43. bölüm · Fırtına İçimizde
Bölüm 43
Merhabaaaa. Nasilsinizz? İyisinizdir umarimmm. Keyifli okumalarrr🙏🏻✨️
𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡
GECE
Kapı ağır bir tok sesle kapandı.
Konağın içi gecenin o kalın sessizliğine bürünmüştü. Ayak sesleri bile yankı yapıyor, taş duvarlar fısıltıyı bile saklamıyordu.
İso kapıyı kilitledi.
Fadime paltosunu çıkardı, derin bir nefes aldı. Yemeğin yorgunluğu değil… evin ağırlığı çökmüştü omuzlarına.
Merdivenlere yöneldiler.
Tam ilk basamağa ayak atmışlardı ki—
Mutfaktan bir ses.
Topuklu değil…
Yumuşak, sürtüne sürtüne gelen terlik sesi.
Sahra.
Işığın altına çıktığında Fadime istemsizce durdu.
Bir saniye…
Sonra kaşları çatıldı.
Üzerindeki pijama pijama değildi resmen.İncecik kumaş, fazlasıyla kısa, fazlasıyla açık.Sanki “uyumaya” değil de birilerine görünmeye niyetliydi.
Fadime’nin ağzından laf kendiliğinden döküldü:
“Olm bu ne biçim pijama?”
Sahra dudaklarını büzüp süzdü onu.
Yapmacık bir rahatlıkla omzunu silkti.
“Ev hali ya,” dedi.
Sonra gözleri İso’ya kaydı.
İso…Gözlerini kaçırmak için resmen mücadele ediyordu.Duvara baktı.Merdiven trabzanına baktı.Tavana baktı.Sanki evin mimarisini ilk kez görüyormuş gibi.
Sahra bunu fark etti.
Ve gülümsedi.
“Ooo,” dedi o sahte neşeyle.
“Hoş geldiniz. Nasıl geçti yemek?”
Fadime hiç duraksamadı.
İso’nun koluna girdi. Bilerek. Bilinçli.
“Güzel geçti,” dedi net bir sesle.
“Ve uykumuz geliyor Sahra. İyi geceler.”
Bir saniye bile beklemeden İso’yu çekti.
Merdivenlere yöneldiler.
İso bir şey demedi.
Demesine gerek yoktu zaten.
Arkalarından, neredeyse fısıltı gibi ama zehirli bir ses geldi:
“Offf… gıcık …İso”
“Ben alıcam senden onu.”dedi Sahra. Ama bunu ne Fadime duydu ne de İso.
Merdivenler bitti.Koridor.Kapı.
ODAda
Kapı kapandı.Sessizlik… ama bu sefer güvenli bir sessizlik değildi.
Fadime paltosunu yatağın kenarına bıraktı.
Siniri hâlâ üstündeydi.
“Ciddi soruyorum,” dedi dönüp İso’ya bakarak.
“O ne biçim bi pijama olm?”
İso omzunu silkti.
Sırıttı.
“E ne var,” dedi.
“Sen de giy.”
Fadime bir an durdu.
Sonra dudaklarının kenarı yavaşça yukarı kalktı.
Ama bu gülümseme tatlı değildi… kıskandıran türdendi.
“Tamam,” dedi.
“Giyerim.”
Bir adım attı, sesini bilerek yumuşattı.
“Hatta biliyor musun nerede giycem?”
“Koçari Konak’ta.”
İso’nun gülüşü dondu.
Fadime devam etti, masum ama zehirli:
“Orda kim oluyordu ya… Eyüphan mıydı ?”
İso bir anda ayağa fırladı.
Aralarındaki mesafe bir anda kapandı.
Fadime’nin kolunu tuttu.
“Bana bak Fadime,” dedi dişlerinin arasından.
“Hele bi öyle şey yap bak.”
“O Eyüphan salağı yaşıyo mu yaşamıyo mu görürüz.”
Fadime kolunu sertçe çekti.
Gözleri parlıyordu sinirden.
“Furtunacuk,” dedi tehditkâr bir sakinlikle.
“Seni gebertirim.”
“O eline koluna hakim ol.”
İso’nun göğsüne itti onu.
Ve hızla lavaboya girdi.
Kapı kapandı.İso yatağa oturdu.Derin bir nefes verdi.Sonra telefonu aldı, oyunu açtı.
Ekrana bakıyordu ama aklı başka yerdeydi.
Lavabodan su sesi geldi.
Kıyafet hışırtısı.
Sessiz geçen dakikalar…
10 dakika.
Kapı açıldı.
Fadime çıkmıştı.
Üzerinde sade bir pijama.
Saçları açık.
Yüzü hâlâ biraz asık ama yorgunluğu ağır basmıştı.
Hiç konuşmadı.
Yatağın diğer tarafına uzandı.
Sırtını İso’ya döndü.
İso oyunu kapattı.
Telefonu kenara bıraktı.
Yavaşça arkasına sokuldu.
Kolunu beline doladı.
Fadime hemen itekledi.
“Dokunma bana,” dedi.
“Git sen o Sahra’ya dokun.”
İso güldü, hafif bir kahkaha.
“Yav saçmalama,” dedi.
“Ne Sahrası Allah aşkına.”
Tekrar sarıldı.“Çekil İso,” dedi Fadime.“Boğaliyurum.”Bir kez daha itti.
İso pes etmedi.Sesini yumuşattı.“Yav ben sana sarılmadan uyuyamam ki.”Ve yine sarıldı.Bu sefer…Fadime itmedi.
Ama çok da yakınlaşmadı.Sadece sessiz kaldı. İso’nun nefesini ensesinde hissetti.Kolu belindeydi ama sıkmıyordu.
Fadime gözlerini kapadı.
İçinden geçirdi:“Bu evde huzur zor…”Ama uyku ağır bastı.Nefesi yavaşladı.Omuzları gevşedi.
İso fark etti.Hafifçe gülümsedi.Kıpırdamadı.
Sadece oradaydı.Ve Furtuna Konağı,
bir geceliğine daha,
iki nefesin arasına sıkışmış bir sükûnetle uykuya daldı. 🌙
