Bölümler 26Şu an: " İŞLER KARIŞIYOR "
- 1 "GICIK ŞEY "587 kelime
- 2 "ZORU OYNUYORSUN ÖYLE Mİ ?"648 kelime
- 3 # KARAKTER TANITIMI #117 kelime
- 4 "DİKKATİMİ ÇEKİYORSUN"659 kelime
- 5 " ZORU OYNAMIYORUM "697 kelime
- 6 " DENİZ "716 kelime
- 7 " İSTEME Mİ ?"664 kelime
- 8 " DÖNEM SONU PARTİSİ "724 kelime
- 9 "AŞK TUTULMASI"563 kelime
- 10 " AŞK KIVILCIMI "369 kelime
- 11 " YILAN SÜRÜSÜ "358 kelime
- 12 "DEMEK ÖYLE "546 kelime
- 13 " FİRST KİSS Mİ? "956 kelime
- 14 " BİR ADET SİNİRLİ BARIŞ "271 kelime
- 15 " AŞK MI "481 kelime
- 16 " BARIŞ "421 kelime
- 17 " BARIŞIN MANZARASI "532 kelime
- 18 " İŞLER KARIŞIYOR "306 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 " BARIŞ ATAĞI "631 kelime
- 20 " BİR ADET KISKANÇ BARIŞ"318 kelime
- 21 "EVET DELİRDİM"336 kelime
- 22 "AŞIĞIM LAN SANA "813 kelime
- 23 İNAT MI ?1.825 kelime
- 24 " ŞANSINI KAYBETTİN "1.637 kelime
- 25 "CANAVAR"1.376 kelime
- 26 "ABİ Mİ "345 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Deniz, Begüm’le birlikte kalabalığın arasında gözden kaybolana kadar Barış olduğu yerde çivrilmiş gibi kaldı. Sahilde esen rüzgar saçlarını dağıtırken, içindeki Delta öfkesi yerini derin bir huzursuzluğa ve tuhaf bir boşluğa bırakmıştı.
Ellerini siyah deri ceketinin cebine sokup başını öne eğdi. Kendi kendine mırıldanmaya, içindeki o karmaşık fırtınayla hesaplaşmaya başladı.
"Normal değil lan ..." diye geçirdi içinden, sesi hafifçe hırıldayarak. "Kesinlikle normal değil. Alt tarafı inatçı,bir OMEGA ... Neden her an aklımda? Neden her sokakta karşıma çıkıyor, neden her defasında o lanet ellerim onu tutmak için kendiliğinden harekete geçiyor?"(Sen sor diye eheheh)
Sinirle başını iki yana salladı, kabul etmek istemiyordu. Aşktan, sevgiden ya da bu tarz teslimiyet içeren duygulardan hep uzak durmuştu; ona göre bunlar sadece birer zaaftı. Ve koskoca Barış, asla bir zaafa boyun eğmezdi.
"Sadece... Sadece sinirlerimi bozuyor," diye ısrar etti kendi kendine, zihnindeki o güçlü savunma duvarını ayakta tutmaya çalışarak. "Bana böyle karşı koyması, o dik başlı halleri gururuma dokunuyor. Hepsi bu! Başka bir şey olamaz. Ona karşı bir şey hissettiğimden değil, sadece... sadece meydan okunmasından nefret ediyorum."
(Yaw hehe)
Ama iç sesinin derinliklerinden gelen o acımasız gerçek, zihnini bir mengene gibi sıkıştırıyordu. Eğer mesele sadece meydan okumaksa, neden o her düşme tehlikesi geçirdiğinde yüreği ağzına geliyordu?
Neden o başka bir alfayla güldüğünde damarlarındaki kan zehir gibi kaynıyordu? Ve neden sabaha kadar gözünü kırpmadan sadece onun adını sayıkladığını kendine bile itiraf edemiyordu?
Aşık olduğunu... Ona karşı kalbinin ilk defa bu kadar gaddar ve engellenemez bir şekilde attığını hala fark edemiyor, sadece bu durumun yarattığı karmaşayla ve öfkeyle kafayı yemek üzereyken kendi içinde büyük bir savaş veriyordu.
"Lanet olsun," diye tısladı denize doğru, tekmelediği bir taş dalgaların arasına karışırken. "Beni delirtiyor... Tam bir baş belası."
Olduğu yerde daha fazla duramayacağını anlayıp arkasını döndü, öfkeyle arabasına doğru yürümeye başladı. İçindeki bu yangını nasıl söndüreceğini bilmeden, karanlık İzmir gecesinde kendi cehenneminde baş başa kalmıştı.
Keyifli okumalar canlar.
Bölüm etkileşimi
