Çevrimdışı kitap kapağı

13. bölüm / 30

Çevrimdışı

13. Bölüm

Vaveyla Yazarı: 𝐶𝑒𝑚𝑟𝑒 ✮⋆˙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 13. Bölüm

Adını söylemeye kıyamadım.
Çünkü bazı isimler,
Dile düştüğü anda eksilir.
Ben seni
Şiirlerin en sessiz yerine yazdım;
Kimse okumasın diye değil,
Hiç kimse silemesin diye.
_______________________________________
Ege Demiray
Geçmiş
Ege, Helen ile artık konuşmuyordu. Daha doğrusu ne kadar çabalarsa çabalasın Helen onu görmezden geliyor, eskisi gibi onu görünce gözleri parlamıyordu. Canı yanıyordu Ege'nin. Göğüs kafesini kaplayan boşşuk hissi, onu her geçen gün tüketsede ayakta kalmaya çalışıyordu. Bu süreçte Berk hep destek olmuştu. Veya o sadece öyle sanmıştı...
Bugün beraber katılacakları bir futbol turnuvası vardı. Ege, moralinin bozuk olduğunu defalarca söylemesine rağmen Berk bu konuda ısrarcı davranınca hayır diyememişti.
Dostum için yaparım diyebilmişti. Ama bilmiyordu ki dostu, Ege için aklına dâhi gelemeyecek şeyler yapmıştı. Bu durumda olmasının sebebi dostuydu fakat hiçbir şeyden haberi yoktu.
Soyunma odasında başını duvara yaslamış, gözlerini sımsıkı kapatmıştı. Belki de böyle kendini ortamdan soyutlayabilirdi diye düşünüyordu fakat olmadı. Gözlerini açtığında hâlâ aynı durumdaydı. Yanındaki Berk, varlığını Ege'yi dürterek belli edince başını sol tarafa çevirdi.
"Ne bu hâlin, oğlum? Kazanırsak sanada moral olur."
Birkaç saniye Berk'in suratına boş bakışlar atıp tekrar önüne döndü Ege.
"Kaybetme ihtimalimiz de var. Bunuda biliyorsun değil mi?"
Kısa ama alaylı bir şekilde güldü Berk.
"Kazanacağız, sen rahat ol," diyerek elini Ege'nin omzuna attı.
Kısa süre içinde maçın yapılacağı sahaya gelmişlerdi. İlk düdükle maç başladı. Maç, oldukça hararetli bir hâl aldığında Berk bile ciddileşmişti.
Ege'ye gelen top yüzünden rakip takım önüne çullanmıştı. Profesyonel değildi ama oynamayı biliyordu. Topu karşı taraftan kurtarıp kalelerine koşacakken karşı takımın bir oyuncusundan bacağına darbe yedi. Aldığı darbeyle yüzünü buruşturup acı ile inlerken durmak istemedi. Sert bir şut çekip gol attığında etraftan yüksek sevinç nidaları yükseldi. Fakat Ege, bu heyecanlı atmosferden uzaklaşarak kendini yere attı. Bacağı kanamıştı. Attığı gol ile takımı kazanmıştı fakat kimse Ege'nin yarasıyla ilgilenmiyordu. Galibiyet varken Ege önemsizdi.
Bunu anlayınca genzi sızladı. Hiç kimse görmüyor muydu onu?
Çok heyecanlılar, görmemişlerdir diyerek kendine teselli verdi.
Kendisi bile bu teselliye inanmamıştı fakat umut, insanın en karanlık gecesinde bile kalbinin bir köşesinde yanan, sönmeye yüz tutmuş küçük bir yıldızdı. Belki gerçek değildi, belki yalnızca kırılmış bir ruhun kendini ayakta tutma çabasıydı; ama insan bazen bir yalana bile tutunarak hayatta kalmayı öğrenirdi.
Yarasını yek başına incelemeye başladığında...Başının üzerinden ona uzanan bir el gördü. Başını kaldırıp baktığında, ela gözleriyle ona tebessümle bakan Berk'i gördü.
"Gel, revire gösterelim." diye mırıldandı.
Yüzündeki tebessüm Ege'nin de yüzüne yansımıştı.
O gün birlikte Ege'nin yarasını sardılar, her zamanki gibi kantinde oturup kahkahalar eşliğinde sohbet ettiler. Ege ise eve döndüğünde son birkaç gündür içini kemiren şeyi yaptı.
Helen'e, cevap gelmeyeceğini bile bile yazdı. Bir ümit dedi fakat o ümit kursağında kalmıştı.
Buna rağmen senelerce ona yazacak, hep o ümit dalına tutunacaktı.
Seneler sonra ise elinden tutan dostunun ihanetini öğrenecekti. O an anlayacaktı ki bazı yaralar düşmanlardan değil, en güvendiklerinin bıraktığı izlerden kalırdı. Çünkü insanı en derinden yıkan şey, sırtını döndüğü bir yabancının hançeri değil; kalbini emanet ettiği kişinin sessiz ihanetiydi.
Neticede, düşman kör nişancıydı.
Fakat dost, nereden vuracağını iyi bilirdi...
Şimdiki Zaman
Gözlerimi açtığımda, etraf kapkaranlıktı. Yatağımda doğrulmaya çalıştığımda sırtıma saplanan keskin acıyla yüzümğ buruşturdum. Genelde rahatsız bir pozisyonda uykuya dalınca olurdu bu sızı.
Bakışlarımı odamın içinde gezdirdim.
Etraf oldukça karanlıktı. Açık sürgülü penceremden rüzgâr içeriye sızıyor, yarıya kadar kapalı perdeyi uçuşturuyordu. Balkon demirliklerinin gölgesi, ay ışığı sayesinde odamın ortasına düşmüştü.
Gece olmuştu. Yavaş yavaş ayılmaya başladığımda...Birkaç saat önce yaşananlar aklıma geldi.
Helen beni yeniden engellemişti ve kim olduğumu hatılamıştı.
Bir ümit başucumdaki komodinde duran telefonumu elime alıp uygulamaya girdim.
Gözlerim yeni uyandığım için buğuluydu. Net göremediğim için bir anlığına telefonu yanıma bırakıp gözlerimi ovuşturdum. Ellerimi çekip birkaç kere göz kırptığımda bakışlarım düzelmişti. Telefonumu yeniden elime aldığımda...Midemde milyarlarca kelebeğin kanat çırptığını hissettim.
Kalbim, çırpınırcasına çarpıyordu. Gözlerimin titreştiğini hissettim.
Helen'den bildirim vardı!
Bu demek oluyordu ki...Beni engellememiş miydi?
Titreyen elim yüzünden telefonu dik tutamıyordum. Aynı şekilde titreyen parmaklarımla hızlıca Helen ile olan mesaj sayfasına tıkladım.
Gördüğüm mesajları okumaya başladı bakışlarım.
Helen🍂:Birbirimize açıklamamız gereken şeyler var.
Ne olduğunu az çok tahmin edebiliyordum. Ayık kafayla devamını getirmek istediğim için gözlerimi kapatıp içime derin bir nefes çektim. Titrek bir şekilde verirken tekrardan gözlerimi açıp okumaya başladım.
Helen🍂:İlk ben başlayayım o zaman. Lisenin ilk yıllarında, her zaman oturduğum çardakta oturmuştum. O zamanlar, belki hatırlarsın, seninle samimiydik..Konuşuyorduk, projeden zaman kalınca. Seninle bir sorunum yoktu. Ta ki o gün...Birşey duydum.
Bu mesajdan sonrası yoktu. Hızla ona bir mesaj attım. İçimde hem heyecan, hemde huzursuzluk vardı. Berk ona ne demiş olabilirdi ki?
Ben:Söyle, Helen. Ne dedi sana? Ne duydun?
Gözlerime akın eden anlamsız yaşlar vardı. İstemsizce sol gözümden yanağıma doğru bir yaş süzüldü. Niye ağladığımı bilmiyordum fakat hemen sonrasında gözlerimden bardaktan boşalırcasına yaşlar akın etmeye başladı. Aldığım nefes yetmiyor gibi hissedince ayaklanıp bir pencere daha açtım.
Gelen titreşim sesiyle hızla telefona baktım.
Helen🍂:Berk...Yanıma geldi. Bana, senin ve babanın kirli işlerle bu kadar mâl varlığa sahip olduğunuzu ve insanlarla önce samimi olup, daha sonra onları kullandığınızı söyleyince...Çok korktum. Ayrıca Berk..Lise bitene kadar seninle takılacağını sonra umursamayacağını, senin onu dostun olarak gördüğünü fakat onun seni umursamadığınıda söylemişti. Hâlâ korkuyorum. Berk'e inanmıştım. İlk başlarda ne kadar inanmak istemesemde insanlara çok bağlandığımı söyleyen tarafım daha baskın gelmişti. Lisenin ilk yıllarından kimseye güvenmek istememiştim.
Ne Berk'e, ne de sana...
Ama okulda herkesin sana imrenerek baktığını gördüğüm her an Berk belirdi yanımda. Tekrar tekrar, defalarca bana bunları tekrar etti. Zihnimdeki sesleri susturamadım.
O yüzden engelledim ve birdaha açamadım...Benim açıklamam bu kadardı...Bana mantıklı şeyler söyle yoksa yine birdaha açmamak üzere engellemek zorundayım, Ege...

Okuduklarımla kırk yerimden bıçaklanmış gibi hissettim. Sadece dondum. Beynim idrak edemiyordu...
Nefes alış verişlerim hızlandı. Bedenime bastıran sıcaklık hissi, gecenin ayazında bile terlememe sebep oluyordu. Ensemden minik bir ürperti geçti. Gözlerimdeki yaşlar fazlalaşmış, kalbim artık normalce atmayı bırakmış, çarpıntı şeklinde göğüs kafesimi yumrukluyordu.
Berk Helen'e deliler gibi âşık olduğumu biliyordu ve böyle kolpadan bir yalan uydurmuştu...
İnternette veya haberlerde görünce bile dayanamadığım şeyleri...Ben yapmışım gibi göstermişti...
Ben kalbimi açtım… o, en kırılacak yerini seçti. Ben ona sırtımı döndüm… o, orayı hedef bildi.
Ben dost sandım. O, fırsat gördü...
Bir süre sadece gözlerimden yaşlar akın etti. Daha sonra zorlada olsa birşeyler yazmaya çalıştım. Ellerimin titremesi artmıştı. Soğuk terler döküyordum.

Ben:Helen...Ben Berk'i kardeşim sandım. Haberlerde görüp tiksindiğim şeyleri ben yapmışım gibi göstermiş...Sen haklısın. Kim olsa korkardı...Ben..Ne diyeceğimi bilemiyorum artık. Çok ağır geliyor. Dayanamıyorum. O kadar iğrenç birşey ki yapmadığın işle suçlanmak...Ve bunu yapan dostun ise...Emin ol bir enkaza dönüşüyorsun...Kararın sana kalmış. Ben ne yaparsam yapayım değiştiremem. Ama gözünde kötü bir profilim olsun da istemem. Berk'in söylediği hiçbirşeyi ne benim, ne de babamın midesi bile kaldırmaz...

Kelimenin tam anlamıyla yıkılmıştım. Aklım durmuştu. Yapacak, düşünecek birşey bulamıyordum. Hem sinirli hem yıkık hissediyordum. Uygulamadsn hızla çıkıp telefon rehberini açtım.
Klavyeden sadece B harfini yazabilmiştim.
Sonuç kısmında birçok isim çıktı.
Berat.
Bora.
Berk...
Parmağım birkaç saniye isminin üzerinde bekledi.
Eskiden bu ismi gördüğünde yüzüm gülerdi.
Şimdi ise sadece ellerim titriyor, gözlerimden yaşlar akıyordu.
Arama tuşuna bastım.
Telefon çalmaya başladı.
Birinci çalış...
İkinci...
Ve
Üçüncü çalış...
Her saniye, yıllardır dost dediğim adamı biraz daha yabancı yapıyordu.
_ _ _

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

110okunma 28beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18