8. bölüm / 26
TALİHSİZ AYSELBÖLÜM 8
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 8
- 1 1. BÖLÜM475 kelime
- 2 BÖLÜM 2525 kelime
- 3 BÖLÜM 3318 kelime
- 4 BÖLÜM 4447 kelime
- 5 BÖLÜM 5587 kelime
- 6 BÖLÜM 6402 kelime
- 7 BÖLÜM 7566 kelime
- 8 BÖLÜM 8420 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 BÖLÜM 9438 kelime
- 10 BÖLÜM 10396 kelime
- 11 BÖLÜM 11403 kelime
- 12 BÖLÜM 12549 kelime
- 13 BÖLÜM 13564 kelime
- 14 BÖLÜM 14589 kelime
- 15 BÖLÜM 15473 kelime
- 16 BÖLÜM 16553 kelime
- 17 BÖLÜM 17605 kelime
- 18 BÖLÜM 18746 kelime
- 19 BÖLÜM 19481 kelime
- 20 BÖLÜM 20705 kelime
- 21 BÖLÜM 21491 kelime
- 22 BÖLÜM 22619 kelime
- 23 BÖLÜM 23810 kelime
- 24 BÖLÜM 24816 kelime
- 25 BÖLÜM 25814 kelime
- 26 BÖLÜM 26588 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
‘Bu silah sesleri de nereden geliyor’ dedi Orhan Kaptan ‘Mustafa, Mustafa, dışarıda neler oluyor'
Mustafa, Orhan Kaptan'ın sağ koluydu ve sırdaşıydı. Bütün pis işlerini ona yaptırır, kendisi de arkadan zevkle izlerdi. Elif Hanıma silah çeken de o olmuştu.
Mustafa'dan ses gelmeyince tekrar seslendi, ama nafile. Üstelik silah sesleri gittikçe yaklaşıyordu. Ondan ses gelmeyince neler olduğunu anlamak oturduğu koltuktan kalkarak kapıya yöneldi. Tam elini kapının elçeğine uzatmıştı ki kapı aniden açıldı ve içeriye iri kıyım adamlar girdi.
‘Sizde kimsiniz?’ dedi Orhan Kaptan, sinirli bir şekilde ‘Ayrıca, hangi cesaretle bu şekilde ofisime giriyorsunuz?’
Adamlar bellerindeki silahları göstererek;
‘Bizimle geliyorsun Orhan Kaptan’ dediler.
‘Sizde kimsiniz?’ dedi Orhan Kaptan, korku içerisinde. Ardından korumalarına bağırdı, ama ne Mustafa'dan ne de korumalarından ses geliyordu.
‘Orhan Kaptan, zorluk çıkarma ve bizimle gel’ dedi, iri kıyım adamlardan biri.
‘Benden ne istiyorsunuz?’ dedi Orhan Kaptan, sesi titreyerek.
‘Onu gidince görürsün’ dedi, bir başka iri kıyım adam.
Konuşmalarına son veren iri kıyım adamlar, Orhan Kaptan'ı derdest edip bir ipe bağladılar.
‘Bunu sen istedin’ dedi, onu ipe bağlayan iri kıyım adam. Ardından tuttuğu gibi sırtına attı. Odadan çıktıklarında ise manzara korkunçtu. Başta Mustafa olmak üzere bütün adamları öldürülmüş ortalık kan gölüne dönmüştü.
Orhan Kaptan, gördüğü manzara karşısında korkudan bayılmıştı.
‘Ayıltın şunu, bakalım yine horozlanacak mı?’ dedi paşa lakaplı Elif Hanım. Emri alan adamları bir kova suyu Orhan Kaptan’ın başından aşağıya döktüler.
Soğuk suyu iliklerine kadar hisseden Orhan Kaptan, titreyerek kendine geldi.
‘Nihayet kendine geldin?’ dedi Elif Hanım, tıslayarak
Elif Hanımı karşısında gören Orhan Kaptan, bağlı olduğu halde diklenerek:
‘Sen kim oluyorsun da adamlarımı öldürüp beni kaçırıyorsun’ dedi, dişlerini sıkarak.
‘Ne kadar da aptalsın' dedi Elif Hanım, kahkaha atarak ‘Şu an sandalyeye bağlısın, buna rağmen dikleniyorsun’
‘Bırak beni, yoksaa...’ dedi Orhan Kaptan, fakat sözünü tamamlayamadan çenesine yumruk atıldı. Yediği yumruğun etkisiyle de sandalyeyle beraber yere düştü.
‘Kaldırın şunu' dedi Elif Hanım ‘bakalım duydukları karşısında yine diklenecek mi?’
Adamlar onu kaldırdıktan sonra;
‘Benim kim olduğumu daha anlayamadın mı?’ dedi Elif Hanım, çakmak çakmak gözlerle.
‘Hayır, sadece benimle iş yapmaya çalışan birisin’ dedi Orhan Kaptan, ağzındaki kanı tükürerek. Ardından Elif Hanıma ‘Hem bu kadar adamı nereden topladın’ dedi merak içerisinde.
‘Demek, daha tanıyamadın' dedi Elif Hanım, dişlerini gıcırdatarak ‘Öyleyse kim olduğumu tanıtayım’ dedikten sonra yüzüğünü ters çevirerek Orhan Kaptan'a gösterdi.
Yüzüğü gören Orhan Kaptan, dehşete kapılarak:
‘Sen, sen gaddar, zalim ve cana kıyan paşa'
‘Nihayet tanıdın beni'
‘E, e, evet, tanı, tanıdım seni' dedi Orhan Kaptan, kekeleyerek.
‘Eee, tanıdığına göre sonunun da ne olacağını biliyorsun'
‘E, e, e, evet bi, bi, biliyorum' dedi Orhan Kaptan kekeleyerek. Bu arada korkudan altına işemiş pantolonlu sapsarı olmuştu.
Bölüm etkileşimi
