36. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~27.Bölüm~
Bölümler 34Şu an: ~27.Bölüm~
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Merhaba sayın okurlarım. Yeni bir bölümle karşınızdayım. Bu bölüm benim en sevdiğim bölümlerden biri oldu. Umarım sizde beğenirsiniz.
SONDA BİR SÜRPRİZ VAR!!!
keyifli okumalar 😇
~27.Bölüm~
Sabahleyin saat 8 de kalktım. Elimi yüzümü yıkayıp kendime geldim. Üzerime mavi bir eşofman takımı alıp giyindim. Odamdan dışarıya çıkıp aşağıya ineceğim sırada Meriç abimin odasının açıldığını gördüm. Oda kapıya çıktığında beni gördü.
" Günaydın Başak" dedi.
" Günaydın abi " dedim.
Uzun zamandır göreve çıkmıyordu. Aklıma bir şey gelmiş olacak ki yanıma gelip
" Başak ben yakın bir zamanda tekrar göreve çıkacağım. " Dedi
_ aklına gelen başına geldi aferin Başak_
_ben öyle demek istemiştim_
" Geri sağ salim dönersin değil mi ?" Dedim umutla
" Yani bu görevin zorluğuna bağlı fakat kolay olacağa benzemiyor tıpkı diğerleri gibi" dedi
_ içimizi çok rahatlattın ya_
" Kendine göz kulak ol o zaman"
" Emredersiniz Başak komutan" dedi
Yüzümde hafif bir tebessüm oluştu. Yanımda olduğu için kolumu arkadan ona sardım oda kolunu belime sardı.
Onun hafifçe önüne geçerek onu durdurdum ve diğer kolumuda ona atıp sarıldım. O benden daha sıkı sarılıp beni hafifçe kaldırdı. Etrafında çocuk gibi bir kez döndürüp kulağıma
" Bu işlerde söz olmaz genelde Başak fakat sağ geleceğim " dedi kulağıma güven veren sesi beni rahatlatırken bende onun kulağına yaklaşıp
" Sözünün eri ol asker" dedim.
Başını sallayıp gülerek benden uzaklaştı.
Birlikte aşağıya indik. Ev halkı masaya oturmuş bizi bekliyorlardı.
Birden elimdeki telefon çalınca telefona döndüm . Arayan Egeydi. Kafamı kaldırıp o yöne baktım beni görünce aramayı sonlandırdı.
" Ooo şükür masaya teşrif ettiniz " dedi Mirza abim
"İstediğimiz zaman geliriz sana mı soracaz paşam" dedi Meriç abim.
" Burada biz sizi bekliyoruz açlıktan geberecem" dedi Mirza abim
Babam araya girerek
" Hâlâ ilkokul çocuğu gibisiniz." Bakışları bize döndü " sizde gelin sofraya kahvaltı yapalım bugün şirkette bir sürü işim var zaten " dedi otoriter bir sesle.
Meriç abimle yerlerimizde oturduk ve herkes kahvaltıya başladı.
Meriç abim yukarıda bana söylediklerini bir defa daha dile getirerek
"Az önce Başak'a da söyledim. Yakın zamanda göreve çıkacağım." dedi her zamanki gür sesiyle
Babam
" Yolun açık olsun oğlum sağ salim git sağ salim gel" dedi
" İnşallah baba " dedi Meriç abim
Annem ise
"Kendine dikkat et oğlum bize evlat acısı yaşatma " dedi tedirgin sesiyle
"İnşallah annem inşallah " dedi
Pars abim
"Geri geldiğinde işlerimiz var şehitliği biraz daha sonraya ertele" dedi
Mirza abim
"Kendine dikkat et " dedi
Ege ise
" Abi daha bana silah tutmayı öğreneceksin unutmadın umarım" dedi diğerlerine kısaysa daha Umut dolu bir sesle
Ben bir şey söylemeyi tercih ettim çünkü yukarıda zaten konuşmuştuk. Herkes sakince yemeğine devam ederken aklıma dün toprak abimle konuştuklarımız geldi.
" Şey sanırım benimde size söyleyeceklerim var " dedim
Mirza abim
"Söyle bitanem " dedi
" Şimdi Toprak abim kendine bir ev almış. Bende söz vermiştim ilk misafirin ben olacağım diye bugün yanına gitsem sorun olur mu ?" Dedim.
Gözler babama dönmüştü.
" Olur kızım git ama uzak mı? Abikerin götürsün seni" dedi.
Gülümseyerek
" Yok kendisi eğer bugün geleceksem haber vermemi ve beni gelip alacağını söyledi yani gerek yok" dedim.
Pars abim
" Giderken ilaçlarını yanına al " dedi
Başımla onu onayladım.
Ege ise
" Ne kadar kalacaksın?" Diye sordu
" Yani bugün orada kalırım yarın gelirim heralde"
Dedim. Abilerim hafif kıskanmış gibilerdi fakat artık Toprak'ı tanıdıkları için sorun olmayacağını biliyorlardı.
Mirza abim
" Canım sıkılırsa haber ver gelip kurtarayım seni bir beyaz atlı prens olarak " dedi dalga geçerek
"İnce düşünceniz karşısında beni nakavt ettiniz prensim" dedim role girerek.
" Sizin emrinizdeyim prenses" dedi sanki düğmelerini ilikler gibi yaparak
Annem söze girerek
" Orada yemek varmıdır şimdi. Hem yeni ev ben sana yiyecek birşeyler koyayım. Götür aç kalmasın orada " dedi yumuşak kalbiyle
Bunları söylemesine çok sevinirken
" Olur gerçekten çok teşekkür ederim" dedim
"Ne demek kızım " dedi.
Sohbetimizde orada son buldu. Kahvaltımızı bitirdik. Babam saçıma öpücük koyduktan sonra işine gitti. Ege spora gideceğini söyleyerek yanımızdan ayrıldı. Pars abimde hastaneye gitti. Meriç abim askeriyeye gitti.
Evde sadece ben ve annem kaldık. Tabi ben Toprak abime haber vermiştim. Yaklaşık 10 dakikaya burada olacağını soylemişti.
Annem ise evde hazırda olan yemekleri kutulayarak bir poşete koyup elime uzattı.
" Afiyetle yiyin" dedi
"Çok teşekkür ederim tekrardan" dedim.
Gülümseyerek karşılık vermeyi tercih etti.
Annem beni gönderdikten sonra şirkete gideceğini söyledi.
Toprak abim beş dakika sonra gelince annemle birlikte yemekleri arka koltuğa yerleştirdik.
Annem
"Afiyet olsun oğlum. " Dedi
Toprak abim
" Çok teşekkür ederim Burcu hanım sizede zahmet oldu" dedi
" O nasıl söz oğlum. Sende benim çocuğum sayılırsın. Hadi dikkatli gidin" dedi.
Ardından annemle sarıldıktan sonra ayrıldık ve o ise gitti bende arabaya bindim.
💔❤️🩹🍀
Arabayla Toprak abimin evinde doğru gidiyorduk.
" Eee naber güzellik " dedi
" Aynı abi değişen bir şey yok"
"Bu iyi anlama mi geliyor kötü mü?"
"İyi ya. Kötü bir şey yok"
"Güzel o zaman prenses. Bu arada Burcu hanıma döndüğünde çok teşekkürlerimi ilet. Gerçekten evde hiçbir şey yoktu. Bugün alışveriş yapacaktım" dedi
"İletirim. " Dedim sadece
Gözlerini bana çevirerek
" Bir şey mi oldu?"
" Meriç abim göreve gidecek tekrardan ona canım sıkılıyor "
Anlayışla karşıladı
"Onun işi o Başak. Canını sıkmana gerek yok. Dua et arkasından, sana düşen görev de bu çünkü. "
"Öyle yapıyorum zaten"
"O zaman iş hallolmuş demektir. Ayrıca senin bu düşük suratını çekemem kusura bakma. Benim yanımdasın sen kendine gel "
Böyle düşünmekte haklıydı o yüzden hemen yüzümü toparlayıp ona döndüm
"Oldu mu?"
"Bak işte şimdi oldu " dedi gülümseyerek.
Yolun geri kalanı sessiz sakin geçti. Evine vardığımızda arabayı park etti ve bizde arabadan indik. Karşımda 5-6 katlı bir apartman duruyordu. Apartman yeni yapılmış gibiydi. Dış cephesi açık griydi, girişte küçük saksılar vardı.
Yavaşça apartmanın girişine doğru ilerledik. Abim şifreyi girecekken
"Dur tahmin edeyim 1453 mü"
Güldü
" Başka bir tahmin alayım "
"1071?"
"Değiştir"
"1923?"
"Aynen öyle " dedi gülerek.
O şifreyi girerken bende
"Hâlâ böyle şifreler kullanılması garip" dedim.
" İnsanlar alışmış bir kere. Öyle devam ediyorlar " dedi.
Onaylar mırıltılar çıkardım. Birlikte yukarı katlara çıkmaya başladık.
"Kaçıncı kat?"
"4... Ne o yoruldum mu prenses"
"Evet prensim beni taşır mısın?" Dedim dalga geçerek
O beni ciddiye almıştı halbuki. Birden beni kucağına almasıyla
"Şaka yapmıştım" dedim gülerek
" Söz ağızdan bir defa çıkar prenses agizininzdan çıkan sözlere bundan sonra dikkat edersiniz" dedi o da gülerek.
Sonunda daireye vardığınızda beni yere indirdi ve anahtarla kapıyı açtı.
Birlikte içeriye girdiğimizde yanımızda bir dolap vardı anahtarı oraya koydu. İçeriye geçtik.
Salonda rastgele bir koltuğa oturup
" Yordun beni prenses" dedi şakasına
"Gülü seven dikenine katlanır derler prensim" dedim
"Şikayetçi olan kim?" Dedi
" Eee bana evi gezdirmeyecek misin?"
" Kalk kendin gez kızım senin evin sayılır " dedi.
"Bir aylık trip paketi kazandınız tebrik ederiz " dedim spiker sesiyle
" Ne yaptım ya sanki " dedi şaşkınlıkla "Peki öyleyse kalk gezdireyim sana şu evi " dedi.
💔❤️🩹🍀
Evi gezdirmişti. 3+1 evdi. Bu kadar büyük evi o ne yapacak diye sorarsanız. Bir odasını bana ayırmıştı.
_ Yaa yerim canım abim_
_ yine cıvıdın sen ya_
_ sanane be_
Kapısını açıp içeri girdiğimde oda oldukça sadeydi. Açık renk duvarlar, tek kişilik bir yatak, çalışma masası ve boş bir gardırop vardı.
"Beğendin mi?" diye sordu.
Şaşkınlıkla ona döndüm.
"Ciddi miydin sen?"
"Konu sen olunca genelde ciddiyim."
Odanın içinde birkaç adım attım.
"Abi... Buna hiç gerek yoktu."
"Vardı."
"Neden?"
Çerçeveye yaslanıp kollarını bağladı.
"Canın ne zaman sıkılırsa, ne zaman kafa dinlemek istersen ya da sadece iki gün ortadan kaybolmak istersen burada bir odan olsun istedim."
Boğazım düğümlendi.
"Teşekkür ederim."
"Teşekkür edeceğin bir şey yok."
Bir an sustu.
"Burası senin de evin."
İstemsizce gülümsedim.
"Bir şartla."
Kaşımı kaldırdım.
"Neymiş o?"
"Odayı savaş alanına çevirmek yok."
Gülmeye başladım.
"Ben o kadar dağınık değilim."
"Bir gün odana girdim."
"O... eski dosya."
"Bir daha öyle bir manzarayla karşılaşırsam bu oda iptal."
Kollarımı göğsümde birleştirdim.
"İtiraz ediyorum."
"Reddedildi."
İkimiz de aynı anda gülmeye başladık.
💔❤️🩹🍀
Şimdi ise annemin bize koyduğu yemeklerin kutusunu açmış abimle birlikte gömüyorduk.
Ağzı tıka basa dolu olduğu hâlde
" Boşak bon borcu hanoma söylsem bona yine yamek gönderir ma?" (Başak ben Burcu hanıma söylesem bana yine yemek gönderir mi?)
"Emin ol bu kabalık ile göndermez... Hem boşak ne be" dedim
Ağzındaki lokmayı yutunca
"Ağzım doluydu bir kere " dedi çocuk gibi
"İyi aferin sana " dedim sahte bir sinirle.
İkimizde sessizleşip yemek yemeye devam ettik en sonunda bu sessizliği abim bozdu.
" Bu arada sen gitmeden önce bizim izlediğimiz bir dizi vardı hatırlıyor musun?" Dedi yarı hüzünle
"The vampire diaries mi ?" Dedim
"Aynen o. Birlikte onu izleyelim mi bu gece " dedi.
Aklıma önceden bunu izlediğimiz zamanlar gelince istemsizce bende hüzünlendim.
"Olur neden olmasın ama önce ilacı mı içmem gerekiyor"
"Bu arada kalbin nasıl? Hala eskisi gibi mi?" Dedi
"Pek sayılmaz. Daha iyi fakat ilaç içmeyince geri eski haline dönüyor. Sağolsun Pars abim çok yardımcı oluyor" dedim
" İlaçlarımı aksatma hep iyi ol Başak " dedi
"Sende hep iyi ol " demekle yetindim.
💔❤️🩹🍀
Çekyat şeklinde olan koltukları açarak oraya birlikte uzandık üzerimize ince bir örtü örttük üstünde bilgisayarı koyup diziyi başlattık. Elbette yanımıza abur cubur almayı unutmamıştık.
Dizi yavaş yavaş akarken abimle bu diziyi izlemeyi özlediğimi hissettim. Yaklaşık 15-20 dakika sonra bir öpüşme sahnesi karşımıza çıktı.
Abim direkt elini gözlerimin üzerine koyarak görüşümü engelledi.
" Abiiii... Artık küçük değilim"
"Sus kız buraları izlemek sana göre değil" dedi ciddiyetle
"Bilmiyoruz sanki" diyerek mızmızlandım
"Nereden bileceksin?" Dedi
"Abi artık her yerde karşımıza çıkıyor şehit videolarda bile "
" O zaman sende izleme Başak " dedi sitemle
" Öff abi tamam" dedim bıkkınlıkla
" Abiye öff denmez bir kere " dedi
" Kusura bakmayın abi hazretleri "
" Özrünüz kabul edildi ama bir daha olmaması şartıyla" dedi
Tam cevap vereceğim sırada kapı zili çaldı.
Gözlerim abime çıktı
" Ben kimseyi davet etmedim " dedi.
" Kalk bakalım" dedim bende.
Bilgisayarı kenara koydu ve kapıya doğru yürüdü. Bende arkasından eşlik ettim.
Kapıyı açtığında karşımda onu gördüm.
Abimin yüzünde güller açarken
"Ooo hoş geldin kral " dedi
Güzel gülüşüyle güldü
"Hoşbuldum Toprak hoşbuldum " dedi.
"Seni buralarda pek görmezdik. Hangi dağda kurt öldü de geldin " dedi
"Ayıp ediyor-"
Gözleri bana kaydı. Bir an konuşmayı bıraktı. Yüzündeki şaşkınlık yerini sıcak bir gülümsemeye bıraktı. Gözleri ışıldadı ya da bana öyle geldi.
" Merhaba Başak " dedi gülümseyerek
"Merhaba Aras" dedim bende aynı şekilde gülümseyerek.
Toprak abim lafa girerek
"Eee dışarda kaldın geç içeriye " dedi.
"Bende bu anı bekliyordum" dedi şakayla karışık
Ayakkabılarını çıkartıp içeriye girdi. Toprak abimle birbirlerine sarıldılar. Sıra bana gelince bende ona sarıldım. Başta şaşırsada sonradan o da bana sarıldı.
Uzun zaman olmuştu...
💔❤️🩹🍀
Evet sürprizi beğendiniz mi? Yeni bir karakter daha var artık.
Sizce bu Aras kim ve neyin nesi ?
Toprak ile basagin sahnelerini beğendiniz mi ?"
Peki Burcu hanımın anneliğine ne demeli?
Umarım bölümü beğenmişsinizdir.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere 😇
Sevgile kalın 🥰
Bölüm etkileşimi
