~10.Bölüm~ Çocuk parkı

Vaveyla Yazarı: Nur Kankapan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 34Şu an: ~10.Bölüm~ Çocuk parkı

Arkadaşlar vurgulanması gerekern yerler vardı. Ama güncelleme den dolayı . Bir kaç yer eksik kalmış olabilir kusuruma bakmayın .

Keyifli okumalar...

~10.Bölüm~ çocuk parkı

Başak'tan

Birkaç gündür kendimde hissetmiyordum . Bu yüzden biraz hava almaya ihtiyacım vardı. Üzerime siyah bir eşofman , kısa bir crop üzerine ise onun takımı olan bir hırka giydim. Sonrasında sadece Burcu hanım'a haber verip dışarıya çıktım . Biraz hava alıp tekrar eve dönecektim zaten.

İlahi bakış açısı

Başak'ın dışarıya çıktığını gören abileri şaşırdılar. Neden haber vermemişti birde o üstündeki neydi öyle karnı görünüyordu üşürdü diye düşündüler ama asıl sıkıntı tek dışarıya çıkmasıydı ve dışarıya o halde çıkması bir sürü erkeğin dikkatini çekecekti.

Pars
"Sabahın köründe nereye gidiyor bu kız , hem de o kıyafetle"

Meriç Pars'ın sesini duyunca
" Başak mı çıktı " dedi .

Pars ayağa kalkarak
" Bu kız üstündekiler ile nereye gidiyor böyle "

Meriç kapıya yönelip
" Ben arkasından gideyim " dedi ve dışarıya çıktı .

Başak'tan
Dışarıya çıkıp ayaklarımın beni götürdüğü yere yürüdüm . Nereye gidebileceğim hakkında hiçbir fikrim yoktu. Sadece yalnız kalmaya ihtiyacım vardı.

Az ileride bir park gördüm. Oraya doğru gidip boş bir banka oturup parktaki çocukları izledim . Çok güzel eğleniyolardı. Bir tanesini annesi salıncakta sallıyordu. Sahi beni kimse sallamış mıydı? Sanmam . Küçükken de sadece dışarıdan izleyen bir çocuktum . Hep bende annemin beni salıncakta sallamasını isterdim. Ama o çok işi olduğunu söyleyip sürekli beni başından atardı.

O sırada gözlerim başka bir yere kaydı . Bir tane kız çocuğu koşarken düşmüştü. Babası kan ve toprağa karışmış ellerini üfleyip öpüyordu. Benim baba demeye dilimin varmadığı adam sürekli beni dövüyordu bırak acılarımın üzerini öpmeyi o yeni yaralar açıp arkasına bakmadan gidiyordu.

Bunları düşününce gözlerim buğulandı. Sonrasında kendime yapılmamış olanları başka çocukların yaşaması için daha yeni oğlunu sallayan kadının yanına gittim .

"Hanımefendi , merhaba. Siz çok iyi bir annesiniz . Ne olursa olsun oğlunuzu bırakmayın olur mu ?" Dedim .
Kadın başta şaşırdı sonrasında hafif bir tebessümle

"Elbette, oğlum benim herşeyim " dedi.

Ben ne zaman birinin herşeyi olabilecektim acaba

Kadına teşekkür ettim ama sebebi benim yaşadığım çocukluğu kendi çocuğuna yaşatmayacak oluşuydu.

Bu sefer eli kanayan kızın babasının yanına gittim .
"Merhaba beyefendi. Çok güzel bir kızınız var. Maşallah. Kızınızın her düşmesinde yanında olur musunuz ? " Dedim . Daha yeni ki kadına kurduğum cümleye benzer bir cümle kurarak

Adamda kadın gibi şaşırdı. Sonrasında kızına bakıp koca bir tebessümle
" Her zaman , kızım için dünyayı yakarım" dedi. Gözlerim doldu.Benim babam ise dünya için beni yakardı. En azından her baba benim eski babam gibi değildi.
"Teşekkür ederim . Kızınıza bir defa sarılabilir miyim ?" Dediğimde başıyla beni onayladı .

Eli kanayan kıza bir defa sıkıca sarıldım . O an asla yaşayamadığım çocukluğuma sarılmış gibi hissettim.
Kızın kulağına doğru eğilip

"Şimdi sana Bir sır vereceğim" dedim .
Heyecanla başını salladı. Sözlerine devam edip
"Babanın kıymetini bil ve onu çok sev " dediğimde
Bu sefer o benim kulağıma eğilip o tatlı sesiyle
"Ben jaten babamı çook seviyoyum" dediğinde gülümseyerek yanağını öptüm.

Tam gidiyordum ki salıncakta sallanan küçük erkek çocuğu adama doğru koşup "baba" diye bağırdı . Nasıl yani o oğlan o adamın oğlu muydu? Ne yani kadın ve adam evli miydi?

Oğlanın arkasında annesi de bu tarafa doğru geldi . Adam kadının belinden tutup kendisine yasladı. Ben ise şokla onlara bakıyordum.

Oğlan kıza doğru eğilip elini kendi avucunun içine koydu .
" Elin iyi mi kardeşim? " Dediğinde Aklıma abilerim geldi.

Bakışlarımı çocuklardan kaldırıp karı kocaya doğru baktım " mutlu evlilikler dilerim. Çok güzel çocuklarınız var . Allah bağışlasın" dediğimde

Adam ve kadın gülümseyerek bana doğru baktılar
İkisi de aynı anda "amin " dediler.

" Görüşmek üzere, kendinize iyi bakın" deyip yanlarından ayrıldım .

Gözlerim dolu dolu oldu . Yakınlardaki sahile doğru yürüyüp boş bir bank buldum . Hızlıca oraya oturdum .

Denize bakarken gördüğüm Deniz değildi . Gözlerimden uzun zamandır beklediğim gözyaşlarım yanağımdan süzülmeye başladı.
İstemsizce ağzımdan bir hıçkırık kaçtı.

Ağladım . Yaşayamadıklarıma ağladım . Gülümseyemediğim günlere ağladım . Babam dediğim adamın yüzüne vurduğu zaman acıyı hissetmek yerine kalbimin kırıklığını hissettiğim günlere ağladım.

Ben ağlarken yanıma biri yaklaştı ama gözlerim buğulu olduğundan dolayı kim olduğunu göremiyordum
"Başak" dedi.
Sesinden tanıdım . Meriç abimdi bu .
Yanıma oturdu. Ben ise soluğu direkt göğsünde aldım . O ise hiçbir şey söylemeden buna izin verdi .

Ağlamam daha fazla arttı . İçli içli ağladım . Daha fazla göğsüne yaslandım . Gözyaşlarım tişörtünü ıslatıyordu. O ise saçlarımı okşadı . Bir süre sonra ağlamam durdu.

"Hadi bakalım , bu kadar ağlama yeter. Eve gidelim " dedi.

Arabaya binip başımı cama yasladım . Bir süre akan yolu seyrettim. Sonrasında araba durduğunda
"Beni burada bekle , hemen geliyorum" dedi
Başımı salladım . Arabadan çıktı . Bense gözlerimi kapattım . Fazla ağladığımdan dolayı gözlerim ağrıyordu. Arabanın üst kısmında olan aynayı açıp gözlerime baktım. Kıpkırmızı olmuşlardı.

Birkaç dakika sonra Meriç abim geldi ve elinde kocaman bir çikolatalı pasta vardı.

"Bu senin için bitanem "dedi ve elindeki şeffaf kutu içindeki pastayı kucağıma koydu.

İstemsizce yüzümde bir gülümseme oldu . Cebinden bir çakı çıkardı. Çakıyı görünce aklıma o gün geldi .
"Şe-şey onu geri yerine koyar mısın?" Dedim
Yanlış bir şey yaptığını anlayınca geri yerine koydu . Kaşlarını çatıp
"Pastadan bir dilim kesecektim... Senin için"
"E-eve gidince yerim" dedim. Kekelemiştim . Korktuğumda böyle oluyordu . Daha fazla kaşlarını çattı
"Başak... İyi misin güzelim" dedi . Başımı korkarcasına salladım .
"İyiyim ... Sorun yok" diyebildim sadece
Başını ağır ağır sallayıp arabayı çalıştırdı. Bıçaklardan korkmuyordum ama çakıdan çok korkuyordum .

Bir süre sonra " Başak eğer bir şey olduysa ve söylemek istersen ben hep buradayım unutma, kardeşim" dedi. Kardeşim , ben buradayım dedi . İlk defa hissettiğim bu duyguyla burukça gülümseyip
"Teşekkür ederim" dedim.

Kalan yol çok sessiz geçti . Ben tüm yol boyunca o parkta gördüğüm aileyi düşündüm . Çok güzel bir aileydi . Çocuk bakmayı hak eden ebeveyinlerdi . Bence bir çocuğa iyi bakabileceksen çocuk yapmalısın. Bakamayacağın çocuğu doğurma kardeşim yani bir zahmet .

Ben bunları düşünürken eve varmıştık bile . Arabadan çıkıp eve doğru yöneldim . Meriç kapıyı çaldı çünkü benim elimde pasta vardı . Kapıyı Burcu hanım açtı . Beni görünce kaşlarını çattı sanırım gözlerimin neden kızardığını anlamaya çalışıyordu.
"Kızım, iyi misin ?" Diye sordu . Gülümsemeye çalışarak başımı salladım . İçeriye girip mutfağa yöneldim . Elimdeki pastayı masanın üzerine bıraktım . Şuan uyumaya ihtiyacım olduğu için odama çıktım üzerime sıradan bir pijama takımı geçirip biraz unutmak adına yatış moduna geçtim.

🍀💔❤️🩹

İlahi bakış açısı

Meriç bugün gördüğü olayları sindirmeye çalışıyordu. Başağı o halde gördükten sonra içi gitmişti . Mutfağa gidip buz gibi bir su içti. Kendine gelmek istiyordu. Ama gördükleri sürekli zihninde canlanıyordu. Derin bir nefes alıp salona doğru yürüdü.

Mirza dışarıya bakıyordu. Ege kulaklığını takmış müzik dinliyordu. Pars telefona ciddiyetle bakıp hastasıyla ilgili raporları gözden geçiriyordu . Korhan bey gazeteye bakıyordu . Burcu hanım ise meyve diliyordu.

Meriç sıkıntılı bir nefes verip sürekli Başak'ın oturduğu o tekli koltuğa oturdu .
" Biraz konuşabir miyiz ?" Diye sorduğunda tüm aile fertleri Meriç'e baktı Başak hariç . O şuan hayattan soyutlanmak için uyuyordu .

Herkesin ona dikkatle bakması 'artık konuş ' dercesineydi .

" Biliyorsunuz ki bugün Başak yalnız kalmasın diye onu takip etmiştim. " Dediğinde

Pars
"Evet..." Dedi konuşmasına devam etmesi için

" Başak'ı bugün parkta gördüm. Yalnız bir şekilde bankta oturuyordu. Gözleri parkta oyun oynayan çocuklardaydı . Sanki bir yanı onlar gibi olmayı istiyordu. Bir çocuğun annesine gidip onu hiç bırakmasını söyledi... Sonra başka bir adamın yanına gidip ' o her düştüğünde yanında olun ' dedi... Sonra bir kız çocuğuna sarılıp kulağına birşeyler fısıldadı. Fark ettiğim bir şey varsa o da Başak'ın o kız çocuğunun yerinde olmak istemesiydi. Olmayan çocukluğuna sarılmış gibiydi. "

Pars aklındaki soruyu sordu.
"Peki ağladı mı ?"

" Evet ... Ama onların yanında değil . Sahile gidip boş bir banka oturdu. Sonra denize bakarak ağladı daha fazla dayanamayıp yanına gittim. Sıkıca ona sarıldım . Ağladı ama bu ağlaması sessiz bir ağlama değildi içini boşaltana kadar ağladı. Hıçkıra hıçkıra ağladı. Her ağlayışında içimde bir şeyler koptu "

Ege
" Neden o kadar ağladı ki ? "

Meriç
" Ama daha sonra eve dönerken biraz mutlu olsun diye pasta aldım . Pastayı kesmek için cebimden çakı çıkarttım ama o bunu görünce çakıyı yerine koymamı istedi. Bende zorlamadan cebine koydum ama o çakıyı görünce sanki ona zarar vermemden korkmuştu. Belki de... Bilmiyorum." dedi

Pars
" Bu dediklerin çok ağır Meriç " dedi

Meriç
"Evet öyle... Bu yüzden ona daha sakin bir şekilde yaklaşmalıyız . Üzerine gitmek yerine anlamaya çalışmalıyız. Bu yüzden daha da anlayışlı olmanızı istiyorum " dedi.

Bunu demesiyle ortamı buz gibi bir soğuk kapladı . O sözden sonra kimseni ağzından tek bir kelime bile çıkmadı ... Belki de söylemeye dilleri varmadı.

🍀💔❤️🩹

Pars Meriç'in anlattıklarını bir süre düşündü. Sonrasında Başak'ın odasına gitti.

Derin bir nefes alıp kapıyı çaldı. Ses gelmeyince içeriye girdi. Başak kablolu kulaklığını takmış yatakta oturur vaziyetteydi. Gözlerini yavaşça aralayıp Parsa baktı.

Kulaklıklarını çıkartıp yatakta dikleşti. Tekrar Pars'a yorgun gozlerle baktı.

Pars Başak'ın kızarmış gözlerini görünce göğsüne yumruk yemiş gibi oldu.

Yavaşça Başak'ın yanına yürüyerek yatağın ucuna oturdu. Gözlerini Başak'a çevirip sadece kollarını açtı. Gizli bir davetti bu . Başak hiçbir şey demeden hızlıca Pars'ın kollarının arasına girdi. O an sadece sarıldığı anda kalmak istedi. Üzerinden ne kadar zaman geçtiği kimsenin umrunda bile değildi.

Başak
"Abi ... Birlikte uyuyalım mı?" Dedi
Pars Başak'ın yumuşacık saçlarını öpüp kokladı sonrasında
"Olur . Meleğim yatalım" dedi.

O gün birlikte uyudular. O uyku Başak'ın en güvende hissettiği uykuydu. Pars ise ilk defa 'abi ' olduğunu o gün içten bir şekilde hissetti.

🍀💔❤️🩹

Pars Başak'ı uyandırmak için odaya girdi. Üzerindeki örtüyü sahiplemiş gibi tutuyordu. Saçları dağılmış . Dün ağladığından dolayı uyumasına rağmen gözlerinin altı hafif kararmıştı. Ama buna rağmen çok güzel ve sevimli duruyordu. Bir yandan da perdeden sızan hafif ışık yüzünü aydınlatıyordu.

Bugün seans için Derya hanımın Kliniğine gideceklerdi.

Pars gördüğü görüntü karşısında hafif bir tebessümle yavaşça Başak'ın omuzuna dokundu ve sakin sesiyle
"Başak, Başak... Hadi kalk bugün kliniğe gideceğiz" dedi.

Başak birşeyler mırıldandı ama anlaşılmayacak kadar kısık söylemişti.

" Hadi , kalk terapi var bugün unuttun mu ?" Dedi

Başak tek gözünü açıp
"Hayatımdaki en güzel uykumu mahvettin abi ya . Rahat ... Huzurlu... Ve güvende" deyip gözünü kapatıp tekrar yorgana sarıldı.

Pars Başak'ın dedikleriyle olduğu yerde dondu. Ne demişti az önce deyip düşündü. Gerçekten ' güvende mi hissetmişti ' diye düşünmeden edemedi.

Başak ne dediğinin farkına varmış gibi üzerideki yorganı hızla atıp şokla gözlerini açtı. İlk defa birine böyle bir itirafta bulunuyordu.
"Şey. Tamam ben hazırlanır gelirim " dedi hızlıca

Şuan ki andan kurtulmak için Pars'a bakmadan lavaboya doğru yürüdü

Başak'ın bu tepkisi Pars'ın yüzünde küçük bir gülümsemeye neden oldu .Pars söylediklerini biraz sindirdikten sonra odadan çıktı. Sebepsizce mutlu olmuştu. Onu güvende hissettirmek en başından beri istediği şeydi. Ama sadece yanında uyumasıyla güvende hissetmişti... Bu çok garipti ... Bir o kadar da hoş...

🍀💔❤️🩹

Başak kendine çeki düzen verdikten sonra salona doğru indi. Mirza ve Pars koltukta oturuyorlardı. Mirza elindeki dosyaya dikkatle bakıyordu. Onu ilk defa böyle görüyordu. Genellikle şakacı bir kişiliğe sahipti. Pars ise aynı Mirza gibi telefonuna dikkatle bakıyordu ama onun bu durumu pek garipsenmiyordu her zaman ki haliydi.

Merdivenden ayak sesi gelince Mirza ve Pars gelene doğru baktı. Başak'ı gördüklerinde daha yeniki çatık kaşları normal bir hâl aldı.

Pars telefonu kapatıp cebine koydu sonrasında ayağa kalkıp mirza'ya döndü .
" Bugün Başak'ın terapi günü onu kliniğe götüreceğim , evdekilere söylersin kahvaltıya beklemsinler " dedi.
Mirza
" Kendin söylesen iyi edersin abi , çünkü bende sizinle geliyorum . Başak'ın gittiği yeri görmek istiyorum" dedi.

Pars düşünceli bir şekilde onu onayladı. Sonra telefonunu çıkartıp Ege'ye mesaj yazdı. 'beklemeyin' gibisinden .

Pars , Başak ve Mirza arabaya bindiler ardından sessiz bir yolculuğun ardından kliniğe vardılar. Arabayı park ettikten sonra arabadan çıktılar.

Yavaşça kliniğe doğru yürümeye başladılar . Pars ve Mirza hızlı adım atmamaya özen gösteriyordu. Başak'ın yorulmasını istemiyorlardı. Bu kadar kısa yolda yorulmayacağını bilmelerine rağmen abilik iç güdüsüyle böyle davranıyorlardı.

İçeriye girdikten sonra birlikte terapi saatinin gelmesini beklediler

Pars
"Başak eğer açsan Mirza'yı kantinden bir şeyler almaya gönderebilirim ."

Başak
" Yok abi sağol . Çıktıktan sonra birlikte yiyelim mi? " dedi. Pars hafifçe gülümseyerek başıyla onayladı.

Mirza
" Abim de beni uşağı belledi ya "

Pars Mirza'nın ensesine vurdu

Mirza " bak Başak o gün Meriç abim vurdu, bugün Pars abim vurdu . Bakalım yarın kim vuracak . Sen anca gül " dedi mızıkçı bir çocuk gibi .

Şaka yaptığını herkes biliyordu. Başak Mirza'nın hareketine gülüp ellerini teslim olmuş gibi yaptı.

🍀💔❤️🩹

Güzel dakikaların ardından terapi saati geldi . Başak içeriye girecekti şimdi .

Mirza Başak'ın kulağına doğru eğilip
"Sıkılırsan bağır ben hemen gelirim " dedi Başak'ı rahatlatmak için

Başak küçük bir tebessümle başını salladı .

Başak yine aynı odaya girdi ama daha farklı şekilde... Sakin

🍀💔❤️🩹

Vaveyla'da oluşan bir kaç sıkıntıdan dolayı biraz geç yükledim yeni bölümü kusura bakmayın .

Şimdiye kadar en sevdiğiniz karakter kim peki?

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere 😇

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.307okunma 72beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18