24. bölüm / 26
TALİHSİZ AYSELBÖLÜM 24
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 24
- 1 1. BÖLÜM475 kelime
- 2 BÖLÜM 2525 kelime
- 3 BÖLÜM 3318 kelime
- 4 BÖLÜM 4447 kelime
- 5 BÖLÜM 5587 kelime
- 6 BÖLÜM 6402 kelime
- 7 BÖLÜM 7566 kelime
- 8 BÖLÜM 8420 kelime
- 9 BÖLÜM 9438 kelime
- 10 BÖLÜM 10396 kelime
- 11 BÖLÜM 11403 kelime
- 12 BÖLÜM 12549 kelime
- 13 BÖLÜM 13564 kelime
- 14 BÖLÜM 14589 kelime
- 15 BÖLÜM 15473 kelime
- 16 BÖLÜM 16553 kelime
- 17 BÖLÜM 17605 kelime
- 18 BÖLÜM 18746 kelime
- 19 BÖLÜM 19481 kelime
- 20 BÖLÜM 20705 kelime
- 21 BÖLÜM 21491 kelime
- 22 BÖLÜM 22619 kelime
- 23 BÖLÜM 23810 kelime
- 24 BÖLÜM 24816 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 BÖLÜM 25814 kelime
- 26 BÖLÜM 26588 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
‘Kızım’ dedi Elif Hanım Aysel'in saçlarını okşayarak ‘Her şeyi anlatacağım, yalnız anlatırken lütfen sözümü kesme'
‘Haydi, artık anlat ve bizi serbest bırak' dedi Aysel.
‘Annem ve babam onun asiliğinden dolayı öyle bıkmışlardı ondan kurtulmak için yurt dışına okumaya gönderdiler. Ama o orada da rahat durmadı. Bu yüzden okuldan kovuldu. Bunu duyan annem ve babam onu evlatlıktan reddettiler. Evlatlıktan reddedildiğini duyan kardeşim ortalığı kırıp döktü. Tehditler savurdu. Onun tehditlerine dayanamayan babam kalp krizi geçirdi. Annem kansere yakalandı. Kardeşim onların hastalanmasını fırsat bilerek servetin yarısına sahip oldu. Bununla da yetinmeyip annem ve babamdan kurtulmak için onları huzur evine yerleştirdi. Çok geçmeden de annem ve babam orada son nefeslerini verdiler'
Aysel, duydukları karşısında iyice yıkılmıştı. İyilik meleği olarak bildiği annesi tam bir şeytandı.
‘Annem ve babam öldükten sonra ne yapıp edip onun hisselerini geri aldım. Bunu hazmedemeyen kardeşim dünyalar kadar sevdiğim kızımı yani seni kaçırarak ortadan kayboldu. Daha sonra seni aradıysam da bir türlü bulamadım. Kocam da üzüntüsünden aklını kaybetti ve şu an ruh ve sinir hastalıkları bölümünde yatıyor. Kızımdan sonra kocamın da elden gitmesi beni iyice çileden çıkarmıştı. Bu yüzden de kötü işlere bulaştım. Seni bulabilmek için mafya ile içli dışlı oldum ve sonunda mafya liderliğine kadar yükseldim'
‘Peki ya Galip, o da senin oğlun mu?’ dedi Aysel, içi sızlayarak.
Elif Hanım, onun sözü karşısında bir kahkaha atarak:
‘Hayır, o benim oğlum değil. Onu bebekken evlat edindim. Senin yokluğunu onda gidermeye çalıştım’ dedikten sonra da ‘Baba olarak bildiğin kişiye gelince'
Aysel, onun lafını keserek:
‘Babam da mı kötülük içerisindeydi' dedi merak içerisinde:
‘Hayır, o çok mülâyim bir insandı. Karıncayı bile ezmeye çekinirdi. Kardeşimin korkusundan ve eziyetlerinden bıktığı için sizi terk edip gitti'
‘Ne yani o şimdi ölmedi mi?’
‘Evet, kızım, o yaşıyor. Ayrıca gözü hep senin üzerinde oldu’
‘Bütün bunları nereden biliyorsun?’ diye haykırdı Aysel:
‘Baban, o kadından ayrıldıktan sonra yanıma geldi ve karısıyla aralarında olan meseleleri bana söyledi. Ardından benden yardım istedi. Onun bu isteği üzerine ona yardım ettim’
‘O nerede?’ dedi Aysel.
‘Bir baraka da gizleniyor' dedi Elif Hanım.
‘Anne dediğim o kadın, ne kadar gaddar ki babam ondan saklanmak zorunda kalmış?’
‘Anlatılır gibi değil’ dedi Elif Hanım ‘Kendini dindar olarak gösteriyor ki kimse anlamasın'
‘Peki, senin yalan söylemediğin ne malum’
Onun bu sözleri üzerine Elif Hanım, Mahir'den belgeleri getirmesini rica etti. Belgeler gelince o belgeleri okuması içen Aysel’in önüne bıraktı.
‘İşte söylediklerimin bütün ispatı burada'
Aysel, önüne konulan belgeleri bütün ayrıntılarına kadar okudu.
‘Bütün hayatım bir yalandan ibaretmiş’ dedi Aysel, belgeleri okuduktan sonra.
‘Şimdi bana inandın mı?’ dedi Elif Hanım.
‘Neden, neden daha önce değil de şimdi karşıma çıktın, tam da her şey yoluna girmişken' dedi Aysel, ağlayarak.
O ağladıkça Elif Hanım da ağlıyordu. O incitici sözler söyledikçe Elif Hanımın kalbi de inciniyordu.
‘Kızım, daha önce de seni aradım hem de defalarca aradım, ama o kadın izini öyle kaybettirmiş ki onca aramama rağmen bir türlü seni bulamadım’
‘Peki, o gün bana neden hakaret ettin?’
‘Kızım, o gün senin kızın olduğunu bilmiyordum'
‘Öyle bile olsa bir insana hakaret etme hakkın yok’
‘Haklısın kızım, ama bugüne kadar hep gaflet içerisindeydim, ta ki senin kızım olduğunu öğrenene kadar. Mahir Bey, senin hakkında her şeyi öğrenip bana rapor edene kadar hep böyle devam etti’ dedikten sonra Allah'ım ne olur beni affet şimdiye kadar çok büyük günahlara bulaştım' dedi büyük bir pişmanlıkla.
‘Ne oldu anne, yakalanacağını anladın. O yüzden kendini acındırmak için mi söylüyorsun’
‘Hayır, kızım' dedi Elif Hanım, gözyaşlarını silerek ‘Bir hafta evvel bir rüya gördüm. Rüyam da çok büyük bir ateş çukuru vardı, içinde de yüzlerce insan. Bende çukurun başındaydım ve düştüm düşecektim. Tam düşüyordum ki nur yüzlü bir adam gelip beni düşmekten kurtardı. O şekilde de rüyamdan kan ter içerisindeydim. Gördüğüm rüyadan sonra sabaha kadar tövbe ettim’ dedikten sonra da ona ‘Kızım, şayet bana bir şey olursa dolabım da bulunan kırmızı defteri al. İçinde isimler olacak. O isimler benim zorla paralarını aldığım kişiler. Ayrıca defterde adresleri ve ne kadar aldığım yazılı. Onlara paralarını ver ve haklarını helal ettir'
‘Anne, öyle söyleme’ dedi Aysel, hüzünlü bir şekilde.
‘Kızım, artık yolun sonuna geldim’
‘Ne demek istiyorsun anne?’
‘Kızım, ben kanserim ve bu hastalığın dördüncü evresindeyim. Bundan dolayı Doktor bana fazla bir ömrümün olmadığını söyledi’
‘Anne, yıllar sonra karşıma çıktın ve annem olduğunu söyleyerek küçük dünyamı yıktın. Tam her şey yoluna girdi diye düşünürken hastalığını söyleyerek dünyamı bir daha yıktın. Neden anne neden karşıma çıkmadan evvel bir köşede ölseydin ya. O şekilde yaşadığım yalan hayatı doğruymuş gibi yaşar ölür giderdim, ama sen ne yaptın ömrünün son demlerinde karşıma çıktın ve hayatımın bir yalandan ibaret olduğunu söyledin'
‘Kızım, ne olur öyle söyleme’ dedi Elif Hanım, içi sızlayarak.
‘Ne diyeyim anne. İyi ki yaptın mı diyeydim. Hayır, anne hayır’
‘Kızım’ dedi Elif Hanım, Aysel'i sımsıkı kavrayarak.
‘Bırak beni anne' dedi Aysel, Elif Hanımı geri iterek ‘Ne seni ne de o yıllarca anne dediğim kadını görmek istiyorum. Anlıyor musun beni ne seni ne de onu görmek istiyorum. Sadece buralardan gitmek, her şeyden uzaklaşmak istiyorum’
‘Ne desen haklısın kızım' dedi Elif Hanım, boynunu bükerek.
Bölüm etkileşimi
