TALİHSİZ AYSEL kitap kapağı

18. bölüm / 26

TALİHSİZ AYSEL

BÖLÜM 18

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 18

*****
‘Komiserim' dedi Orhan Kaptan ‘Ben kendi halinde bir kaptandım. Ailemin geçimini balıkçılıkla sağlardım. Günler böyle geçerken bir gün yanıma üç dört kişilik bir gurup geldi ve bana bizi karşıya geçirebilir misin dediler ve bunun karşılığında da büyük paralar teklif ettiler. Bu para benim için çok fazlaydı ama o sıralar borç batağındaydım ve bu paralar borçlarımı kapatmaya yetiyordu. Paraları gördükten sonra tekliflerini kabul ettim ve onları karşıya geçirdim. Aldığım bu paralarla bütün borçlarımı kapattım. Aradan iki hafta ya geçmiş ya da geçmemişti ki onlar tekrar geldiler ve benden paraları geri istediler. Vermediğim takdirde ise beni ve ailemi öldüreceklerini söylediler. Verilen parayı harcadığım için onlara bir şey diyemedim. Benim sustuğumu gören o gurup beni zorla alıkoyup bir depoya götürdüler. Orada bana zorla bir sürü senet imzalattılar’
‘Elif Çil ile bağlantınız neydi, bize onu anlat’ dedi Murat Komiser.
‘Komiserim, onu da anlatacağım’ dedi Orhan Kaptan ‘Onu anlatmadan önce mafya ile olan bağlantımı anlatayım ki daha iyi anlaşılsın’
‘Öyleyse anlat' dedi Murat Komiser.
‘O senetten sonra beni bırakacaklar diye beklerken içeriye orta yaşlarda bir adam girdi ve bana bir teklif sundu'
‘O teklif neydi ki kendini mafyanın içinde buldun?’ dedi Murat Komiser.
‘Bütün senetlere karşılık olarak çanta taşımamı istedi’
‘Ne çantası’ dedi Murat Komiser.
‘İçinde uyuşturucunun bulunduğu bir çanta. İşte böyle çantaları aylarca taşıdım. Sizin anlayacağınız şekilde anlatırsam kuryelik yaptım diyebilirim. O çantaları uzun süre taşıdıktan sonra bir gün patronumun öldüğünü onun yerine de benim geçirildiğimi duydum. O günden sonra da mafya lideri ben oldum’
‘Eee bunun Elif Çil ile alakası nedir onu anlayamadım?’ dedi Murat Komiser.
‘Şimdi onu anlatacağım' dedi Orhan Kaptan ‘Mafya liderliğine yükseldiğim günlerde Elif Hanım geldi yanıma ve kocasını ortadan kaldırmamı istedi. Bunun karşılığında da ne istersem onu yapabileceğimi söyledi. Kocasını neden kaldırmak istediğini söylemese de isteğini kabul ettim ve bir aylık takipten sonra kocasını ortadan kaldırdım. Kocası ortadan kalktıktan sonra gidip gelmeleri sıklaştı. Yine böyle bir gün gelip beni sevdiğini söyledi’
Sevme lafını duyan karısı sinirle ayağa kalkarak:
‘Sık sık ortadan kaybolmanın sebebi buydu demek' dedi ve ona tokat attı.
‘Melisa otur yerine’ dedi Orhan Kaptan ‘Durum senin bildiğin gibi değil'
‘Ne bildiğim gibi değil Orhan, o kadınla ilişkin olduğu apaçık ortada'
‘Meğerse niyeti beni elde edip kendi pis işlerinde kullanmakmış, tabiî bu durumu anlayınca ona karşı çıktım. Karşı çıktığım o gün bana silah çekti ve ‘istediklerimi yapmazsan seni doğduğuna pişman ederim' dedi tehdit edercesine. Onun tehdidi karşısında korksam da korkumu belli etmedim ve bende belimdeki silahı çıkararak bir kaç el ateş ettim. Silah seslerini duyan onun ve benim adamlarım odama daldılar. Her iki tarafın çatışacağını anlayan Elif Hanım, adamlarına emir vererek ‘Hadi gidiyoruz buradan, ama şunu unutma ki ikinci gelişimde durum çok daha farklı olacak’ dedi ve adamlarıyla beraber çıkıp gitti. Aradan zaman geçtikten sonra onun hizmetçisi olan Rana mekânıma gelerek Elif Hanımın kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Onun sözleri karşısında hiddetlendim ve istediğimi vermezse görüşmeyeceğimi söyledim ve hizmetçiyi kovdum’
‘Ondan sonra ne oldu?’ dedi Murat Komiser.
‘Hizmetçiyi kovduktan bir kaç gün sonra mekânımda önce silah sesleri duydum, ardından da iri kıyım adamlar odama girdi ve Elif Hanımın beni görmek istediğini söyledi. Onların sözleri karşısında ‘siz kim oluyorsunuz da odama böyle giriyorsunuz dedim, ama demez olaydım. Onlara öyle der demez beni orada derdest edip sırtlarına aldılar ve o şekilde odamdan çıkardılar. Odamdan çıktığımda gördüğüm manzara korkunçtu. Adamlarımın hepsi öldürülmüş ortalık kan gölüne dönmüştü’
‘Ah Orhan’ım ah! Ben sana kaç sefer söyledim bu işlerle uğraşma diye, ama beni dinlemedin ki’ dedi karısı, dizlerini döverek.
‘Hanımefendi’ dedi Murat Komiser ‘eşinizin sözünü kesmeyin de onun ne diyeceklerini anlayalım'
‘Gördüğüm o manzaradan sonra kendimi kaybettim' dedi Orhan Kaptan ‘Baygınlık geçirdikten sonra gözlerimi bir odada açtım ve sandalyeye bağlı bir şekildeydim. Gözlerimi açtığımda beni sevdiğini söyleyip kandırmaya çalışan Elif Hanım karşımdaydı ve kıs kıs gülüyordu. Onu karşımda görünce sinirlerim tavan yaptı ve ona ağzıma geleni söyledim. O, benim söylediklerim karşısında istifini bozmadan bana ‘halen daha kim olduğumu anlayamadın mı’ dedi bana. O öyle söyleyince kafama dank etti. O Türkiye'de ki mafya babalarının en çok çekindiği halde kim olduğunu bilmedikleri baronların baronesiydi. Evet, o şimdiye kadar kimliğini saklayabilmiş olan paşa lakaplı baronların baronesiydi. Onu gören ve tanıyanlar ya ortadan kaldırılmış ya da aklını kaybetmiş. Tutulduğum yerde neredeyse bende aklımı kaybedecektim ki sonradan onun komiser yardımcısı olduğunu öğrendiğim kişi beni kurtardı. Az daha geç kalsaydı orada ya farelere yem olurdum ya da aklımı kaybederdim’
Onu sakinlikle dinleyen komiser Murat:
‘Paşa lakaplı Elif Çil hakkında başka bir bilgi biliyor musun?’ dedi, merak içerisinde.
‘Tek bildiğim öldürülen patronumun son günlerde onunla sık sık görüştüğüydü. Bundan başka bir şey de bilemiyorum’ dedi Orhan Kaptan.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

58okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.