7. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)~6.Bölüm~kabus ve görev
Bölümler 34Şu an: ~6.Bölüm~kabus ve görev
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selam arkadaşlar. Yeni bir bölümle merhaba .
Keyifli okumalar :)
~6.Bölüm~ kabus ve görev
Ege'nin bana kulaklık hediye ettiği günden iki gün geçmişti. Bugün Meriç gidiyordu. Gitmesini ben dahil tüm ev halkı istemiyordu. Ama vatan görevini yapması gerekiyordu . Dolayısıyla hiçbirimizden ses çıkmıyordu.
Üzerime bir şeyler geçirip aşağıya indim . Meriç beni görünce gülümsedi ama bu gülümsemeyi öncekilerden daha yumuşaktı.
"Gel bakalım küçük hanım " Yanına gittim. Eğilip saçımı okşadı ."Pars ve Mirza abin burada , Ege de var . Kendini yalnız hissetme olur mu?"
Başımı salladım. İçimde gideceğinden dolayı bir sıkıntı vardı. Sıkıca ona sarıldım "kendine dikkat et ... Lütfen" dedim
"O iş bende " . Hafifçe güldü . Ama gözleri gülmüyordu. Ayrıldıktan sonra
Burcu hanımın yanına gitti . Annesinin göz yaşlarımı silerek " Ağlama . Beni evlendirecektin sen hani . " şakayla karışık herkes gülümsemeye çalışıyordu. Meriç'in oraya üzülerek gitmesini istemiyordu.
Pars Meriç'e dönerek
" Meriç buralar bende , görevini yap gel " dedi sert sesiyle
"Eyvallah "
Pars'ın sırtına iki defa sakince vurdu . Meriç gittikten sonra bizde içeriye geçtik .
🍀💔❤️🩹
Saat öğlen olmuştu . Pars yanıma gelip " benim hastaneye gitmem gerek dün gece yoğun bakımda olan bir hastamı yeni ameliyat ettiler , kontrol etmem lazım . Çok acil bir durum olursa Anneme yada Mirza'ya söyle ben çıkarken haber verdim."
"Tamam." Kapıdan çıkarken durdu. "Kahve yok, unutma," dedi gözlerini kısarak. Hafif gülümsedim.
O çıktıktan sonra odaya sessizlik çöktü. Kitaplarımı açtım. Çalışmaya başladım. Fakat 30 dakika geçmeden göğsümde bir yanma başladı. Sonra nefes almakta zorlandım. Ellerim titretiyordu, başım dönüyordu. Panik yaptım. Yerimden kalkmaya çalıştım ama ayaklarım tutmuyordu sanki olduğum yere zincirle bağlanmış gibiydim.
Bir süre sonra kapı çaldı. Fakat ses verecek mecalim yoktu Kapı hızla açıldı. Ege gözlerindeki tedirginlikle odayı aradı en sonunda beni gördüğü zaman gözleri dehşetle açıldı.
"Başak! Neyin var , iyi misin?" Ses veremiyordum. Yanıma diz çöktü, saçlarımı geriye attı. "Derin nefes al… hadi… iyi olacaksın…"
Beni yavaşça yatağa yatırdı. Bir yandan da telefonunu çıkardı. "Pars abi… Başak… Başak iyi değil… nefes alamıyor gibi… Ne yapayım… Tamam… tamam," diyordu hızlı hızlı.
Telefonu kapattıktan sonra elimi tuttu. "Tamam Başak… sakin ol… Pars abi geliyor… lütfen bana bak… bak buradayım… yalnız değilsin…"
Onun sıcak eli elimdeyken kalbim biraz olsun rahatlamıştı. Gözyaşlarım süzülüyordu ama gülümsemeye çalıştım. En azından biraz iyi olduğumu düşünüp rahatlasın diye ama ses tonu hala çok endişeli olduğunu belirtiyordu . "Korkma… ben buradayım…" dedi, dudakları titreyerek.
🍀💔❤️🩹
Pars geldiğinde beni hemen muayene etti. Nabzımı kontrol etti, ilaçlarımı alıp hızla verdi. Nefesim normale dönmeye başladığında Pars derin bir nefes aldı sanki ben rahat nefes alınca o da benimle alıyordu.
"Ne dedim sana… kahve yok dedim… kendini bu kadar zorlama dedim… Başak, senin kalbin normal insan kalbi gibi değil… Anlamıyor musun?" dedi, sesi titriyordu. O kadar endişelenmişti ki gözleri dolmuştu ama göstermemeye çalışıyordu.
Ege ise hala yanımdaydı. Saçlarımı okşuyordu. "Ben hep buradayım, tamam mı... Abim şuan biraz sinirli fazla anlam yükleme ..." sessizce söylemişti . Başımı tamam anlamında salladım.
🍀💔❤️🩹
İlaçlar sayesinde biraz daha iyi olduktan sonra Pars bir süre daha sessiz kaldı. Gözlerini bana çevirip çok dikkatli bir şekilde baktı. Bir an içimi okuyacak zannettim. Gözlerini kapatıp derin bir iç çektikten sonra tekrar bana baktı ama bu bakışı bir önceki bakışı gibi değildi . Daha soğuk daha baskıcıydı. Şuan karşımda abim yoktu tıp mezunu bir doktor vardı. Ne yalan söyleyeyim korkmuştum biraz .
" Başak ... Beni iyi dinle ... Seninle açık konuşucağım ." Sesi buz gibiydi . Bir an üşüdüğümü hissettim. " Sen ... Senin hastalığın normal bir hastalık değil hele ki hafife alınabilecek bir hastalık hiç değil . Seni daha ne kadar uyarmam gerekiyor bilmiyorum ama buna bir son vermelisin her böyle yapışında gerek fazla kahve içişin gerek düzensiz uykuların gerek fazla stres yapman ve daha birçok başka şey bunlar seni her gün... Ölüme daha fazla yaklaştırıyor. Şuan karşında Abin olarak konuşmuyorum . Doktorun olarak buna bir son vermen gerek diyorum . "
Dediklerinin doğru olması canımı yaktı. Sesim çıkmadı yada çıkamadı. Gözlerim doldu . Pars sözüne devam ederken benim için daha fazla parçalandı.
" Bundan sonra yasakladığım herhangi bir şeyi yapmaya kalkarsan seni koruyamayabilirim ve ben... Ve diğerleri seni daha yeni bulmuşken kaybetmek istemiyoruz. "
Söylediklerinin doğru olması ve bazen hiçbir şey yapamayacak olması onun canını sıkıyordu. Gözlerinden ateş fışkırıyordu. Ama bu ateş bana değil yapamadığı yada yapamayacağı şeylere dolu olduğu öfkeydi.
Kafasını yere çevirdi elleriyle saçlarını karıştırıyordum . Sanki bir şey düşünüyormuş gibiydi .
Tekrar gözlerime baktığında sakindi ama hala sesindeki ciddiyet duruyordu
"Seni kalbini kırmak istemiyorum . Ama bazen bazı şeylerden vazgeçmek insanı eksiltmez aksine hayata karşı daha fazla dirençli olmasını sağlar bunu unutma ve ... Bir daha bizi bu kadar korkutma..."
Odadan benim bir şey dememe izin vermeden çıktı gerçi konuşmamı bekleseydi de konuşabilecek bir durumda değilim .
Odadan çıktıktan sonra içimden bir titreme dalgası geçti. Göz yaşlarım benden habersiz dökülürken tek yaptığım yatağa uzanıp tavanı izlemekti.
Hayatı sorguladıktan sonra gözlerim yavaşça kapanmaya başladı .
🍀💔❤️🩹
💭
Yine herşeyin başladığı yerdeydim
Bordumda ...
Soğuk kemerin izlerin vücudumun her yerindeydi.
Karanlık bir odadaydı. Rutubet kokusu burnuma doldu. İçimdeki kız çocuğu acı çekiyordu. Aynı benim gibi. Buz gibi yerde oturuyordum .
Kapı birden sertçe açıldı. İçeriye babam dediğim adam girdi. Üzerime yürüdü. Vurduğu yetmiyormuş gibi tekrar gelmişti. Kollarımı kendime doladım ama onun bana verdiği zararı engelleyemeyeceğini bilerek.
"Yapma... Vurma ... Lütfen vurma... Yalvarırım dur ..."
Dediklerimin hiç önemi yokmuş gibi tekrar tekrar vuruyordu. En sonunda kemerini çıkararak bana vurdu. Bağırıyordum ama kimse sesimi duymuyordu. Her vuruşunda aklıma bir daha bu acıyı unutmayacağımı tekrar tekrar hatırlatıyordu. Bu anlarda ölmek istiyordum. Ama ölmeme izin vermeden gidiyordu. Ve beni öldürmekten beter ediyordu. Artık sayıklıyordum.
"Vurma... Lütfen vurma... Yapma..."
💭
"Vurma... Vurma bana ... Lütfen... Yapma "
Çığlıklarım duvarlara çarpıp tekrar beni buluyordu. Gözlerim korkuyla açıldı . Vücudum titriyordu. Durduramıyordum ... Şuan ki ben , ben değilmişim gibiydi. Elimle yüzümü kapattım sanki o anı yaşıyordum .
Birden kapı sertçe açıldı. İçeriye Pars geldi arkasında Ege ve onun arkasında da Burcu hanım vardı. Hepsi korku dolu gözlerle bana bakıyordu. Gözlerim boşluğa düşmüş gibiydi . Gerçeklik algımı yitirmiştim. Sayıklamaya devam ediyordum.
"Vurma ... Vurma bana ... Lütfen..."
Ege yanıma hızla geldi . Dizlerini üzerine çöküp elimi tutmak için elini uzattı . Ama ben ışık hızıyla elimi geri çekmiştim yatakta gidebildiğim kadar geriye gidiyordum. En sonunda duvara geldiğimde kollarımı kendime sardım çünkü
Şu hayatta sarilabileceğim bir kişi bile yoktu...
"Dokunma bana... Lütfen" sondaki kelimem çok sessiz çıkmıştı ama o anlamıştı. Hızla başımı sallayıp biraz geri çekildi.
"Tamam Başak...Sorun yok ... Sakin ol ...Kim yaptı ... Kim vurdu sana " gözleri dolmuştu.
Cevap veremedim . Ses tellerim şuan çalışmıyordu. Sadece hıçkırdım . Dizlerini kendime çekip başımı dizime yasladım kimse beni görmüyordu.
Yanımda bir ağırlık hissettim ama kimin oturduğunu bilmiyordum.
"Canım... Kızım ... Geçti... Bak bir şey yok ... Sakin ol " dediğinde Burcu hanım olduğunu anlamıştım .
Kendimi biraz daha sıktım daha az yer kaplamak için .
Sert bir nefes sesi duydum. " Başak... Abicim bana bak ... Burası o yer değil ... Sakin ol . Kimse sana vuramaz ... Seni incitemez. Gördüklerin bı kabustu o kadar ... Yanındayız." Pars'ın sesiydi.
Bana bak dediğinde kafamı kaldırdım ama ona bakamıyordum. Gözlerim boşluktaydı. Tek gördüğüm ellerini yumruk yapıp sıktığıydı.
Gözlerimden yaşlar akmaya devam ediyor . Dudaklarım titriyor ve kalbim çarpıyordu.
Kapının orada ne kadar durduğunu bilmediğim Korhan bey bana yaklaştı . Benim bu halimi görünce sol gözünden bir damla yaş aktı.
Yavaşça bana yaklaşıp diz çöktü. Bana dokunmadan önce izin ister gibi baktı gözlerime o an içinde bir şeyler yıkıldı. Kalbim 10 büyüklüğünde bir deprem yaşamış gibiydi içlerinde bir sağlam ev kalmamıştı. O an bu adamın baba dediğim adam olmadığını onun başka biri olduğunu anladım o bana 'kızım ' diyen adamdı.
Kollarımı yavaşça uzattım . Bir saniye bile düşünmeden beni kucakladı. Sımsıkı sarıldı.
"Seni asla incitmeyeceğim ... Kimsenin seni incitmesine izin vermem ... Güzel kızım... Artık bizimlesin ,güvendesin sakin ol olur mu? "
Hıçkırmaya devam ederken başımı göğsüne sakladım . Gözlerim kapandı. İlk defa kendimi güvende hissettiğim bir yere uykuya daldım.
🍀💔❤️🩹
Gözlerim aralandığında yanımda kimse yoktu . Yatakta oturur pozisyona gelip . Başımı yatağın arkasına attım . Ellerimi ve yüzümü yıkayıp biraz kendime geldikten sonra aşağıya indim . Ama ev çok sessizdi . Normalde mutfaktan Burcu hanım'ın sesi gelirdi , Mirza'nın gereksiz ama hepimizi güldüren esprileri, Pars'ın kısa ama net cümleleri ve Ege'nin kulaklıkta dinlediği ama dışarıdan duyulan rap şarkıları... Bugün hiç biri yoktu . Herkes suskundu.
Masaya oturdum . Çayımı karıştırdım ama kaşığın cama değince çıkarttığı ses yüzümü buruşturmama sebep oldu.
Yemek çok sessiz bir şekilde bittikten sonra ben kendimi direkt dışarıya attım . Çardağa oturup biraz bahçenin köşesindeki çiçekleri izledim .
Ben çiçeklere dalmışken yanıma birinin oturduğunu hissedip kendime geldim başımı kaldırdığımda Pars'ı gördüm bana bakmadan
" Başak seninle bir konu konuşman lazım."
Kaşlarımı çatıp "olur " dedim yorgun sesimle.
Ayağa kalkıp karşıma oturdu şuan ben onun yüzünü daha rahat görebiliyordum.
Bir iç çekip
" Başak... Dün gece kriz geçirdin. Sana önemli bir teklifte bulunacağım ... Psikolojik destek almaya ne dersin? İlaç tedavisinin yanında psikolojik destek şart. Bu travmalar ... Kendiliğinden geçmez"
Gözlerim doldu . Görmemesi için başımı öne eğdim. Dudaklarım titredi. Sesim neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
"Hayır... İstemiyorum... Yapamam . O odada ... Sandalyeye oturup ... Herşeyi anlatamam. "
Pars'ın kasları çatıktı. Ama başını belli belirsiz salladı.
" Başak bunu senin iyiliğin için söylüyorum. Bu kokuların ve travmaların böyle bitmez .Ama ... " Bir an duraksayıp " şuan seni zorlamayacağım ... Ne zaman istersen buradayım."
Başımı salladım ama dönüp yüzüne bakamadım. Pars bir şey demeden ayağa kalktı . Giderken arkasından baktım .
'ne zaman istersen buradayım' dedi ama bilmediği şey benim kimseye cesaret edip herşeyi anlatamayacağımdı.
🍀💔❤️🩹
Ege o sırada masasına oturmuş vaziyette elindeki kalemi sıkıyordu. Gözleri camdan dışarıya bakıyordu
Fakat gördüğünün dışarısı olduğu şüpheliydi. Pars'ın yanına yaklaştığını bile fark etmemişti.
Çok dalgındı. Tek düşündüğü Başak'a bu acıları yaşatanın hangi kansız olduğuydu.
"Ege" Pars'ın sesiyle oraya döndü. Ege başını kaldırıp Pars'a baktı. Pars o an kardeşinin gözlerindeki öfkeye şahit oldu.
"Abi ... Kim ona o kadar zarar verdi ... Kim yaptı... Nasıl kıydılar ona ... "
Yumruklarını sıkıyordu sadece bununla kalmayıp dişlerini gıcırdatacak kadar sert birbirine bastırıyordu.
Pars siyaha yakın gözlerini Ege'ye dikti.
"Sakin ol. O senin öfkeni değil . Desteğine ihtiyacı var ..."
Ege gözlerindeki yaşları saklamak ister gibi önüne baktı. Yutkundu .
"Tamam... Ama... Başak böyle yaptığımı bilmesin. Ben ... Onu korkutmak istememem. "
Pars kardeşinin omzuna dokundu . "bilip bilmesinin önemi yok... Sen zaten onu için iyi bir ikizsin ."
🍀💔❤️🩹
Beğendiniz mi ?
Tekrardan merhaba . Nasıldı bölüm???
bir sonraki bölümde görüşmek üzere
Bölüm etkileşimi
