20. bölüm / 26
TALİHSİZ AYSELBÖLÜM 20
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 20
- 1 1. BÖLÜM475 kelime
- 2 BÖLÜM 2525 kelime
- 3 BÖLÜM 3318 kelime
- 4 BÖLÜM 4447 kelime
- 5 BÖLÜM 5587 kelime
- 6 BÖLÜM 6402 kelime
- 7 BÖLÜM 7566 kelime
- 8 BÖLÜM 8420 kelime
- 9 BÖLÜM 9438 kelime
- 10 BÖLÜM 10396 kelime
- 11 BÖLÜM 11403 kelime
- 12 BÖLÜM 12549 kelime
- 13 BÖLÜM 13564 kelime
- 14 BÖLÜM 14589 kelime
- 15 BÖLÜM 15473 kelime
- 16 BÖLÜM 16553 kelime
- 17 BÖLÜM 17605 kelime
- 18 BÖLÜM 18746 kelime
- 19 BÖLÜM 19481 kelime
- 20 BÖLÜM 20705 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 BÖLÜM 21491 kelime
- 22 BÖLÜM 22619 kelime
- 23 BÖLÜM 23810 kelime
- 24 BÖLÜM 24816 kelime
- 25 BÖLÜM 25814 kelime
- 26 BÖLÜM 26588 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
****
‘Komiserim’ dedi Komiser Yardımcısı Lütfü Bey ‘Mahir işte orada. Operasyona başlayalım mı’ ?
‘Biraz daha bekleyin. Aysel hanımın evinin önüne yaklaştığı an operasyona başlayın’
İkisi de polis aracının içindeydiler. Onların arkasında da üç tane polis arabası daha vardı.
‘Tamam, şimdi' dedi Komiser Murat. Ardından polis araçlarından inip Mahir'in üzerine gitmeye başladılar.
Mahir, onları çoktan görmüş siper almıştı.
‘Mahir, teslim ol’ diye bağırdı Murat Komiser
‘Hayır, teslim olmayacağım' diye bağırdı Mahir, ardından silahlar patladı. Çatışma on dakikaya yakın sürdü. Adamlarından bir kaçı öldürüldü ama Mahir kaçmayı başarmıştı.
‘Anne’ dedi Aysel pencereden bakarak ‘sokakta çatışma çıktı, tam da çocukların gelmesine yakın’ dedi tedirgin bir şekilde.
‘Kızım, pencereden çekil. Allah Teâla korusun silahlardan çıkan mermi cama da isabet edebilir'
‘Haklısın anne, hemen çekiliyorum'
Mahir, kurtulmasına kurtulmuştu ama yaralıydı. Karnından ve sağ ayağından isabet almıştı. Bu yüzden topallayarak yürüyordu. Yanında sadece iki adamı kalmıştı ve onlarda yaralıydılar.
‘Ümit, bizi falan yerden al' dedi Mahir, öksürerek ‘Çabuk ol, zira yaralıyız’
Ümit, Mahir'in en güvendiği adamıydı ve kumar ile ilgili işlerle o ilgileniyordu.
‘Tamam, efendim, hemen geliyorum’
Ümit, arabasıyla geldiğinde Mahir'in adamları çoktan can vermişti. O ise aşırı kan kaybından ölmek üzereydi. Ümit, hemen kalp masajı yaptı. Ardından da kanayan yerlerine tampon yaptı. İşi bittiğinde oldukça terlemiş ve yorulmuştu. Öldürülen adamları arabanın arkasına Mahir'i de arabanın önüne dikkatli bir şekilde yerleştirdikten sonra gaza bastı.
‘Ali, çabuk ameliyat masasını hazırla. Mahir Bey yaralı ve oldukça kan kaybetmiş. Ben kanı durdurmayı başardım ama... yo yo hayır, kendinden geçiyor’ dedi bağırarak. ‘Ali, çabuk ameliyat masasını hazırla. Mahir Bey yaralı ve oldukça kan kaybetmiş. Ben kanı durdurmayı başardım ama... yo yo hayır, kendinden geçiyor’ dedi bağırarak.
‘Önce sakin ol ve dili içeriye kaçmış mı diye bak’ dedi, Doktor Ali.
‘İçeriye kaçmış' dedi Ümit.
‘Dilin boğaza kaçmasın durumda ilk iş olarak kişi yere yatır. Sonrasında çene kısmında tutularak aşağı doğru bastır. Arka boyun kısmında destek verilerek kafanın dik halde kalması sağla. Bu duruş sağlandıktan sonra ilk olarak dili dışarı çıkar’ dedi doktor. Ümit, doktoru dinledikten sonra ani fren yaparak arabayı durdurdu. Yavaşça Mahir’i arabanın arka tarafına uzattı. Çene kısmını tutarak aşağı doğru bastırdı. Arka boyun kısmından destek vererek kafasının dik hale gelmesini sağladı. Ardından da eliyle dilini çıkardı.
Mahir, dili dışarıya çıkarıldıktan sonra nefes almaya başladı.
Ümit, onun nefes aldığını hissettikten sonra arabayı çalıştırarak gaza bastı. Ardından da telefonu açarak doktora Mahir’in dilini çıkarmayı başardığını söyledi.
Doktoru söylediği yerden aldıktan sonra hızlıca ameliyat yapılacağı yere geldiler. Geldikleri bu yer eski bir fabrikadan bozma bir yerdi. Burada kimsesi olmayan kişileri kaçırıp böbreklerini alıyor, ardından da müşterilerine satıyorlardı. Arada bir de yaralı adamlarını ameliyat ederek iyileştiriyorlardı. Ayrıca burada ameliyat odasında olması gereken bütün araç ve gereçler bulunuyordu.
Doktor, onu ameliyata almadan evvel adamlara dönerek onlara:
‘Acilen B Rh + kan bulun. Bu Mahir'in kan gurubu. O çok kan kaybettiği için bolca kana ihtiyaç olacak’ dedi.
Adamlar, doktorun sözü bittikten sonra hemen sağı solu araştırmaya başladılar. Kısa sürede kan bulunduktan sonra Doktor Mahir’i hemen ameliyata aldı. Kolundaki kurşun kısa sürede çıkarılırken karnındaki kuruşunun çıkarılması uzun sürmüştü. Bunun sebebi ise kurşunun derinde olmasaydı.
****
‘Kim, kim vurdu Mahir'i?’ dedi Elif Hanım, telefonda bağırarak.
‘Efendim, Komiser Murat ve ekibi vurmuşlar’
‘Yine mi o' dedi Elif Hanım, dişlerini gıcırdatarak ‘Artık bu duruma bir çare bulmamız lazım' dedikten sonra telefondaki kişiye pusu kurup öldürmelerini, ayrıca Aynı gün Aysel'i ve çocuklarını kaçırmalarını istedi.
Emri alan Şükrü ve ekibi hemen hazırlığa başladılar. Komiser Murat ve ekibi nereye gidiyorsa onları takip ediyorlardı. En sonunda karakoldan çıkarken pusu kurmaya karar verdiler. Aysel ve çocuklarını ise bu iş bittikten sonra kaçıracaklardı.
Komiser Murat ve ekibi, kendilerine pusu kurulacağını önceden haber almış ve tedbirlerini almışlardı ama kaderin önüne de geçilemezdi.
Polis arabasına binip hareket edeceklerdi ki Şükrü ve ekibi onlara ateş açtılar. Bu çatışma karakolun önünde gerçekleştiği için içerideki polisler hemen dışarıya çıkarak hemen karşılık verdiler. Çıkan çatışma sonucu Şükrü ve ekibi öldürülmüştü. Bu çatışmada iki polis şehit olmuş, birkaç polis de yaralanmıştı.
Polis aracındaki Murat Komiser, ağır yaralanmış ekibi ise hafif yaralanmıştı.
Çıkan çatışmadan dolayı ortalık ana baba günüydü. Ambulansların biri geliyor diğeri gidiyordu. Savcılık bile olaya el atmış çoktan olay yerine gelmişlerdi.
Hastaneye götürülen Komiser Murat hemen ameliyata alındı. Olayı duyan ailesi telaşla hastaneye gelerek onun nerede olduğunu sordular. Ameliyatta olduğunu öğrenince oraya yöneldiler. O sırada polis memuru Metin, sağa sola koşuşturuyor istenilen kanı bulmaya çalışıyordu.
Bölüm etkileşimi
