26. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~21.Bölüm~ sürpriz
Bölümler 34Şu an: ~21.Bölüm~ sürpriz
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime · Okuduğun bölüm
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hepinize merhabalar arkadaşlar uzun süre sonra tekrar bölüm attım öncelikle geç attığım için kusura bakmayın hem Ramazan ayı da o dolayısıyla hem de çok müsait olamadığım için bölümü atamadım umarım beğenirsiniz beklediğinizde değer.
O zaman
Keyifli okumalar 😇
~21.Bölüm~
Abimle restoranttan çıktıktan sonra birlikte arabaya bindik . Yemek yemenin verdiği ağırlıkla koltuğa iyice yerleştim. Başımı abinin tarafına çevirip
"Şimdi nereye gidiyoruz abi" dedim .
O da bana doğru döndü, gülümseyerek
"Asıl sürprizin olduğu yere gidiyoruz " dedi
Merakla ona döndüm
"Hâlâ söylememeye kararlı mısın?" Dedim
Bana sahici bir gülümsemeyle olumlu anlamda başını salladı . Yenilgiyle dudaklarımı büzüp önüme döndüm. Abim bu halimi görünce gülüp o da önüne döndü.
Yaklaşık 15-20 dakika falan geçtikten sonra şehrin gürültüsünden baya uzaklaşmıştık. Daha çok ağaçların olduğu bir bölgeye gelince
"Neden buraya geldik abi?" Diye sordum .
"Sabırlı ol ufaklık" dedi.
Kaşlarımı çatıp
"Sensin o ufaklık" dedim .
"Şu çocukça hareketlerinden kimin ufaklık olduğu belli oluyor güzelim" dedi gülerek.
Susup önüme dönmeye karar verdim . Etrafa baktığım zaman artık asfalt yoldan ayrılmış taş toprak yolda ilerliyorduk.
"Ne zaman varacağız?" Dedim yine bir soru sorarak
"Senin şu soruların ne zaman bitecek "
" Cevap verdiğin zaman " deyip omuz silktim .
" O zaman sorularına cevap vereceğim yere gelmiş bulunmaktayız. İn bakalım ufaklık"
Sinirlendiğimi bildiği için 'ufaklık' diyordu . Bu yüzden onu takmayıp arabadan indim .
Karşımda orta büyüklükte bir ağaç ev vardı . Bir dakika ne ? Ağaç ev mi vardı . Oha bu ne böyle . Gözlerin şaşkınlıktan sonuna kadar açılırken abime döndüm.
"Abi bu ne ?" Dedim
_ gerizekalı neye benziyor_ dedi iç sesim
_iki dakika sussan ölmezsin_ dedim bende karşılık olarak .
" İkimizin ağaç evi güzelim, beğendin mi ?"
Ağzım şaşkınlıktan iki karış açılırken
"Nasıl yani ?"
"Gerçekten çok soru soruyorsun . Her neyse gel içeri girelim orada anlatırım." Dedi.
Yanımdan geçmeden önce çeneme dokunup yukarıya kaldırdı ve ağzımı kapattı.
"Ağzını kapat sinek kaçacak " dedi ve göz kırpıp yanımdan geçti.
Ağaç eve yaklaştı ve elini cebine atıp bir anahtar çıkarttı.
Anahtarı bir tane deliğe sokup ağaç evin merdivenlerinin aşağıya inmesine sebep oldu. İzlediğim şeyler beni bir masalın içindeymişim gibi hissettiriyordu.
Nasıl yani merdivenleri gerçekten bir anahtarla mı indirmişti? Çok dahice!!!
"Yanıma gelicek misin artık Başak" dedi sakin bir tınıyla.
Söyledikleriyle kendime gelip ona yaklaştım.
"İlk sen çık ben arkandan geleceğim. " Dedi.
Ahşaptan olan merdivenlere tutunarak çıktım . Ben heyecanla etrafı tararken abim de merdivenlerden çıkmış ve yanıma varmıştı.
" Abi ... Burası çok güzel " dedim büyülenmişcesine.
" Bende çok seviyorum burayı. Biliyor musun buraya ilk defa birini getiryorum ve burayı benden başka ilk defa birisi biliyor " dedi.
Dediklerinde ciddi miydi gerçekten.
" Harbi mi ?"
Tepkime gülerek
"Harbi " dedi .
Cümlesine kaldığı yerdee devam ederken
" Burayı küçükken böyle bir yerin hayalim olduğunu söylerdim hep. O zamanlar karşı komşumuz olan adem abi dediklerimi önemsemiş olacak ki bana doğum günü hediyesi olarak burayı yaptığını söylemişti. Onun bu söyledikleri karşısında resmen dünyalar benim olmuştu. Ama maalesef bundan ki yıl sonra vefat etti . Kısacası burayı şimdiye kadar sadece ben biliyordum artık sende biliyorsun."
Diyecek bir şey bulamadım en sonunda " Başın sağolsun abi ..." Dedim yutkunarak
"Dostlar sağolsun kardeşim " dedi.
O sırada gözlerime yan tarafımızda ki masa ve iki tane sandalye dikkatimi çekti.
" Burayı tek senin bildiğini söyledin o zaman neden iki tane sandalye var" dedim.
"Küçük Sherlock seni . Seni buraya getirmeyi daha önceden planladigim için senin için bir sandalye getirmiştim önceden. Gel oturalım " dedi.
Onu başımla onaylayıp sandalyelerin birine oturdum. O da karşıma geçip oturduktan sonra aklıma gelen soruyla
" Peki ne sıklıkla buraya geliyorsun? "
"Aslında... Önceden çok gelirdim fakat artık eskisi kadar sık gelmiyorum . "
"Peki neden? "
" Aslına bakarsan buraya... Canım sıkkın olduğu zamanlar kafa dinlemek için geliyoum şu sıralar mutsuz olduğum anlar sınırlı hepsi ... Senin sayende ... " Dedi sahici bir tebessümle.
Aklına bir şey gelmiş gibi heyecanlandı
"Ama sana aşık sürprizim bu değil " dedi ve elini masanın bölmelerinden birine uzatıp açtı. Ardından içerisinden ahşap ve kelebek işlemeli bir kutu çıkardı.
"Bunu senin için hazırladım... Umarım beğenirsin" dedi.
Kutudan bakışlarımı abime çevirip
" Buna hiç gerek yoktu biliyorsun değil mi " dedim ve kalkıp ona sıkıca sarıldım.
Elindeki kutuyu masaya bırakıp ayağa kalktı ve o da bana sıkıca sarıldı.
" Çok gerek vardı be Başak " dedi ve saçlarıma bir öpücük kondurdu.
"Çok teşekkür ederim herşey için " dedim kısık sesle .
Birkaç dakikalık sarılmadan sonra benden ayrılıp
"Hadi , merak etmiyor musun yoksa hediyeni "
deyip ortamdaki hüzünlü havayı dağıtmaya çalıştı. Bende ona ayak uydurup gülümsedim
" Çok merak ediyorum " dedim .
Masadaki kutuyu bana uzattı kutuyu elime alıp içini açtım. İçinde üç tane hediye vardı.
Birincisi bi Şahmerandı ve kelebek 🦋 işlemeliydi . Çok güzeldi.
İkincisi ise yine kelebek deseni bulunan bir kolye vardı.
Üçüncüsü ise tam Mirza abim ve beni anlatan iki tane anahtarlık vardı ikisi de birbirlerine yakın renklerde gitar figürlü anahtarlıklardı.
Gözlerin mutluluktan dolarken
" Çok teşekkür ederim abi " dedim .
" Gel otur şimdi bu hediyeleri anlamlarını sana açıklayacağım. " Dedi
Birlikte sandalyelere tekrar oturduk ve o söze başladı.
" Dikkat etmişsindir ki iki hediyende de kelebek var . Bunu sebebi hayatımıza bir kelebek gibi kondun Başak . Yani sana nasıl anlatsam... bilirsin kelebekler çok güzel varlıklardır kanatlarındaki renklerin güzelliği ve kendileri... Sende tıpkı onlar gibiydin. "
" Abi -"
Sözümü keserek
" Bekle Başak ben anlatacaklarımı anlatayım" dedi . Bende başımla onayladım.
" Biliyor musun kelebek etkisini ? Hani derler ya ... Küçük bir şey büyük değişimlere sebep olabilir diye "
Gözlerini benden ayırmadan yumuşak bir sesle
" İşte sen tam olarak öyleydin . Küçük bir dokunuşla evin havasını, birbirimize olan bakışlarımızı kısacası hepimizi değiştirdin. Asıl ben sana bunu için çok teşekkür ederim Başak bizim eve güneş gibi doğdun."
Bu söyledikleri dolan gözlerimdeki yaşların almasına sebep oldu .
" Sizlerde benim için boylesiniz abi... Bende herşey için tekrardan size çok teşekkür ederim "
İşte o an gerçekten bir aile olduğumuzu daha iyi kavramıştım. 17 yıllık hayatımın sayılı mutlu anlarından birini yaşıyordum.
🍀💔❤️🩹
Abimle yaşadığımız o duygusal anlardan sonra birlikte eve dönmüştük.
Hava kararmıştı. Gün boyunca çok eğlenmeme rağmen yorulmuştum. Abimle birlikte salona gittiğimizde annem hariç herkes buradaydı. Televizyon açıktı fakat izleyeni yoktu.
Ege başını kaldırıp beni gördüğü zaman
"İkizimmm" diyerek üzerime uçtu . Evet resmen üzerine uçtu.
Bana sarılan kolları hissettiğimde yüzümde güzel bir gülümseme peyda oldu .
" Yavaş ol ikizim . Bozulacağım" dedim gülerek
Biraz sarıldıktan sonra ayrıldık.
Babamın sesini duyduğumda o tarafa doğru döndüm
" Günün nasıl geçti kızım" diye sorduğunda aklımda bugün yaşadıklarım geldi. Sabah pek iyi bir açılış yapmamış olsam da günü güzel bitirmiştim.
" Çok güzel geçti" dedim
Mirza abim söze katılarak
"Güzeldi demek... Bize de anlatmak ister misin?" Dedi
Gözlerin birkaç saniyelik Mirza abime kaydı
" Özel " dedim sakince
Ege araya girerek
" Eyvahhh" dedi şakaya vurarak.
Böyle yapmasına gülüp önüme döndüm. Artık sahibi olduğum tekli koltuğa oturdum.
Pars abim
" İlaçlarını içtin mi Başak?" Diye sordu . Sormasiyla birlikte dudağımı ısırmam bir oldu çünkü unutmuştum.
" Yok ... Unutmuşum" dedim.
Bakışları hafif sertleşse de yine yumuşak bir ses tonuyla
" O zaman önce ilaçlarını iç gel " dedi.
Söylediklerini yapmak için mutfağa yürüdüm. İlaçlarımı içip geri salona döndüğümde Ege'nin elinde bir kutu vardı.
" Başak buraya gell" dedi heyecanla
Tebessüm ederek yanına gittim.
" Ne o elindeki ?" Dedim
" Puzzlee" dedi aynı heyecanla
" Çocuk gibisin " dedim benimle tam tamına aynı yaşta olmasına rağmen
" Hadi yapalım " dedi beni takmayarak
Yanıma oturdum .
" Bak bunlar köşe parçaları" dedi
Dalgaya vurarak
" Vay be... Ne büyük strateji" dedim .
Bana sahte bir hayal kırıklığıyla bakıp
" Dalga geçme" dedi.
Yapbozu yavaş yavaş yapmaya başladık
" Bak buraya bu gelecek"
"Gelmeyecek " dedim
" İzle ve gör"
Yapboz parçasını yerine yerleştirdi olunca bana dönüp zafer kazanmış bir edayla
"Bakk" dedi nisbet yaparcasına
" Tamam be " dedim .
Yapboz bitmek üzereydi. Gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu. Hem ilaç dolayısıyla hem de günün yorgunluğu vardı üzerimde. Kafamı koltuğun başlığına yasladım. Gözlerim yorgunluktan kapandı
(...)
🍀💔❤️🩹
İlahi bakış açısı
Başak'ın uykuya daldı gibi gören Ege ona sakince seslendi
"Başak" dedi.
Cevap gelmeyince elindeki yapbozu bırakıp
"Yarın devam ederiz " diye ağzında geveledi.
O sırada Pars'ın ve Meriç'in bakışları bu tarafa döndü.
" Uyuya kaldı " dedi Ege .
İçeriye giren Mirza
"Bugün çok yoruldu normal" dedi .
Pars da onu onaylayarak
" İlaçlarıda uyku yapıyor" dedi.
Korhan bey kızına bakıp dalmış şekilde
" İlk geldiği gün... Hepinizden çok uzaktı. Şimdi ise yanımızda yatabilecek kadar bize güveniyor demek ki" dedi. Böyle söylemesi tüm aile halkını gülümsetirken
Meriç
" Bazı şeyleri doğru yapıyormuşuz " dedi
Pars
"Ama hâlâ yeterli değil" dedi
Ege her zaman ki çocukluğunu yaparak
" Bence en çok beni seviyor" dedi konuyla alakasız
Mirza da ona katılarak
" Ben gibi bir yakışıklı dururken seni mi sevecek " dedi egolu bir tavırla.
Meriç her zamanki abiliğini yaparak
" Yeter atıştığınız kız uyuyor şurda" dedi.
Korhan bey Meriç'e bakıp
" Başak'ı odasına götür oğlum , dinlensin" dedi.
Meriç onaylayıp Başak'ın yanına yaklaşıp
uyandırmamaya çalışarak kucağına aldı . Başak'ın o vanilya kokusu Meriç'in burnuna dolarken yüzü tebessüm etti .
Başak hafifçe kıpırdanıp uyanır gibi oldu ama elini Meriç'in penyesinin üzerine getirip sıktı.
Ege bunu görünce güldü.
Meriç'in ise tebessümü büyüdü. Onu yavaşça odasına götürüp yatağa yatırdı.
Başına küçük bir öpücük bırakıp
"İyi uykular meleğim" dedi.
Abajuru açıp odanın lambasını kapattı ve odadan çıktı...
🍀💔❤️🩹
Başak'ın bakış açısı
Sabahleyin aşağıdan gelen gürültülü sesle uyandım. Kendime gelip elimi yüzümü yıkadım.
Üzerime rahat bir eşofman takımı giyip aşağıya doğru inmeye başladım.
Merdivenin sonuna geldiğimde salonda bir şiiri kişi vardı kimseyi tanımıyordum aslında ama gözüme birisi çarptı ama o olup olmadığından emin olamadım
Merdivenden tam indikten sonra annemin sesini duydum .
"Gelmekle ne iyi yaptığınız oğullarım. Sık sık yapın bunu . Gelin kahvaltı hazır olmuştur" dedi
Ege'yi görünce hemen ona dönüp
" Bunlar kim " dedim.
"Meriç abimin tüm arkadaşları " dedi.
Başımla onu onaylayıp mutfağa geçtim.
Fazladan masa getirmişlerdi.
Herkes masaya oturmuştu . Herkesin gözü beni bulduğunda ben gördüğüm kişinin o olup olmadığını teyit etmeye çalışıyordum.
Emin olduğumda
"Ateş abi sen misin ?" Dedim .
O zaten bana bakıyordu
" Başak senin burada ne işin var " dedi şaşkınlıkla
Ayağa kalkınca koşup ona sarıldım. O benim çocukluğumun kahramanıydı. Herkes ne olduğunu kavramaya çalışırken
"Ne kadar da büyümüşsün" dedi.
Onu en son 11 yaşımda görmüştüm.
"Sende çok değişmişsin abi " dedim sıkıca sarılırken
Meriç abim Ateş abiye dönerek
" Sen Başak'ı nereden tanıyorsun oğlum " dedi.
İkimiz birbirimizden ayrılınca Ateş abi Meriç abime dönüp
"Eskilerden " dedi
(...)
🍀💔❤️🩹
Hepinize selam arkadaşlar bayramınız tekrardan mübarek olsun . İnşallah iyisinizdir.
Umarım bölümü de beğenmişsinizdir.
Mirza'nın hediyesi hakkında düşündükleriniz ?beğendiniz mi?
Ege ve Başak'ın puzzle yapmasına ne demeli. Bence çok eğlenceli bi ikililer sizce?
Başak uykuya daldıktan sonraki konuşma?
Sizce Ateş kim ve Başak'ın hayatındaki önemi ne?
Cevaplarınızı bekliyorum . Yorum yazmayı ve beğenmeyi unutmayın 🙏🏻
Sevgilerle ve sağlıcakla kalın 🥰😇
Bölüm etkileşimi
