19. bölüm · BEŞİK KERTMESİ
" BARIŞ ATAĞI "
Deniz, Begüm’ün evinde kalmayı kabul ettikten sonra iki arkadaş odaya çekilmişlerdi. Gece yarısını çoktan geçmesine rağmen odadaki sessizlik yerini sabaha kadar süren hararetli bir fısıltı savaşlığına bırakmıştı.
Begüm, yatağında bağdaş kurmuş, gözleri hâlâ sahil kenarında yaşananların şokundaymış gibi Deniz’e bakıyordu. "Deniz hâlâ inanamıyorum!" diye fısıldadı ellerini havaya kaldırarak. "
Adam resmen hızır gibi yetişti, seni havada yakaladı...? Bu işte birşeyler var !"
Deniz, yatakta sırtını başlığa yaslamış, elindeki yastıkla oynarken gözlerini devirdi. "Abartma Begüm, alt tarafı ters bir adım attım, herkes yapabilirdi."
"Herkes mi?" Begüm alayla güldü. "Deniz,allah aşkına yapma! Çocuk dün partide senin için sinir krizi geçirdi, bugün sahilde yine bitiverdi. Yani sahil biraz tesadüf olmuş olabilir ama olsun Ver bir şans ya! Vallahi yazık ediyorsun, çocukta göz var nizam var, kaparlar söyleyeyim "
Deniz kesin bir dille başını salladı, yüzündeki o inatçı ifade yeniden belirdi.
"Olmaz Begüm, bizden olmaz. Görüyor musun tarzını? O her gece başka bir kızla dans eden, popülaritesiyle övünen, çapkınlıkta marka olmuş bir Delta. Ben ise... Ben böyle bir kişiliğe sahip biriyle asla yapamam. Kalıcı olamayacağını biliyorum, sadece hevesini alıp gidecek. O yüzden uzatmayalım."
Begüm arkadaşının bu kadar katı olmasından yakınıp bir süre daha onu ikna etmeye çalıştı ama baktığına göre Deniz’in duvarlarını yıkmak o an için imkansızdı. Sonunda yorgunluk ikisinin de üstüne çöktü ve sabaha karşı derin bir uykuya daldılar.
Ertesi gün öğlene doğru, Begüm’ün ani bir fikirle yataktan fırlamasıyla uyandılar. "Kalk Deniz, kalk! Evde tıkılıp kaldık, kafayı yiyeceğiz. Seni zorla dışarı çıkarıyorum, güzel bir kahvaltı yapacağız, bana itiraz etmek yok!"
Deniz başta dirense de Begüm’ün o inatçı ısrarlarına boyun eğdi. Hızlıca hazırlanıp İzmir’in en şık mekanlarından birinde, körfeze nazır bir masaya oturdular.
Sohbet edip gülüşürlerken Begüm aniden telefonunu çıkardı. "Dur şöyle güzel bir kare yakalayalım," diyerek Deniz’i hazırlıksız anında yakalayıp şık bir fotoğraf çekti. Hızlıca Instagram hesabından
"Güneş, kahve ve en sevdiğimle güne başlangıç ✨"
notuyla hikayesinde (story) paylaştı, Deniz’i de etiketledi. Deniz de kendi hesabından bu story'yi anında yeniden paylaştı.
Şehrin diğer ucunda, sabaha kadar uyuyamayan ve sinirden ne yapacağını bilemeyen Barış, telefonunu eline alıp sosyal medyada gezinirken o bildirimi gördü. Deniz’in etiketlendiği o story'ye tıkladı.
Fotoğrafta Deniz’in o duru güzelliği, masadaki kahvaltılıklar görünüyordu. Barış’ın içindeki o kıskançlık ve sahiplenme dürtüsü aniden tetiklendi. Dayanamadı, hemen Deniz’e doğrudan mesaj (DM) olarak yanıt verdi:
Barışxq#
“Afiyet olsun deniz karnını iyice doyur .”
Deniz, telefonuna gelen bildirim sesiyle ekrana baktı. Mesajı okuduğu an kanının çekildiğini hissetti. Yanaklarına ani bir kızıllık yayılırken gözleri istemsizce büyüdü.
Karşısında kahvesini yudumlayan Begüm, arkadaşının bu halini anında fark etti. "Deniz? İyi misin, yüzün niye öyle domates gibi kızardı birden?" diye sordu kaşlarını kaldırarak.
Deniz, ne diyeceğini bilemeyerek yutkundu ve telefonun ekranını yavaşça Begüm’e doğru çevirdi.
Begüm mesajı okuduğu an, "Nee?!" diye masada hafifçe bağrıldı. Ardından telefonu Deniz’in elinden kaptığı gibi tekrar inceledi. İnanamaz bir ifadeyle başını salladı. "Oha... Bu çocuk resmen sana aşık, Deniz! Görmüyor musun, adam resmen delirmiş!"
Deniz hemen uzanıp telefonu Begüm’ün elinden geri aldı ve sinirli görünmeye çalışarak ekranı kapattı. "Saçmalama Begüm, yok öyle bir şey! Kendince eğleniyor işte, benimle oynuyor aklınca."
Begüm gözlerini devirip kollarını göğsünde birleştirdi. "Deniz ne olur artık şu 'eğleniyor' ayaklarını bırak! Adam resmen sana yürüyor, dağları deliyor, sen hala 'oynuyor' diyorsun. Kördüğüm oldunuz resmen farkında mısın?"
Deniz bu konunun daha fazla uzamasını istemediği için geçiştirdi ve kahvaltılarına devam ettiler. Gün akşama devrildiğinde ise bu kez sıra Deniz’in evine geçmişti.
İki arkadaş, mutfağa girip kolerayı konuşturarak elleriyle enfes bir çiğköfte yoğurmaya başladılar. Malzemeler karıştırılırken mutfakta neşeli bir kaos hakimdi. Deniz, çiğköfteyi yoğururken kollarını sıvamış, üzerindeki rahat ev kıyafetleriyle gülerek poz verirken Begüm onun anlık bir videosunu ve fotoğrafını çekti.
Deniz bunu kendi Instagram hikayesinde, arkaya hareketli bir şarkı ekleyerek paylaştı.Deniz, Begüm’ün evinde kalmayı kabul ettikten sonra iki arkadaş odaya çekilmişlerdi. Gece yarısını çoktan geçmesine rağmen odadaki sessizlik yerini sabaha kadar süren hararetli bir fısıltı savaşlığına bırakmıştı.
Heh çok şükür bitti hadi keyifli okumalar.
Hihiii
