Toprak abimle görüşecektim de " dedim izin alırcasına
Annem bana hafif bir tebessümle bakıp
" Biliyorum kızım sorun yok. Haber ver ama gidince birde geçe kalmamaya dikkat et aklım sende kalmasın" dedi.
Hayatımda nadir duyduğum bu cümleleri bana kurarken gülümsedim.
" Tamam dikkat ederim size de haber ederim merak etmeyin" dedim.
İçimden gelen anı bı dürtüyle hızlı adımlarla ona yaklaşım sarıldım. Şaşırmıştı gerçi bende kendimden böyle bir hareket beklemiyordum.
Şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra oda boşta olan ellerini bana sardı.
Kokusunu içime çektim. Hissettiğim huzuru size anlatamam.
_uzun zaman olmuştu böyle hissetmeyeli değil mi _
Bugün sulu göz olmak istemediğimden yavaşça annemden ayrıldım
Yüzü ile karşı karşıya geldiğimde gözlerinin dolduğunu gördüm. Bu görüntü içimi sızlattıı.
Kendini hızlıca toparlayıp tekrardan
"Kendine dikkat et kızım. Bir şeye ihtiyaç olduğunda beni ya da babanı aramayı unutma " dedi.
" Peki , unutmam... Görüşmek üzere" dedim ve evden çıktım.
Gözlerimde bir sululuk hissedince kafamı havaya kaldırıp kendime gelmeye çalıştım. Birkaç saniye bekledikten sonra yürümeye başladım.
Aynı zamanda Toprak abimi aramak için rehbere girdim. Rehberimde hâlâ 'abim(motosiklet kaçakçısı🏍️)' diye kayıtlıydı Daha fazla düşünmeyip arama tuşuna bastım. Telefonu kulağıma götürüp beklemeye koyuldum. İkinci çalışta açtı.
"Bitanem nerdesin?" Dedi
"Şimdi evden çıktım abi sen nerdesin ?"
"Bende seni almaya geliyordum şimdi "
"Beni almana gerek yok. Yol çok uzun değil zaten. Hem ben senin o külüstür motosikletine hiç binemem kusura bakma" dedim.
Karşı taraftan bir gülme sesi geldi
"Bak sen külüstür demek ha ?" Dedi
Söylediklerimin arkasında durarak
"Aynen öyle " dedim.
"Öyle olsun küçük hanım" dedi.
"Kapatıyorum ben o zaman görüşürüz" dedim .
"Görüşürüz bitanem" dedi.
Telefonu kapattıktan sonra cebime koyup ilerlemeye devam ettim.
Birkaç dakika daha yürüdükten sonra karşıma tanıdık ve bir o kadarda tanımak istemediğim bir yüz çıktı. Yalçın.
"Selam güzellik seni görmeyeli uzun zaman oldu nasılsın?" Dedi gevşek gevşek
" Çekil şuradan Yalçın seninle şuan hiç uğraşamam " dedim.
"Ne zaman uğraşırsın bebeğim"
"Hiçbir zaman defol artık " dedim ve yürümeye devam ettim fakat o beni bırakmaya hiç niyeti olmamış olacak ki kolumu tuttu . Öfkeyle arkamı dönerken bakışlarımı yüzüne çevirdim .
" Sakin ol güzellik. Sohbet ediyorduk şurada" dedi
"Seninle sohbet falan etmek istemiyorum . Çek elini üzerimden!' dedim tıslayarak.
" Böyle çok daha ilgi çekicisin bebeğim. Beni sana çeken de bu zaten. Benle bi defa takılsana" dedi sapıkça.
"Siktir git. " Dedim sadece ama Yalçın dinlememekte ısrar ederek kolumu bırakmadı
_bizden günah gitti_
Diğer elimi suratına geçirdim. Toprak abim saolsun beni bugünlere hazırlamıştı her ihtimale karşı.
Cüssesi benden çok çok daha fazla olduğu için onu geçmem neredeyse imkansızdı.
Sinirlendiği için kolumu tutan elini daha fazla sıkılaştırdı ve canımı yaktı. Son kuvvetimle bacak arasına diz kapağımı geçirdim. Kolumdaki eli çekildi ve yere düştü. Kendi haline ağıt yakarken ben hızlıca odadan uzaklaşmaya başladım arkamdan
"Seninle işim daha bitmedi sürtük" dedi
Sinirle
"Sürtük senin babandır" dedim annesine laf söylemeden.
Adımlarını daha fazla hızlandırarak Toprak abimle buluşacağım konuma geldim.
Kafenin içerisine girerek boş bir yere yerleştim. Toprak abim daha gelmemişti. Gözlerini koluma cevirip baktım. Öküz herif bileğimi morartmıştı. Kıyafetimle bileğimi örterek abimin fark etmesini önledim. Benim peşimi bırakmayacağını söylemişti. Amacı neydi? Geçmişte benden hoşlanmış ben yüz vermeyince takıntılı hâle getirmisti şerefsiz.
Kapıdan içeri giren Toprak abimi görünce düşüncelerime ara verdim.
Beni görünce yüzünde bir gülümseme doğdu benimde aynı şekilde.
O ayağa kalktı ben ise ona yaklaştım. Kollarını sarılmam için açınca beklemeden karşılık verdim.
"Güzelim, nasılsın?" dedi.
" İyiyim abi, sen?" dedim bende karşılık olarak
Birbirimizden ayrıldık
" İyi benden de iş güç işte aynı " dedi.
İkimizde sandalyeye oturduk.
"Ne istersin aç mısın? Buranın kebabı harikadır ama başka bir şey istiyorsan onu da alabiliriz" dedi tek nefeste
" Sakin ol öncelikle" dedim gülerek. "Çok aç değilim ama seninle uzun zamandırlı birlikte yemek yemedik o yüzden... ısmarla bir kebap " dedim şımarık bir şekilde
" Emrin olur prenses " dedi gülümseyerek
Eli ile işaret yapıp garsonu çağırdı. Garson gelince
" Ne istersiniz efendim" dedi
" Kral sen bize iki kebap 3 yok 4 tane de ayran getir" dedi.
" Tamamdır birazdan gelir siparişleriniz" dedi ve gitti.
Toprak bakışlarını bana çevirince
" Geldiğinde pek iyi değildin bir şey mi oldu Başak " dedi ciddi olduğu zamanlar genellikle ismimle hitap ederdi.
Aklıma Yalçın gelince tekrar sinirlerim tepeme çıktı fakat kendimi dizginleyip
" Yok ne sorun olacak keyfim yerinde merak etme " dedim onu üzmek istemeyerek.
" Peki madem öyle olsun"
Gülümseyerek karşılık verdim.
"Bu arada hastaneye gitmem gerekiyordu gittin mi?" Unutmamıştı.
" Gittim. Sanırım biraz daha iyiyim ama dikkat etmem gerekiyormuş doktor abim öyle söyledi" dedim sonlara doğru gülerek.
" Onlara alışıyorsun Başak " dedi. Sesinde hüzün sezdim.
Bu konuda yalan söylemezdim.
"Öyle..." Dedim iç çekerek
" Önceden benden başka bir abim olabileceği aklımın ucundan bile geçmezdi. Şimdi ise... 3 abi 1 ikizin var. Çok tuhaf. Bu konuda üzülmüyorum sakin yalnış anlama ama başka birine abi demen sanki bir gün beni unutacağını düşündürüyor Başak " dedi.
Böyle düşündüğü için kendimi suçladım acaba yeteri kadar onunla konuşmuyor muydum?
" Asla abi asla seni unutmam. Bu yaşıma kadar yanımda sen varken... İnan bana unutamam. Aklıma böyle kötü düşünceler getirme."dedim içtenlikle.
O sırada garson siparişlerimizi getirdi. Seri bir şekilde tabakları dizmeye koyuldu. İşi bittiğinde " afiyet olsun" deyip gitti.
" Özür dilerim Başak sana böyle dememeliydim. Kusura bakma" dedi.
" Hayır tabiki de söylemen gerekiyordu ve söyledin de zaten. Biz abi-kardeşiz bende. Düşüncelerini saklama " dedim ama daha yeni ona Yalçın konusunda yalan söylediğim için pişmandım şimdiden.
" O halde sana anlatmam gereken şeyler var. " Dedi
Merakla ona baktım
"Kendi evime geçiyorum. Artık onlarla yaşamak istemiyorum. Beni o evde tutan sendin ve artık yoksun o yüzden artık kalmam gerekmiyor. Uzun zamandır ev bakıyordum zaten. Yeni buldum senin kaldığın evin yakınında zaten. Eşyalarımı bu hafta dizeceğim. Ne evime gelen ilk misafirin sen olmani istiyorum. Evime teşrif eder misiniz hanımefendi?" Dedi.
Dediklerine şaşırmıştım. Neden bana haber vermemişti ki?
" Abi tabi ilk misafir ben olacağım fakat madem bu kadar uzun zamandır bunu planlıyordun neden bana haber vermedin?"
" Aslında sürpriz yapacaktım fakat şuan içimden söylemek geldi " dedi.
" Hayırlı olsun o zaman abim. Güle güle kullan. Ayrıca o evde bir oda benim sık sık sende kalırım haberin olsun. Yeni eve çıkıyorsun diye benden kurtulduğunu sanma " dedim .
" Sana evim hep açık güzelim. Başka gelen çekilir" dedi
" Demek başa gelen çekilir ha bak gör sen ben ama nasıl bir dert oluyorum beyfendi" dedim.
Gülerek karşılık verdi.
" İyice şirret olmuşsun kız sen "
" Seninde dilin baya açılmış önceden böyle değildin" dedim.
Birbirimize ciddi ciddi baktık en sonunda ben dayanamayıp güldüm. Ben gülünce o da kendini tutmayip güldü.
💔❤️🩹🍀
Abimle güzel vakit geçiriyordum. Yemeklerimizi bitirmiş şimdi ise tatlı yiyorduk.
Hâlâ içten içe vicdan azabı çektiğim için söyleme kararı almıştım Yalçın'ı.
"Abi benim Adana bir şey söylemem gerekiyor " dedim hafif ciddiyetle.
" Her zaman fıstığım " dedi
"Buraya gelirken biriyle karşılaştım. "
"Kimle?"
"Hani eski okulundan bir çocuk vardı... İsmi Yalçın hatırladın mı " dedim aynı zamanda stresle dudağımı ısırarak
" Su seni rahatsız eden pi- kusura bakma abicim . O mu? " Dedi.
" Evet uzun süredir yanıma uğraşmıyordu en azından evden ayrıldığımdan beri".
"Yanına mı geldi?" Dedi öfkeyle
" Abi sakin ol... Evet yanıma geldi. Bir iki şey saçmaladı ama ben oradan uzaklaştım. Geldiğimde biraz kötü olmamın sebebi oydu. Ama bir daha rahatsız edeceğini sanmıyorum" dedim.
" Sana zarar verdi mi ?" Dedi dişlerini sıkarak
Söyleyip söylememek arasında kalsamda kıyafetini bileğinden birazcık yukarıya sıyırdım. Gözleri benden ayrılıp bileğime düşünce yumruğunu sıktı.
" Vurmasın mi bir tane Başak" dedi.
"Vurdum tabi fakat bu onu öncesinde oldu. " Dedim utana sıkıla
"Ben şimdi onun ebesini belmemedim mi " deyip ayağa kalkacağı sırada kolumu uzattık elini tuttum.
"Bugünü mahvolmasını istemiyorum. Sorun çıkmasa bugün?" dedim.
Elini daha fazla sıkarken omuzlarını düşürdü
" Peki tamam bugün sorun yok. Fakat eğer o pic bir daha sana karışırsa ilk benim haberim olacak duydun mu ?" Dedi tüm ciddiyetiyle
"Tama abi sen bir sakin ol " dedim
Kendi kendine
" Onun belasını s..mezsem benim de adım toprak değil " dedi.
Sonra ne yaptığını farkına varıp ellerini benim kulaklarıma götürüp kulaklarımı kapattı.
Kapatmadan önce
"Bu duyduklarını unutuyorsun bunlar çok ayıp şeyler Başak " dedi çocukla konuşuyormuş gibi .
Sanki hayatımızda ilk defa küfür duyuyorduk ya.
Sıkıntıyla gülerek başımla onayladım.
💔❤️🩹🍀
Toprak abim kendini zor tutmuştu. Bir süre daha birlikte vakit geçirdikten sonra akşama doğru beni 'külüstürü' ile eve bıraktı.
"Bir dahakine BMW istiyorum haberin olsun "
"Kızım sen resmen en iyi markalardan olan motosikletime laf söylüyorsun şuan "
"Sanırsın neyi var ?" Dedim dalga geçerek
"Yzf R7 bu daha neyi olsun." dedi gururla motorunun deposunu okşayarak.
Kaşlarımı kaldırdım. "Allah Allah birde seviyor bunu." dedim.
"Sevilmez mi oğlum bu motor?" dedi alınmış gibi. "Çift silindirli, 689 cc motoru var. Hem güçlü hem kontrollü. Öyle herkes kullanamaz bunu."
"Tabi canım uzaya falan da çıkıyordur bu şimdi." dedim ciddiymişim gibi başımı sallayarak.
"Dalga geçme lan dinle." dedi gülmeye başlayarak. "Quick shifter var bunda mesela."
"Duyunca hayatım değişti gerçekten." dedim kuru bir sesle.
"Bak yine küçümsüyor." dedi kendi kendine söylenerek. "Vites geçişlerini hızlandırıyor. Debriyajsız geçiyorsun."
"Ne büyük nimet ya. Sayende dünya teknolojiyle tanışmış." dedim dramatik bir şekilde.
Kaskını çıkarıp kolunun altına sıkıştırdı. "Ayrıca yol tutuşu aşırı iyi. Virajlarda taş gibi motor."
"Ben markete giderken viraja diz mi koyacağım Toprak abi?" dedim.
Bir an durup bana baktı sonra istemsizce güldü. "Sen harbi çekilmezsin."
"Gerekli bilgiler bunlar çünkü." dedim omuz silkerek. "Benim için önemli olan şey şu: beni düşürmeden eve bırakıyor mu? Evet. Tamam bitti."
"Bak küçümse küçümse sonra bir gün sana da öğreticem sürmeyi." dedi kaşlarını kaldırarak.
Şüpheyle ona baktım. "Ben mi? Bunun üstüne mi çıkacağım?"
"Ne varmış benim motorda?" dedi hemen.
"Ecel teri döktürüyor çünkü." dedim. "Birde ses çıkarıyor diye havalı olduğunu sanıyorsun."
Toprak abim elini kalbinin üstüne koyup dram yapar gibi "Kırdın beni Başak." dedi. "Bu motor bir yaşam tarzı."
"Yok abi bu direkt ölümle flörtleşme tarzı." dedim.
Bana birkaç saniye baktı. Sonra yüzündeki gülümseme hafifçe soldu.
"Öyle deme." dedi daha sakin bir sesle.
Bakışlarımı ona çevirdim. Ses tonundaki değişiklik dikkatimi çekmişti.
"Niye?" diye sordum.
Motorunun gidonuna yaslandı. "Sen önceden motosiklet görünce yol değiştirirdin çünkü." dedi hafif gülümseyerek.
İstemsizce sustum. Haklıydı.
Eskiden motosikletlerden gerçekten korkardım. O motor sesleri bile içimi huzursuz etmeye yeterdi. Çünkü korkunun sebebi sadece hız değildi. Toprak abimdi.
Yıllar önce gece vakti telefon gelmişti. Toprak abimin kaza yaptığını söylemişlerdi. O günü hâlâ unutamıyordum. Hastane koridorundaki o ağır ilaç kokusu, insanların telaşlı sesleri, elim titreyerek bekleyişim...
Onu ilk gördüğümde başında sargı vardı. Kolunda ve omzunda yaralar oluşmuştu. Baygın yatıyordu. O an küçük aklımla gerçekten öleceğini düşünmüştüm. Günlerce motosikletlerden nefret etmiştim.
Bir süre sonra Toprak gözlerini açmıştı ama ben uzun zaman boyunca motoruna yaklaşamamıştım bile. Her bindiğinde kötü bir haber gelecekmiş gibi hissediyordum.
Toprak bana bakıp hafifçe gülümsedi. "Ama sonra ne oldu biliyor musun?" dedi.
"Sen başımın etini yedin." dedim hemen.
Kahkaha attı. "Evet o da var." dedi. "Ama seni korkunun üstüne gitmeye zorladım."
İlk binişimi hatırlayınca istemsizce güldüm. Toprak abime sarılmış, gözlerimi sımsıkı kapatmıştım.
"Yavaş sür diye ağlayacaktın neredeyse." dedi dalga geçerek.
"Çünkü manyak gibi gaz açmıştın!" dedim kendimi savunarak.
"Otuzla gidiyordum Başak." dedi kahkahayla.
Göz devirdim. "Detayı önemli değil."
Derin bir iç çekerek
"Hâlâ haz etmiyorsun ama " dedi.
"Eskisi kadar korkmuyorum ama yinede hâlâ gerekmedikçe binmek istemiyorum." Dedim.
Anladığını gösterircesine başını salladı.
"Hadi o zaman ben kaçar abicim sen ve külüstürüne iyi maceralar " dedim.
"Görüşürüz kendine dikkat et. Bir şey olursa bana haber ver cadaloz" dedi.
Gülerek onu onayladım ve evin kapısını çaldım. Saat geç olmuştu. Hava kararmış ve hava soğumaya başlamıştı.
Kolum aklıma gelince tekrar kıyafetimle örttüm üzerini. O sırada kapı zaten açılmıştı.
Kapıyı Pars abim açmıştı. Üzerinde eşofman vardı. Beni görünce ilk başta yüzü yumuşadı.
"Hoşgeldin Başak. Normalde kızardım bu saatte gelmeme ama haber vermişsin anneme o yüzden bugün sıyırdın" deyip güldü dediklerinde ciddi değildi sadece dalga geçiyordu.
Cevabımı beklemeden beni içeriye davet etti. Evin sicakligini hissedince bir rahatlama geldi bana. Pars abim kapıyı kapatıp bana döndü
" Toprak bıraktı herhalde " dedi
"Hıhım , o bıraktı" dedim.
Üzerimdeki montunu çıkarttım fakat bir yandanda bileğimdeki kızarıklık belli olmasın diye uğraşıyordum. O sırada Pars abim monta uzandı fakat tam o anda istemediğim senetyoyla karşılaştım. Gözleri bileğime katmıştı. Kızarıklığı görünce kaşları çatıldı.
Bakışlarım istemsizce yere indi.
Sessizlik oldu.
Pars hiçbir şey demeden montu askıya bıraktı. Sonra tekrar bana döndü. Ses tonu normaldi ama gözleri değildi.
"Aç mısın?" diye sordu.
Bir an afalladım. Böyle davranmasını beklemiyordum. "Yok abi biz yemek yedik."
Başını salladı. "Mutfakta sıcak çikolata var istersen yaparım."
"Yok gerek yok."
Gözlerini birkaç saniye daha üzerimde tuttu. Sanki konuşup konuşmamak arasında kalmış gibiydi. Sonunda derin bir nefes verdi.
"Başak." dedi sakin bir sesle.
"Hm?"
"Bileğine ne oldu?"
İçim gerildi. Kıyafetimin kolunu biraz daha aşağı çekmeye çalıştım. "Bir şey yok."
Kaşlarından biri kalktı. "Bir şey yok gibi durmuyor."
"Çarptım sadece."
Birkaç saniye yüzüme baktı. Sonra gözleri hafifçe kısıldı. "Toprak mı yaptı?"
Şaşkınlıkla kafamı kaldırdım. "Ne? Hayır!"
Pars’ın çenesi gerildi. "Başak doğru söyle."
"Abi saçmalama ya!" dedim hemen. "Toprak abi bana niye zarar versin?"
Pars derin bir nefes verdi ama hâlâ tam ikna olmuş gibi durmuyordu. "O zaman bunu kim yaptı?"
"Boş ver abi " dedim.
"Başak hadi zorlama abicim cevap ver " dedi sakinlikle
" Eski okulumdan biri" dedi kısık sesle
Bakışları gitgide sertleşirken " neden yaptı?"
"Yolda karşılaşmıştık. Saçma sapan konuştu bende uzaklaşmaya çalıştım " dedim.
"Bileğini konuşarak mı morarttı?" dedi soğuk bir sesle.
Sessiz kaldım zaten anlamıştı ne olduğunu.
Elleriyle şakaklarını ovuşturarak "ismi ne ?"
Neredeyse fısıldayarak "Yalçın " dedim.
İsmi ilk defa duyduğu belliydi. Hafifçe kaşlarını çattı. "Sana daha önce de mi bulaştı bu çocuk?"
Başımı yavaşça salladım. "Eskiden de rahatsız ediyordu biraz."
Yumruklarını sıktığını gördüm.Benim gördüğünü fark edince korkmayayım diye ellerini çözdü.
"Başka bir yerine zarar verdi mi?" Diye sordu.
"Hayır sadece tuttu o kadar " dedim suçlulukla
"Toprak'ın haberi var mı?" Dedi
" Söyledim fakat bugün sorun çıkarmasını istediğimi söylediğim için kendini durdurdu."
Pars gözlerini birkaç saniye kapattı. Sonra yavaşça yanıma gelip bileğimi dikkatlice tuttu. Çok hafif davranıyordu. Moraran yere baktığında çenesi tekrar kasıldı.
"Canın acıyor mu?" diye sordu bu sefer daha sakin bir sesle.
Nedense bu soru içime dokundu. "Biraz."
"Bir daha böyle bir şey olursa haberim olacak duydun mu?" Dedi aynı korkutucu sakinliğiyle.
Başımı salladım.
"Duyamadım?" Dedi
"Tamam" dedim sesli bir şekilde.
" Şimdi git üzerini değiştir. Bende Krem alıp geleyim" dedi yüzünü yumuşatarak.
Başımla onayladım. Yukarı kata çok aya başlamıştım ki
"Başak " diye bir ses duydum arkamdan "bir daha böyle bir şey olursa benim fark etmemi değil senin bana gelmeni isterim" dedi.
Söylediklerinde haklıydı. "Haklısın" deyip odama çıktım.
💔❤️🩹🍀
Tekrardan merhabalae bölümü nasıl buldunuz.
Yeni karakterimiz Yalçın hakkında düşünceleriniz?
Yalçın olayı büyür mü?
Toprak ve Başak'ın bölümü oldu bu biraz sizce böyle ara ara Toprak'ı yer vermelimiyim?
Pars'ın dikkatine ne demeli?
Benden bu günlük bu kadar mesaj yazanlar olmuş önceki bölüm onlarada cevap veremedim kusura bakmayın tekrardan. 😇
Umarım bölümü beğenmişsinizdir. 💐
Yorum yazmayı ve beğenmeyi unutmayın 🙏🏻
Bu arada 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nız kutlu olsun❤️❤️
Bölüm etkileşimi
