25. bölüm · Fırtına İçimizde
Bölüm 25
Merhabalarrr. Kusura bakmayin. Biraz geç atdim. Sınavım vardı bu gün🥲Çok kısa oldu ama idare edin akşama telafi edicemm🙏🏻😂 keyifli okumalarrr🩷
𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡𐙚⋆°。⋆♡
SABAH
Sabah, acele etmeden geldi.
Işık, perdenin kenarından süzülüp duvara düştü; geceden kalan gülüşlerin yerini yumuşak bir sessizlik aldı.
Fadime gözlerini açtığında ilk fark ettiği şey, belinin etrafındaki ağırlıktı. İso’nun kolu hâlâ oradaydı. Uyuyordu ama uykusu derin değildi; nefesi, gecedeki gibi temkinliydi. Kaçmayacakmış gibi ama bırakmayacakmış gibi.
Fadime kıpırdamadı.
Bir an, sırf o kolu yerinden oynatmamak için nefesini bile yavaşlattı. Böyle anlar… sanki çok hareket ederse bozulacak gibiydi.
İso’nun sesi uykunun içinden geldi.
“Kaçma.”
Fadime hafifçe gülümsedi. “Uyanıksın.”
“Uyuyor numarası yapıyorum,” dedi. “Daha güzel.”
Başını biraz daha yaklaştırdı. Alnını Fadime’nin saçlarına yasladı. Dün geceki şakacı hâlinden eser yoktu; sesi daha düşük, daha gerçekti.
“Gece niye korktun?” diye sordu.
Fadime bir süre cevap vermedi. Tavana baktı. Sonra omuz silkti.
“Alışkanlık.”
İso’nun kolu biraz daha sıkıldı.
“Buradayken gerek yok,” dedi. Ne meydan okuma vardı sesinde ne de abartı. Sadece bilgi gibi söyledi.
Fadime başını çevirdi. Göz göze geldiler. İso’nun bakışı sabah ışığında daha çıplaktı; kaçacak yer bırakmıyordu.
“Bebek şakasını geri alıyorum,” dedi bir anda.
Fadime kaşlarını kaldırdı.
“Ciddiye almadım zaten.”
“Ben aldım,” dedi İso. “Zamanı gelmeden konuşulacak şeyler var, gelmeden konuşulmayacaklar var.” Sonra dudaklarının kenarı kıvrıldı. “Ama gece yemeğini savunmaya devam ediyorum.”
Fadime güldü. Başını onun göğsüne yasladı.
“İyi ki uyanmışsın,” dedi fısıltıyla.
İso saçlarının arasına burnunu gömdü.“İyi ki mutfağa inmişsin.”Sabah, evin içine yerleşti.Ve ilk kez, kaçacak hiçbir şey yoktu.
