31. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~23.Bölüm~
Bölümler 34Şu an: ~23.Bölüm~
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selamm millet. Yeni bölümle karşınızdayım. Umarım bölümü beğenirsiniz. Bölüm hakkındaki yorumlarınızı yazmayı unutmayın.
Keyifli okumalar 😇
~23.Bölüm~
Başak'ın bakış açısı:
Sabahleyin kendimi yatakta bulmuştum. Dün en son annemleydim. Sonrasında uyuya kalmış olmalıyım .Abilerim ya da babam yatağıma getirmiştir diye düşünerek yataktan kalkıp elimi yüzümü yıkamaya gittim . Kendime bir çekidüzen verip duş almak için banyoya gittim .
Güzel bir duşun ardında üzerime beyaz bir crop altına ise siyah bi' kargo pantolon giyip odamdan çıktım. Saçlarımı kurutmamıştım çünkü hava sıcaktı kendiliğinden kururdu zaten.
Telefonumdan saate baktığımda 7:46 idi Ege'nin uyuyup uyulmadığını kestiremediğim için onun odasına doğru yürüdüm . Kapıyı hafifçe çalıp cevap vermesini bekledim . Herhangi bir cevap vermeyince odanın kapısını araladım.
Yatakla savaş halinde olduğunu düşündüğüm Ege keyfi yerinde gibi yatıyordu. Yanına yaklaşıp kulağına doğru eğildim.
" Böööö!" Dedim bağırarak
Ege korkuyla sıçrayıp dehşet içinde
"Ne oluyor lan " dedi .
Beni görünce kaslarını çatıp
"Başa-" demesine izin vermeden
" Uyandırma servisi " dedim ve odadan koşarak çıktım.
" Elimde kaldın kızım sen bekle " dedi arkamdan bağırarak
"Anca rüyanda " dedim bende
Sanki hiçbir şey olmamış gibi aşağıya indim . Salonda sadece Mirza abim vardı bir elinde birkaç tane dosya vardı diğer elinde ise telefon ve birisiyle konuşuyordu.
“Tamam pazartesi günü hallederiz o davayı fakat davacı tarafın sunduğu belgeleri tekrar incelememiz gerekiyor… Evet, evet biliyorum ama eksik bir nokta var. Onu kapatmadan ilerleyemeyiz.” dedi hiç olmadığı ciddiyetle.
Benim geldiğimi hissedince kafasını kaldırıp bana doğru baktı. Göz kırpıp telefondaki konuşmasına devam etti.
" Hayır aceleye getirmek istemiyorum . Bilirsin ki hatalardan nefret ederim o yüzden sizden her zamanki gibi özenli olmanızı istiyorum... Peki ... Daha sonra konuşuruz şimdi kapatmam gerekiyor..."
Telefonu kapatıp koltuğun üzerine koydu sonrasında bana dönüp
" Günaydın küçük hanım naber" dedi .
" Günaydın, iyi abi senden naber " dedim.
" İyi benden de işlerle uğraşıyorum "
Gözleri bir anlık saçlarıma takıldı ve kaşlarını çattı.
"Ne bu saçlar Bücür ?" Dedi
Gözlerini saçlarıma çevirip baktıktan sonra
" Hava sıcak gibi böyle kurusun istedim " dedim .
" Hasta olabilirsin Başak hemen bir güneşe kanma hava değişiklikleri seni çarpmasın" dedi .
"Haklısın abi " dedim biraz mahçup olarak
" Ben uyarırım fakat Pars abin kızar benden söylemesi. " dedi.
Aklıma Pars abim gelince gözlerim büyüdü haklıydı beni bu halde görse kızması çok muhtemeldi .
" Şey... Ben en iyisi kurutmaya gideyim. " dedim .
Mirza abimin gözleri arkaya takılınca
"Sanırım geç kaldın." dedi .
Arkaya doğru döndüğümde Pars abimle gözlerimiz kesişti
_ sıçtın şimdi kızım sen_
_ben değil biz sıçtık hatırlatırım_dedim bende iç sese karşılık
Sevimli bir gülümsemeyle Pars abime
"Günaydın Pars abi " dedim
"Günaydın Başak " dedi ve Mirza abimin yanına oturdu. Gözlerini ovuşturup kendine gelmeye çalıştı. Dün gece uyumamışmıydı.
"Uyumadın mı " diye sordu Mirza abim aklımdan geçeni söyleyerek.
" İşlerim vardı eve geç geldim " diye yanıtladı.
" Bu arada Başak senin bugün kontrolün var. " Dedi. Aslında önceden söylemişti ama tamamen aklımdan çıkmıştı.
" Doğru unutmuşum. Saat kaçtaydı" dedim merakla
" Bir şey değiştirir mi " diye sordu Mirza abim .
Cevap verecektim ki aile bireylerinden Ege eminim şuan içinden bana küfürler ediyordur sonra Meriç abim ve annem aşağıya indiler.
Ege :
"Başak hariç hepinize günaydın " dedi triple
Mirza abim gülerek:
"Neden Başak hariç"
Ege :
"O nedenini biliyor ona sor " dedi
Mirza abim bana sormadan ben
" Ege fazla mızıkçı bı şaka yapalım dedik burnumuzdan getirdi " dedim
" Ne şakasından bahsediyorsun. Kulağımda borozan çalıyor zannettim " dedi
" Abart istersen " deyip göz devirdim .
Ege'den gözlerimi çevirip anneme baktım
"Günaydın" dedim
"Günaydın kızım " dedi.
Gözlerinin altı biraz kızarmıştı
" Gözleriniz neden kızardı dün gece az mı yattınız" dedim resmiyetle
_ artık şu resmiyeti kaldır _
_ nasıl kaldıracağım daha kadına anne bile diyemiyorum _ dedim iç sese
"Yok kızım iyiyim ben dün gecede iyi uyudum sen öyle görmüşsün" dedi .
Gözlerimi bizi izleyen abilerime çevirince hepsi hüzünlü bir şekilde bakıyorlardı. Hepsi artık 'anne ' demeni istiyorlardı fakat ben anne demiyordum .
Belki de hayatım boyunca bir anneye ihtiyacım olmayışından ya da ihtiyacım varken olmaması için alıştırılmam .
"Anladım" diyebildim sadece başka bir şey söylemek bana düşmüyordu.
Ortamın havasını Mirza abim değiştirerek
" Sen hala söylemedin kontrol saatini neden sorduğunu" dedi
" Bir buluşmam var o yüzden sormuştum." Dedim
Tüm abilerim hızla bana dönerken hepsi bir ağızdan
"Ne buluşması?" Dediler .
" Birkaç gün önce sınıf arkadaşım yazdı . Benimle konuşmak istiyormuş buluşmayı teklif etti bende kabul ettim bugün buluşacağız." Dedim ciddiyetle
Meriç abim
"Kız / erkek?" Dedi sorgularcasına
"He... erkek ya " dedim büyük bir umursamazlıkla
Hepsi tekrar
"Erkek?" dediler
Safça
"Evet erkek hani şu sizin cinsiyetiniz de olan . Benim cinsiyetim değil diğer olandan. Hani iki tane var ya " dedim
Bana mal görmüş gibi bakan abilerime bakıyordum
Mirza abim Pars abime dönüp
" Şu kalp ilaçlarının yan etkileri nelerdi ?" Dedi ciddi ciddi .
Daha fazla dayanamayıp bir kahkaha patlattım.
Hepsi tekrardan bana dönerken ben gülmemi durdurmaya çalışıyordum.
"Tamam... Öncelikle ilaçlarımın böyle bir yan etkisi yok sonrasında ise şaka yapıyordum. Kimse bana bir şey teklif etmedi. Ama doğru bugün birisiyle buluşacağım ." Dedim
Başta rahatladılar fakat tekrardan aynı duruma düşünce
" Bu sefer kim?" dedi Pars abim
Bu kez doğruyu söyleyerek
" Toprak abimle buluşacağım uzun zaman oldu . " Dedim.
Abilerim ne kadar Toprak'ı kıskananlar da belli etmemeye çalışıyorlardı. Çünkü bu konuda bir şey demeye hakları yoktu .
Pars abim yine
"Saat kaç gibi buluşacaksınız ve nerede buluşacaksınız?" Dedi
" Saat 13:30 gibi buluşacağız, ilerideki D... Kafe var ya orada oluruz diye planladık" dedim .
Onların bulunduğum yeri bilmelerine hakkı olduğunu düşünüp söylemiştim .
Pars abim beni başıyla onaylayarak
" Hadi o zaman önce bir kahvaltı yapalım sonrasında ise kontrole gideriz de senin neden saçların ıslak" dedi ..
_ bı an fark etmeyecek zannetmiştim_
_bende öyle_
"Şey... Abi havalar sıcak diye kurutmamiştım" dedim utana sıkıla
Pars abim derin bir iç çekip
"Başak hasta olacaksın. Bu seferlik bir şey demeyeceğim fakat bir daha olmasın . Şimdi git saçlarını kurut gel " dedi.
Abimi başımla onaylayarak odama çıktım bir çırpıda saçlarımı kurutup tekrar aşağıya indim.
Ben gelince Pars abim " şimdi oldu " dedi daha sonrasında hep birlikte yemek masasına geçip kahvaltı yapmaya başladık
(...)
Güzel bir kahvaltının ardından Pars abim ve ben hazırlanıp hastaneye koyulduk .
Ege arkadaşlarıyla basketbol oynamaya gideceğini söyledi.
Mirza abim ise evde kalıp dosyalarını incelemeye devam edeceğini söyledi.
Meriç abim askeriyeye uğrayacaktı.
Annem ise bugün şirkete gidip bir kaç hayır derneği ile konuşma yapacaktı.
Ben bunları düşünürken neredeyse hastaneye varmıştık. Umarım sonuçların iyi çıkar...
💔❤️🩹🍀
Şuan birlikte hastane koridorlarında yürüyorduk .
Hastanenin kendine has kokusunu içime çekerken biraz huzursuzdum .
Çünkü çıkan raporlardan sonucun ne olacağını merak ediyordum .
Derin bir nefes alıp kendimi rahatlatmaya çalıştım. Pars abim gergin olduğumu hissedince
Ellerimi tutarak
"Rahat ol Başak" dedi ılımlı bir şekilde
Başımla onu onayladım.
(...)
EKG çektirmeye gelmiştik. Pars abim şuan beni dışarıda bekliyordu. Gerçi şuan abim gibi değilde doktorum gibiydi.
Her neyse EKG cihazını görünce biraz geriledim. ne olursa olsun bu cihaza alışamıyordum.
Sedyeye uzanıp hemşirenin komutlarına uydum. Hemşire elektrotları göğsüme yerleştirdi. Soğuk temas ürpermemi sağladı.
Ben öylece beklerken hemşirede işini yapıyordu.
(...)
EKG bittikten sonra Pars abim sonuçlara göz gezdirdi.
Yüzünde büyük bir değişiklik yoktu ama gözleri detayları kaçırmıyordu.
“Tamam,” dedi, “bir de efor testi yapacağız" dedi.
(...)
Kısa bir süre sonra kendimi koşu bandının üzerinde buldum.
“Yavaş başlayacağız,” dedi Pars abim.
Cihaz çalıştı. Biraz yürüdükten sonra tempo arttırıldı. Nefesim yavaş yavaş hızlanmaya başladı. Kalbim daha hızlı atıyordu.
“İyi misin?” diye sordu.
“İyiyim,” dedim nefes nefese.
Ama birkaç dakika sonra göğsümde hafif bir sıkışma hissettim.
Kaşlarımı çattım.
Pars abim bunu fark etti.
“Yeterli, durduruyoruz.”
Cihazı kapattı.
Hemen yanına gelip nabzımı kontrol etti.
“Zorlama kendini,” dedi daha yumuşak bir sesle.
(...)
Sonrasında bir de ekokardiyografi yapıldı.
Ekranda kalbimin görüntüsü vardı.
Pars abim ekrana dikkatlice bakıyordu . Bense olduğum yerde durup olacakları bekliyordum.
(...)
Tüm kontroller hallolmuştu. Şimdi ise sıra sonuçlardaydı.
Ben sandalyeye oturmuştum. Pars abim ise dosyaları inceliyordu .
Daha fazla bekleyemeyeceğimi hissedince
"Nasıl?" Diye sordum.
Pars abim birkaç saniye bekledi. Daha sonra dosyayı masanın üzerine bırakıp bana döndü
"Çok kötü değil" dedi.
Derin bir nefes aldım.
"Ama tamamen iyi de değil" dedi her zaman ki ciddiyetiyle .
Başımı hafifçe öne doğru eğdim.
"Yani?" Dedim sıkıntılı bir şekilde
Pars abim olduğu yerden kalkıp karşımdaki sandalyeye oturdu. Şimdi daha net görünüyordu.
"Yanisi şu ki ... Dikkat etmen gerekiyor ." Dedi .
Gözlerini bana kenetleyip
" Kalbim şu anlık iyi fakat bu düzenlediği anlamına gelmez. Örneğin zorlanama dayanamayabilir.Özellikle stres, uykusuzluk ani eforlar... Bunların hepsi senin için zararlı " dedi.
Dediklerini dikkatlice dinledim .
İlaçlarını aksatmayacaksın,” diye devam etti. “Ve kendini yormayacaksın.”
Bir an durdu.
“Anlaştık mı?”
Başımı salladım.
“Anlaştık.”
Konuşmamız burada son bulurken ben ise düşüncelere dalmıştım. Kalbim şu anlık stabildi nasıl olacağını belirtmek benim elimdeydi .
Devirmek de dik durmak da ...
💔❤️🩹🍀
Pars abimle hastaneden sonra eve dönmüştük. Ben yolun uzun bir kısmında uyuya kalmıştım.
Eve varınca da Pars abim beni uyandırmıştı.
Eve geldiğimizde günün yorgunluğu üzerime çökmüştü kendimi tekli koltuğa atıp kafamı geriye atmıştım.
Şöyle bir etrafı inceleyince Ege kulaklıktan şarkı dinliyor Mirza abim dosyalarla işi bitmiş olacak ki telefon ile görüşüyordü. Pars abim ise odasına çıkacağını söyleyip bizim yanımızdan ayrılmıştı. Bense Can ile konuşuyordum. Halimi hatrımı sormuş ve bana yeni sevgililerinden bahsediyordu.
Çapkının tekiydi kendisi.
Can : Başak varya kızıl saçları var. Çok da güzel bugün gidip açıldım.
Can: Tabi benim eşsiz cazibeme karşı koyamamış olacak ki kabul etti.
Can: Şuan sadece konuşuyoruz.😉
Ben: O senin değilde sen onun eşsiz cazibesine karşı koyamamış gibisin 😂
Can: Sen benden taraf mısın yoksa daha yüzünü bile görmediğin kızdan mı?
Ben: Tabikide kızdan hemcinsim varken seni mi tutacağım
Can: Aşk olsun bunca yıllık arkadaşınım daha ben senden böyle bir arka çıkma görmedim.
Ben: kusura bakma kızlar hep 1/0 önde 😉
Can: peki öyle olsun
Can: kız bana yazmış Başak ben kaçar
Çevrim dışı
Ben: papucumuz hep mi dama atılır ya 🥺
Deyi sohbetten çıktım .
Saat 11:38 civarıydı. Hazırlanmaya başlasam iyi olacaktı . Toprak'ı gerçekten çok özlemiştim. Zaten buraya geldiğimden beri hep onun bana doğum günümde aldığı peluş ayıcık ile yatıyordum .
Birde o gün bana verdiği en sevdigi ceketi vardı onuda hep saklıyorum bunların hepsi bana onu hatırlatıyordu.
O an aklım bir an geçmişe gitti.
Flasback
Hazırladığım çantamı ve Toprağın bana doğum günümde hediye ettiği küçük peluş ayıyı cebime sıkıştırıp kapıya doğru yürüdüm.
Son kez babam olacak o adama baktım ne kal diyordu ne de git . Bakışları farklıydı ama tek emin olduğum şeyse o bakışlarında pişmanlık olmadığıydı.
Nedense içimde bir şeyler kırıldı, ne bekliyordum ki ama lanet ettirecek tek şey hâlâ içimdeki umut kırıntısıydı.
Gözlerimi ondan çekip kapıyı açtım karşımda bu evde tek sevdiğim kişi vardı ,Toprak ,üzerinde buruşmuş bir gömlek üstünde de her zaman giydiği ceketi vardı. O ceketi ne zaman almak istesem vermezdi ama yaptığı şey sadece şakasınaydı .
Bu kez gözlerimin ceketine kaydığını fark edince omzundaki çantayı yere koyup ceketini çıkartıp bana uzattı . Bu hareketiyle gözlerim doldu . En sevdiği ceketini bana veriyordu . Değerli hissettiğim anlardan biriydi. Kulağıma doğru yaklaşıp " ben yanında olmadığım zaman buna sarıl ... Seni çok seviyorum bunu unutma fıstığım" dedi . Bunu demesiyle sol gözümden bir yaş aktı.
Ona sıkıca sarıldım . Sanki bir daha karşılaşmayacakmışız gibi. Onu bırakmak istemiyordum. Sonunda ondan ayrıldığım da " bende seni çok seviyorum abi " dedim .kolumu içine çektiğini fark ettim gözleri kızarmıştı. Fısıldar gibi " görüşürüz" dedim. Hayatımdaki en zor vedalaşma anlarından biriydi.
Flasback bitti .
Aklıma gelen anlar gözlerimi doldururken yinede gülümsedim. Onun yeri bende her zaman farklı olacaktı.
Ev ahalisine odama çıkacağımı söyleyip oradan ayrıldım. Odaya girip ne giyeceğini hazirlamaya başladım.
💔❤️🩹🍀
Bir bölümün daha sonuna geldik umarım beğenmişsinizdir.
Yorum atmayı ve beğenmeyi unutmayın.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere 😇
Sağlıcakla kalın 🥰
Son olarak okullarımızın güvenli bir yer olması dileğiyle, başımız sağolsun ❤️🩹🌹
Bölüm etkileşimi
