4. bölüm / 34
Hayatımdaki gerçek (gerçek ailem)3.Bölüm hastane ve kıskançlık
Bölümler 34Şu an: 3.Bölüm hastane ve kıskançlık
- 1 Okumadan geçme101 kelime
- 2 ~1. Bölüm~ gerçek aile921 kelime
- 3 2.Bölüm Yeni ev-Yeni hayat1.553 kelime
- 4 3.Bölüm hastane ve kıskançlık1.496 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 ~4.Bölüm~ kontrol ve istek1.823 kelime
- 6 ~5.Bölüm~ Kahve meselesi ve görev haberi2.034 kelime
- 7 ~6.Bölüm~kabus ve görev1.731 kelime
- 8 ~7.bölüm~eski aile2.100 kelime
- 9 ~8.Bölüm~ abiler ve terapi2.483 kelime
- 10 ~9.Bölüm~kücük bir karın ağrısı1.997 kelime
- 11 ~10.Bölüm~ Çocuk parkı2.122 kelime
- 12 ~11.Bölüm~güzel bir ses1.892 kelime
- 13 ~12.bölüm~ders çalışma ve şeker krizi2.420 kelime
- 14 Duyuru77 kelime
- 15 ~13.bölüm~geçmişin izleri2.450 kelime
- 16 ~14.Bölüm~birlikte zaman ve eskilerden biri2.905 kelime
- 17 ~15.Bölüm~eski bir arkadaş ve salça meselesi2.344 kelime
- 18 ~16.Bölüm~2.526 kelime
- 19 ~17.Bölüm~ Acı gerçekler ve baba2.506 kelime
- 20 ~18.bölüm~ izem merkezi2.617 kelime
- 21 ~19.Bölüm~1.780 kelime
- 22 ~20.Bölüm~2.430 kelime
- 23 ~21.Bölüm~ sürpriz1.805 kelime
- 24 21. Bölümdeki fotoğraflar4 kelime
- 25 ~22 bölüm~ anne1.650 kelime
- 26 ~23.Bölüm~1.943 kelime
- 27 ~24.Bölüm Toprak~2.504 kelime
- 28 ~25.Bölüm~ Pars1.811 kelime
- 29 ~26.Bölüm~1.598 kelime
- 30 ~27.Bölüm~1.775 kelime
- 31 ~28.Bölüm~1.959 kelime
- 32 Duyuru62 kelime
- 33 ~29.bölüm~4.545 kelime
- 34 Şikayet 🙏🏻🙏🏻🙏🏻76 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selam arkadaşlar. Bugün yeni bölümle karşınızdayım . 3. Bölüm geldi keyifli okumalar dilerim ...
3.Bölüm ~ hastane ve kıskançlık
"Başak... Başak uyan artık..." Diye bir ses duydum yumuşak ama aynı zamanda tedirgindi. Ege'yi gördüm saçları dağılmış , göz altları belirginleşmişti . Dün uyumamamış mıydı, yoksa az mı uyumuştu diye düşünmeden edemedim.
"Hadi uyan ... Kahvaltı hazır... Hem bugün hastaneye gideceksin" dedi . Çok yüksek olmayan sesiyle . Gözlerimi ovuşturarak uyanmaya çalıştım " uykun çok tatlı fakat artık uyanman gerekiyor yoksa Pars abim seni yataktan sürükleyerek kaldırır." dedi.
Bunu demesiyle hafifçe tebessüm ettim
"İyi tamam kalkıyorum... Teşekkür ederim" dedim .
Ege de benim gülümseme karşılık verip " rica ederim , gel hadi sofrada bekliyorlar " dedi. Bende başımla onayladım. Üzerime çantamdan çıkardığım bedenime yapışan beyaz , askılı crop ve altına kargo yeşil bir pantolon giydim . Aşağı katta olan yemek odasına girdim herkes oradaydı.
Bi ben yoktum zaten önceden de böyle değil miydi, bu evin parçası olduğuma kendimi inandıramıyordum. Bir yanım sanki hep burdaymışım gibi diğer yanım ise buraya çok uzaktı.
Ben bunları düşünürken herkes bana doğru baktı en sonunda Korhan bey " gel otur kızım " dedi . Hafifçe gülümseyip masaya oturdum.
Bir kaç lokma aldıktan sonra Pars'ın sesini duydum " bugün doktor randevun var . Kan tahlilleri yapılacak , EGK , eko ... Hepsi yapılacak . Doktorunla tanışmamız gerekmeyecek. Artık senin takibin bende olucak." Dedi .
Ondan böyle bir hareket beklemiyordum. Bu yüzden şaşırdım bir yanım rahatlasa da diğer yanımda bir sıkışma hissettim. Kahvaltı bitimine kadar Mirza'nın şakaları sofrayı neşelendirdi.
🍀💔❤️🩹
Hastaneye vardığımızda Pars bütün işlemlerle ilgilendi . Bir tane doktor Pars'a dönüp durumu açıkladı.
"Kalp fonksiyonları biraz düşmüş, ilaç dozunu artırmamız gerek. Daha az yorulması , dinlenmesi ve stresten uzak durması gerekiyor." Dedi .
Pars ciddiyetle doktoru dinliyordu. Sonra elini omzuma koyup
" Duydun... Kendini yormayacaksın Başak .Bundan sonra Ben ne dersem o . Anladım mı? "Dedi .
Başımı salladım . Önceki ailem gereksiz atan kalbinle bize masraf çıkarma derken şimdiki ailem beni koruyup kollamaya çalışıyorlardı.
Gözlerim doldu . Yine o anıları hatırlayınca .
🍀💔❤️🩹
Eve geldiğimizde öğlen olmuştu çoktan. Hep birlikte sofraya oturup yemek yiyorduk. O sırada telefonum çaldı. Herkesi bir bana bir telefonuma bakıyorlardı. Bende bu stresli ortamdan kaçıp telefonu açtım. Can arıyordu. Büyük bir tebessümle aramaya cevap verdim bir yandanda bahçeye yürüyordum.
"Efendim Can ," dedim . Sesimdeki heyecanı fark etmemiştim bile
" Başak nasılsın, iyi misin ? Toprak abi dün kötü hissettiğini söyledi . Hastane işin vardı ... Değil mi ?
" Evet ... Biraz morelim bozuk açıkçası ..."
Can sesini yumuşatıp
" Biliyorsun değil mi? Her şey güzel olucak ben ve toprak abim her ne olursa olsun sana destek olacağız o yüzden kendini yorma . Senin kalbin bize lazım bunu unutma , akşam gelirim biraz dertleşiriz olur mu ? Dediğinde gözlerimin dolmasına rağmen gülerek " olur ... Çok isterim" dedim . Biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapattım
Bahçedeydim şuan . Mis gibi havanın kokusunu ciğerlerime çektim. Şimdi biraz olsun daha iyiydim .
Arkamı dönüp masaya döneceğim sırada dört kardeşim de bana bakıyorlardı ama normal değildi sanki kıskanıyorlardı . Mirza bile o kadar şakacı ve güler yüzlü olmasına rağmen şuan ciddiydi. Bana tek gülümseyerek bakan Burcu hanımdı.
🍀💔❤️🩹
Biraz sonra Toprak gelecekti kapı çalınca hizmetlileri açmasına kalmadan ben kapıyı açtım. Ve gördüğüm yüzle gözlerim parladı.
Sıkıca ona sarıldım en içten şekilde " abi" dedim .
O da bana sarılıp " Fıstığım, nasıl geçti doktor işleri ? "Dedi .
" İyi ... Seni görmek iyi geldi " dedim .
Ayrıldığımız da bize dik dik bakan 3 tane abimi gördüm ha birde Ege vardı.
Pars'ın çenesi kilitlenmiş , Mirza kaşlarını çatmış, Meriç ise hiçbir şey dememişti ama gözleri kararmıştı.
Birlikte dışarıya çıkıp eğlendik , Toprak'la birlikte. Bana pamuk şeker almıştı. Eve vardığımızda son kez beni anlımdan öpüp " görüşürüz küçük doktorum" dedi . Bende görüşürüz diye karşılık verdikten sonra . O gitmişti. Evin içerisinde girip salona doğru yürüdüm neredeyse tüm ev halkı buradaydı . Abilerim ve Ege şuan bana ' ne yaptınız... Ne oldu ' dercesine bakıyorlardı . Bunu umursamadan tek boş olan yere Meriç'in yanına oturdum .
Yemin ederim Dünya varmış ya çok yorulmuştum. Kalbim hızlanmıştı. Kimsenin bana bakmadigindan emin olduktan sonra elimi diğer elimin nabız kısmına koydum hemen ardından kalbime bastırdım . Kalp atışlarımı bu şekilde dinliyordum . Gözlerimi kapattım ve sakin sakin nefes almaya çalıştım . Tam o sırada " Meriç oradan çekil " diye bir ses duydum .
Gözlerimi açtığımda Pars endişe dolu gözlerle bana bakıyordu. Meriç oradan çekilince Pars yanıma gelip " iyi misin , kendini nasıl hissediyorsun ... Kalk hastaneye gidelim seni orada muayene edeyim ." Gibi cümleler sıraladı. Benim için endişelenmişti. Hafif bir tebessüm edip " iyiyim .. hastaneye gitmeye gerek yok. Bazen böyle oluyor ama sonra geçiyor yani merak etme " dedim . Başıyla onaylayıp " Ege kalk başak'ın ilaçlarını getir , vakit yaklaştı zaten " dedi .
Ege hemen ilaçlarını getirdi . İçtikten sonra üzerine bir ağırlık çöktu ama uyuyamazdim daha Can gelicekti. Biraz daha bekleyebilirim sanırım.
Kalbim şuan çok hızlı atıyordu ama korkudan değil , özlemdendi...
Kapı çalınca hızla açmaya gittim . Karşımda en iyi dostum vardı. Can. Üzerinde her zaman ki siyah tişörtü ve bol kesim kot pantolonu vardı. Dağınık saçları yüzüne düşmüş , anlına yapışmıştı. Göz göze geldiğimizde gözlerim doldu .
Bir şey demeden sıkıca sarıldım . Tüm vücudum gevşedi . O tanıdık kokusu ... Güven dolu kolları ... Ve beni asla bırakmayacak kalbi ...
Abilerim ve Korhan bey kimseyi umursamıyordum. Sanki sadece dünyada ikimiz kalmıştık .
"Fıstık... " Kulağıma doğru fısıldayarak " iyi misin ?" Diye sordu
Başımı salladım ama gözlerim dolu doluydu . Sesim titreyerek
" Çok yoruldum Can... gerçekten çok..." Dedim .
Kollarını bana daha sıkı sararak " Biliyorum... Ama merak etme ben buradayım Toprak abi de burada . İkimiz seni yalnız bırakmayız. " Dedi .
Sarılmayı bırakıp geri çekildiğimiz de koridor da Ege Mirza Pars Meriç ve Korhan bey vardı . Hepsi Can'a bakıyorlardı . Kıskançlık ve merak vardı bakışlarında. Ama umursamadım çünkü onlar yokken bile benim yanımda olan kişi oydu . Her yarama merhem süren, gerektiğinde susup sadece sarılan kişiydi.
Tam o sırada Meriç'in buz gibi sesini duydum
" Sevgilin mi" dedi .
Sormasının sebebi belliydi .Can baya yakışıklıydı .
Meriç bunu fark ettiğinden dolayı sormuştu. Can gülerek başını hayır manasında salladı. Beni gösterip
" Hayır . Ben onun dostuyum . Çocukluğundan beri yanındayım" dedi. Sesi sakindi fakat altındaki ima " onu üzerseniz karşınızda beni bulursunuz" gibiydi.
Pars kollarını göğsünde Birleştirdi. Gözleri kararmıştı ve kaslarıni çatmıştı. Mirza başını hafifçe kaldırıp Can'ı süzüyordu. Ege ise çok sessizdi fakat gözleri kendisi kadar sessiz olmadığı belliydi .
Korhan bey sert bir ifadeyle Can'a bakıyordu.
Sonunda ciğerlerine biraz hava doldurup konuşmaya başladı.
" Başak , genç bir kızsın , kimlerle muhattap olduğunu bilmek zorundayız." Dedi .
Tam 'siz yokken o vardı 'diyecekken Burcu hanım araya girdi ve "Korhan o genç bir kız ne yapacağına ve kimlerle görüştüğüne kendisi karar verebilir . Bize saygı duymak kalır " dedi . Bu cümlesiyle içime su serpmişti.
Can " hadi gel biraz konuşalım" dedi.
Bahçeye çıktığımızda hava karartmak üzereydi bu yüzden hava biraz serin olsada içimi rahatlatıyordu . Hafif rüzgar dalgalı saçılarımı savururken Can cebinden en sevdiğim çikolatayı çıkardı ve elime tutuşturdu.
" Al , ye kan sekerin düşmüştür . Gülümsedim her zamanki gibi Beni benden daha iyi biliyordu.
Sonra bana baktı gözleri Işıl ışıldı .
" Başak... Belki bu yeni hayatına alışmak zor ama şunu unutma ki ne olursa olsun ... Sen bize lazımsın kalbin , nefesin ve her şeyin . Toprak abiye de bana da senin iyiliğin bizim için önemli . Tamam mı?
Gözlerim doldu ama hem onu üzmemek hem de kalbimi düşünerekten ağlamadım . Birlikte Gökyüzünü izledik sessizce...
O sırada salonun camında abilerimin , Ege'nin ve Korhan Bey'in bizi izlediğini gördüm Pars'ın çenesi kilitlenmiş Mirza dişlerini sıkıyor Meriç ise gözlerini kaçırmıştı. Korhan bey elleri cebinde derin derin düşüncelere dalmıştı .
Boş yere kıskançlık yapıyorlardı . Bu dakikalarımı bunu düşünerek mahvetmek istemiyordum . Çünkü Can yanımdayken bir kaç dakida bile olsa nefes aldığımı hissediyordum .
Can anlıma minik bir öpücük bırakıp
"Görüşürüz fıstığım" dedi . Bende görüşürüz diye fısıldadım . O arkasını dönüp gitti .
Salona girdiğimde Pars hemen ayağa kalkıp yanıma geldi
" Kim bu çocuk? Seni strese sokuyor mu ? Kalp ritmin iyi mi ? Yarın kontrolünü yapacağım." Dedi
Ona doğru baktım . Sesim fısıldar gibi çıktı ama kararlıydı .
" İyi ki varsın " deyip odama doğru yürüdüm . Koridorda Ege vardı. Gözleri doluydu sesi titreyerek
" Toprak ... Can... Hep onlar ... Peki ya biz ...? Dedi.
"Her şeyin bir zamanı var Ege. Belki bir gün onlarla olduğum gibi sizinle de olurum . Ama bu konuda üstüme gelme olur mu ?"dedim .
Hiç bir şey söylemeyince arkamı dönüp odama yürüdüm . Kalbim sakin atıyordu. Çünkü hayatımda ilk defa gerçekten ait hissettiğim insanlarla çevriliydim.
☘️💔❤️🩹
Evet . 3.bolum bitti.
Can'ı sevdiniz mi?
Peki ya Toprak ?
Abilerinin tavırları?
Bu arada okuyanlar var fakat kimse oy vermiyor ya da yorum yazmıyorlar bu benim motivemi düşürüyor lütfen bu konuda biraz daha duyarlı olalım..
O zaman sonraki bölümde görüşmek üzere ...
Bölüm etkileşimi
