2. bölüm / 26
TALİHSİZ AYSELBÖLÜM 2
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 2
- 1 1. BÖLÜM475 kelime
- 2 BÖLÜM 2525 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 BÖLÜM 3318 kelime
- 4 BÖLÜM 4447 kelime
- 5 BÖLÜM 5587 kelime
- 6 BÖLÜM 6402 kelime
- 7 BÖLÜM 7566 kelime
- 8 BÖLÜM 8420 kelime
- 9 BÖLÜM 9438 kelime
- 10 BÖLÜM 10396 kelime
- 11 BÖLÜM 11403 kelime
- 12 BÖLÜM 12549 kelime
- 13 BÖLÜM 13564 kelime
- 14 BÖLÜM 14589 kelime
- 15 BÖLÜM 15473 kelime
- 16 BÖLÜM 16553 kelime
- 17 BÖLÜM 17605 kelime
- 18 BÖLÜM 18746 kelime
- 19 BÖLÜM 19481 kelime
- 20 BÖLÜM 20705 kelime
- 21 BÖLÜM 21491 kelime
- 22 BÖLÜM 22619 kelime
- 23 BÖLÜM 23810 kelime
- 24 BÖLÜM 24816 kelime
- 25 BÖLÜM 25814 kelime
- 26 BÖLÜM 26588 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O, Aysel'i takip ederken aklında bin bir düşünce vardı. Çocuklarım dediğine göre demek ki evliydi. Ya kocası, o niye çalışmıyordu. Fakat kocası ölmüş veyahut sakat olma ihtimali de vardı. O kadın başına iş aradığına göre ya kocası ölmüş veya sakat veyahut çok müşkül durumda da olabilirler. Eğer öyleyse mutlaka onlara yardım etmeliyim, diye düşünceler vardı kafasında.
Kafasındaki düşüncelerle gecekondu evlerinin olduğu mahallenin oraya kadar geldi. Taksi durunca, o da arabasını durdurmuş ve onun nereye gittiğini görmüştü.
Aysel, pencerelerinin kırık olduğu, duvarların ise çatlak olduğu bir evin önüne gelip kapıyı açtı. Araç açar açmaz iki kız çocuğu onun ayaklarına yapışıp ‘Annem Annem gelmiş’ diyorlar ve gülüşüyorlardı.
Genç adam, onun içeriye girdiği evi ve mahalleye iyice kafasına yerleştirdikten sonra geriye döndü. Holding'in önüne gelip arabasını uygun bir yere park etti. Ardından elindeki siyah çanta ile beraber arabadan indi ve holdinge doğru yöneldi. İçeriye girdiğinde ise herkes güler yüzle ona ‘Hoş geldiniz efendim’ diyorlardı.
Genç adam, onların her birine başı ile mukabele ettikten sonra 5. katta bulunan ofisine gitmek için asansöre bindi. O kata gelince asansörden inerek ofisine geçti. Ofisin önüne gelince sekreterine:
‘Gamze Hanım, arayan soran oldu mu?’ diye sordu. Bir süredir dışarıda olduğu için arayan ve soranın olup olmadığını öğrenmek zorundaydı. Bu yüzden de sekreterine o soruyu yöneltmişti.
‘Galip Bey’ dedi sekreter ‘Murat Bey aradı, acilen sizin de görüşmek istiyormuş. Bir de inşaatı devam eden kimsesizler yurdunun yapımında çalışan işçilerin ödemeleri gecikmiş" deyince genç adam sekreterin sözünü keserek.
‘Gamze Hanım işçilerin parasını muhasebe söyleyeyim derhal ödesinler. Zira Peygamber Efendimiz ALEYHİSSELAM işçinin hakkını alnının teri kurumadan ödeyiniz buyurmaktadır. O yüzden derhal ödesinler paralarını. Murat Bey'e gelince odamda bir saatlik işim var. O işlerimi hallettikten sonra onu bana bağlayın görüşelim. Bir de Remzi efendiye söyleyin derhal yanıma gelsin, onunla konuşacaklarım var’ dedi ve çalışma odasına geçti.
Aradan 1 saat geçtikten sonra sekreter, Murat Bey'i arayıp Galip Bey’in geldiğini kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. O, tamam deyince Galip Bey’e dönerek:
‘Efendim, Murat Bey ikinci hattalar’ dedi ve telefonu bağladı.
‘Galip Bey’ dedi Murat Bey ‘Pamuk fabrikasının açılması için imzanız gerekmekte. Bu yüzden en kısa sürede sizi bekliyorum’ dedi ve telefon konuşmaları sonlandı.
O telefonda konuşurken Remzi Efendi gelmiş, telefon konuşmasının bitmesini bekliyordu. Telefon konuşması bitince Galip Bey’in odasının kapısını tıklatarak içeriye girdi. Onun geldiğini gören Galip Bey.
"Hoş geldin Remzi Efendi" dedikten sonra ona oturmasını rica etmesine rağmen Remzi Efendi, ona karşı yine de saygısızlık olur diye ayakta beklemeyi tercih etti. Bu arada onun karşısında el pençe duruyordu.
‘Aman efendim sizin ricanız benim için bir emirdir’ dedi mütevazı bir şekilde.
‘Remzi Efendi’ dedi Galip Bey ‘Biliyorsun, seni bir baba gibi severim. Her ne kadar sen bizim evimizin kâhyası olsan bile" dedikten sonra oturduğu yerden kalkarak karşısına geçti ve ona koltuğa oturması için eliyle işaret etti. O koltuğa oturunca kendisi de onun karşısına oturdu. Ardından ona:
‘Remzi Efendi, seni küçüklüğümden beri hep baba gibi sevdim. Babamdan görmediğim şefkati senden ve eşinden gördüm. O yüzden siz benim annem ve babam gibisiniz. Ayrıca, dinimizi iyilik yapmayı ve kötülükten sakınmayı da sizden öğrendim’ dedi iç geçirerek.
‘Sana bir adres vereceğim, o adrese gidip kim yaşıyor, yaşantıları nasıl ne ile geçmiyorlar onları öğrenip bana rapor edeceksin. Zira bu benim için çok önemli’ dedi Galip Bey.
Bölüm etkileşimi
