25. bölüm / 26
TALİHSİZ AYSELBÖLÜM 25
Bölümler 26Şu an: BÖLÜM 25
- 1 1. BÖLÜM475 kelime
- 2 BÖLÜM 2525 kelime
- 3 BÖLÜM 3318 kelime
- 4 BÖLÜM 4447 kelime
- 5 BÖLÜM 5587 kelime
- 6 BÖLÜM 6402 kelime
- 7 BÖLÜM 7566 kelime
- 8 BÖLÜM 8420 kelime
- 9 BÖLÜM 9438 kelime
- 10 BÖLÜM 10396 kelime
- 11 BÖLÜM 11403 kelime
- 12 BÖLÜM 12549 kelime
- 13 BÖLÜM 13564 kelime
- 14 BÖLÜM 14589 kelime
- 15 BÖLÜM 15473 kelime
- 16 BÖLÜM 16553 kelime
- 17 BÖLÜM 17605 kelime
- 18 BÖLÜM 18746 kelime
- 19 BÖLÜM 19481 kelime
- 20 BÖLÜM 20705 kelime
- 21 BÖLÜM 21491 kelime
- 22 BÖLÜM 22619 kelime
- 23 BÖLÜM 23810 kelime
- 24 BÖLÜM 24816 kelime
- 25 BÖLÜM 25814 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 BÖLÜM 26588 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
*****
‘Abdulselam' dedi Galip ‘avukatım olur musun?’
‘Elbette’ dedi Abdulselam.
‘Biliyorsun on gündür bir soruşturmanın içerisindeyim. Annem yüzünden bütün mal varlığıma ihtiyati tedbir kararı konuldu. Bu yüzden hiç bir şey yapamıyorum. Alınan kararın kaldırılması için yardımına ihtiyacım olacak'
‘Benim de sana söyleyeceklerim var' dedi Abdulselam ‘Söyleyeceklerim seni üzebilir'
Abdulselam’in sözünden sonra iyice dikkat kesilen Galip:
‘Dinliyorum seni’ dedi merak içerisinde.
‘Biliyorsun uzun süredir Elif Çil hakkında araştırma yapıyordum. Araştırmalarım sırasında hem senin hem de Aysel Hanım hakkında da bir ayrıntıya rastladım’
Aysel’in ismini duyan Galip, bir şey unutmuş gibi davranarak:
‘Soruşturma dolayısıyla tamamen aklımdan çıkmıştı’ dedi kafasını kaşıyarak ‘Aysel, Aysel ve çocukları uzun süredir orta yoklar. Bu yüzden teyzem oldukça endişeli’
Tam o anda Kâhya Remzi Efendi ve yanında da Demet olmak üzere birçok polis odasına girerek onların konuşmalarını yarıda kesmek zorunda kaldılar.
Galip, Demet'i görünce sinirle ayağa kalkarak ona:
‘Senin ne işin var burada. Yoksa benim ne durumda olduğumu görüp üstüme gülmek için mi geldin?’
Remzi Efendi, ona sakin olmasını söyledikten sonra:
‘Evlat, önce kendimi tanıtayım’ deyince Galip onun sözünü keserek.
‘Ne demek istiyorsun Remzi amca?’ dedi, kafasında bin bir düşünce ile.
‘Evlat' dedi Remzi Efendi ‘Benim adım Remzi değil. Adım Serdar Canpolat emniyet müdürüyüm. Yanımda gördüğün ve adını Demet olarak bildiğin kişi ise Komiser yardımcısı Ülkü Ufuk’
‘Nee polis mi?’ dedi Galip, şaşkınlıkla.
‘Evet, her ikimizde polisiz' dedi Remzi Efendi ‘Annen yani Elif Çil'in bütün pisliklerini ortaya çıkarabilmek için kimliğimizi değiştirdik'
Demet, söze karışarak:
‘Galip Bey, şimdiye kadar sana yaptıklarından dolayı özür dilerim. Kimliğimin açığa çıkmaması için öyle davranmak zorunda kaldım'
Her ikisi de kendini tanıttıktan sonra:
‘Galip Bey' dedi Emniyet müdürü Serdar Canpolat ‘Uzun süredir peşinde olduğumuz Elif Çil ve diğer baronları sonunda yakaladık. Yalnız Elif Çil, yani anneniz elimizden kaçmayı başardı ve nerede olduğu bilinmiyor’ dedikten sonra ‘Aysel Hanım ve çocukları da onun elinde’
‘Ne diyorsun Serdar Bey, öyleyse Aysel'in başı büyük bir dertte demektir'
‘Maalesef doğru kardeşim. Onları en kısa sürede bulamazsak korkarım ki ona zarar verebilir'
‘Bir dakika’ dedi Abdulselam ‘Ona niçin zarar versin ki?’ dedi herkesi merak içerisinde bırakarak.
‘Abdulselam, öyle söyleyerek ne demek istedin?’ dedi Galip.
Abdulselam, Galip'e dönerek:
‘Polisler gelmeden evvel hakkın da araştırma yaptığımı söylemiş ve bir de bir ayrıntıya rastladığımı söylemiştim’
‘Evet de bunun Aysel'in kaçırılması ile ne alakası var?’
‘İşte, işin bam teli de burada’ dedi Abdulselam ‘O, kardeşinin kızını kaçırdığını zannediyor ama kendi kızını kaçındığının farkında değil'
Kendi kızı lafını duyan Galip, adeta balyoz yemişe dönmüştü.
‘Nee! Aysel benim kardeşim mi?’
‘Hayır, o senin kardeşin değil'
Galip'in kafası iyice karışmış aval aval Abdulselam’ın yüzüne bakar olmuştu.
‘Hiç öyle bakma bana’ dedi Abdulselam ‘Ne diyorsam hepsi doğru. Elimde belgeleri var'
‘Eee o zaman' dedi Galip, ne demek istediğini anlamaya çalışırcasına.
‘Seni evlat edinmiş Elif Çil. Bunu öğrendikten sonra bilinmeyen numaradan arayarak iki sefer tehdit ettim, ama o buna kulak asmadı’
Evlatlık olduğunu duyan Galip başından aşağıya kaynar su dökülmüş gibi olmuştu.
‘Hayır, sana inanmıyorum' diye bağırdı.
‘İnanmıyorsan al da belgeleri incele' dedi Abdulselam.
Galip, belgeleri alıp inceledikten sonra bir şok daha yaşadı. Belgeye göre yıllar Galip, yıllar evvel Elif Çil’in yanlarında çalışan bir hizmetçinin oğluymuş'
Okuduklarından dolayı o da Aysel gibi ‘Bütün hayatım bir yalandan ibaretmiş’ dedi, iç çekerek.
Remzi Efendi ve Demet bile bu duruma şaşırıp kalmışlardı.
‘İyi misin kardeşim' dedi Abdulselam.
‘Nasıl iyi olabilirim ki’ dedi Galip ‘Bana öyle şeyler söyledin ki bütün hayatım yalan oldu’
‘Seni üzdüğüm için özür dilerim, ama bunları öğrenmek zorundaydın'
Galip'i asıl endişelendiren sorun Komiser yardımcısı Tuna Bey'in gelmesiyle ortaya çıkacaktı.
****
Aradan on gün geçmiş ve anne kız birbirlerine iyice kaynaşmışlardı.
‘Anne' dedi Aysel seninle tanıdığım o günden bugüne hayatımın en güzel günleriydi’ dedi neşe içerisinde. Çocukları bile Elif Hanım’a kısa sürede ısınmışlardı.
Ertesi gün...
‘Mahir Bey, orada neler oluyor’ dedi Elif Hanım.
Ondan ses çıkmayınca tekrar seslendi ama yine ses yoktu.
‘Mahir Bey sana söylüyorum orada neler oluyor’ dedi Elif Hanım.
Yine ses çıkmayınca kapıya yöneldi. Tam elçeğe elini atmıştı ki kapı sert bir şekilde açıldı ve Mahir Bey içeriye girdi. Arkasında da iri kıyım adamlar vardı.
‘Odama bu şekilde nasıl girmeye cesaret edebiliyorsunuz?’ dedi Elif Hanım.
Mahir Bey, hiç bir şey demeden cebindeki silahı çıkararak Elif Hanım’ın kafasına dayadı.
Onun davranışı karşısında şaşkınlığa uğrayan Elif Hanım:
‘Bu da ne demek oluyor?’ dedi, sinirli bir şekilde.
‘Ooo benim güzel kardeşim seninle nihayet karşılaştık' dedi Özlem hanım.
‘Özlem, neden bize bunu yaptın?’ dedi Elif Hanım.
‘Şişşt' dedi Özlem Hanım ‘Ben sana demiştim kimliğim ortaya çıkarsa seni ortadan kaldırırım diye, ama sen beni dinlemedin'
‘Sen, sen' dedi Elif Hanım kekeleyerek
‘Evet, ta kendisi Patrisya Levinski’
‘Oysaki ben seni...’
‘Evet, beni yabancı biri olarak biliyordun, oysaki ben hep yakınındaydım. O insanları yerlerinden yurtlarından ederken de yanındaydım. Onlar yurtlarından senin emrinle gittiğini sanıyordun ama o emri Mahir'e ben verdim. Uyuşturucu kaçırılırken bile emri verdim. Adam öldürdüğünü zannediyordun ama o silahlar gerçek değildi. Sadece seni tuzağa düşürmek içindi. Böylece ben alttan alttan işlerimi yürütebilecektim. Ayrıca seni içten içe bitirebilmek için sana kanser teşhisi koydurttum. Oysaki sen kanser değildin'
Bölüm etkileşimi
