9. bölüm · BEŞİK KERTMESİ

"AŞK TUTULMASI"

ZEPHİRA ♣️♀️

Barış, üzerine dikilen o büyüleyici bakışların etkisiyle birkaç saniye daha olduğu yerde çakılı kaldı. İçindeki Delta, Deniz’in yaydığı bu zarif ve asil aura karşısında adeta diz çökmek üzereydi. Kendini toparlamaya çalışarak derin bir nefes aldı ama ağzından çıkan kelimelere engel olamadı.

"Vay anasını..." diye mırıldandı sesi hafifçe pürüzlenirken. Bakışlarını Deniz’in gözlerine sabitledi ve o bildik, arsız gülüşünü yüzüne yerleştirmeye çalışarak ekledi: "Bu ne güzellik böyle ?"

Deniz, duyduğu kelimeyle birlikte adımlarını aniden durdurdu. Kaşları hızla yukarı kalkarken, yanaklarına hafif bir pembeliğin yayıldığını hissetti ama bunu hemen gizledi. Şaşkınlığını ve kalbinin hızlanan ritmini saklamaya çalışarak, "Ne?" dedi ters bir ses tonuyla. "Ne dedin sen az önce?"

Barış, ağzından kaçırdığı "güzelim" kelimesinin yarattığı etkiyi fark edince hemen çapkınlık maskesine geri büründü. Bozuntuya vermeden hafifçe sırıttı, "Hiç..." dedi sesini bilerek alçaltarak. "Gözlerim kamaştı da, dilim sürçtü diyelim."

Hızla arabanın yolcu tarafına geçip kapıyı zarif bir hareketle açtı. Centilmen bir edayla eğilerek, "Buyurun Deniz Bey, uçağınız kalkışa hazır," dedi.

Deniz gözlerini devirip, "Tam bir baş belasısın, gerçekten," diye mırıldanarak arabaya bindi ve koltuğa yerleşti. Barış kapıyı nazikçe örttü, arabanın önünden dolanıp sürücü koltuğuna geçti. Motoru çalıştırıp İzmir'in palmiyelerle süslü sokaklarında, okula doğru sürmeye başladı.

Araba hareket ettiği andan itibaren içerideki hava aniden değişmişti. Barış, direksiyonu tek eliyle rahat bir şekilde tutarken, göz ucuyla sürekli yanındaki büyüleyici manzarayı süzüyordu. Vakit kaybetmeden yavşamaya ve Deniz'in sınırlarını zorlamaya başladı.

"Diyorum ki..." dedi Barış, sesine o flörtöz tınıyı vererek. "İyi ki kapına dayanmışım. Yoksa okulun geri kalanı bu manzaradan mahrum kalacaktı. Ama bencil bir Delta olarak, bu halini sadece benim görmüş olmam fikri de hiç fena gelmiyor kulağa."

Deniz, başını cama doğru çevirmişken gözlerini kıstı ve ona dönmeden konuştu: "Boş konuşmayı kes de yola bak Barış. Ayrıca beni sadece sen görmüş falan değilsin, şu an zorla götürdüğün o partideki herkes görecek."

"Görsünler tabii," dedi Barış, vitesi değiştirirken elini bilerek Deniz’in oturduğu koltuğun kenarına yakın tutarak. "Ama kimsenin bana baktığın gibi bakamayacağını bilmek güzel.

Gerçi yukarıda bana 'baş belası' derken bile gözlerinde farklı bir parıltı vardı, yanılıyor muyum?"

Deniz, sert bir nefes verip Barış’a döndü. "Çok yanılıyorsun. O parıltı değil, seni arabanla birlikte denize dökme isteğiydi. Eğer tek bir kelime daha edersen, hareket halindeki bu arabadan aşağı atlarım, partiye falan da gelmem."

Barış hafifçe güldü, Deniz'in bu dikbaşlı ve hırçın halleri onu daha da cezbediyordu. "Tamam, tamam, sustum... Şimdilik," dedi göz kırparak.

Kısa süre sonra araba Hava Harp Okulu’nun ışıl ışıl aydınlatılmış, müzik seslerinin dışarıya taştığı davet alanının önüne geldi. Bahçe, şık kıyafetler içindeki askeri öğrencilerle doluydu. Barış arabayı durdurur durdurmaz, Deniz’in bir şey yapmasına fırsat vermeden hemen arabadan indi. Hızla yolcu tarafına geçip Deniz'in kapısını açtı.

Deniz, Barış’ın bu aşırı ilgili hallerine içeriden bir kez daha göz devirerek arabadan inmek üzere hareketlendi. Tam ayağını arabadan dışarı atıp yere basmıştı ki, yerdeki hafif ıslaklık yüzünden topuğu kaydı. Dengesi tamamen bozulan Deniz, refleksle gözlerini kapattı ve sertçe yere düşmeyi bekledi.

Ancak beklediği düşüş gerçekleşmedi.
Barış, Delta refleksleriyle saliseler içinde öne atıldı ve güçlü kolunu Deniz’in ince beline sararak onu havada yakaladı. Deniz, aldığı sert darbeyle Barış’ın göğsüne doğru çekilirken, ikisi de dengede durmak için birbirine tutundu.

Zaman o saniyede tamamen durdu. Deniz, gözlerini açtığında Barış’ın yüzüyle arasında sadece birkaç santim mesafe olduğunu fark etti. Burun buruna gelmişlerdi.

Barış’ın yoğun Alfa feromonları ve keskin bakışları, Deniz’in nefesini tamamen keserken, aralarındaki bu ani ve tehlikeli yakınlık etraftaki tüm müzik seslerini susturmuş gibiydi.

Offf olay bir bölümdü laan neyse okuyun beğenin sizi seviyom öptüm bay 🫶🫶🫶🩵