21. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~18.bölüm~ izem merkezi
Bölümler 34Şu an: ~18.bölüm~ izem merkezi
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selam milet , nasılsınız.
Yeni bir bölümle karşınızdayım. Umarım bölümü beğenirsiniz.
Yorum yazmayı ve beğenmeyi unutmayın 🙏🏻
keyifli okumalar 😇
~18.Bölüm~
Babamla geçirdiğim zaman sonrasında kitap okumadık. Zaten o halde okusam da anlamazdım. Birlikte film izledik ama ne ben ne de o filmi anlamamıştık çünkü o an sadece birlikte olmanın huzurunu yaşıyorduk.
Ben ilk defa baba sevgisi denilen duyguyu iliklerime kadar hissetmiştim. Her zaman düşünürdüm eğer babam kötü biri olmasaydı nasıl olurdu diye meğersem böyle oluyormuş. Babam denilen adam sürekli Toprak'ı oğlum diye severken beni bir defa bile kızım diye sevmemişti. Bu konuda Toprak'ı suçlamıyordum çünkü o evde beni seven ve bana değer veren tek kişi oydu.
Her neyse işte şuan ne kadar ağlamak istesem de babamı üzmek istemediğim için kendimi tutuyordum. Ben uzun bir süre sonra gerçekten mutluluktan ağlayacaktım. İlk defa bu kadar iyi niyetli insanların içerisindeyim bu durum hem kendimi özel hissetmeme hem de daha önce hissetmediğim duyguları yaşamama sebep oluyordu.
Şuan bir sığınakta olsam kendimi bu kadar güvende hissetmezdim . Kokusu hem huzur hemde gizem etkisi yaratıyordu.
Babamla birbirimize sarılıp film izlerken odaya birden Mirza abim giriş yaptı.
"Selam mille- Neee . Siz bensiz film mi izliyorsunuz ?" Dedi.
Başta babamla birlikte olduğumuza şaşırdığını sanarken o kendisi olmadan film izlediğimize takılmış. Bu gariplik beni güldürürken abim ise bana ters ters bakıyordu.
"Neye gülüyorsunuz Başak hanım? Çok mu komik ... Dedi sitemkar bir şekilde ama cümlesinin devamında ise " bir insanın hayalleriyle oynamak ne deme biliyor musun? Hee ... Yok , ben burada üzüntüden yataklara düşeceğim sen anca gül ... Tamam mı ?" Diye duygu sömürüsü yaptı.
Bu cümleleri beni daha çok güldürürken odaya Ege girdi.
" Hayırdır neye gülüyorsunuz bu kadar " dedi keyifli bir şekilde.
Mirza abim bir anda ciddileşerek .. Nee bir dakika Mirza abim ciddileşti mi?
_ sanırım öyle şeyler oldu_
"Asıl sen hayırdır. Bugün çok keyiflisin maşallah. Ne oldu ?" Dedi sorgularcasına
Ege'nin yüzü düşerken
"Ne alakası var abi . Üzgün olsak 'neden üzgünsün?' mutlu olsak 'neden mutlusun?' . Hâni abi bende insanım ve normal insanlar gibi duygular taşıyorum ya " dedi.
_ ben bu çocuğu çözdüm. Zorda kalınca 'ne alakası var?' diyor_
"Lafı çarpıtma. Sen yine kiminle konuştun?" Dedi.
" Kimseyle konuşmadım abi " dedi Ege.
Mirza abim tam konuşacakken içeriye Pars abim girdi.
Ege konuyu değiştirmek için
"Hoşgeldin abi " dedi.
Pars abim yorgun sesiyle
"Hoşbuldum . Ne yapıyorsunuz ?" Dedi
Ben araya girerek
"Biz oturuyorduk da sen niye bu kadar yorgun görünüyorsun bir şey mi oldu ?" Dedim
Pars abim her zaman ki ciddiyetini bir kenara bırakıp hafifçe gülümsedi
"Hayır, sadece hastanede tempo biraz daha arttı bu yüzden biraz yoruldum . " Dedi.
Sonra aklına bir şey gelmiş gibi kaşlarını çattı
" Başak ilaçlarını içtin mi ?"
" Şey ... Ben unutmuş olabilirim "
Dediklerime kaşlarını çattı sonrasında Ege'ye döndü.
"Peki Ege sen hapını yuttun mu?"
" Hım hım "
"İğneni vurdun mu?"
"O mu ?.. şey onu sonra vuracaktım aslında " dedi.
Pars yüzünde belirgin bir sinir vardı. Bu durum onu huzursuz etmişti. Aslında ilaçları içmek istemiyordum çünkü içinde kendimi yorgun hissediyordum ve birden uyuya kalıyordum . Bu yüzden de pek de içmek istemiyordum.
" Ege , Başak artık çocuk değilsiniz. Sorumluluklarınızı yerine getirin. Ben sizi hastane köşelerinde toplamak istemiyorum. Ege şeker krizi geçiriyordun . daha bir hafta bile olmadı . Ya Başak sen , birkaç gün önce kalp spazmı geçirirken bizim ne halde olduğumuzdan haberin var mı? Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz ?" Dedi sesindeki bariz bir sinirle
Ege
"Abi..." Dedi ama devamını getirmedi
Mirza abim
" Pars çok haklı . Ne zaman kendinizi düşünmeye başlayacaksınız ? Her zaman yanınızda olamayabiliriz . ikinizin de tehlikeli denilebilecek hastalıklarınız var . Ben bir daha ikinizi de o hale görmek istemiyorum. Duydunuz mu?"
İkisi de bize güzel bir fırça atmıştı.
_ hakkettiniz sankiii _
Sus iç ses
"Duyduk" dedik ikimiz aynı anda
Pars abimin siniri hâlâ geçmemişti ama yinede biraz önceki konuşmasına kıyasla daha yumuşak şekilde
"Şimdi ilaçlarınızı hepsini buraya getiriyorsunuz " dedi . Otoriter bir biçimde
Egeyle ben direkt mutfağa ışınlanırken Ege büyük bir of çekti.
"Boş yere oflama haklılar" dedim . Ne kadar bende kabul etmek istemesem de
"Bazen yapmak istemiyorum bu yüzden erteliyorum . Her zaman bunu yapacak olmak çok can sıkıcı... Biliyorum belki bizim iyiliğimizi düşünüyorlar ama yine de bir kural kalıbının içerisinde sıkışmak istemiyorum " dedi.
Bende bazen onun gibi hissediyordum. Sanki o ilacı içmesem özgür olabilecektim ... Kısa bir süreliğine olsa bile
"Bazen ... Bende senin gibi hissediyorum . O ilaçları içince üzerime bir yorgunluk çöküyor ve ben o an sadece uyumak istiyorum . Sonrasında ise kendimi sürekli uyuyorken buluyorum. Günümün çoğunun bir ilaç uğruna feda olmasını bende istemiyorum ama hastalığın geçmesi için... Kimi kandırıyorum , daha doğrusu ilerlememesi için ... Her neyse hadi ilaçları alıp gidelim daha fazla kızmasınlar " dedim .
Ege de beni onayladıktan sonra da iğnesini aldı ben ise ilaçlarımı aldım ve salona doğru yürümeye başladık.
Salona girdiğimizde elimizdeki ilaçları masanın üzerine bıraktık.
Sandalyeyi kendime çekip otuduktan sonra ilaçları açmaya başladım. O sırada Pars abim ve Mirza abim dikkatle beni izliyorlardı Ege ise ikimize bir bardak su getirmeye gitmişti.
Ege geldiğinden o da benim karşıma geçti ve elindeki suların birini benim önüme koydu.
İlaçları Pars abimin önceden anlattığı şekilde içtim.
"O ilaçtan bir tablet daha içmeye gerek yok zaten önceden de söylemiştim. Diğerlerini de sırasına göre iç" Dedi.
Söylediklerimi dikkate alarak ilaçları sırasına göre içmeye devam ettim. Ve başımı sallayarak onu onayladım.
Daha fazla üstelemeden Ege'ye döndü . O sırada Ege iğnenin ucunu koluna yaklaştırmıştı . Tam koluna değdiğin de iğnesini vurdu . Ve iğneyi geri çekti .
Ben onu dikkatle izlerken ağrıyıp ağrımadığını yüz ifadesinden anlamaya çalışıyordum fakat yüzüne mimik oynamıyordu. Merakına yenik düşüp
"Ağrımıyor mu ?" Dedim.
Gülümseyerek bana döndü
"Biraz... Ama artık alıştım" dedi.
'Canı acıyor ... Keşke yapmak zorunda olmasa'
☘️💔❤️🩹
İlaçları içtikten sonra hissettiğim halsizlik beni yorgun düşürürken odama çıktım ve üzerime beyaz renkli şort pijama takımını giyip yatağa uzandım.
Üzerime pike örtüp uyumaya çalıştım .
Ama olmuyordu . Uyuyamıyordum . O kadar yorgun olmama rağmen uykuya dalamam beni şaşırttırken aklıma bir şey geldi .
Bir süre yapıp yapmamak arasında kalırken en sonunda yapmaya karar verdim . Şimdi diyorsunuz bu kız ne yapacak . Okuyun da görün ;)
Odadan çıkıp alt kata inen merdivenlerden yavaşça indim . Aynı zamanda vereceklerini tepkiyi merak ediyordum . Ya reddederlerse...
Aşağı kata indiğimde koridorun ilerisinde doğru gittim . Soldaki kapının babam ve annemin kapısı olduğunu biliyordum. _anne demek çok garipmiş_
Bir süre kapıda bekledim . Ne yapmam gerektiği hakkında. Hatta bir ara vazgeçip odaya çıkacaktım. Bir an cesaretimi toplayıp kapıyı çaldım . 'gel ' sesini duyduktan sonra içeriye girdim .
İçeride annem yatakta oturur pozisyondaydı. Elindeki telefonu kapatıp bana döndü
" Bir şey mi oldu kızım" dedi.
Endişelendirmek istemediğimden hemen
"Yok , ben sadece ... " Dedim
"Kötü bir şey mi var ?" Diye tekrar sordu
"Hayır hayır , sadece sizinle uyuyabilir miyim ? Diye sorucaktım... Tabi istemezse-"
"Gel kızım,gel . istemez miyiz hiç " dedi elini yatağın kenarına iki defa vurarak
Eski anne babamın yanına bu şekilde gitsem azar işitmekle kalmam birde dayak yerdim .
O sırada ebeveyin banyosundan babam çıktı. Beni görünce şaşırsa da kendini hemen düzelterek bana gülümsedi
Babam sormadan annem araya girip
"Başak bizimle yatmak istiyormuş " dedi
Babamın yüzündeki gülümseme artarken
"Tabii ki... Neden olmasın, o zaman siz yatağa geçin ben üzerimi değiştirip geliyorum. Birde işi ertelemem lazım iki dakika bana müsade edin" dedi.
"Şey, ben işinizden alıkoymak istemiyorum. İsteseniz gi-"
"Olur mu öyle şey kızım. Yıllardır kokusu burnumda tüten kızımın benden bir isteği olacak ve ben bir şirket için onu red mi edeceğim" dedi.
Dedikleri beni mutlu ederken
"Teşekkür ederim" dedim.
bana gülümsedikten sonra üzerini değiştirmeye gitti.
Annem
"Hadi o zaman gel bakalım " dedi.
Birlikte yatağa uzanırken içimdeki çocuk sevinçten çığlık çığlığa bağırıyordu.
O gün aldığım anne kokusunu tekrar alabilmek için
"Sarılabilir miyim?" Dedim .
Tek kelime etmeden bana sıkıca sarıldı.
Aldığım nefes ciğerlerimi doldururken uykum tekrar gelmeye başlamıştı. Saçımı okşayan elleri beni iyice mayıştırırken kendimi uykunun kollarına bırakmak üzereydim.
Ama uyumadan önce fısıltılı bir şekilde
" Uyudu mu ?"
"Sessiz ol belli ki yorulmuş"
(...)
☘️💔❤️🩹
Ege'nin bakış açısı
Başakla birlikte ilaçları içtikten sonra Başak ilaçların verdiği ağırlıkla odasına çıkmıştı bende kendi odama çıktım.
Kulağıma kulaklığımı takıp direkt bir rap şarkı açtım sonra bir süre sadece müzik dinledim
_ sanki tüm gün dinlemiyormuşsun gibi _
Sanane iç ses
Aklıma gelen fikirle ayağa kalkıp gardıropdan birkaç parça kıyafet aldım.
Duşa girecektim . Kulağımdaki kulaklığı çıkartıp masanın üzerine sarıp koydum .
Şimdi diyeceksiniz
'neden kablosuz kulaklık kulllanmıyorsun' . Çünkü sebepsizce kablolu kulaklıkların görünüşünü çok seviyordum. Ama yine de Airports'um var. Sadece çok kullanmıyorum .
_salaksın da ondan_
'Sen nasıl bir iç sessin ya'
Bunları düşünürken çoktan banyoya gelmiştim. Telefonu dışarıda bırakıp tekrar girdim .
Birde duşta müzik dinleyenler var , onları da anlamıyorum mesela neden tüm gün dinlemeyip duşta son ses müzik dinliyorlar
_ben hemen cevap vereyim_
' mümkünse verme'
_çünkü onlar senin gibi yüksek doz şarkı almıyorlar gün içerisinde_
İç sesimi boş verip duşa girdim .
Yaklaşık yarım saatlik bir duşun ardından kıyafetlerimi giydim .
Saçlarımı kurutmayı sevmiyordum fakat annem kızmasın diye ufaktan havluyla kuruttum .
Şimdi bir başak'ı görmeye gidecektim. Herhalde uyuyor olurdu. Onun uyuduğu zamanlar yanına girmeyi çok seviyordum. Yalnış anlamayın sapık değilim sadece yıllar sonra gerçek ikizimi bulunca onu daha fazla görmek istiyordum.
Zaten sık sık yaptığım bir şey değildi . Uyuyorsa biraz yanında duruyor sonra ise çıkıyordum .
Odadan çıkıp Başak'ın odasına gittim . Kapıyı yavaşça çaldım. Ses gelmeyince biraz daha yüksek sesle çaldım içeriden yine ses gelmedi.
"Başak içeriye giriyorum " dedim . Ses gelmeyince ona birşey olmuş düşüncesiyle odaya daldım.
Kimse yoktu. Lavabo ve banyoyu çaldım .
"Başak orda mısın?" Dedim .
Cevap yok .
İçeriye girdim yine kimse yoktu. Bu kız nereye kaybolmuştu. Hızla aşağıya indim. Neredeyse tüm odaları gezdim ama yok .
Son olarak babama haber verecektim . Kapılarını çaldım . Kapı açıldığında babam pijama takımıyla karşımdaydı.
İyi de babam bu saatte yatmaz ki
"Baba Başak yok , tüm evi gezdim neredeyse ama yok " dedim .
Aklıma bir an bizi bırakmış olabilme ihtimali geldi.
"Sakin ol oğlum . Burada uyuyor " dedi ve biraz kenara çekildi.
Başak ve annemle birbirine sarılarak uyuyorlardı. Bu görüntü beni mutlu ederken annesine alışmasına çok sevinmiştim çünkü annem belli etmemeye çalışsa da Başak'ın ilk geldiği zamanlar gözlerinin altı hep kızarıktı. Her gece ağlıyor diye çok üzülüyordum. Neyse ki yavaş yavaş birbirlerine alışmaya başlamışlar
"Çok güzle bir tablo değil mi ?" Gelen sesle irkilir gibi oldum.
Babam da benim gibi annem ve başak'ı izliyordu
Başımı salladım .
"Kızımın ve karımın birlikte uyuduğunu görmek çok güzelmiş Ege" dedi.
Tebessüm ettim . Başak'ın kıpırdandığını görünce
" Neyse ben gideyim sizde uyumaya devam edin . Yoksa Başak uyanacak " dedim .
Babam beni onayladı ve ben odadan çıktım .
Şimdi neden babamın bu saatte pijamayla durduğu belli olmuştu.
Başak'ın güvende olması beni ayrı bir şekilde rahatlatırken tekrar üst kata çıktım . Acaba kimi rahatsız etsem diye düşünürken o piti piti yapmaya karar verdim. _çocuk musun oğlum _
En sonunda Meriç abim denk geldi. Onun odasına adımladım ve kapıyı çalmadım. Genellikle çalmadan girer ve onu sinirlendirdim.
_hadi hayırlısı_
Sessizce kapıyı açtım . Yatağın üzerinde yayılmış bir şekilde yatıyordu. Aklıma gelen şeytani planla kapıyı yavaşça kapattım.
Sessiz bir şekilde yatağa ilerleyip kulağına eğildim "ABİ" diye bağırdım . Yerinden sıçrayarak kalktı ve elini yastığın altına götürüp çevik Bir hareketle ne ara eline aldığını bilmediğim tabancayı bana çevirdi. Bir anda kendimi namlunun önünde bulmuştum.
Korkuyla geriye gittim .
"N-ne yapıyorsun abi " dedim .
Benim olduğumu görünce tabancayı yatağın üzerine bırakıp başını ellerinin üzerine aldı
"Asıl sen ne yapıyorsun oğlum " dedi sinirle
Ben hâlâ yaşamış olduğum olayın şokunu atlatamamıştım.
Eliyle yüzünü sıvazlayarak bana bıkmış bir şekilde baktı.
" Hiç sıkılmıyorsun değil mi?" Dedi.
sesim titreyerek
"Abi yüreğime indirdin... Vuracaksın zannettim " dedim.
_erkekler neden az yaşar adlı çalışma_
Sesini yükselterek
"Öyle gelirsen tabi vururum . Kapı çalmayı bilmiyor musun Ege ?" Dedi .
"Ben ne bileyim bana silah doğrultacağını " dedim.
Biraz hakketmiş olabilirim ama az daha ölüyordum.
Sanırım bir daha böyle bir davranışta bulunmayacaktım.
{Burası hakkında düşüncelerinizi çok merak ediyorum (◕ᴗ◕✿) }
☘️💔❤️🩹
Başak'ın bakış açısı
Saçıma konan öpücüklerle tek gözümü açıp etrafı süzdüm .
Saçımı öpen kişinin babam olduğunu gördüm. İlk defa böyle uyanıyordum .
Yeni yeni kendime gelirken esneyerek kalktım . Gözlerimi ovuşturduktan babama doğu baktım. Beni öpmeyi bırakmış yüzüne gülümseyerek bakıyordu. Bende ona aynı şekilde karşılık verdim.
"Günaydın , kızım . Pars abin uyanman gerektiğini söyledi. " Dedi .
Dudaklarımı büzerek " niye... En son ilaçlarımı içmiştim zaten " dedim.
"Kendisinden öğrenmen daha iyi olur ... Şimdi kalk bir hazırlan sonra Pars'ın yanına gidersin ben şimdi çıkıyorum " dedi.
Yeteri kadar cevap vermemesi beni şüphelendirirken yinede artıdan fazla soru sormadım. Söylemeyeceği belliydi zaten .
"Tamam ben 5 dakikaya hazır olurum " dedim . Ve babamdan odadan çıktı bu oda benim olmadığı için sadece lavaboya gidip ellerimi ve yüzünü yıkayıp uykumu biraz açtım .
Sonrasında odama çıkıp üzerimdeki pijamayı çıkartıp kısa kol bir tişört ve siyah bir eşofman giydim. Hazırlandıktan sonra aşağıya indim .
Salonda Pars abim başta olmak üzere tüm aile üyeleri vardı. Hepsinin yüzündeki ciddiyet beni korkutmuştu.
"Gel Başak"
Sakin bir şekilde tekli koltuğa oturdum . Ama içimde bir huzursuzluk vardı.
"Ne oldu" dedim direkt. Çünkü kötü bir şey yada kötü olduğunu düşündüğüm bir şey var gibiydi .
" Başak, sana söylemem gereken şeyler var " dediğinde anlatması için başımı salladım.
"Kalp spazmı geçirdiğin gün sırtındaki izleri gören hemşire yetkililere haber vermiş . Bu yüzden hukuki süreç başlatılmış."
Bunu söylemesi daha fazla içimi acıtırken boğazıma bir yumru oturdu. Konuşamadım. Benden cevap bekliyordu yada herhangi bir tepki ama sanki şuan donmuş gibiydim .
" Yakın bir süre zarfında Çocuk İzlem Merkezi seninle konuşmak isteyecektir " dedi .
Zar zor konuşurken "istemiyorum " dedim .
Gözlerim dolarken güçlükle yutkundum .
Yanımdaki tekli koltukta oturan Meriç abim ellerini ellerimin üzerine koyunca daha yeni titrediğimi fark ettim . Yavaş yavaş elimi okşarken beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
Aklıma gelen korkunç düşünceyle olduğum yerde daha fazla titrememe sebep oldu.
"Şe-şey , be-benii si-sizden ayı-ayıracaklar mı ?"
Yumuşak sesiyle
"Hayır , seni bizden ayırmayacaklar sadece seninle konuşmak isteyecekler ve sen yalnız olmayacaksın . Psikolog ve ben yanında olacağım . Ve hemen anlatmak zorunda değilsin. İstediğin zaman anlatabilirsin . Kimse seni bu konuda zorlamayacaklar."
Sesi bana güven verdi ama yinede tamamen korkum geçmemişti.
Meriç abim korkumu anlamış gibi elini daha sıkı tuttu. Gözlerimden bir yaş aktı .
Şuan ne yapacağımı yada ne diyeceğimi bilmiyordum.
Zorlukla cümlemi toparlayarak
" Benim ... Nefes almam lazım" dedim. Ve derdemez hızla ayağa kalktım .
Meriç'in "yavaş" sesi kulaklarıma doldu . Ama hızlı kalktığımdan dolayı çoktan gözlerimin kararmıştı. Hâlâ elimin üzerinde olan ele sıkı sıkı tutundum . Meriç abimden hızla ayağa kalkıp her ihtimale karşı düşmemi engelledi.
Görüş açım yavaş yavaş düzeltirken belindeki eli daha net hissettim . Biraz daha kendine geldikten sonra
"İyiyim" dedim kısık bir sesle .
Herkes ayağa kalkmıştı.
Pars abim diğer yanımda duruyordu .
" İstesen odama gidip biraz dinlen " dedi ama yeterince dinlenmiştim .
Başımı olumsuz anlamda sallayıp
"Hamakta otururum " dedim . Ve daha yavaş adımlarla bahçeye çıktım .
Aklımda dönen Pars'ın sözleri beni ürpertirken ne yapmam gerektiğini düşünüyordum . Şimdiye kadar sadece tek bir kişiye anlatmıştım o da birkaç gün önce anlattığım Pars abimdi .
Şuansa gelip devlete anlatman gerekiyor diyorlar ama ben bu durumu nasıl atlatmam gerektiğini de bilmiyorum.
Bilinmezlik beni daha fazla dipsiz kuyuya çekerken düşünüyordum ama düşünmek aklıma daha fazla soru işareti ekliyordu.
Bu düşüncelerle birlikte çoktan hamağa varmıştım. Yerdeki çimlerin kokusu burnuma dolarken daha iyi hissetmiştim . Yüzüme gelen güneş ışığından kurtulmak için hamağa uzandım. Biraz gökyüzüne bakmanın iyi geleceğini düşünüyordum.
💔❤️🩹☘️
Hepinize tekrardan selam :)
Bölüm nasıldı?
Başak'ın anne babasının yanında uyuması ?
Ege ve Meriç arasında olan silah muhabbeti ?
İzem merkezi ?
Ege ve Başak'ın ilaçlarını düzenli içmemesi ?
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere kendinize iyi bakın 😇😇
Bölüm etkileşimi
