23. bölüm / 30
ALAZIN GÖLGESİNDE20 SENİN İÇİN
Bölümler 30Şu an: 20 SENİN İÇİN
- 1 SUAY SELAS ALAZKIRAN29 kelime
- 2 GURUR DENİZ ALAZKIRAN18 kelime
- 3 1 TESLİM552 kelime
- 4 2 SİSLER VE HİSLER487 kelime
- 5 3 TANIŞMA320 kelime
- 6 4 SOĞUK374 kelime
- 7 5 ZORUNLULUK254 kelime
- 8 6 BİR YÜZÜK KADERİ DEĞİŞTİREBİLİRMİ?454 kelime
- 9 7 HENÜZ KAÇABİLİRDİM1.024 kelime
- 10 8 ARTIK ALAZKIRAN650 kelime
- 11 9 ROLMU YAPIYORUZ?815 kelime
- 12 10 GEÇMİŞ718 kelime
- 13 11 SADECE SORUMLULUK1.174 kelime
- 14 12 YANLIZ840 kelime
- 15 13 KENDİ YERİNE2.071 kelime
- 16 14 KAYBETMEK VE TRAMVALAR832 kelime
- 17 15 BİRLİKTE1.560 kelime
- 18 16 BIRAKSAYDIN DÜŞERDİM1.537 kelime
- 19 17 GİTME1.698 kelime
- 20 18 SESSİZCE YANIMDA3.883 kelime
- 21 19 BİR ÇİLEKLİ SÜT MESELESİ751 kelime
- 22 20 SENİN İÇİN754 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 21 O GÜN Kİ GÖRDÜM SENİ2.319 kelime
- 24 22 GİTMEKLE KALMAK ARASINDA822 kelime
- 25 23 TÜM KIVILCIMLAR ŞUAN YANIYORDU631 kelime
- 26 24 SIĞINDIĞIM YER2.614 kelime
- 27 25 BİR DAHA SÖYLE2.005 kelime
- 28 26 KARADENİZ GİBİ2.069 kelime
- 29 27 SU2.106 kelime
- 30 28 GÜLÜNCE KISILAN GÖZLERİN2.469 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Akşam iyice çökmüştü.
Pencereden baktığımda sisli bol yeşilli bir dağı zar zor seçebiliyordum. Konağın içi sessizdi. Gün boyu odamdan pek çıkmamıştım. Başım hâlâ ara ara sızlıyordu ama daha iyiydim.
Kapı hafifçe çalındı.
“Gel,” dedim.
Kapı açıldı. Gurur içeri girdi.
“Akşam yemeğine inelim” dedi.
Başımı salladım
Yataktan kalkarken istemeden yatağın kenarına tutundum.
“Yavaş.”
Ses tonu sakindi ama dikkatliydi.
Biraz yavaş yürüyerek odadan çıktık. Koridorun loş ışıkları yere uzun gölgeler düşürüyordu. Merdivenlere geldiğimizde Gurur bir an durdu.
“Yavaş in.”
“Koşacak halim yok zaten.”
Gurur’un dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldığını gördüm.
Birlikte merdivenlerden indik.
Yemek odasına girdiğimizde masada herkes vardı.
Bizi görünce hepsinin bakışı bize döndü.
Semih ise sandalyesine yaslanmış bana bakıyordu.
“Yenge bugün biraz faha toparlamışsın.”
Bu kelimeyi duyunca istemsizce Gurur’a baktım.
Ve Semihe gülümseyip kafa salladım.
Gurur ise hiç tepki vermeden sandalyeyi çekti.
“Otur.”
Sandalyeye dikkatlice oturdum. Gurur da yanımdaki sandalyeye oturdu.
Masada yemekler vardı ama iştahım yoktu.zaten ısıramıyodum kafamın dişlerimi bile etkileyeceğini düşünmemiştim abarttığımı düşünürler diye tereddüt ettiğimde yemiş gibi yapmak zorunda kaldım ama asla ağzına götürmüyordum Gurur durumu farketti ve tabağımdan çaktırmadan alıyodu bana çok kolay uyum sağlamıştı
Herkes konuşuyordu. Günlük şeyler, küçük şakalar… ama ben pek katılmıyordum. Sadece dinliyordum.
Gurur da fazla konuşmuyordu. Önündeki tabaktan birkaç lokma aldı sadece.
Bir süre sonra kaşığımı tabağın içinde çevirdiğimi fark ettim.
Deren dikkatle bana baktı.
“Suay, yemek yemiyorsun.”
“Çok aç değilim hem ben daha demin birşeyler içtim tokum gerçekten.”
Zeynep Hanım da
“Bir şeyler yemelisin kızım sadece içecekle olmazki.”
Başımı salladım.
“Katı şeyler hala yiyemiyorum.”dedim
Masada kısa bir sessizlik oldu.
Deren etrafa baktı.
“Bugün çorba yok galiba.”
Hizmetlilerden biri yaklaşıp mahcup bir şekilde konuştu.
“Bu akşam çorba hazırlanmamış hanımım.”
Zeynep Hanım kaşlarını çattı.
“Niye yapılmadı?”
“Menüde yoktu.”
“Bir çorba yapmak zor muydu?”
Ben hemen araya girdim.
“Önemli değil gerçekten. Aç değilim zaten.”
Ama Gurur hiç konuşmadan sandalyeden kalktı.
Herkes ona baktı.
“Ben hallederim,” dedi sakin bir sesle.
Deren kaşlarını kaldırdı.
“Ne yapacaksın?”
“Çorba.”
Zeyn hafifçe gülümsedi.
“Sen mi?”
Gurur omuz silkti.
“Evet.”
Sonra bana baktı.
“Gel.”
“Ben mi?”
“Evet.”
Şaşkınlıkla ayağa kalktım. Birlikte salondan çıktık.
Koridor sessizdi.
Mutfağa doğru yürürken istemeden sordum.
“Gerçekten çorba mı yapacaksın?”
“Evet.”
“Gerek yoktu.”
“Var.”
Sesi çok kararlıydı itiraz edemezdim
Başka bir şey demedim.
Mutfağa girdik.
Büyük mutfak neredeyse karanlıktı. Sadece tezgâhın üstündeki sarı tezgâh altı ışıklar yanıyordu. Loş, sıcak bir ışık tezgâhın üzerine düşüyordu.
Gurur ışığı biraz daha açtı.
Mutfağın geri kalanı hâlâ yarı karanlıktı.
“Oraya otur,” dedi.
Tezgâhın yanındaki tabureyi gösterdi.
Gurur dolapları açıp kapatmaya başladı. Bir tencere çıkardı. Domatesleri tezgâha koydu.
Bir süre onu izledim.
Ceketini çıkarmıştı. Gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvadı.
Domatesleri kesmeye başladı.
Bıçak tahtaya düzenli bir ses çıkarıyordu.
Sessizlik garip şekilde huzurluydu.
Bir süre sonra dayanamadım.
“Gerçekten çorba yapabiliyor musun?”
Gurur domatesleri kesmeye devam etti.
“Evet.”
“Ne zamandan beri?”
“Bugünden beri.”
“Anlamadım?”
“İlk defa yapıcam.”
Buna biraz şaşırdım.
Benim için çorbamı yapacaktı gerçekten hemde ilk defa
Şaşkınlığımı ve mutluluğumu gizleyemiyodum
Gurur hafifçe gülümsedi.
“Niye?”
“Bilmem… sen daha çok emir verip yaptıran biri gibisin.”
Bu sefer hafifçe güldü.
“Her şeyi yaptırmam.”
Sonra domatesleri tencereye attı.
Tereyağı tencerede erirken mutfağa sıcak bir koku yayıldı.
Sessizce izliyordum.
“Suay.”
“Hmm?”
“Acıkmadın mı?”
“Acıktım"
“Neden söylemedin"
"Bilmem söyleyememki"
Gurur tencereyi karıştırdı.
“Yeter.”
“Ne kadar sürecek?”
“Sabırsız mısın?”
“Biraz.”
Gurur bana kısa bir bakış attı.
“Beş dakika.”
Başımı tezgâha koyup onu izlemeye devam ettim.
Kaşığın tencerede çıkardığı ses mutfağın sessizliğinde yankılanıyordu.
Nedense içim huzurluydu.
Belki de…
Uzun zamandır ilk defa biri benim için bir şey yapıyordu.
Hem de hiçbir şey söylemeden.
Çorba pişmişti Gurur dolaptan aldığı beyaz kaseye Domates çorbasını dolduruyordu ilk deneyimi olmasına rağmen çok güzel kokuyordu eline aldığı kaşığı çorbaya batırdı sonra ise dudaklarıma baktı kararsız görünüyordu ardından beklenmedik bir hamleyle bana içirdi sıvaktı üflememişti ağzım yandı çaktırmamaya çalıştım ama olmadı -"Eyvah! özür dilerim gel"dedi ve bardağa su koyup bana içirdi sonrasında verdiği her kaşık için üflüyordu ağzım yanmaması için rahatsız olmuyordum aksine nedensizce hoşuma gidiyordu gözlerinde önceden olmadığı kadar merhamet ve anlam vardı bunh dışarıdan bakan bir kimse anlamazdı ama çok şey değişmişti ve ben asla her şeyin bu kadar hızlı gelişeceğinide düşünmüyordum.Hatta birşeylerin gelişeceğini bile düşünmüyordum
Bir yandan çorba içilirken kafası anlamsızca sağa eğikti ve hiç olmadığı kadar derin gülümsedi anlam veremedim
"Suay"
"Hım?"
"Gözlerin"
Anlamadım der gibi baktım
"Güzeller" dedi bunu beklemiyodum ne diyeceğimi bilemedim "S-sağol sende" bocalamıştım saçmaladığımız farkındaydım"Ee şey sende derken teşekkür manasında" dedim
Güldü "Anladım"
Bende gülümsedim
"Ee doydunmu"
"Doydum tabii ellerine sağlık çok teşekkür ederim"
"Rica ederim"
"Gurur"
"He?" He'mi Gururu hiç bu kadar samimi görmemiştim kıkırdadım diyecek çok şey vardı ama sustum"
"Gerçekten çok teşekkür ederim iyiki... varsın"
"Sende" şaşkındı bakışlarım belli etmemeye çalıştım gülümseyerek anı bastırdım ikimizde birşeyler düşünüyorduk
birbirimizi...𓍯
Bölüm etkileşimi
