BEŞİK KERTMESİ kitap kapağı

5. bölüm / 26

BEŞİK KERTMESİ

" ZORU OYNAMIYORUM "

Yazar: ZEPHİRA ♣️♀️

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: " ZORU OYNAMIYORUM "

Hava Harp Okulu’nun ana kütüphanesi, yüksek tavanları ve devasa pencereleriyle akşamüstü güneşini içeri alıyordu. Ancak ortam ne kadar sessiz ve huzurlu görünse de, masaların arasındaki gerilim havayı elektriklendiriyordu.

Barış, kütüphanenin girişine yakın büyük masalardan birine kurulmuştu. Yanında okulun popüler kadın beta pilot adaylarından ikisi ve alt dönemlerden bir omega kız vardı. Barış, önündeki uçuş mekaniği kitabına bakmaktan çok, yanındaki kızın sorduğu soruya gülümseyerek cevap veriyor, flörtöz tavırlarıyla masadaki herkesin ilgisini üzerinde topluyordu.

Çapkın doğası gereği bu ilgiden beslenmek onun için nefes almak gibiydi. Ancak gözleri, her üç dakikada bir kütüphanenin arka tarafındaki koridora kayıyordu.

Çünkü orada, Deniz oturuyordu.

Deniz, pencerelerden birinin önündeki masada, önündeki meteoroloji haritalarını inceliyordu. Saçlarını yine arkadan gevşekçe toplamıştı, birkaç tutam yüzüne düşüyordu. İnce beli ve askeri gömleğinin altından belli olan o narin hatlarıyla o kadar zarif görünüyordu ki, etraftaki baskın türlerin dikkatini çekmemesi imkansızdı.

Nitekim, tam o an Deniz’in masasına okulun dereceye oynayan baskın Alfalardan biri olan havacı teğmen adayı Caner ve basketbol takımının Alfa kaptanı Volkan yanaştı. Caner, elindeki ders notlarını Deniz’in masasına bırakıp hafifçe eğilerek ona bir şeyler anlatmaya başladı. Volkan ise hemen Deniz’in yanındaki sandalyeyi çekip oturdu, yüzünde oldukça ilgili bir gülümsemeyle Deniz’in narin omzuna doğru yaklaştı.

Barış’ın yanındaki kızın anlattığı hikayeye gülen yüzü, o manzarayı gördüğü an anında buz kesti. Masanın altındaki bacağı istemsizce sallanmaya başladı. O yoğun odunsu delta feromonları, kütüphane kurallarını çiğneyecek derecede hafifçe etrafa yayılmaya, odadaki havayı ağırlaştırmaya başlamıştı.

Barış içten içe delirse de kendine asla yediremiyordu. "Ben koskoca bir Deltayım, o saçma beşik kertmesi yüzünden bir Omegayı mı kıskanacağım? Asla," diye düşündü kendi kendine. Ama gözlerini o masadan da alamıyordu. Özellikle Volkan’ın Deniz’e fazla yakın durması, içindeki avcı güdülerini ayağa kaldırıyordu.

Daha fazla dayanamayan Barış, yanındaki kızlara "Ufak bir işim var, hemen dönerim," diyerek göz kırptı ve o kendinden emin, çapkın adımlarıyla Deniz’in masasına doğru yürüdü. Kazandığı o kaslı ve kalıplı vücuduyla masanın başında bitti.

"Bakıyorum da ders çalışma grubun epey... korunaklı, Deniz," dedi Barış, sesine o flörtöz ve alaycı tonu takınmaya çalışarak. Volkan ve Caner’e üstten bir bakış attı. Sonra Deniz’e doğru eğilip sesini alçalttı: "Eğer gerçek bir uçuş desteğine ihtiyacın varsa, buradaki çömezlerle vakit kaybetmene gerek yok güzelim. Biliyorsun, göklerin en iyisi her zaman emrinde."

Deniz, Barış’ın sesini duyar duymaz haritadan kafasını kaldırdı. Barış’ın az önce diğer kızlarla nasıl flörtleştiğini, şimdi ise gelip kendisine kur yapmaya çalıştığını görmüştü. Bu adamın bu ikiyüzlü, çapkın halleri ona o kadar itici geliyordu ki, mesafesini korumakta zerre zorlanmıyordu.

Deniz, elindeki kalemi masaya bıraktı ve Barış’ın gözlerinin içine buz gibi baktı. "Çömez dediğin insanlar en azından aerodinamik dersinde senden daha yüksek notlar alıyor, Barış. Ayrıca senin o 'emre amade' tavırların sadece arkandaki o kız grubunda işe yarar. Git onlara kur yap, benim masamda feromon kirliliği yaratma."

Volkan ve Caner, Deniz’in bu net ve sert terslemesi karşısında hafifçe sırıtırken, Barış’ın çenesi kasıldı. Deniz onu yine, hem de diğer Alfa ve Deltaların önünde hiç acımadan bozmuştu.

"Sadece yardım etmek istemiştim," dedi Barış, sesindeki kıskançlık tınısını gizlemeye çalışıp o çapkın maskesini takınarak. "Ama görüyorum ki zoru oynamaktan hala bıkmamışsın. (Sg)"

Deniz alaycı bir şekilde gülümsedi, ince belini arkasına yasladı. "Ben zoru oynamıyorum Delta, ben seni istemiyorum. Bu ikisi arasındaki farkı anlayacak kadar zekan vardır umarım. Şimdi bizi yalnız bırak, ders çalışıyoruz."

Barış, Deniz’in bu sarsılmaz duruşu ve arkasındaki o diğer erkeklerin varlığı karşısında yumruklarını sıktı. İçindeki kıskançlık damarı adeta patlayacak gibiydi ama gururu, bunu belli etmesine asla izin vermiyordu.

"Pekala, nasıl istersen," dedi Barış, arkasını dönüp kendi masasına doğru yürürken.

Kendi masasına oturduğunda yanındaki kızlar hemen yeniden etrafını sardı ama Barış’ın aklı tamamen geride kalmıştı. Deniz’in onu her seferinde böyle duvarlara çarpması sabrını tüketiyordu ama o masadaki diğer erkeklerin Deniz’e bakışı... İşte o, Barış’ın içinde bambaşka bir savaş başlatmıştı.

Bu iş artık sadece zoru oynayan bir omegayı tavlama oyunu değildi; Barış o omegayı o masadan da, o erkeklerin arasından da çekip alacaktı.Nedenini bilmiyordu ama yapmak istiyordu işte
Eğer diğer bir ihtimal ise asla ama asla gerçekleşemezdi çünkü bu barışa tamamen ters bir durumdu barış hayatı boyunca tanıştığı kişilerle sadece eğlence amaçlı takılırdı diğer bir ihtimal onun için söz konusu bile değildi.

Omg barış aslanim sakin ol deniz senin tamam sakin bssbshbsbs
Evett yeni bölümle yine karşınızdayım.beğenmeyi yorum yapmayı ve okumayı unutmayın bölümler giderek daha heyecanlı olacak hazır olun letsss gooooo 🫡🫡🫶😉

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

62okunma 5beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…