TALİHSİZ AYSEL kitap kapağı

22. bölüm / 26

TALİHSİZ AYSEL

BÖLÜM 22

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 22

Galip, tam Aysel’in alnından öpecekken annesi çıkageldi ve oldukça sinirliydi.
‘Seni gidi aşüfte’ dedi, saçından tutarak ‘Oğlumun yakasını bırak’
Galip, annesinin sözlerine ve takındığı tavırlarına öyle sinirlendi ki bu sinirle beraber ayağa kalkması bir oldu.
‘Yeter anne, yeter’ dedi, annesinin elini çekerek ‘Beni kontrol etmeyi artık bırak’ dedikten sonra annesini zorla çay bahçesinden çıkardı. Ardından da ona ‘İnsanları aşağılamayı ne zaman bırakacaksın. Hayır, hayır sen bunu asla yapmazsın. Çünkü insanları böcek gibi görüyorsun. Hatta bununla kalmayıp onları zehirliyorsun'
Elif Hanım, anlamazlığa vererek:
‘Ne zehiri, hangi zehirden bahsediyorsun’
‘Hangi zehirden bahsettiğimi çok iyi biliyorsun’ dedi Galip, yüzünü ekşiterek.
Annesi kaçacak bir yerinin olmadığını anlayınca susmak zorunda kalmıştı.
‘Anne, senin bütün yaptıklarını biliyorum. Eğer bir daha Aysel'i rahatsız etmeye kalkarsan bütün bildiklerimi gider polise anlatırım’ dedi tehdit edercesine.
Oğlunun sözlerinden sonra süklüm püklüm yürüyerek oradan ayrıldı. Onun ayrılmasından sonra Galip, sinirin yatışması için bir müddet oracıkta bekledi. Siniri geçince de Aysel'in yanına geri döndü, ama Aysel orada yoktu.
****
Karakolun önünde geçen olaydan sonra polis müfettişi Lütfü Arıkan karakola atanmış olayı soruşturuyordu.
‘Olayı kim gerçekleştirmiş olabilir?’ diye sordu, Komiser yardımcısı Tuna'ya bakarak.
Başta Elif Çil olmak üzere bütün olayları anlattı Komiser yardımcısı Tuna.
‘İşte böyle gerçekleşti olaylar müfettişim' dedikten sonra da ona ‘Onu tutuklamak için elimizde deliller var, fakat biz asıl onun arkasındaki kişiyi arıyoruz. Şu ana kadar ismini ve hangi milletten olduğunu öğrenebildik. Hatta kırmızı bülten ile arama çıkardık. Lakin nerede olduğu bilinmediği için elimiz kolumuz bağlı durumda'
‘Mahir bulunabildi mi?’ diye sordu müfettiş.
‘Hayır, yalnız yeri tespit edildi. Şu an polisler baskın yapmak üzeredirler'
Onlar aralarında konuşurken kaçakçılık bürosundan Komiser Rıza Zülfi içeriye girerek:
‘Bu operasyona bizde katılmak istiyoruz. Çünkü uzun süredir peşinde olduğumuz organ kaçakçısı Doktor Ali Emir, tefeci Mahir ile birlikteler. Bu yüzden operasyona bizde katılmak istiyoruz’
‘Tamam’ dedi polis müfettişi Lütfü Arıkan ‘Yalnız elinizi çabuk tutun. Zira Komiser Murat’ın ekibi operasyona başlamak üzeredirler'
Komiser Rıza Zülfi, karakoldan çıkarak ekibiyle beraber Mahir'in saklandığı yere vardılar.
Bütün polisler fabrikanın etrafını çevirdikten sonra Rıza Zülfi megafonu eline alarak:
‘Ali Emir, teslim ol’ diye bağırdı ‘Kaçacak yerin yok. Artık yolun sonuna geldin. Bu yüzden teslim ol'
Ali Emir, o sırada yine kimsesiz birini bulmuş tam onun böbreklerini almak üzereydi. Teslim ol sesini duyduktan sonra ameliyat etmeyi bırakıp pencereden baktı. Etrafı tamamen sarılmıştı ve kaçacak yeri kalmamıştı.
Polisler çatışma yaşanmadan onu teslim almayı başarmışlardı. Fakat Mahir orada yoktu.
‘Mahir, nerede?’ dedi Rıza Zülfi
‘Bilmiyorum’ dedi Doktor Ali ‘Gece uyurken kaçmış. Bu yüzden nerede olduğunu bilmiyorum'
*****
‘Mahir, nasıl kurtuldun?’ dedi Elif Hanım
‘Hanımefendi, polislerin için de adamım var. O bana sürekli bilgi veriyor. İşte onun sayesinde kurtuldum. Polisler baskın yapmadan bir gün evvel o bana baskın yapacaklarını söylemişti. Bende o yüzden gece gizlice kaçtım. Yalnız Doktor Ali, baskın yapılacağını bilmediği için yakalanmış olabilir'
Onu dinleyen Elif Hanım:
‘Bütün aksilikler üst üste geldi’ dedi huzursuz bir şekilde.
‘Şimdi ne yapacağız?’ dedi Mahir.
‘Bir müddet ortadan kaybol. Gerektiğinde ben seni bulurum'
‘Tamam, hanımefendi’
*****
Murat Komiser, yoğun bakım çıkıp normal servise alındıktan sonra ziyaretçilerin biri geliyor biri gidiyordu. Bunlardan biri de Polis müfettişi Lütfü Arıkan’dı.
‘Geçmiş olsun Murat Bey' dedi sırtına dokundu.
‘Teşekkür ederim Lütfü Bey' dedi Murat Komiser ‘Bize saldıranlar kimdi?’
‘Şükrü ve ekibi miymiş?’ dedi polis müfettişi ‘O gün çatışma da hepsi öldürülmüş'
Şükrü ve ekibinin öldürüldüğüne sevinen Murat Komiser ‘Orhan Kaptan’la konuşmamız yarım kalmıştı. Buradan çıktıktan sonra onunla konuşup itirafçı olmasını isteyeceğim'
‘Önce iyileşmeye bak' dedi Lütfü Bey ‘Zaten itirafçı olmayı kabul etti. O güne kadar da koruma altına alınacak'
‘İşte bu güzel oldu' dedi Murat Komiser, gülümseyerek.
‘Bu arada Elif Çil’in emir aldığı Patrisya Levinski’nin hangi ülkede olduğu tespit ettik. Bu bilgi alındıktan sonra onun yakalanması için talimat gönderdik’
‘Öyleyse yakalanması yakındır' dedi Murat Komiser.
‘Evet, aynen öyle' dedi Lütfü Bey.
‘O zaman Elif Çil’in yakalanması için operasyon yapabiliriz'

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

52okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.