TALİHSİZ AYSEL kitap kapağı

16. bölüm / 26

TALİHSİZ AYSEL

BÖLÜM 16

Vaveyla Yazarı: Murat Canpolat

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 16

‘Ne yaptınız?’ dedi Elif Hanım, Mahir Bey’e:
‘Emrettiğiniz gibi, karşı çıkan herkese bir güzel dersini verdik’
‘Güzel' dedi Elif Hanım ‘laftan anlamayanların hakkı kötektir’
‘Mahir, sana bir fotoğraf göstereceğim' dedi Elif Hanım ‘onu takip edecek ve kim olduğunu öğreneceksin'
Mahir Bey, fotoğrafı alıp inceledikten sonra:
‘Kim olduğunu öğrenmek benim için çocuk oyuncağı' dedi sırıtarak.
Onlar aralarında konuşurken Demet, onları uzaktan izliyor, ne yapmaya çalıştıklarını öğrenmeye çalışıyordu.
Mahir Bey, gittikten sonra da Elif Hanımın yanına gelerek:
‘Yine ne istiyor o tefeci’ dedi, burun kıvırarak.
‘Sana ne sen işine bak’ dedi Elif Hanım, Demeti tersleyerek ‘Sana verdiğim görevi bile yerine getirmedin'
‘Şimdi böyle mi olduk’ dedi Demet ‘Oysaki şimdiye kadar bütün pis işlerini yapmıştım'
‘Evet, yapmıştın, ama artık bu işleri Mahir Bey yapacak. O yüzden sana gerek kalmadı’
‘Mahir Bey, Mahir Bey son günlerde onun ismini çok duymaya başladım. Mesela, tefecilik mi desem, kalpazanlık mı desem’
‘Dahası var' dedi Elif Hanım ‘İhaleye fesat karıştırmak, rüşvet, adam kaçırma ve bundan daha fazlası'
‘Öyle mi' dedi Demet, el kol hareketi yaparak ‘O zaman al tepe tepe kullan’
*****
‘Öldürün beni, öldürün de farelere bırakmayın' diye bağırıyor çağırıyordu Orhan Kaptan.
‘Sus be adam sus’ dedi iri kıyım bir adam. Adam başka bir şey daha diyecekti ki çıtırtı sesi duydu.
‘Kim var orada?’ diye bağırdı adam. Bağırmasına rağmen ses gelmeyince işine geri döndü. İki üç dakika sonra çıtırtı sesi daha yakından geldi.
‘Seni bir yakalarsam’ dedi adam, ardından çıtırtının geldiği yere yöneldi. Bir kaç adım daha atmıştı ki sırtında bir acı hissetti ve olduğu yere yığıldı kaldı.
‘Sen, sen' dedi Orhan Kaptan.
Karşısındaki kişi ona sus işareti yaparak tutulduğu yerden kurtardı. Dışarı çıktıklarında iri kıyım adam boylu boyunca yerde yatıyordu.
Adamın yerde yattığını gören Orhan Kaptan:
‘Onu sen mi bayılttın?’ diye sordu.
Karşısındaki kişi ona yine sessiz olmasını isteyerek:
‘Eşiniz sizi dışarıda bekliyor, onunla beraber polise gidip ifade vereceksiniz’
‘Polis mi?’ dedi Orhan Kaptan ‘ama oraya gitsem beni tutuklayacaklardır’
‘Korkmayın’ dedi karşısındaki kişi ‘Elif Çil hakkında bilgi verirseniz muhtemelen cezanız hafifleyecektir’
‘Siz bunları nereden biliyorsunuz?’ dedi Orhan Kaptan.
‘Bütün bunları polis arkadaşlarımdan biliyorum'
Polis lafını duyan Orhan Kaptan:
‘Nee polis mi, ama nasıl?’
‘Orhan Bey, ilk önce kendimi tanıtayım. Ben, Komiser yardımcısı Ülkü Ufuk. Elif Çil'in bütün pisliklerini ortaya çıkarabilmek için yerleştirildim'
‘Şimdi anlaşıldı’ dedi Orhan Kaptan.
Orhan Kaptan ve yanındaki kişi kimseye görünmeden dışarıya çıktılar. Dışarıda bir polis arabası onları bekliyordu.
Orhan Kaptan’ın eşi onun geldiğini dikiz aynasından görmüş, sevinç içerisinde araçtan dışarıya çıkmıştı, ama gördüğü manzara karşısında çok korkmuştu.
Orhan Kaptan, günlerdir bir şey yiyip içmediği için vücudu oldukça zayıf düşmüştü, ayrıca fareler başı hariç vücudunda kemirmedik yer bırakmamışlardı. İşte, hanımı gördüğü bu manzara karşısında dehşete düşmüştü.
‘Orhan, sana ne oldu böyle?’ dedi gözyaşları içerisinde.
‘Daha fazla oyalanmadan uzaklaşın buradan' dedi Komiser Yardımcısı Ülkü Ufuk ‘bende fark ettirmeden geri döneyim'
Onlar ayrıldıktan sonra Komiser yardımcısı Ülkü Ufuk vakit kaybetmeden geri döndü ve yatağına yatarak uyudu.
Ertesi gün...
‘Ne demek Orhan Kaptan kaçmış’ dedi Elif Hanım, kükreyerek ‘Hem nasıl kaçar, adamın yürüyecek bile hali yoktu’
‘Bende bilmiyorum’ dedi nöbetçi, korkudan titreyerek ‘Önce bir hışırtı hissettim. Hışırtının nereden geldiğini anlamak için gittiğimde ise sırtımda acı hissettim. Ondan sonrasını hatırlamıyorum'
‘Aptal herif, bir adama sahip çıkamadın’ dedi Elif Hanım, ardından belindeki silahı çıkararak nöbetçiyi oracıkta öldürdü. Öldürdükten sonra da yanındaki adamlara ‘Kaldırın şu leşi gözümün önünden'
Adamları ona:
‘Efendim, onu nereye gömelim?’ diye sordu.
‘Onu Orhan Kaptan’ın tutulduğu ahıra gömün’

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

57okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.