7. bölüm / 26
TALİHSİZ AYSELBÖLÜM 7
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 7
- 1 1. BÖLÜM475 kelime
- 2 BÖLÜM 2525 kelime
- 3 BÖLÜM 3318 kelime
- 4 BÖLÜM 4447 kelime
- 5 BÖLÜM 5587 kelime
- 6 BÖLÜM 6402 kelime
- 7 BÖLÜM 7566 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 BÖLÜM 8420 kelime
- 9 BÖLÜM 9438 kelime
- 10 BÖLÜM 10396 kelime
- 11 BÖLÜM 11403 kelime
- 12 BÖLÜM 12549 kelime
- 13 BÖLÜM 13564 kelime
- 14 BÖLÜM 14589 kelime
- 15 BÖLÜM 15473 kelime
- 16 BÖLÜM 16553 kelime
- 17 BÖLÜM 17605 kelime
- 18 BÖLÜM 18746 kelime
- 19 BÖLÜM 19481 kelime
- 20 BÖLÜM 20705 kelime
- 21 BÖLÜM 21491 kelime
- 22 BÖLÜM 22619 kelime
- 23 BÖLÜM 23810 kelime
- 24 BÖLÜM 24816 kelime
- 25 BÖLÜM 25814 kelime
- 26 BÖLÜM 26588 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Orhan Kaptan, geçmişinde gemilerde ikinci kaptan olarak görev yaptığı için kaptan olarak nam salmıştı. Uzun yıllar böyle devam ettikten sonra illegal işlere girmeye başlamış mafya liderliğine kadar işi ilerlemişti.
Orhan Kaptan, sağa sola emir yağdırırken hizmetçinin kendisine doğru süklüm püklüm kendisine doğru geldiğini gördü.
‘Ooo Hizmetçi Rana sen ha!’ dedi Orhan Kaptan, pis bir sırıtışla ‘Son karşılaşmamızdan sonra bir daha karşılaşmayacağımızı zannediyordum'
‘Orhan Bey' dedi Hizmetçi Rana korkarak ‘Elif Hanım, yine sizinle görüşmek istiyormuş’
‘Hangi yüzle görüşmek istiyormuş’ dedi Orhan Kaptan parmak sallayarak ‘geçen sefer istediğimi vermediği için az daha canından oluyordu. Buna rağmen hangi cesaretle beni görmek istiyor'
‘Efendim, bende dedim ama beni dinlemiyor ki'
‘Bilirim, bilirim’ dedi Orhan Kaptan ‘O, insanlara hep tepeden baktığı için ne seni dinler ne de bir başkasını. Onunla yıllardır iş yapıyorum bir gün olsun başkasını dinlediğini görmedim’ dedikten sonra hizmetçiye sert bir bakış atarak ‘Bu sefer istediğimi yapmazsa ölümlerden ölüm beğensin'
Hizmetçi, Orhan Kaptanla görüştükten sonra aynı şekilde süklüm püklüm geri döndü.
Onun geri döndüğünü gören Elif Hanım:
‘Ne oldu, konuştun mu onunla?’
‘Evet, efendim, görüştüm' dedi hizmetçi cılız bir şekilde.
‘Ne dedi, çabuk söyle' dedi Elif Hanım, hiddetle ‘hemen söylemezsen seni işten kovarım, kovmayı bırak sürüm sürüm süründürürüm seni' bu söz Elif Hanımın çalışanlara en fazla söylediği bir sözdü ve bu şekilde onlara psikolojik bir baskı uyguluyordu.
‘İstediğimi vermezse ölümlerden ölüm beğensin dedi’ hizmetçi bunu derken renkten renge giriyordu, zira kan görmeye hiç dayanamıyordu.
‘Demek öyle söyledi’ dedi Elif Hanım tükürürcesine. ‘Ben olmasam o mertebelere gelebilir miydi?’ dedi bağırarak. ‘Onun o seviyelerden aşağıya düşmesi bir sözüme bakar' dedikten sonra odasına geçerek duvara sabitlenmiş tabloyu kaldırdı. Tablonun arkasında rengi kırmızı olan bir telefon vardı. Bu telefon özel durumlarda kullanılan bir telefondu.
Elif Hanım, 123654 rakamlarına dokunarak ahizeyi kaldırdı. Beş, on saniye bekledikten sonra ‘Alo’ dedi. Karşıdaki kişi ona ‘duvardaki kim?’ diye sordu. Bu soru üzerine Elif Hanım ‘Duvarda ki Patrisya' dedi. Bu soru ve cevap onların parolasıydı.
Patrisya, yurt dışında yaşayan baronların baronesiydi ve Elif Hanım da onun Türkiye'de ki sağ kolu ve yardımcısıydı. Türkiye’de ki bütün pis işler Elif Hanımdan sorulurdu. Fakat Türkiye’de ki baronlar onun varlığını bilmelerine rağmen kim olduğunu ve nerede yaşadığını bilmiyorlardı.
‘Anlat bakalım, neler oluyor?’ dedi Patrisya.
‘Durumlar hiç de iç açıcı değil’ dedi Elif Hanım ‘Polisler sürekli ensemizdeler. O yüzden zehir satamaz olduk. Ayrıca, bazı baronlar sözümü dinlemez oldu, mesela Orhan Kaptan gibi. Hele o sözümü hiç dinlemiyor, üstelik geçenlerde bana silah çekti'
Olanları dinleyen Patrisya:
‘Demek öyle ha!’ dedi sinirle ‘Onu o mevkie biz çıkardık, indirmesini de biz biliriz. O yüzden sen hiç merak etme. Sana silah çekmenin hesabını fazlasıyla soracağız. Ayrıca yakında yüklü bir miktar uyuşturucu gemiyle yola çıkaracağım. Çıkaracağım zamanı sana bildiririm, yalnız bu sefer işini düzgün yap ve malları polise kaptırma’ dedikten sonra telefonu kapadı.
Telefon kapandıktan sonra:
‘Orhan Kaptan, şimdi çıranı yaktım’ dedi sinsice sırıtarak.
********
‘Müdürüm' dedi Mustafa Komiser ‘yaptığınız iş çok tehlikeli. Ondan dolayı bırakın da biz gidelim o malikâneye’
‘Hayır, sizi tehlikeye atamam’ dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat ‘Hem orada ilgilenmem gereken kişiler var. O yüzden sizi gönderemem’
‘Paşa lakaplı barones Elif Çil’i gözaltına alacak kadar delil toplanmadı mı?’ dedi komiser yardımcısı Orhan,
‘Toplamasına toplandı' dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat ‘fakat, bizim asıl peşinde olduğumuz baronların baronu olan Patrisya Levinski. Şu ana kadar onun sadece ismini öğrenebildik. Nerede olduğu ve kiminle iş birliği yaptığı bilinmiyor. O yüzden bir müddet daha malikâne de kalmam gerekiyor'
‘Müdürüm, kendinize dikkat edin?’ dedi Komiser Mustafa, gözü yaşlı bir şekilde.
Bölüm etkileşimi
