16. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~13.bölüm~geçmişin izleri
Bölümler 34Şu an: ~13.bölüm~geçmişin izleri
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selam millet . 13. Bölüme hoş geldiniz 😘😘
Hafta içi bir kaç sebepten uygulamayı silmek istedim fakat sonrasında hem okuyan kişiler var hem de benim yazdığım hazırda 4/5 bölüm daha olduğu için başka sebepler yüzünden bırakmak istemedim .
Oy yapmayı ve yorum yazmayı unutmayın. Seviliyorsunuz .
Destekleriniz için teşekkürler😇🥹😇
~13.Bölüm~ geçmişin izleri
Başak'tan
Yoksa ...
Yoksası olmayacak... Olamaz.
Doktor'un gelmesiyle hepimiz ayaklandık daha sonra Burcu hanım bir solukta
"Oğlum iyi mi doktor ?" Dedi
" Şu anlık bir sorun yok ama ilk 24 saat kritik . Bugün oğlunuzu burada misafir edeceğiz. "
Dedi. Bunu demesiyle birlikte hepimizin içine su serpildi . Kalbimdeki baskı biraz olsun geçince derin bir nefes aldım. Ama hâlâ korkuyordum ve bu durum kalbimin sıkışmasına sebep oluyordu.
Burcu hanım ellerini göğsüne koyup benim gibi derin bir nefes aldı. Korhan bey anlık rahatlamayla koltukların birine oturdu. Mirza ise ellerini dua şekline almış ve yüzüme kapatmıştı.
Pars o sırada derin sessizliği bozarak
"Şimdi görebilir miyiz ?" Dedi.
Doktor onu onayladığında Pars abim ve Meriç abim odaya doğru adımlası ama ben tek bir hamle bile yapmadan duvarın kenarına çökmüş oturuyordum. İçimdeki suçluluk hissi beni yeyip bitiriyordu. Onu görmeye cesaterim yoktu .
Bir süre sonra omuzumda bir el hissettiğimde yere bakan gözlerimi omzuma dokunan kişiye çevirdim. Korhan beydi.
" Senin bir suçun yok ,kızım . Kendini daha fazla üzme . Senin sayende kriz geçirmekten son anda kurtuldu. "
Bu cümleleri beni biraz olsun rahatlamıştı. En azından beni suçlamıyordu.
" Daha önce fark edebilirdim ama etmedim " dedim titreyen sesimle
Kendimi hatalı hissediyordum. Bu yüzden onların yüzlerine bakamıyordum
Ellerini çeneme yerleştirip
" Biliyor musun ? Uyandığımda ilk seni sormuş doktor söyledi. Seni yanına bekliyor. Bence şimdi gitmezsen hata yapmış olursun " dedi.
Söyledikleri istemsizce içimi acıttı.
"Beni mi sordu ?" Dedim inanmıyormuşcasına .
Gözlerim dolmuştu. Sesim duyulmayacak kadar kısık çıkmıştı ama o dudaklarımı okuyarak benim dediklerimi onaylamıştı.
Yavaşça ayağa kalkıp hasta odasına doğru yürüdüm. İçeriye girdiğimde Pars ve Meriç yan yana durmuş Ege'nin uyanmasını bekliyorlardı. Bende diğer taraftaki koltuğa oturarak Ege'nin yüzünü inceledim .
Nefes alış verişi normale dönmüştü ve soluk teni önceki haline göre daha iyiydi. Bu durum beni mutlu ederken Ege'nin gözleri kıpırdamıştı.
Meriç hemen gelerek
" Ege , sesimizi duyuyor musun abicim" dedi
Ege gözlerini parlak ışıkta zorlukla aralarken ağzından çıkan ilk cümle beni şaşkına çevirdi.
"Başak nerede?" Dedi kısılmış sesiyle
Bir kaç dakikadır kendinde olan kalbim tekrar dört nala koşmaya başladı.
Uyanır uyanmaz beni sormuştu.
Hemen yanına gidin ellerini ellerimin arasına aldım . Bir yandan da gözlerimden yaş geliyordu.
Elimi hissedince hala tam anlamıyla açılmamış gözlerini bana çevirip
"Başak , iyi ki varsın" dedi.
Bunu demesiyle birlikte yavaş akan gözyaşlarımin hızı süratle artarken aklına bir öpücük kondurdum.
Kulağına doğru sadece onun duyabileceği bir sesle
"Sende... İyi ki varsın" dedim
🍀💔❤️🩹
Bugün Ege eve dönüyordu. Sağlığı açısından daha iyiydi ama doktor dikkatli olmamızı söyledi.
Bu sebeple sürekli yanında olacaktım .
Biz Burcu hanımla önceden eve gelerek Ege'nin sevdiği yemekleri yapmaya başlamıştık . Yaptığımız yemekler pişerken bizde sofrayı kurmaya başlamıştık.
Duyduğumuzda göre Pars çıkış işlemlerini yapmış şimdi ise yola çıkacaklardı.
Yemekler hazır olduğunda hepsini hizmetliler yardımıyla yerleştirmiştik. Aslında Ege'nin sevdiği yemekleri hizmetliler yapacaktı ama Burcu hanım ve ben kendimiz yapmak istedik .
Birkaç dakika sonra kapı çalınca Burcu hanım hızlı adımlarla kapıya yürüdü. Kapıyı açtığında karşımızda Ege , Pars abim , Meriç abim ve Mirza abim vardı . Burcu hanım oğluna sıkıca sarıldı. Ardından içeriye davet etti.
Onlar içeriye geçince bende Ege'nin yanına hızla giderek ona sarıldım.
Hiçbir şey söylemeden sarılmıştım umarım kızmaz.
O da bana sarılınca gözlerimden bir yaş geldi.
Aklımda sürekli ' ona bir şey olsaydı ' sorusu dönüyordu.
Eğer bir şey olsaydı beni suçlarlar mıydı diye düşünmeden edemiyordum.
Ayrılmadan önce başıma bir öpücük kondurdu.
🍀💔❤️🩹
Ege geldiğinden beri 4 gün geçmişti. Ben ise ona yine bir şey olur korkusuyla sürekli yanında duruyordum . Onu izleyip kontrol ediyordum nefes alış verişlerini , ten rengini , gözlerinin hareketini ... Kısacası her şeyi.
Ama hala içimde bitmeyen bir korku vardı .
Tekrar aynı olayların yaşanması ve bu kadar kolay atlatmayacak olma ihtimali beni düşündürüyordu.
Her akşam odama girdiğim anda içine bir ağırlık çöküyor ve iç sesim sürekli ' senin yüzünden ' diyordu.
Aslında kimse beni suçlamıyordu ama ben yine de eskisi gib suçlanmaktan korktuğundan dolayı onlar bir şey yapmasalar bile kendime yük yüklüyordum.
Şuan hep birlikte kahvaltı yapıyorduk ama bir an göğsümde bir sızı hissettim. Geçer diye bekledim ama her geçen saniye acı daha fazla katlanıyordu.
Hızlı nefes alıp vermeye başladım. Acı sana fazla katlanırken gözlerim kısıldı , dudaklarım titremeye başladı . Artık nefes alamıyormuşum gibiydi.
Ege bir terslik olduğunu fark edince
"Başak, iyi misin?" Dedi .
Cevap vermek için ağzımı araladım ama tekrar hançer gibi sallanan acıyla konuşamadım.
Başımı iki yana salladım . Pars hızla ayağa kalkıp yanıma yaklaştı
"Başak , çok hızlı nefes alıyorsun. Yavaşla. Sakin ol , herkes burada " dedi beni sakinleştirmeye çalışılarak
Ama ağrım geçmiyordu
"Göğsüm ... Göğsüm acıyor" dedim zorlukla konuşarak
Pars hızla
" Ambulansa haber ver Meriç, çabuk ol " dedi .
Sesi soğuktu ama gözlerindeki endişeyi bu durumdayken bile farkındaydım.
Meriç ambulans çağırdıktan sonra yanıma gelerek ellerimi tutttu. Ellerim titriyordu ama o bunu durdurmak için elimi sıkıca tutttu.
Ellerini tuttuğu an içinde bir şeyler kıpırdandı.
Sanırım artık yalnız değildim.
Gözlerim kararmaya başlayınca Pars
" Başak bana bak , sakın gözlerini kapatma . Bana bak Başak " dedi ama bu sefer sesinin titremesini duydum .
Dünya bir anlık durmuş gibi hissettim ama hâlâ bilincim açıktı . Neler olduğunu duyuyordum ama net değildi sesler bulanık geliyordu.
🍀💔❤️🩹
İlahi bakış açısı
Başak hastaneye kaldırılmıştı. Tüm aile fertleri korkuyla iyi bir haber bekliyorlardı tıpkı... Birkaç gün önce Ege'nin haberini bekledikleri gibi...
Pars Başak'ın doktoru olduğu için şuan onun yanındaydı. Başak bir kalp spazmı geçirmişti. Tam tahmin ettiği gibiydi.
Başak'ın o hali gözlerinin önünden gitmiyordu.
Uzun zamandır bu kadar korktuğunu hatırlamıyordu. Bu olay onu çok korkutmuş ve yıllar önce yaşadığı kaybetme duygusunu tekrar yaşamıştı. Onu kaybedemezdi . Tıpkı onun gibi...
Onun bu hastalığını öğrendiği ilk zaman kendine bir söz verdi ' onu ne pahasına olursa olsun koruyacaktı. ' verdiği bu sözü tutması gerekiyordu. Ama Başak kalp spazmı geçirmişti. Onu yeterince koruyamadığını düşündükçe deli oluyordu.
Başak'ın tetkikleri yapılmıştı sadece EKG çektirmesi gerekiyordu. Bunu için bir hemşire gönderdi. Bir süre sonra her şey netleşecekti ve bir daha Başak'a tek bir zarar dahi gelmeyeceğine emin olmalıydı.
🍀💔❤️🩹
Başak biraz daha kendine gelince gözlerini açmıştı. Tavandaki parlak ışık gözlerini kamaştırıyordu. Bir süre sonra yanına bir hemşire geldi .
EKG çekimi için kıyafeti biraz aralanmıştı. EKG çekildikten sonra hızla üzerini kapatmak istedi fakat hemşire çoktan sırtındaki izleri görmüştü.
Eskimiş ama derin kesiklerin izleri hâlâ belli oluyordu. Bazı yerlerde derin kesik izleri varken bazı yerlerde hafif kesik izleri vardı.
Hemşirenin gözleri doldu ama profesyonel tavrını bozmadı.
" bir soru soracağım , sırtındaki izler ne zamandır var ?" Dedi
Başak o an hemşirenin her şeyi öğrendiğini düşündü ve vücudunda bir titreme geçti
" Kimseye , kimseye söyleyin ... Lütfen" dedi sesi titriyordu . Ama en çok gerçek ailesinin bu durumu öğrenmesinden korkuyordu. "Ben ... Ben iyiyim. Lütfen söylemeyin" dedi son çare ama 18 yaş altı olduğu için ailesine bu durum söylenecekti.
Her duş alışından sonra aynı manzarayı görmek onu tekrar o geceye götürüyordu. Bir süre sonra alışmıştı ama geçmemişti.
Zaman her şeyin ilacı değildi . Sadece yaranın üzeri kabul bağlıyordu. Yani hâlâ yara oradaydı sadece artık kanamayı bırakmıştı.
Hemşire gözlerini Başak'ın sırtındaki izlerden çekip gözlerime baktı . Ama gördüğü şey saf acıydı.
" Bu konuda sana söz veremem. 18 yaş altısın . Ama merak etme kimse sana zarar vermeyecek ya da sırtındaki izler yüzünden yargılanmayacaksın " dedi .
Başak hâlâ ailesinin öğrenirse ne olacağını düşünüyordu
Ya ondan nefret ederlerse
Ya da söylemediği için kırgınlık duyarlarsa
İki seçeneğin olmasından da çok korkuyordu. Ama bilmediği şey ailesi ne olursa olsun sürekli onun yanında olacaklarıydı.
🍀💔❤️🩹
Hemşire Pars'ın yanına gitti.
"Pars bey bir konu hakkında konuşmamız gerekiyor. Bir kaç dakikanızı ayırabilir misiniz?"
Pars ciddiyetle
"Tabii ki , sorun nedir?" Dedi ama içinde bir sıkıntı vardı
Hemşire dakikalar önce gördüğü sahne gözlerinin önünden geçti.
" Kardeşinizin ... Sırtında bazı izler var . Bıçak izi gibi bazı yerlerde derin iken bazı yerlerde hafif olmak üzere bir sürü iz var. Mesleki olarak söylememiz gerekiyor . Yasal işlemler başlamadan önce sizi bilgilendirmek istedik.
Pars duyduklarında inanmak istemedi. Gerçek olmaması için dua etti ama ne yazık ki herşey son derece gerçekti. Bu gerçeklik üzerinde soğuk bir hava dalgası yarattı.
Tek diyebildiği kelime "Anladım " oldu. Başka bir şey söyleyemedi zaten şu durumda ne söyleyebilirdi ki
O izleri kimin yaptığını düşündü.
Kimin bu caniliği yaptığını düşündü.
🍀💔❤️🩹
Pars Meriç'e yanına gelmesi ile ilgili küçük bir mesaj yazdı.
Bir kaç dakika sonra Pars'ın odasının kapısı çaldı.
İçeriye Meriç geldi.
"Ne oldu , kötü bir durum mu var ?" Dedi.
Pars içindeki fırtınaya rağmen masasının önündeki sandalyeyi işaret etti. Meriç oturduktan sonra o da kendi yerine oturdu.
"Bir şey öğrendim" dedi zorlukla
" Ne öğrendin,Pars . Taksit taksit söyleme " dedi Meriç sabırsızlanarak
Pars derin bir iç çekip
"Başak... Sırtında... İzler varmış ... Eskiden kalan.
Hemşire söyledi... Bıçak izi gibiymiş."
Dedi sonunda yutkundu .
Meriç Pars'ın dediklerini algılayamadı. O da gerçek olabileceğine ihtimal vermedi.
"Ne diyorsun Pars . Ne izi ? Kim yapmış?" Dedi .
Yavaş yavaş sinirlenmeye başlıyordu. Neden dünyalar güzeli kardeşine böyle bir zarar vermişlerdi diye düşündü.
Pars
" Bilmiyorum, hemşire sadece iz olduğunu söyledi " dedi
Meriç daha fazla dayanamayıp ayağa kalktı. Kapıya doğru ilerliyorken Pars seri bir hareketle önüne geçti ve gitmesine engel oldu.
"Şuan yaptığın hiçbir fevri hareket Başak'ın iyileşmesine yardımcı olmayacak " dedi ilk defa sesini yükselterek
Meriç birkaç adım geriye sendeledi.
"Peki neden... Neden bize söylemedi ?" Dedi sesini biraz alçaltarak
Pars
"Daha yeni biza alışıyor. Hemen ondan böyle bir şeyi açıklamasını bekleyemeyiz ve korkarım ki şimdiye kadar kimseye söylememiş olabilir " dedi aklındaki düşünceleri dile getirerek
Meriç elini yumruk yapıp duvara vurdu. Sakinleşmesi gerekiyordu ama hiçbir şekilde siniri dinmiyordu.
Ellerinden kan akmaya başlamıştı ama acıyı bile hissetmiyordu.
Pars yeterince sinirini attığını düşünüp onu durdurdu.
Ellerinden kan akmaya devam ediyordu.
"Kendine gel Meriç. Şu yaptığın ne ona fayda sağlıyor ne de sana. Senin onun yanında olmana ihtiyacı var. Şunu yapmayı kes " siniri sesinden bile belliydi .
Meriç biraz kendine gelince duvarın kenarına çöktü. Gözleri dolmuştu ama belli etmek istemiyordu.
Pars da onunla yere eğildi ne kadar öyle kaldıklarını bile bilmiyorlardı. Tek bildikleri ona zarar verenin kim olduğunu öğrendiğinde ona hayatı dar edecekleriydi.
🍀💔❤️🩹
Başak o sırada verilen serumunda etkisiye uykuya dalmıştı. Bir süre her şeyi geride bıraktı.
O uyurken Meriç ve Pars kendilerine geldiler . Bir hemşire elini sarmıştı. Meriç elimin ağrısını hissetmiyordu tek hissettiği yüreğindeki acıydı.
Meriç , Başak'ın olduğunu odaya gelip kapıyı yavaşça açtı. Onun uyuduğunu görünce gülümseyerek yanına yaklaştı. Yatağın yanındaki koltuğa oturup Başak'ın saçlarını okşadı.
Uzun zamandır tuttuğu göz yaşları yanaklarından süzmeye başladı. Daha fazla dayanamadı . Sürekli sert ve disiplinli halini bir kenara bırakıp uzun zamandır ilk defa ağladı. Onun ağlaması bir kaç göz yaşından ibaretti ama o bile çok şey anlatıyordu.
Göz yaşlarını hızlıca sildi . O ağlamamalıydı. Evin büyüğü olduğu için her zaman dik durmalıydı. Böyle hissediyordu.
Başak yavaşça gözlerini açtı. Gözleri saçlarını okşayan kişiye kaydı. Meriç uyandığını görünce
"İyi misin?" Diye sordu
" Hihi... Biraz daha iyiyim ." Dedi kısık sesiyle
"Su verir misin abi" dedi.
Meriç başıyla onaylayıp masanın diğer yanındaki sehpanın üzerindeki surahiyi eline aldı ve bir bardağa doldurdu.
Başak suyu alıp içti. Boğazından bir serinleme geçti.
O sırada içeriye Pars girdi.
" İyi misin Başak"
"İyiyim abi " dedi. O her ne kadar doktor olsa da kendisinin bir yandan da abisiydi.
" Bugün taburcu edebiliriz fakat bir kaç gün daha burada kalmak senin için daha iyi olur . " Dedi. Pars her zaman ki ciddi tavrıyla
"Eve gitsek , hem orada sen de varsın " dedi Başak
Burada durmak istemiyordum sürekli EKG çeken hemşire onu kontrole geliyordu ve bu durum onu istemsizce rahatsız ediyordu.
" Burada durman daha iyi ama yine de sen bilirsin şimdi biz çıkacağız. Ege seni çok merak etti . Birazdan hepsi gelir zaten " dedi.
O konuya hiç değinmemişti. Başak'ı bu durum bir yandan mutlu etse de bir yandan da strese sokuyordu.' Acaba biliyor mu' diye düşünüyordu.
Meriç ve Pars odadan çıktılar birkaç dakika sonra diğer aile birayleri yavaşça içeriye girmeye başladı.
Burcu hanım ağlamaktan gözlerinin altı belli olmuştu. Korhan bey ise gözleri kızarmıştı ama ağlamamıştı. Ege ise sürekli onu düşünüp kendini sorumlu hissetmişti aynı onun gibi. Mirza ise ilk defa Başak'ı o halde görünce kalbine bir ok saplanmış gibi hissetmişti.
Ege odaya ilk giren kişiydi . Direkt Başak'ın yanına gidip sıkıca sarıldı. Başak nefessiz kaldığını hissedince
"Ege " dedi zar zor
Ege yalnış yaptığını hissedince panikle ondan uzaklaştı
"Başak , iyi misin? Özür dilerim" dedi bir nefeste
Başak hafifçe gülümseyerek
"İyiyim Ege. Seni görünce daha iyi oldum ." Dedi
Mirza araya girerek
"Bir daha seni öyle görmek istemiyorum, duydun mu ? " Dedi her zaman ki neşeli sesiyle . Gerçi Başak uyanana kadar bir defa bile gülümseyememişti. Şuan sırf onun iyi olması için gülümsüyordu.
" Tamam, abi " dedi Başak . Kısa cevaplar vererek .
Korhan bey kızının ellerini almış üzerlerine küçük öpücükler bırakıyordu. Başak bunu hissedince babasına baktı .
" Sarılabilir miyiz " dedi babasına
Korhan bey tek kelime etmeden onu sıkmayacak şekilde sarıldı. Başak'ın gözünden bir yaş damladı. Sevgi denilen şey onu yavaş yavaş iyilestiriyordu.
Korhan bey kızının kokusunu içine çekti.
Ayrıldıklarında bir süredir uzakta onları izleyen Burcu hanımı gördü Başak .
Gülümseyerek gelmesini bekledi . Burcu hanım kızına yaklaştı . Onlarda birbirlerine sarıldılar. Başak annesinin kokusunu ilk defa doya doya kokladı . 'Demek böyle kokuyordu ' diye düşündü.
O an annesini hiç bırakmak istemedi . Sonsuza kadar sarılmak ve bu güzel hissi sürekli hissetmek istiyordu.
Burcu hanım ve başak sarılmalarını sonlandırdıktan sonra odada kısa ama huzurlu bir sessizlik oldu.
Kısa sohbetlerin ardından kapıdan o hemşire girdi. Başak onu görünce yüzündeki gülümsemesi dondu. Aslında onu görünce değil o anılarını hatırlayınca öyle olmuştu.
"Hastamızı yalnız bırakabilir miyiz . Biraz dinlenmesi gerekiyor" dedi.
Tüm ev ahalisi yavaş yavaş vedalaşarak çıkmaya başladılar.
Odada Başak ve hemşireden başka kimse kalmadı.
Hemşire Başak'ı kontrol ederken Başak aklında olan soruyu sordu
"Kimseye söylediniz mi?" Dedi kısık sesiyle ama hemşire duymuştu. Gözlerini yatakta yatan genç kıza çevirdi.
"Önemli olan bu değil önemli olan bunu sana kimin yaptığı" dedi hemşire sakin ve yumuşak sesiyle
Başak konuşamadı. Boğazı düğümlendi. Ne tek kelime söyleyebildi ne de sorduğu soruya cevap alabildi.
Bu konuşmadan sonra ikisinde konuşmadı.
Hemşire odadan çıktıktan sonra Başak'ın aklına o gün geldi . Herkese güveninin yıkıldığı o gün, içinin enkaza döndüğü ama gidip derdini anlayamadığı o gün.
Yine susmayı tercih etti . O zaman susmasını tercih etmemişti zorlamışlardı ama o bugün yine susmak istedi .
Belki iyi gelir diye ama en çok da kendisi biliyodu ki susmak ona hiçbir zaman iyi gelmemişti.
🍀💔❤️🩹
13. Bölümün sonuna geldikk .
Başak'ın kalp spazmı hakkında ne düşünüyorsunuz peki
Veya o izler ?
Yorumlarınızı bekliyorum.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere 😇
Bölüm etkileşimi
