22. bölüm · ALAZIN GÖLGESİNDE

19 BİR ÇİLEKLİ SÜT MESELESİ

✩‏𖦹♪ Rn

Deren’le sohbete dalmışken koridordan gelen adım sesleri duyuldu.
Nedensizce kalbim hızlandı.
Bir an sonra kapı çaldı.
“Gel,” dedim.
Kapı açıldı.
Gelen, tahmin ettiğim gibi Gurur’du.
Elinde küçük bir poşet vardı.
Onu görünce istemsizce yüzüm aydınlandı.
“Hoş geldin,” dedim minik bir neşeyle.
“Hoş buldum,” dedi.
Sonra elindeki poşeti biraz kaldırdı.
“İstediğini getirdim.”
Deren merakla kaşlarını kaldırdı.
“Ne istedin ki?”
Gurur poşetin içinden çilekli sütü çıkarınca Deren küçük bir kahkaha attı.
“Çok tatlısın ya.”
Sonra ayağa kalktı.
“Abim geldiğine göre ben gideyim o zaman.”
Bize kısa bir bakış attı ve kapıya yöneldi.
“İyi sohbetler.”
Kapı kapanınca odada bir anda sessizlik oldu.
Ben ise Gurur’un elindeki süte bakıp gülümsedim.
Dudaklarımı dişledim.
Sevincim yüzümden okunuyordu.
Hızla sütü elinden aldım.
Minik bir kıkırtı döküldü dudaklarımdan.
Yatağın üzerindeydim, dizlerimin üstünde.
Bir anlık neşeyle kendimi tutamadım.
Hızla Gurur’a sarıldım.
“Teşekkür ederim,” diye mırıldandım.
Bir an sonra onun da kollarını bana doladığını hissettim.
“Rica ederim,” dedi.
Sesi hafif gülüyordu.
“Bu kadar sevineceğini bilsem hep alırdım.”
Ben ise büyük bir hevesle pipeti takıyordum.
Gurur beni sessizce izliyordu.
Pipeti hızla dudaklarıma götürdüm ve içmeye başladım.
O sırada Gurur gülümseyerek konuştu.
“Sana çilekli süt çeşmesi yapmazsam bana da Gurur demesinler.”
Ben de gülümseyip başımı salladım.
“Abart.”
Bir yandan içiyor, bir yandan da hâlâ gülüyordum.
“Çok teşekkür ederim,” diye tekrar mırıldandım.
Niye bu kadar mutlu olduğumu ben bile bilmiyordum.
Gerçekten mutluydum.
Çilekli sütten bir yudum daha aldım. Pipeti ağzımdan çekmeden Gurur’a baktım. Hâlâ beni izliyordu.
Kaşlarımı hafifçe kaldırdım.
“Neoldu?” dedim pipet hâlâ ağzımdayken.
Sesim garip çıkmıştı.
Gurur’un dudaklarının kenarı kıvrıldı.
“Önce iç,” dedi sakin bir şekilde.
“Sonra konuş.”
Ben de pipeti ağzımdan çekip gözlerimi devirdim.
Ama bunu söyler söylemez tekrar içmeye başladım.
Biraz hızlı içmiş olmalıyım ki bir anda boğazım takıldı.
Hafifçe öksürdüm.
Gurur hemen bir adım yaklaştı.
“Yavaş iç.”
Elini sırtıma hafifçe koyup iki kez yavaşça vurdu.
“Kimse elinden almayacak.”
Ben de gülerek başımı salladım.
Sonra tekrar küçük bir yudum aldım.
Bu sefer daha yavaş.
Gurur hâlâ ayakta duruyordu.
Bir süre sessizce beni izledi.
Sonra başını hafifçe yana eğdi.
“Gerçekten bu kadar mı seviyorsun?”
Sütü yutarken başımı salladım.
“Evet.”
Aslında ilk defa bu kadar iştahlı içiyordum. istemiştim ve almıştı küçükte olsa benim için çok güzel bir şeydi umrunda olduğumu hissediyordum.
Gurur kısa bir süre sustu.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Demek öyle.”
“İstediğin zaman söyle alırım.”
Bir an durdum.
Elimdeki çilekli süte baktım.
Sonra tekrar ona baktım.
“Gerçektenmi”
Gurur hiç düşünmeden cevap verdi.
“Her zaman.”
Kalbim garip bir şekilde ısınmıştı.
Ne diyeceğimi bilemeyince sadece gülümsedim.
Ve pipetten bir yudum daha aldım. Pipeti dudaklarımdan çekmeden Gurur’a baktım.
Hâlâ ayakta duruyordu.
Bir an düşündüm.
“Gidecek misin?” diye sordum.
Gurur kaşlarını hafifçe kaldırdı.
“Hayır işim bitti”
Sonra odadaki koltuğa doğru yürüdü ve oturdu.
“Buradayım.”
Pipeti ağzımdan çektim.
Başımı eğip pipetle oynamaya başladım.
Bir an sessizlik oldu.
Sonra bana dikkatlice baktı.
“Başın nasıl şimdi?”
“Biraz daha iyi.”
“Dönüyor mu?”
“Hayır.”
“Acıyor mu?”
“Biraz.”
Gurur kısa bir süre sustu.
Sonra koltuğun arkasına
Bana bakıyodu sessizlik olmaması için aklıma gelen ilk soruyu söyledim.
“Sen neden hâlâ ayakkabılarınla oturuyorsun?”
Gurur aşağı baktı.
“Yeni geldim.”
“Çıkar.”
“Emir mi veriyorsun?”
Gülümsedim.
“Öneri.”
"Şakaydı.Teşekkür ederim." Dedi ve gülümsedi
Sonra ayağa kalkıp ayakkabılarını çıkardı.
Tekrar koltuğa oturdu.
“Şimdi daha iyi.”
Ben de gülümseyip sütümü içmeye devam ettim.
Bir süre sessizlik oldu.
Ama o sessizlik rahatsız edici değildi.
Sonra Gurur tekrar konuştu.
“Deren seni çok sıkmadı değil mi?”
“Hayır.”
“Çok konuşur.”
“Ben de konuşuyorum.”
“Fark ettim.”
Kaşlarımı kaldırdım.
“Ne demek o?”
Gurur hafifçe gülümsedi.
“Yani….”
“Rahatsız mı oldun?”
“Hayır.”
Sonra ekledi:
“Tam tersi.”
Bir an sustuk.
Sonra merakla sordum:
“Tam tersi ne?”
Gurur bana bakıp omuz silkti.
“Ev sessiz oluyor genelde.”
“Ben gelince sessizlik bozuldu yani?”
“Biraz.”
Gülümsememi tutamadım.
Ne diyeceğimi bilemedim.
O sırada Gurur tekrar konuştu.
“Çilekli süt iyi mi?”
Şişeye baktım.
Neredeyse bitmişti.
“Çok iyi.”
“Bir tane daha alayım mı?”
Gözlerim büyüdü.
“Yok!”
Gülümsedi
Sadece bana bakıyodu utanmaya başlamıştım soracak soru bulamıyodum
Ben de sonunda dayanamadım.
“Ne var?”
“Hiç.”
“Öyle bakıyorsun.”
“Bakıyorum.”
“Niye?”
Gurur birkaç saniye düşündü.
Sonra sakin bir şekilde söyledi:
“Süt içen minik bir kedi gibi görünüyosun.”
Dudaklarımdan çıkan kıkırtıya engel olamadım sonra göz devirdim
Elimdeki süt şişesine baktım.
Sonra tekrar ona baktım.
"Övdünmü sövdünmü anlamadım" dedim kedileri çok seviyodum benim için tabiki övgüydü
"Sence" dedi
Tekrar güldüm cilveyle " Teşekkür ederim" dedim
Oda gülümsedi. nedensizce dalgındı bugün bende sıkıntıdan yandaki minik eski radyoyu açtım Müslüm Gürsesten,𝑇𝑢𝑡𝑎𝑚ı𝑦𝑜𝑟𝑢𝑚 𝑍𝑎𝑚𝑎𝑛ı çalıyordu
𝑖𝑛𝑎𝑑ı𝑛𝑎 𝑦𝑒𝑛𝑖𝑙𝑚𝑒𝑑𝑒𝑛 ,𝑎şı𝑘 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑑𝑎𝑛,𝑔𝑒𝑙
𝑏𝑢 𝑔𝑖𝑑𝑖ş𝑖𝑛 𝑠𝑜𝑛𝑢 𝑘ö𝑡ü,𝑘𝑎𝑙𝑏𝑖 𝑘𝑎𝑦𝑏𝑒𝑡𝑚𝑒,𝑔𝑒𝑙
𝑠𝑖𝑦𝑎ℎı𝑛ı 𝑏ı𝑟𝑎𝑘𝑡𝑎 𝑔𝑒𝑙,𝑑𝑒𝑟𝑑𝑖 𝑠𝑖𝑙,𝑦𝑒𝑡𝑒𝑟
𝑎ş𝑘𝑎 𝑧𝑢𝑙𝑚𝑒𝑑𝑖𝑝 𝑘ü𝑠𝑚𝑒𝑠𝑒𝑛 𝑦𝑒𝑡𝑒𝑟
ş𝑎𝑓𝑎ğı𝑚 𝑘𝑎𝑟𝑎𝑟ı𝑟,𝑑𝑎𝑟𝑎𝑙ı𝑟 𝑔𝑒𝑐𝑒𝑙𝑒𝑟
Umarım Gururda benim gibi her sözden anlam çıkarmaya çalışmıyordur diye düşünmeden duramadım
Çalan şarkılar ve 𝐵𝑖𝑧
İkimizde dalgındık
Sadece seslere odaklıydık.
🍓🥛
‏𖦹𓇼⋆𓍯