9. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~8.Bölüm~ abiler ve terapi
Bölümler 34Şu an: ~8.Bölüm~ abiler ve terapi
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selam arkadaşlar. Öncelikle medyadaki şortu biraz daha uzun hayal edin .
Artı olarak eğer eleştiriye açığım. Yorumlarinizi bekliyorum.
Keyifli okumalar...
8.Bölüm~ abiler ve terapi
Başak'tan
Dizimi kendine çekmiştim ellerim dizine sarılı şekilde yatakta oturuyordum . Bugün olanları düşünmeden duramıyorum.
Tek merak ettiğim şey "Neden". tek buydu ama bir türlü cevabını bulamıyordum. Ben akıllı bir çocuktum. Sadece bir defa sinirlenmiştim onda da beni dışarıya bırakmışlardı ceza olarak . O kızda olup bende olmayan ne vardı. Daha mı güzeldi daha mı akıllıydı. Ya da sadece onların gerçek kızı diye mi öyle davranıyorlardı. Babam dediğim adam ellerini hiçbir zaman saçımı okşamak için kullanmamıştı. Ama daha birkaç haftadır tanıdığı kıza çok iyi davranıyorlardı. Peki ama neden?
Kapı çaldı. Yorgun sesimle " gel " dedim .
" Başak seninle konuşman gerek " dedi Pars
Gözlerim ona bakmıyordu. Sadece duvardaki bir noktaya odaklanmıştım ama orayı görmediğim kesindi .
Bir şey demedim o tek eliyle masamın önündeki tekerlekli sandalyeyi çekip yatağa yaklaştırdı . Sandalyeye oturup ellerini birbirine kenetleyip biraz öne eğildi.
"Başak ... Terapiye gitmeyi ister misin? Hem Derya hanım gayet iyi bir doktor. Seni yargılamadan dinleyeceğine eminim. Bir defa denemekten zarar gelmez . Sadece bir defa dene söz... Beğenmezsen bir daha göndermem. "
Beni düşünüyordu. Benim kendimi düşünmemden daha fazla ...
" Korkuyorum... Pars ya bana inanmazsa "
İçimdekileri dile getirdim .
Söylediğim cümle onun canını sıkmıştı gözlerini kapatmıştı. Birkaç saniye sonra gözlerini açıp bana şevkatle baktı .
" Öyle bi şey olmayacak Başak... İnan bana bu evdeki herkes sana inanıyor sadece evdekiler de değil o terapistte inanıyor, sadece ... Kendini ona biraz da olsa anlatmanı istiyoruz bu sayede içine dert olmaktan çıkar. O an zorlanırsın ama sonra o anı seni terk eder . İnan bana ... Seni iyileştireceğim"
Son cümlesi içimdeki zifiri karanlığa küçük de olsa bir ışık yaktı.
Gerçekten kurtulabilirmiydim bu anılardan ? Gerçekten geleceğe umut dolu gözlerle bakabilir miydim?
" Sadece ... Bir defa " dedim .
Bunu Dememle yüzünde oluşan mutluluk on kilometre öteden bile belli olurdu .
Sesizce fısıldadı " bir defa " dedi .
🍀💔❤️🩹
Öğle yemeğinde sonra odama çıktım . 5 dakika sonra kapı bağırarak açıldı. Yüreğime indirmişlerdi. Bu ne gürültü ya. Mirza ve Ege gelmişti.
Mirza bağırarak
" Evet güzel kardeşim, film gecesi yapacağız" dedi.
" Salak mısınız. Kapıyı çalmadan neden giriyorsunuz. Bir de daha hava kararması ne film gecesi " dedim
Ege
"Özür dileriz. Aşağı katta sinema izlememiz için bir oda var . Dışarıdaki ışık içeriye girmiyor o yüzden gece gibi olacak "
Kendini açıklamasıyla birlikte gülümsemiştim.
Mirza
"Amaaaa önce herkes pijama giyecek geceye kadar orada kalacağız. " Dedi .
Mirzanin söylediğiyle daha fazla gülümsedim.
Ege
" Peki , o zaman herkes hazırlansın 10 dakika sonra salonda olun "
Onlar gidince bende şortlu bir pijama takımı giydim .
Salona gittiğimde Ege ve Mirza oradaydı.
Beni görünce Mirza ıslık çaldı.
" Kızım, bu ne "
Üzerimdekini kastediyordu. Çok açık değildi sadece şort fazla kısaydı.
"Ben dedim bu kız bizi katil edecek diye . İnşallah bunla dışarıya çıkmayı düşünmüyorsundur. Değil mi güzel kardeşim" dediğinde
Kahkaha attım
"Gülünecek şey ne Başak . Allah aşkına bu ne " dedi Mirza
"Dışarıya çıkmıyorum sakin olun kıskanç abim ve ikizim " dediğimde şokla bana baktılar.
Sonra ikisinde birbirlerine baktı aynı anda
" Doğru mu duydum " dediler birbirlerine
İkinci kez kahkaha attım . Sonra bana dönüp ikisinde üzerime atladılar. Bana sarılıyorlardı ama ben boğuluyordum iki kaslı erkek üzerinize çullansa sizde öyle hissedersiniz
"Aaaa yeter , nefes alamıyorum" dediğimde ikisinde hızla uzaklaştı
"Iyi misin başak "
" Nefes alıyor musun" dediler ikisi aynı anda
Biraz sakinleştikten sonra başımı salladım.
Bizim sesimizi duymuş olacaklar ki Pars hızla aşağıya indi
Pars " başak iyi mi " diye sordu .
Beni gördüğünde rahat bir nefes verdi.
Üzerimi süzdükten sonra kaşlarını çattı.
"Başak bu uyumak için kullanılıyor değil mi ?" Dedi üzerimi işaret ederek
" Evet , öyle " dediğimde rahat bir nefes daha aldı. Sanki böyle dışarıya çıksam herkesin gözünü kapatacakmış gibiydi . Pekte haksız sayılmazdı gerçi.
"Siz burada ne yapıyorsunuz , peki "
Mirza
" Aşağıya inip film izleyeceğiz , istersen sende gel abi "
"Yok sağolun benim hastanede işlerim onun için gelmiştim zaten , Başak ilaçların mutfaktaki ikinci dolapın sağ köşesinde, zamanı gelince içmeyi unutma . Bu arada iyi eğlenceler. Ben gidiyorum" dedi
Ben başımı içerim manasında salladım . Pars gidince bizde aşağıya indik .
Güzel bir korku filmi izleyecektik
Ege
"Lann ... Dur sakın açma"
Mirza
"Ne oldu la "
Ege
" Başak kalp hastası ya hani , korkarsa kalbi hızlanır. Sonra valla Para ikimizide diri diri toprağa gömer. Yeminle "
Mirza
" Doğru... Ben ölmek için daha çok gencim "
Bende lafa girerek
" peki, o zaman komedi falan izleyelim "
Ege ve Mirza beni onaylayınca bir komedi filmi açıp birlikte izlemeye başladık
Ege abur cubur getirmişti. Hem onları yiyor hem de filmi izliyorduk .
Mirza komik sahnelerde kahkaha atıyordu. Ege sahneler ile ilgili sürekli yorum yapıyordu bense onlara eşlik ediyordum . Çok eğlendik .
Filimin bitimine yakın Burcu hanım geldi
"Çocuklar , hadi akşam yemeğine , sofra hazır " dedi .
Kıyafetlerimizi çıkarmadan direkt yemeğe katıldık . Korhan Bey'in işi çıktığından dolayı yemeğe katılamayacaktı. Pars zaten hastanedeydi . Meriç daha görevden dönmemişti.
Yani yemekte Burcu hanım ve film ekibi vardı .
Yemeğimi onların sohbetini dinleyerek tamamlamıştım . Sıcak bir aileydi . Benim ailemdi.
Yemek yeme faslını tamamladıktan sonra ilaçlarımı içip tekrar film izlemeye devam ettim. Filmi bitirdikten sonra birlikte salona çıktık .
Mirza
"Eee Başak bizimle film izlerken sıkıldın mı"
" Aksine eğlendim . İkinize de teşekkür ederim " dedim .
Biraz daha sohbet ettik . Ege okul anılarını anlattı . Mirza bizi güldürmek için sürekli espiri yaptı. Bazen de o arkadaş ortamını anlattı .
Böyle böyle zamanın nasıl geçtiğini anlamadık . Kolundaki kol saatine bakıp saatin 23:42 olduğunu gördüm .
Birkaç dakika sonra kapının açılma sesini duyduk . Hepimiz dikkatli şekilde kimin geldiğine bakarken gördüğümüz kişiyle resmen yüzümüzde güller açtı .
Meriç gelmişti . Ege ve Mirza onun yanına gittiler bende arkalarından gittim . İkisine sarıldıktan sonra bana döndü . Kollarını açtı . Onu çok özlemiştim. Boyu uzun oldugu için üzerine atladım. Beni hızla yakalayıp kucağına aldı .
Kulağıma fısıldadı
" Merhaba küçük hanım"
Bende onun gibi yaparak kulağına fısıldadım
" Hoş geldin ... Abi " dediğimde, onun yanında ince kalan kollarımla sarıldığım bedeni kasıldı .
" Hoş buldum , abisinin gülü" dediğinde karnımda kelebekler uçtu .
Benden geriye çekildiğinde üzerimi süzdü .
Pars gibi kaşlarını çattı.
" Sen bu kıyafetle dışarıya çıktın mı" dedi.
Beni kıskanmasına şaşırmıştım.
" Yok abi hiçbir yere çıkmadı" dedi Ege
" Size ne ya . Yoksa kötü mü olmuş " dedim dudaklarımı büzerek.
Mirza abim
" Bu kız bizi deli edecek ... Yok aksine fazla güzelsin o yüzden böyle dışarıya çıkma diyoruz "
" Beğendiyseniz çıkarım o zaman " deyip biraz sinir etmek istedim
Meriç abim
" Salak , niye güzel olduğunu söylüyorsun . Böyle dışarıya mı çıkılır" deyip Mirza'nın ensesine vurdu.
Mirza abim
" Ahh , abi ben ne bileyim böyle diyeceğini . Ah Başak ah senin yüzünden abimden dayak yedim iyi mi ?" Dediğinde güldüm .
Meriç abim ciddiyetle bana döndü
" Küçük hanım , bununla dışarıya falan çıkmak yok . Tamam mı "
" Yanıma seni çağırırım, öyle çıkarım dışarıya. " dedim . Dışarıya Meriç abimle çıksam bakanların gözlerini kapatmak yerine bakanı öldürmüş gibi bir yüz ifadesi vardı .
Ege gülerek
" Meriç abimle çıksan ne sen kimseyi görürsün ne de kimse seni görür. Maşallah bariyer gibi adam "
Meriç abim bir şeyler homurdanıp
"Ege sende mi ensene vurmamı istiyorsun eğer istiyorsan seve seve " dediğinde Ege içeriye topuklayarak kaçtı. Ben ise gülmekle meşguldüm
Mirza abim
"Bu kız hain ya, kızım sabahtan beri bizimlesin ama biz dayak yeyince hoşuna gidiyor . " Diyerek isyan etti . Omzumu silktim.
Burcu hanım merdivenlerden inerken " bu ne gürültü " deyip gözlerini ovuşturdu. Üzerinde tatlı bir pijama takımı vardı .
Gözlerini açabildiğide Meriç abimi görüp gözleri fal taşı gibi açıldı
"Oğlum " dedi .
Koşarak yanımıza gelirken Meriç abim hızlı davranıp annesine sarıldı hızlıca. Burcu hanımın saçlarından öpüyordu .
Burcu hanımın çenesinden tutup kaldırdığında Burcu hanımın gözlerinden yaş geliyordu. Annesinin göz yaşlarını öptü.
Gözlerimin önündeki sahneyi gülümseyerek izliyordum . Çok tatlılardı. Gözlerim dolu dolu onları izliyordum .
"Ağlama annem, bak geldi oğlun" dedi öpmeye devam ederken.
Mirza abim kulağıma doğru eğilip
" Her görevden geldiğinde annem böyle" dedi açıklamak istercesine
Başımı 'anladım' anlamında salladım.
🍀💔❤️🩹
Sabahleyin kalktığımda başımda dikilen bir adet Pars vardı. Gözlerini ovuşturarak
"ne oldu" dedim
" Kalk bugün ilk terapin var "
"Hımm ... Tamam ... Hastaneye mi gideceğiz "
"Hayır Derya hanımın kendi salonuna gideceğiz. Kalk hazırlan 15 dakikan var. Meriç'de bizimle gelecek "
Başımla onaylayıp yataktan çıktım . Ama şuan ne terapiye gitmek istiyordum ne de sıcacık yatağımdan çıkmak istiyordum .
Ah Başak ah ne diye kabul ettiysen
Kısa bir duş aldıktan sonra üzerime bir crop üstüne toprağın verdiği ceket ve kargo pantolon giydim . Kenidmede bir çeki düzen verdikten sonra aşağıya indim . Pars beni görünce saatine bakıp
"Tam tamına 5 dakika 36saniye geç kaldın " dedi .
Gerçekten bunu hesaplamışmıydı.
Ege
" Ben diyorum kimse beni dinlemiyor , evde aklı başında kimse yok " dedi
Meriç abim araya girip
"Hadi hızlıca kahvaltı yapalım daha sonrasında işlerimiz var birde bu üzerindeki kimin kıyafeti " dedi.
Üzerime baktıktan sonra kafamı çevirdim.Toprak'ın bana verdiği ceketi giymiştim.
"Şey , buraya gelmeden önce abim vermişti" dedim .
Toprak olduğunu anladıklarında hepsinin yüzü kasıldı . Kimse bir şey demedi ama huzursuz olduklarını anlamamak için saf olmak gerekirdi.
Kahvaltı ettikten sonra Burcu hanım bizi kapıya kadar karşılayıp " kızım... Kendini yorma tamam mı?" Dedi .
Beni düşünmesi beni mutlu edince hafifçe gülümseyip " denerim Burcu hanım" dedim .
Ona ne zaman anne diyebileceğimi bende merak ediyordum ama daha zamanı vardı .
🍀💔❤️🩹
Terapiye birazdan girecektim , içimde bir korku vardı . Aklımda bir sürü soru vardı . Kalbim heyecan ve korku yüzünden hızlı atıyordu. Solumda Pars sağımda Meriç abim vardı .
Pars kalbimin hızlı attığını fark edince kulağıma doğru eğilip
"Korkma , sadece bir seans . Kimse seni yargılamayacak. Rahat bir sekilde anlat "
Melodi gibi gelen sesi biraz sakinleşmeme yardımcı olmuştu.
Bir kaç dakika sonra Derya hanımın odasından bir hastası çıktı. Şimdi sıra bendeydi ama ben korkuyordum. Orada sadece benim ve onun olması da tedirgin olmama sebep olan başka bir etkendi.
Meriç abim
" Seni burada bekliyoruz Başak . Korkma sadece içinden ne geliyorsa anlat ve çık bu kadar. " Dedi
Böyle söyleyince daha kolaymış gibi gelince derin Bir nefes alıp kapıyı çaldım.
Gel sesini duyunca içeriye girdim . Etrafı üstün körü süzüp ayakta beni bekleyen kadının yanına adımladım. Orta yaşlarda olan güzel bir kadındı.
Bana uzattığı sıktım.
"Merhaba Başak, hoş geldin."
"Hoş buldum Derya hanım "
Ben masasının önündeki tek kişilik beyaz koltuklara oturdum o da kendi sandalyesine oturdu .
Önündeki bir defteri alıp temiz bir sayfa açtı. Sonra gülümseyerek bana döndü .
"Bugün seninle ilk seansımız Başak . Seansa başlamadan önce sana Bir kaç soru sormak istiyorum."
Titrek bir nefes alıp
"Tabi" dedim.
" Öncelikle kendinizi nasıl hissediyorsunuz?"
" Bilmiyorum. Her şey çok karışık"
" Nasıl karışık biraz açar mısınız"
" Ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum"
"Anladım. Peki yeni ailenize alışmaya başladınız mı?"
" Sanırım... Yavaş yavaş alışıyorum. "
Deftere bir seyler not ettikten sonra tekrar gülümseyerek bana baktı
"O halde seansa başlayalım . Öncelikle seni fazla zorlamayacağım. Sakin olabilirsin . Kendini bir kelimeyle anlatsan ne olurdu ? " Dedi
Derin bir nefes alıp odada ki gül kokusunu içime çektim . Başımı ellerime indirip
" Yorgun " dedim . Ardından devam ederek
" Çok yoruldum . Uzun zamandır bir şeylerle savaş veriyorum ama artık ne ile savaş verdiğimi bile unuttum "
Deftere bir şeyler not edip tekrar bana döndü
" Her insan yorulabilir Başak, bu yüzden kendini üzme . Dinlenmek isteyebilirsin bu ihtiyaç sadece bedensel değil aynı zamanda ruhsaldır . Buraya gelme kararını alırken bile ruhunu dinlendirmek istediğini görüyorum."
Dedikleriyle gözlerim doldu . Sözlerine devam etti
" Şu zamanlarda seni en çok ne mutlu etti ?" Dediğinde yüzümde bir gülümseme belirdi
" Meriç abimin görevden dönmesi "
Derin bir nefes alıp
" Onun görevden dönmesine çok mutlu oldum . Onun uzakta olması canımı sıkmıştı. O gittiğinde ona sarılmayı çok özledim. Göğsüne yaslanıp ağladığımda hiçbir şey demeden saçımı okşayışını özlemiştim"
Yumuşak bir tonda
"Bunları bana söylemen çok değerli. Seni daha fazla zorlamayacağım. Buraya gelmen bile cok değerli . Bir adım bile atman seni ileriye taşır"
"Teşekkür ederim. Derya hanım" dedim .
Bu kadar anlatmayı kendimden bile beklemiyordum. Anlattıktan sonra biraz rahatladım ama anlattıklarım pekte fazla değildi.
Odadan vedalaşıp çıktıktan sonra kapının önündeki koltuklarda Pars ve Meriç abim vardı.
Benim çıktığımı gördüklerinde Meriç abim gelip sarıldı. Pars'da yanıma geldi Meriç abimden sonra bana sarıldı kulağıma doğru
"İyi misin , meleğim " dedi.
"İyiyim abi , herşey için teşekkür ederim" dediğimde gözümden yaş aktı .
Abi dediğim için şaşırmıştı ve bedeni kasılmıştı. Ama bozuntuya vermeden
"Şşşh , ağlamak yok, küçük hanım " deyip göz yaşımı sildi . İlk defa bana bu kadar yumuşaktı
Benden ayrıldıktan sonra "siz kantine inip kendinize bir şeyler alın . Ben Derya hanımla konuşup yanınıza geleceğim " dedi
Derya hanımın kapısını çaldı ve odaya girdi .
O gittikten sonra Meriç abim belimden tutup beni kendine yaklaştırdı. "Hadi bakalım, biz kantine gidelim " dedi ve kantine gittik.
🍀💔❤️🩹
İlahi bakış açısı
Pars içeriye girip Derya hanıma doğru baktı .
Derya hanım aldığı notları düzenliyor ve ara ara ne yazdığına bakıyordu.
Pars'in geldiğini görünce notlarını kenara bırakıp Pars beye baktı .
"Girebilir miyim?"
"Buyrun Pars bey"
Pars emin adımlarla biraz önce Başak'ın oturduğu tekli koltuğa oturdu . Derya hanıma baktı
" Merak ettiğim bir kaç şey var... Gizlilik sınırlarını aşmadan bana Başak'ın durumunu anlatır mısınız?"
Dedi daha fazla içinde tutamadığı cümleyi kurarak
Derya hanım bir iç çekip
" Merak etmenizin sebebi önemsemeniz mi Pars bey ?" Dedi
Pars gözleri bir anlık olduğu yere takılı kaldı sonrasında toparlanıp
" Evet ... Onun ne yaşadığını bilmemek ve bu yüzden ona yardım edememek canımı sıkıyor. Yanlız hissetmesini istemiyorum. Onu iyilestirmek istiyorum. Belki bir gün gözlerinde umut parıltısı görebilirim diye her gün çabalıyorum. Onu daha yeni tanımışken bile yaralarını sarmak istiyorum "
Derya hanım anladığını belitircesine başını salladı
" Başak'ı çok kırmışlar Pars bey . Bazı şeyleri kendisine bile itiraf edememiş olabilir. Kapalı bir kutuyu andırıyor. Yaşadıkları onu kendi kabuğuna çekmiş ama bu güçsüz olduğunu göstermiyor . Aksine sandığımızdan daha güçlü fakat yorulmuş . Artık bazı şeylerle savaşmak istemiyor "
Derya hanımın söyledikleri Pars'ın içinde bir boşluk olusturdu. Gözlerimin önüne Başak'ın yüzü geldi .
" Size ne anlattı?"
Pars en merak ettiği soruyu sordu .
" Ne söylediği değil ama sözlerinden yalnız hissetmek istemediği belli . "
Pars teşekkür edip ayağa kalktı. Arkasını dönüp kapıya vardığında duyduğu sesle elinde olan kulpu açmadı .
" Pars bey ?"
Dönüp Derya hanımın yüzüne baktı Pars
"Buyrun " dedi
" Onu yalnız hissetmesine engel olun ama aynı zamanda yalnız bırakın . Biraz nefes almasına müsaade edin . Son olarak ve en önemlisi onu olduğu gibi kabul edin "
Pars bir kez daha teşekkür etti ve arkasını dönüp çıktı.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere 😇
Bölüm etkileşimi
